close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Min dûni(A)llâh(i)(s) kâlû dallû ‘annâ bel lem nekun ned’û min kablu şey-â(en)(c) keżâlike yudillu(A)llâhu-lkâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ı bırakıp da? Diyecekler ki: Gözümüzden kayboldular, zaten de bundan önce tapmaya layık birşeye tapmamıştık biz; işte Allah, kafirleri böyle saptırır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Allah’ın dışında (taptıklarınız niye sizi terk ettiler?)" Bunun üzerine onlar da diyecekler ki: "(O sahte şefaatçiler) Bizi bırakıp kaybolup gittiler. Zaten doğrusu, biz önceleri (meğer aslında) hiçbir şeye tapar değilmişiz (kendimizi aldatıp oyalayıvermişiz)." İşte Allah (bile bile Hakk’tan ve hayırdan yüz çeviren) kâfirleri böyle şaşırtıp-saptırıp (hidayetlerini giderir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın yanısıra ilahlık yakıştırdıklarınız?” Onlar şöyle cevap verecekler: “Onlar bizi yüzüstü bırakıp, uzaklaşıp kayboldular. Daha doğrusu geçmişte yalvarıp yakardıklarımız aslında hiçbirşey değillerdi.” İşte Allah, kendisinden gelen gerçekleri örtbas edenleri, böylece şaşırtıp saptırır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koştuğunuz varlıklar nerede?” Onlar: “Uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu, önceden de, onlara hiçbir şekilde tapıp yalvarmıyorduk.” derler. İşte Allah, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörlere, o yalancılara özgürlük tanıdığı gibi, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, helâki tercihlerine özgürlük tanıyor.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/23.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'tan başka." Derler ki: "Bizim yanımızdan kayboldular. Hayır, biz zaten daha önce bir şeye tapmıyorduk." İşte Allah inkâr edenleri böyle saptırır.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Allah'ın dışında (taptıklarınız).' Dediler ki: 'Bizi bırakıp-kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri (meğer) hiç bir şeye tapar değilmişiz.' İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtıp-saptırır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'dan başkaları.” Onlar (cevap olarak şöyle) diyecekler: “- Bizden kaybolup gittiler. Doğrusu biz, bundan önce, bir şeye ibadet etmiyormuşuz (onların hiç bir kıymeti yokmuş).” İşte Allah kâfirleri böyle sapıklığa düşürür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
73, 74. Sonra onlara: “Allah’ın dışında O’na eş koştuklarınız nerede?” diye sorulacaktır. Onlar: “Bizden kayboldular. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye tapıyor değildik” diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böylece saptırır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Allah'tan başka taptıklarınız nerede?” Onlar da, “Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk” diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.
Besim Atalay
swap_vert close
73,74. Daha sonra onlara, denilir ki: «Allahı bırakarak, eş koşmuş olduğunuz şeyler şimdi nerede?» Diyeler ki: «Onlar bize görünmez oldu, bizler önceden hiçbir şeye tapmazdık», İşte Allah kâfirleri böylecene saptırır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
73-74. Sonra onlara: “Sizin şirk koştuklarınız nerede?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaştılar. Gerçekte biz, bundan önce (dünyada iken) birer hiç olan şeylere tapmış ve yalvarmışız!” diyecekler. (Ve onlara:) “İşte Allah, apaçık hakikati (bile bile) inkâr eden (sizin gibi zalim)leri böyle şaşırtır!” (denilecek).
Ayetteki sorulu cevaplı konuşmalardan, insanların dünyada, ilahlaştırdıkları varlıkların insan olduğu anlaşılmaktadır. Bir insana tapmak için illa da onu bir ilah, bir Tanrı olarak görmek gerekmiyor. Eğer insan, kendisi gibi aciz bir varlığı soyut olarak kendisine çok yakın hissediyorsa, onu kutsayarak kendi dünyasında müstesna bir yere koyuyorsa, ona yüklediği yüce vasıflarla onu insanüstü bir varlık olarak görüyorsa, namazların secdelerinde bile Allah’ı düşünemezken, hayalindeki bu kişinin önünde onlarca kez saygı ile eğiliyorsa o kişiye tapıyor demektir.   
Cemil Said
swap_vert close
73,74. O vakit ânlara "Allâh’a koşdığınız şerîkler nerededir?" diyu bağırılacak ânlar da "Bilmiyoruz. Gâib oldılar anladık ki hiç bir şey değil imişler" cevâbını virecekler. Allâh kâfirleri dalâlete sevk ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
73,74. Sonra onlara: "Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?" denir. "Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk" derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
73,74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
73-74. Sonra onlara, “Vaktiyle Allah’ın dışında ilâhî nitelikler yüklediğiniz şeyler şimdi nerede?” denir. “Bizi bırakıp kayboldular. Meğer vaktiyle gerçek bir varlığa tapmıyormuşuz” derler. İşte Allah inkârcıları böyle şaşkın ve çaresiz bırakır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
73, 74. Sonra onlara: Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir? denilecek. Onlar da: Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk, diyecekler. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.  
 Müşriklere sorulduğunda, taptıkları putlarını inkâr ettikleri anlaşılmaktadır. Ancak Cenab-ı Hak taptıklarını karşılarına dikince şaşırıp kalacaklardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"ALLAH'ın yanında?" Onlar da derler ki, "Bizi terkettiler. Meğer biz daha önce hiç bir şeye yalvarmıyormuşuz." ALLAH inkarcıları işte böyle saptırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O Allah'tan başkaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: "Hepsi bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz." İşte Allah, o kâfirleri böyle şaşırtır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allahın berisinden? Diyecekler ki onlar bizden gaib oldular daha doğrusu biz bundan evvel bir şey'e ıbâdet eder değilmişiz, işte Allah kâfirleri böyle şaşkın eder
Emrah Demiryent
swap_vert close
73-74. Sonra onlara (kâfirlere) şöyle buyuracağız: “(Dünya hayatında iken, Bana) ortak koştuklarınız nerede?” (Bu soru üzerine) onlar (kâfirler): “(Putlar) bizden uzaklaştılar. Doğrusu biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, (müstahak oldukları üzere) kâfirleri böyle şaşkın hâlde bırakır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'tan başka. Derler ki: “Onlar bizi ortada bırakıp kayboldular. Demek ki daha önce yakardıklarımız bir hiçmiş.” derler. İşte Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri böyle sapkınlıkta bırakır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
73,74. Sonra onlara «Allâhı bırakıb da (Ona) ortak tutageldiğiniz (putlar) nerede?» denilecek. Onlar da «Bizden uzaklaşıb gaaib oldular. Daha doğrusu biz bundan evvel zâten hiçbir şey'e tapmazdık» diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
73,74. Sonra onlara: “Allah'ı bırakıp da (O'na) ortak koşmakta olduğunuz şeyler nerede?” denilir. (Onlar da:) “Bizden kayboldular; daha doğrusu (biz) daha önce hiçbir şeye yalvarır olmamışız!” derler. İşte Allah, kâfirleri (isyanlarındaki inadları üzerine) böyle saptırır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
73 , 74. Daha sonra onlara (putperestlere ve şefaatçi edinmiş olanlara) denilir ki: «Allah’ın yanı sıra, eş koşmakta olduğunuz şeyler şimdi nerede?» Onlar da «bize görünmez oldu, doğrusu bizler önceleri (meğer aslında) hiçbir şeye yalvarmış değilmişiz» (taptıklarımız bir hiçmiş, kendimizi aldatıp oyalayıvermişiz) derler. İşte Allah, (inkâr ve sapıklık üzere ölmüş olmaları sebebiyle o gün) inkârcıları (mükâfattan ve cennette giden yoldan) böyle saptırır. *
(*) Bu ayetlerin anlattıkları her şey ahiretle alakalıdır, yani onlar o gün cennet yolundan saptırılırlar, bunun dünya ile alakası yoktur. كَذَلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلْكَافِرِينَ} قال القاضي: معناه أنه يُضِلُّهم عن طريق الجنة، ولا يجوز أن يقال: بضلهم عن الحجة، وقد هداهم في الدنيا، وقال {يُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلْكَافِرِينَ} مثل ضلال آلهتهم عنهم يضلهم عن آلهتهم حتى أنهم لو طلبوا الآلهة، أو طلبتهم الآلهة لم يجد أحدهما الآخر. (اللباب في علوم الكتاب) قال الحسن: معناه كذلك يضل اعمالهم بأن يبطلها. وقيل: معناه كذلك يضل الله الكافرين عن نيل الثواب. وقيل: كذلك يضل الله الكافرين عما اتخذوه إلهاً بأن يصرفهم عن الطمع في نيل منفعته من جهتها. (التبيان الجامع لعلوم القرآن - ) قيل: يضلهم عن طريق الجنة والثواب، وقيل: يهلكهم ويعذبهم، وقيل: كذلك يضل الله أعمالهم بإبطالها (تفسير الأعقم) و قيل يضل الكافرين عن طريق الجنة و الثواب كما أضلهم عما اتخذوه إلها بأن صرفهم عن الطمع في نيل منفعة من جهتها (مجمع البيان) {يضل الله الكافرين}، وقال الزمخشري: أي مثل ضلال آلهتهم عنهم، يضلهم عن آلهتهم، حتى لو طلبوا الآلهة أو طلبتهم الآلهة لم يتصادفوا.( البحر المحيط)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar da “Bizden uzaklaşıp kayboldular. Zaten bizde dünyada iken hiç bir şeye dua etmiyorduk” derler. Allah doğruları inkâr edenleri böyle şaşırtır
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
onlar da diyecekler: "Bizi bırakıp savuştular. Ancak biz bundan önce hiç bir nesneye tapmıyorduk." İşte Allah tanımazları böyle yoldan çıkarır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar şöyle diyecekler: O putlar bizden nihan oldular, şimdi anlıyoruz ki onlar bir şey değilmiş, bundan evvel hiçbir şeye ibadet etmemişiz. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’tan başka (taptıklarınız)? Onlar da “Onlar bizden uzaklaştılar, bilakis bizim daha önce taptıklarımız/çağırdıklarımız bir hiçmiş” (derler). İşte Allah inkâr edenleri böyle saptırır/şaşırtır.
Kadri Çelik
swap_vert close
“O Allah'tan başkaları (nerede?)! Onlar, “Bizi bırakıp kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri de (meğer) hiç bir şeye yakarır değilmişiz” derler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtıp saptırır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar da, “Bizi yüzüstü bırakıp ortadan kaybolmuşlar! Meğer biz, bu güne kadar tapılmaya değer hiç bir şeye tapmıyormuşuz!” diyecekler. Bunun üzerine, “Ey zâlimler!” denilecek, “İşte Allah, apaçık hakîkati bile bile inkâr eden sizin gibi zâlimleri böyle şaşırtır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Allah’tan başka!”. Dediler ki: -“Bizden uzaklaştılar. Aksine önceden hiçbir şeye dua ediyor değildik”. Allah, Kâfirler’i böyle şaşırtıyor / saptırıyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
uğruna Allah’ı göz ardı ettiğiniz tanrılar? Sesler: “ Hepsi bizi ekip gittiler. Aslında bizim dua falan ettiğimiz yoktu “ diye itiraf ederler… Allah inkarcıları böyle şaşırtır işte.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar da: “Bizden uzaklaştılar! Zaten biz önceleri de hiçbir şeye tapmıyorduk! Sadece kendi arzularımıza tapıyorduk!” diyecekler. İşte Allah inkâr edenleri böyle şaşırtır. Onlar tıpkı söyledikleri gibi ellerine fırsat geçtiği an yeryüzünde kendi arzularına uyar, yasalara uymayı terk ederlerdi. İşledikleri suçlar ortaya çıkmadıkça yanlarına kalırdı. Yasaları kendi çıkarlarına uygular adil davranmazlardı. Onlardan bazıları kendi koyduğu yasalara bile uymazdı. Böylece zulüm üstüne zulüm yaparlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
73,74. Sonra onlara “Allah’ın peşi sıra ortak koştuklarınız nerede?” denecektir. Onlar da “Bizden kayboldular; [*] zaten biz önceleri hiçbir şeye yalvarmıyorduk!” [*]diyecekler. İşte böylece Allah o kâfirleri saptırır (sapkınlıkta bırakır). [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; A‘râf 7:37; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Fussilet 41:48.,Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş).” ,Bu cümle Bakara 2:26. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
73,74. Sonra da onlara: “Sizin şirk koşarak, Allah’tan başka taptıklarınız, şimdi nerede?” denilecek. Onlar da: “Onlar bizden (uzaklaşıp) kayboldular, meğer bizim önce (dünyadayken) taptıklarımız hiç bir şey değilmiş.” derler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’ın yanısıra (ilahlık yakıştırdıklarınız)?” [Şöyle] cevap verecekler: “Onlar bizi yüzüstü bıraktılar; daha doğrusu, geçmişte yalvarıp sığındıklarımız, aslında hiç yoklardı!” ⁵⁴ [Ve onlara:] “İşte Allah hakikati inkar edenleri böyle şaşırtır; ⁵⁵ [denilecektir,]
54 Lafzen, “Biz önceden hiçbir [gerçek] şeye yalvarmış değildik”: böylece, hayatta kutsadıkları bütün hayalî güçlerin ve değerlerin -insanın sözde kendi kendine yeterliğine ve büyüklüğüne inanmak da dahil- boşluğunu gecikmeli olarak anlamışlardır.55 Yani, apaçık bir gerçek olan Allah’ın varlığı ve benzersizliği ve insanın O’na kesin ba-ğ/ım/lılığa hakikatini kabul etmeye yanaşmamalarının sonucu olarak aptalca fantezilerin ve yanılsamaların ardından gitmelerine izin vermek suretiyle (bkz. 14:4, not 4).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
73-74. Sonra kendilerine denilecek ki: – Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardığınız ortak ederek şirk koştuklarınız şimdi neredeler? Onlar da: – Bizi yüzüstü bırakıp gittiler, demek ki bizim dünyadayken yalvarıp yakardığımız bu kimseler bir hiçmiş. Allah, gerçekleri örtbas eden kâfirleri işte böyle şaşkın ve çaresiz bırakır, derler. 28/62...66
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(İlâhlar hiyerarşisinde) Allah’ın astlarından saydığınız?” Onlar şöyle cevap verecekler: “Zihnimizden kaybolup gittiler. İşin doğrusu, daha önceden biz sanki hiçbir şeye yalvarıp yakarmamışız.” İşte Allah gerçeği inkâr edenleri böyle şaşırtır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
73,74. Onlara: "Allah'ı bırakıp da, O'na ortak koştuğunuz nesneler nerede?" diye sorulur, onlar da: "Onlar bizden kaçıp uzaklaştılar, biz önceleri de hiçbir şeye tapmıyorduk" diyerek suçlarını inkâr ederler. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’tan başka (taptıklarınız nerede)?" Diyecekler ki: "Bizden uzaklaşıp kayboldular... Hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye(gücü yetmeyenlere) tapıyormuşuz. İşte Allâh, kâfirleri böyle şaşırtır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah'ın berisinden diyeceklerdir ki: «Bizden gâib oldular. Belki biz evvelce bir şeye ibadet etmiş olmadık.» İşte Allah, kâfirleri böylece sapıklığa düşürür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
73, 74. Sonra da kendilerine şöyle denilecektir: “Allah'tan başka O'na şerik saydığınız putlar nerede? ” Onlar: “Bizden uzaklaşıp ortadan kayboldular. Daha doğrusu, biz, taptıklarımızın bir hiç olduğunu, şimdi anladık. Meğerse bizim taptıklarımız, bir hiçten ibaretmiş. ”İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır. [6, 23]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'tan başka (taptıklarınız)?" Diyecekler ki: "Bizden (uzaklaşıp) kayboldular; hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş)!" İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
73,74. Sonra onlara: "Allâh'dan başka şirk itdiğiniz ma'bûdlarınız nerededir?" diye soruldukda: "Bizim yanımızdan gidüb gâib oldılar. Belki biz bundan evvel hiç bir şeye 'ibâdet itmezmişiz" dirler. İşte Allâh kâfirleri böyle dalâlete düşürir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah ile kendi aranıza koyduklarınız vardı ya, onlar neredeler? Diyecekler ki “Onlar bizden ayrıldılar ama, aslında biz eskiden de onlardan yardım istemezdik.” Allah, o kâfirleri, işte bu tavırlarından dolayı sapık sayar. (Hem bir güce sahip olmadıklarını bilirler hem de Allah ile aralarına koyarak onlardan yardım isterler)
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'tan başka. Bizden uzaklaştılar. Biz, önceden hiç bir şeye ibadet/dua etmiyorduk, dediler. Allah, kafirleri işte böyle sapıklıkta bırakır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'tan başka taptıklarınız nerede? “Bizi bırakıp kayboldular,” derler. “Meğer daha önce dua ettiklerimiz bir hiçmiş!” Kâfirleri Allah işte böyle şaşırtır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Allah'ın berisinden taptıklarınız nerede?" Diyecekler ki: "Bizden uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu biz, daha önce hiçbir şeye yakarmıyormuşuz." Allah, inkâr edenleri işte böyle saptırır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
73-74. andan eyidildi anlara “ķandadur ol kim ortaķ eylerdüñüz Tañrı’dan ayruķ?” eyittiler “azdılar bizden belki oķımaz-ıduķ ya'nį ŧapmaz-ıduķ ilerü nesene.” ancılayın azdurur Tañrı kāfurları.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrıdan özge? Eyideler ki: Bizden azışdılar, bizden. Bel ki du‘ā eylemez‐dük andan bir nesneye. Anuñ gibi azdurur Tañrı Ta‘ālā kāfirleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahdan qeyri?!” (Müşriklər) deyəcəklər: “Onlar bizdən qeyb oldular. Xeyr, biz əslində öncə (dünyada) heç nəyə ibadət etmirdik!” Allah (haqq yoldan) kafirləri belə azdırar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Beside Allah? They say: They have failed us: but we used not to pray to anything before. Thus doth Allah send astray the disbelievers (in His guidance).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"In derogation of Allah." They will reply: "They have(4450) left us in the lurch: Nay, we invoked not, of old, anything (that had real existence)." Thus does Allah leave the Unbelievers to stray.
4450 All falsehood will vanish: Cf. 7:37 . The only Reality will be fully manifest even to those to whom Evil was made to seem alluring in the lower life. They will feel in their inmost souls that they had been pursuing mere shadows, things of no real existence. This was the result of their rejecting the Light and the Grace of Allah: they got entangled in the mazes of error.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِۜ
Allah'
tan
قَالُوا
dediler
ضَلُّوا
kaybol- dular
عَنَّا
biz- den
بَلْ
bila- kis
لَمْ نَكُنْ
olmamışız
نَدْعُوا
dua ediyoruz
مِنْ قَبْلُ
önceden
شَيْـٔاًۜ
hiçbir şeye
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُضِلُّ
dalâlete bırakır
اللّٰهُ
Allah
الْكَافِر۪ينَ
kâfirleri
"Allah'tan başka (sığındıklarınız)?" Onlar, "(bizi yüzüstü bırakıp) bizden kayboldular, daha doğrusu biz önceden (nefsimizden başka) hiçbir şeye tapmıyormuşuz" derler. İşte Allah, kâfirleri böyle dalâlette bırakır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler