Doğrusu Biz, senden önce de sayısı belirsiz[⁴²²²] elçiler göndermiştik; onların kimisinden sana söz ettik, kimisinden sana hiç söz etmedik.[⁴²²³] Ama şu kesin ki, hiçbir elçi Allah’ın izni olmadan ilâhî kudret delili getiremez. Nitekim Allah’ın emri geldiği zaman, hak tecelli etmiş olacak; işte o anda ve orada, hayatı anlam ve amacından yoksun bırakanlar[⁴²²⁴] hüsrana uğramış bulunacaklar.
[4222] Rusulendeki belirsizliğin teksir özelliğine istinaden.
[4223] Kıssası hiç anlatılmayan bir çok elçi olduğuna göre, Kur’an’da anlatılanların seçimi çok özel mesajlar taşısa gerektir. Mesela Âdem’in mesajı: “Adam olmanın yolu hatasızlıktan değil hatayı itiraftan geçer”. Nûh’un mesajı: “Sen karada gemini yap, deniz lazım olursa Rabbin onu ayağına getirir”. İbrahim’in mesajı: “Hiçbir Nemrud’un ateşi imanı yakamaz”. İsmail’in mesajı: “Sen Allah’a kurban olursan varlık sana kurban olur”. Yakub’un mesajı: “Saf sevgiye iki göz verirsen, bin gözün görmediği bir burun kazanırsın”. Yusuf’un mesajı: “Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca bir ülkenin kaderini değiştirir”. Musa’nın mesajı: “Firavun’un zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’nızı Firavun’un sarayında arayınız”…
[4224] el-Mubtılûn, “anlamsızlık ve amaçsızlık” demeye gelen bâtılı hayat tarzı edinenler (Hakk ve Bâtıl kıyası için bkz: 14:19, not 20). Bu sıfatın kapsamına hayatın “anlamdan ve amaçtan” yoksun olduğunu düşünen her nihilist girer. Hayat bütünüyle mucizedir; ancak bunu hayatın anlam ve amacını kavrayanlar görebilir: “Göklerde ve yerde nice ilahi kudret delili olan ayetler var ki, yanından geçip gidiyorlar da onlara dönüp bakmıyorlar bile” (12:105).