close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fasbir inne va’da(A)llâhi hakk(un)(c) fe-immâ nuriyenneke ba’da-lleżî ne’iduhum ev neteveffeyenneke fe-ileynâ yurce’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir. Derken ya onlara vaadettiğimiz şeylerin bazısını göstereceğiz sana, yahut da seni öldüreceğiz, derken hepsi de dönüp tapımıza gelecekler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Şu halde Sen sabret (ve umutla dayan ki), hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır. Sonunda ya onlara va’ad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını (dünyada iken) Sana göstereceğiz; ya da Senin hayatına son versek bile, (yine onları kahredeceğiz ve zaten sonunda) onlar mutlaka Bize döndürüleceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sen, ey peygamber! Her türlü sıkıntıya karşı sabırlı ol. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir ve şu gerçekleri inkâr edenler için hazırladıklarımızı, sana ister bu dünyada gösterelim, ister bunların gerçekleşmesinden önce, seni ölüme götürelim. Unutma ki, sonunda onlar bize döndürülecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sabrederek mücadeleye devam et. Allah'ın va'di haktır, doğrudur. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını, ya sana gösteririz, yahut senin ruhunu daha önce alarak ölümünü gerçekleştiririz. Nasıl olsa bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şu halde sen sabret, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Sonunda ya onlara va'dettiğimiz (azab)in bir kısmını sana göstereceğiz ya da senin hayatına son vereceğiz. Nihayet onlar bize döndürülecekler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onun için (Ey Rasûlüm, kâfirlerin eziyetlerine) sabret. Elbette Allah'ın (sana olan zafer) vaadi bir gerçektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, yahud seni kendimize alsak da muhakkak onlar döndürülüp bize getirilecekler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık sen sabret. Çünkü Allah’ın va’di haktır. Şayet onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek, şüphesiz onlar Bize döneceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Şu kâfirlere hazırladığımız cezayı sana ister gösterelim, ister seni ondan önce öldürelim, onlar bize döndürüleceklerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sabredesin, Allahın va'di haktır, söz vermiş olduğumuz şeylerin, sana gösteririz birtakımını, ya da seni kendimize alırız, imdi, bize geri döndürülürler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah'ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sabır it Allâh’ın va’adleri hakdır gerek ânlara ihbâr itdiğimiz cezâların bir kısmını sana gösterelim gerek seni daha evvel öldürelim her halde hepsi bize rücû’ idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sabret; şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bizedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen şimdi sabret; Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecek. Muhakkak ki biz, onlara vaktiyle bildirip uyarıda bulunduğumuz şeylerin bir kısmını (ölmeden) sana göstereceğiz, (bir kısmını da görmeden) seni vefat ettireceğiz; ama onlar da sonunda bize dönecekler!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onun için (Resûlüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vâdi gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa onlar bize döneceklerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Öyleyse sabret; ALLAH'ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana göstersek de, ondan önce hayatına son versek de, onlar bize döndürüleceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onun için sabret: Allahın va'di haktır: muhakkak olacaktır. Artık onlara ettiğimiz vaîdin ba'zısını sana göstersek de yâhud seni kendimize alsak da onlar mutlak döndürülüp bize getirilecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Sen (o müşriklerin söylediklerine/eziyetlerine şimdilik) sabret, şüphesiz Allah’ın (onlara azap etme) vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeylerin (azabın), bir kısmını sana göstersek de yahut senin dünya hayatını sona erdirsek de sonunda (o kâfirler, yaptıklarının hesabını vermek üzere, diriliş günü) bizim (manevi) huzurumuza döndürüleceklerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onun için sen (Habîbim) sabret. Şübhesiz Allahın va'di bir gerçekdir. Binnetîce ya onlara etmekde olduğumuz tehdîdi (n tehakkukunu) kısmen sana göstereceğiz, yahud seni kendimize alacağız. Nihayet onlar ancak bize döndürülüb getirileceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah'ın va'di haktır. Böylece onları tehdîd ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, yâhut (göstermeden) seni vefât ettirsek de, sonunda (onlar) ancak bize döndürüleceklerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Öyleyse (eziyetlerine karşı) sabret; Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana göstersek de ondan önce hayatına son versek de (hesaba çekilmek üzere) onlar (mutlaka) bize döndürüleceklerdir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen sabret. Allah’ın verdiği söz gerçekleşecektir. Şimdi onlara vaat ettiklerimizin bir kısmını ya sana göstereceğiz veya seni öldüreceğiz. Onların dönüşleri bizedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık sen katlan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Onun için ya onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sonra gösteririz, ya da bundan önce senin canını almış oluruz. Onlar Bize döneceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık ezalarına katlan. Allah/ın kâfirleri helak hakkındaki vaadi doğrudur. Ya onlara vaadettiğimiz mücazatın bir kısmını sana elbette göstereceğiz veya göstermeden evvel ruhunu alacağız. Onlar bize dönecekler [⁴].
[4] Cezalarını orada görecekler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sen sabret/göğüs ger, muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir/haktır. Onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut (göstermeden önce) seni vefat ettirsek de sonunda onlar Biz’e döndürüleceklerdir.³¹
31 Krş. Yûnus, 10/46; Ra’d, 13/40; Mü’min, 40/55.  
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Biz onlara (azap olarak) vaat ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de yahut seni vefat ettirsek de onlar mutlaka sonunda dönüp bize geleceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey Müslüman! Zâlimlerin baskı ve eziyetlerine karşı sabret! Unutma ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir! Onlara vaadettiğimiz azâbın bir kısmını derhal gönderip kâfirleri helâk ederek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günleri sana bu dünyada göstersek de; seni çetin bir mücâdelenin ardından vefât ettirerek mutlu günleri ahiret gününe ertelesek de, sonuçta zâlimler azaptan kurtulamayacaklar! Çünkü hepsi, dönüp dolaşıp eninde sonunda bizim huzurumuza gelecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Artık sabret! Allah’ın vaadi, gerçektir. Onlara vaad ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, seni vefat ettirsek de, yine bize döndürülürler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm sabret. Çünkü Allah’ın dediği olacak. onlara yaptığımız tehditlerin birkaçını, daha senin canını almadan sana göstereceğiz. Zaten hepsi önünde sonunda bize dönecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen inkâr edenlerin dediklerine aldırma! İnandığın yolda azimle, kararlılıkla yürü! Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını; ya sen yaşarken sana gösteririz yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa eninde sonunda onlar bize döneceklerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sabret! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. [*] Onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya seni daha önce vefat ettiririz. Sadece bize döndürüleceklerdir. [*]
Benzer mesajlar: Rûm 30:60; Mü’min 40:55.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:46; Ra‘d 13:40.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sabret, şüphesiz Allah’ın sana verdiği söz gerçektir. Onlara vâdettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de senin hayatına son versek de (fark etmez)¹ sonunda onlar (nasıl olsa) bize döndürülecekler.
1 Onlara yukarıdaki âyetlerde vâdettiğimiz azabı, sana göstersek de göstermesek de bunu hiç düşünmeden görevini yap. Çünkü senin üzerine vacip olan ancak tebliğdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SEN, sıkıntılara karşı sabırlı ol, çünkü Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Ve şu [hakikati inkar ede]nler için hazırladıklarımızı sana ister [bu dünyada] gösterelim, ister [bunların gerçekleşmesinden önce] seni ölüme götürelim, [unutma ki, sonunda,] onlar Bize döndürüleceklerdir. ⁵⁶
56 Bkz. 10:46’daki hemen hemen aynı mahiyetteki pasaj ve ilgili notlar 66 ve 67.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O halde sen sabret, zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın başlarına geldiğini sana göstersek veya göstermeden önce seni vefat ettirsek ne fark eder. Nasıl olsa onlar bizim huzurumuza getirilip mutlaka hesap verecekler. 30/60, 46/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY RASÛL!) Artık dirençli ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. İmdi, onlara yönelttiğimiz tehditlerin kısmen gerçekleştiğini ister sana gösterelim, isterse senin için ölümü takdir edelim; er geç, onlar Bize döndürülecekler.[⁴²²¹]
[4221] Tarih şahittir ki, bunu tüm dünya gördü.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Sen şimdilik sabret, kuşkusuz Allah’ın va'di haktır. (Elbette gerçekleşecektir)
Osman Fırat
swap_vert close
Sabret, Allâh’ın va’di haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını ya sana gösteririz yahut seni daha önce vefat ettiririz. (Sonunda) onlar bize döndürüleceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık sabret. Allah'ın vaadi, şüphe yok ki, hakdır. Onlara olan vaadimizin bazısını sana göstereceğiz veya senin ruhunu alacağız, nihâyet Bize döndürüleceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sabret! Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Biz onlara vâd ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, yahut senin ruhunu yanımıza alsak da, onlar mutlaka sonunda dönüp huzurumuza geleceklerdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sabret, Allah'ın sözü gerçektir. Onları tehdidettiğimiz şeylerin bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. (Sonunda) onlar bize döndürüleceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Küffârın ezâsına sabır it, Allâh'ın va'di hakdır. Sana onlara va'd itdiğimiz 'azâbın ba'zını yâ gösteririz veyâhud onı görmezden evvel seni vefât itdiririz. Her halde onların rücû'ı bizedir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sabret; Allah'ın sözü yerine gelecektir. Ya onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana gösteririz veya seni vefat ettiririz. Dönüş Bizedir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Ama neticede onlar, bize döndürüleceklerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. İster onlara vaad ettiklerimizden bir kısmını sana gösterelim, ister daha önce seni vefat ettirelim, sonunda hepsinin döneceği yer Bizim huzurumuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını belki sana gösteririz, belki de seni vefat ettiririz. Sonunda onlar bize döndürülecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes śabr eyle bayıķ Tañrı va'desi ḥaķdur. pes eger gösterür isevüz saña bir nicesini anuñ kim va'de eylerüz anlara yā öldürürsevüz seni pes bizdin yaña döndürmeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ṣabr eyle yā Muḥammed, Tañrı Ta‘ālā va‘desi girçekdür. Eger göster‐sevüz saña, anlara va‘de eyledügümüz niçesi, yā seni ḳabż eylesevüz andanburun. Anlar bize rücū‘ itseler gerek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Müşriklərin əziyyətlərinə) səbr et. Allahın (sənə və mö’minlərə verdiyi zəfər) və’di haqdır. Ya onlara və’d etdiyimizin (əzabın) bir qismini (diri ikən) sənə göstərəcək, ya da səni Öz dərgahımıza aparacağıq. Onlar Bizim hüzurumuza qaytarılıb gətiriləcəklər! (Qiyamət günü dünyadakı əməllərinə görə şiddətli əzaba düçar olacaqlar!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then have patience (O Muhammad). Lo! the promise of Allah is true. And whether we let thee see a part of that which We promise them, or (whether) We cause thee to die, still unto us they will be brought back.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So persevere in patience; for the Promise of Allah is true: and whether(4453) We show thee (in this life) some part of what We promise them,- or We take thy soul (to Our Mercy) (before that),-(in any case) it is to Us that they shall (all) return.
4453 Cf. 10:46 , and n. 1438. As the eventual justice and readjustment of values must take place, when every soul returns to the Judgement Seat of Allah, it makes no difference if good and evil meet their deserts in this very life or not. Cf. also 13:40 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاصْبِرْ
şimdi
sabret
اِنَّ
muhak- kak
وَعْدَ
vaadi
اللّٰهِ
Allah'
ın
حَقٌّۚ
haktır
فَاِمَّا
böylece eğer
نُرِيَنَّكَ
sana gös- terirsek
بَعْضَ
bazısını
الَّذ۪ي
o şey- lerin ki
نَعِدُهُمْ
onlara vaad ediyoruz
اَوْ
veya
نَتَوَفَّيَنَّكَ
seni vefat ettirirsek
فَاِلَيْنَا
sonunda bize
يُرْجَعُونَ
döndürüle- cekler
(Onun için Resulüm!) Sen sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana (dünyada iken onları helâk ederek) göstersek veya seni (daha önce) vefat ettirsek de sonunda (onlar) bize döndürüleceklerdir.
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اِمَّا
Edat
اِمَّا
Ya, ya da, yoksa, eğer
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü