close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle rabbukumu-d’ûnî estecib lekum(c) inne-lleżîne yestekbirûne ‘an ‘ibâdetî seyedḣulûne cehenneme dâḣirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Rabbiniz dedi ki: Çağırın beni, icabet edeyim size; şüphe yok ki bana kulluk etmekten, ululuk satarak çekinenler, aşağılık bir halde cehenneme gireceklerdir.
Kulluk etmekten maksat, âyetin açıkça delâletine göre duadır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Rabbiniz buyurdu ki: "(Sadece) Bana (inanıp-sığınıp) dua edin, ki size icabet (cevap verip kabul) edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten (ve hükümlerimi yerine getirmekten) büyüklenen (müstekbir)ler; boyun bükmüş (hor ve hakir) kimseler olarak cehenneme gireceklerdir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Rabbiniz buyuruyor ki: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Şüphesiz ki, bana kulluk etmekten ululuk taslayarak çekinenler, aşağılık bir halde cehenneme gireceklerdir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbiniz: “Bana dua edin, duanızı yerine getirerek size karşılık vereyim” buyurdu. Bana kulluk ve ibadeti, bana duayı, benim şeriatıma bağlılığı, gurur-kibir meselesi yaparak büyüklük taslayanlar, serkeşlik edenler, zorba, diktatör, güç ve iktidar sahipleri horlanarak zillet içinde Cehennem'e girecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin duanızı kabul edeyim. Bana ibadetten büyüklenenler [2] küçük düşürülmüş olarak cehenneme gireceklerdir.
2.Büyüklük taslayarak bana ibadet etmekten kaçınanlar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Rabbiniz dedi ki: 'Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir.”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rabbiniz buyurdu ki: “- Bana dua edin, size karşılığını vereyim. Bana ibadet etmekten büyüklenib yüz çevirenler, muhakkak ki küçülmüş kimseler olarak cehenneme gireceklerdir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Rabbiniz dedi ki: “Beni çağırın (Bana dua edin!) Ben size cevap vereyim. Çünkü Bana ibadet etmeye karşı büyüklük taslayanlar, zelil olarak Cehenneme gireceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabbiniz, “Bana dua ediniz, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir” buyurmuştur.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrınız buyurur ki: «Beni çağırasınız, size karşılık verem, bana kulluk etmekten büyüksünmüş bulunanlar, horlanarak cehenneme girecek!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim! Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”
Bkz. 2/153“Bana dua edin, duanıza cevap vereyim” ifadesi, “yapmanız gerekeni yaptıktan sonra istediklerinizin mantîkî ve ilahi emirlere paralel bir temeli varsa duanızı kabul edeyim” demektir. Dua, insanın yaratıcısına karşı iman, güven ve tevhit telakkisinin bir gereğidir. Bir pazarlık ya da işi tamamen Allah’a havale etmek değildir. Çalışmadan, çabalamadan, gerekli önlemi almadan, elinden gelen tüm gayreti göstermeden Allah’a dua etmek saygısızlık olur. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Allah’a inanmak ve Ona dua etmek kulluk için yetmez. Sınırlı ve aciz olarak yaratılan insan, sınırsız ve sonsuz kudret sahibi olan Allah’la birlikteliği hayatın gerçeği haline getirmeli. “Nerede olursam olayım O benimle beraberdir” bilinciyle davranışlarında ölçülü olmalı. Fıtratına üflenen ruhla, yaratılışta kendine lütfedilen hasletlerle yaşarken Kur’an’ın desteğini de alarak cennetin varisi olma yolunda gayret göstermelidir.   
Cemil Said
swap_vert close
Allâh: "Bana ’ibâdet idiniz ki size ecir vireyim kibir idüb bana ’ibâdet itmekden imtinâ’ idenler zelîl olarak cehenneme dâhil olacaklardır" buyurdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbiniz: "Bana dua edin ki duanıza icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurmuştur.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler, aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbiniz der ki, "Bana yalvarın size cevap vereyim." Büyüklük taslayarak bana kulluk etmekten kaçınanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.
Maddi konfor dahil herhangi bir şey için Tanrı'ya yalvarmak bir ibadettir. Bundan dolayı her türlü ihtiyacımız için Tanrı'ya yalvarmamız emredilmiştir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Halbuki rabbınız buyurdu: yalvarın ki bana size karşılık vereyim, çünkü benim ıbadetimden kibirlenenler yarın hor hakîr olarak Cehenneme girecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve Rabbiniz buyurdu ki: “Bana dua edin (ki duanıza) icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler, (âhirette) aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'iniz: “Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Bana kulluk etmeğe büyüklenenler, horlanmış olarak Cehennem'e gireceklerdir.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rabbiniz (şöyle) buyurdu: «Bana düâ edin. Size icabet (ve duanızı kabul) edeyim. Çünkü bana ibâdetden büyüklük taslay (ıb uzaklaş) anlar hor ve hakıyr cehenneme gireceklerdir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Rabbiniz buyurdu ki: “Bana duâ edin, size icâbet edeyim (duânıza cevab vereyim)!(1) Şübhesiz benim ibâdetimden (yüz çevirip) kibirlenenler, yakında zelîl olan kimseler olarak Cehenneme gireceklerdir!”
(1)“Eğer desen: ‘Birçok def‘a duâ ediyoruz, kabûl olmuyor. Hâlbuki, âyet umûmîdir. Her duâya cevab var, ifâde ediyor?’ El-cevâb: Cevab vermek ayrıdır; kabûl etmek ayrıdır. Her duâ için cevab vermek var; fakat kabûl etmek, hem ayn-ı matlûbu (istediğinin aynısını) vermek Cenâb-ı Hakk’ın hikmetine tâbi‘dir. Meselâ, hasta bir çocuk çağırır: ‘Yâ hekim, bana bak!’ Hekim: ‘Lebbeyk! (buyur)’ der. ‘Ne istersin?’ cevab ver. Çocuk: ‘Şu ilâcı ver bana!’ der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yâhut onun maslahatına (menfaatine) binâen ondan daha iyisini verir, yâhut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez. İşte Cenâb-ı Hakk, Hakîm-i Mutlak (sonsuz hikmet sâhibi); hâzır, nâzır (görücü) olduğu için, abdin (kulun) duâsına cevab verir. Vahşet (yalnızlık) ve kimsesizlik dehşetini, huzûruyla (hâzır olmasıyla) ve cevâbıyla ünsiyete (yakınlığa) çevirir. Fakat insanın hevâperestâne (nefsinin arzularına taparcasına) ve heveskârâne tahakkümüyle (zorlamasıyla) değil, belki hikmet-i Rabbâniyenin (Allah’ın hikmetinin) iktizâsıyla (gereğiyle) ya matlûbunu veya daha evlâsını (daha iyisini) verir veya hiç vermez. Hem, duâ bir ubûdiyettir (kulluktur). Ubûdiyet ise semerâtı (meyveleri)uhreviyedir (âhirete âiddir). Dünyevî (dünyaya âid) maksadlar ise, o nevi‘ duâ ve ibâdetin vakitleridir. O maksadlar, gāyeleri değil.” (Sözler, 23. Söz, 106-107)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa (zatım olan) Rabbiniz (gönderdiği elçiler vasıtasıyla) şöyle buyurmuştur: “Bana (inanarak gönülden) dua edin, duanıza cevap vereyim! Şüphe yok ki, bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.” *
(*) Bana dua edin, duanıza cevap vereyim” ifadesi, “yapmanız gerekeni yaptıktan sonra istediklerinizin mantîkî ve ilahi emirlere paralel bir temeli varsa duanızı kabul edeyim” demektir. Dua, insanın yaratıcısına karşı iman, güven ve tevhit telakkisinin bir gereğidir. Bir pazarlık ya da işi tamamen Allah’a havale etmek değildir. Çalışmadan, çabalamadan, gerekli önlemi almadan, elinden gelen tüm gayreti göstermeden Allah’a dua etmek saygısızlık olur. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Allah’a inanmak ve Ona dua etmek kulluk için yetmez. Sınırlı ve aciz olarak yaratılan insan, sınırsız ve sonsuz kudret sahibi olan Allah’la birlikteliği hayatın gerçeği haline getirmeli. “Nerede olursam olayım O benimle beraberdir” bilinciyle davranışlarında ölçülü olmalı. Fıtratına üflenen ruhla, yaratılışta kendine lütfedilen hasletlerle yaşarken Kur’an’ın desteğini de alarak cennetin varisi olma yolunda gayret göstermelidir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbiniz “Bana dua edin, bende sizin duanıza cevap vereyim” diyor. Rablerine kulluk etmeye kibirlenenler, hiç şüphe yok ki, cehenneme alçaltılarak girecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalabınız buyurdu: "Bana yalvarın ki yalvarınızı onayım. Çünkü Bana tapmayı büyüklüklerine yakıştıramıyanlar alçalıp Cehennem’e gireceklerdir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbiniz buyuruyor ki bana dua edin de duanızı kabul edeyim l, ibadetimi kibirlerine yediremeyenler yok mu, onlar zelîl oldukları halde Cehenneme gireceklerdir.
[1] Yahut hana ibadet edin de size sevap vereyim.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbiniz “Bana dua edin ki kabul edeyim/cevap vereyim” buyuruyor. Muhakkak ki Bana kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler, aşağılanmış [dâhirûn] bir hâlde cehenneme gireceklerdir” (buyuruyor).
Kadri Çelik
swap_vert close
Rabbiniz dedi ki: “Bana dua edin de size icabet edeyim. Doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenenler, cehenneme alçalmış kimseler olarak gireceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte bu yüzden, Rabb’iniz diyor ki: Ey insanlar! Bir şey isteyeceğiniz zaman Bana, yalnızca Bana duâ edin; Ben de duânızı kabul edeyim! Yeter ki siz, haddinizi bilip emirlerime boyun eğin! Bana kul olmayı gururlarına yediremeyen kendini beğenmiş zâlimlere gelince; onlar, alçaltılmış ve onurları kırılmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir! Oysa içinde yaşadıkları evreni dikkatli bir gözle incelemiş olsalardı, asla gurura kapılmaya hakları olmadığını görecek, Rablerinin sonsuz kudret ve merhameti karşısında ister istemez secdeye kapanacaklardı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de rabbiniz dedi ki: “Bana dua edin; size icabet edeyim / karşılık vereyim! Bana kulluk etmekten büyüklenmiş olanlar, itile-kakıla Cehennem’e gireceklerdir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Rabb’iniz diyor ki: " Beni çağırın geleyim. Bana kul olmayı kibirlerine yediremeyenler, cehenneme yuhalanarak gireceklerdir... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbiniz şöyle buyurdu: “Bana yasalarıma uyarak yaklaşın! Ben de yasalarıma uyarak yaptığınız yakınlığı kabul edeyim! Çünkü büyüklük taslayarak yasalarıma karşı çıkarak, yasalarıma uymayanlar hesap günü cehenneme atılacak!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbiniz şöyle demiştir: “Bana dua edin, [*] cevap vereyim. [*] Şüphesiz ki bana ibadeti bırakıp kibirlenenler, ileride aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.”
Hz. Muhammed’in “Dua imanınızdır” (Buhârî, İmân, 2), “Dua ibadetin iliğidir” (Tirmizî, De’avât, 1), ”Allah katında duadan daha üstün bir davranış yoktur” (Tirmizî, De’avât, 1), “Dua ibadettir” (İbn Mâce, Du‘â’, 1; Tirmizî, De’avât, 1) hadislerinden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Dua “davet etmek, çağırmak, yalvarmak” gibi anlamlarıyla kulun Allah ile olan bağının en güzel ifadesidir. Çağrısını Yüce Allah’a yönlendiren kişi, O’nun yüceliğini ve yardıma karşılık vericiliğini idrak eden bilinçtedir.,Benzer mesaj: Bakara 2:186. Yüce Allah her duaya cevap verecektir; ancak bu onları kulların istediği gibi kabul etmesi değildir. Çünkü insanlar bazen hayır sanarak şerri de isteyebilirler. Bkz. İsrâ 17:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey İnsanlar!) Rabbiniz: “Bana ibâdet ve kulluk edin ki size sevap vereyim.¹ Bana ibâdet etmeye tenezzül etmeyenler, aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir.” buyuruyor.
1 Yukarıda “dua” kelimesi, “ibâdet ve kulluk” anlamında tercüme edilmiştir. Ancak, “dua” kelimesi “günâhları terk etmek” ve “istemek” anlamına da gelir. Duâya, “istemek” anlamı verilirse tercüme; “Bana yalvarın, Ben de size karşılık vereyim.” şeklinde olur. Ancak âyetin devamı duâ kelimesinin “ibâdet ve kulluk” ile “günâhları terk etmek” anlamında tercüme edilmesinin daha doğru olacağını işaret etmektedir. Ayrıca Numan b. Beşir (r.a): Peygamberimiz, “dua, ibâdetin ta kendisidir” dedi ve bu âyeti okudu şeklinde rivâyet etmiştir. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama Rabbiniz buyurur ki: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim! ⁴³ Bana kulluk etmeye tenezzül etmeyenler, mutlaka aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir!”
43 Karş. 2:186.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rabbiniz şöyle dedi: – Bana dua edin ki, sizin duanıza cevap vereyim. Bana ibadet etmeyi gururlarına yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehennemi boylayacaklar. 2/186, 3/195
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Rabbiniz şöyle buyurur: “Bana dua edin ki ben de kabul edeyim!”[⁴²¹¹] Bana kulluk yapmayı gururlarına yediremeyenler, rezil rüsva olarak cehenneme girecekler.
[4211] Veya: “Bana kulluğunuzla davetiye gönderin ki, ben de rahmet ve ödülümle davetinize icâbet edeyim”. Ya da Elmalılı’nın ifadesiyle: “Benden beni isteyin size icâbet ederim, beni bulursunuz; beni bulansa her şeyi bulmuş olur”. Dua kulun Allah karşısındaki esas duruşudur. Dua etmek ilâhî bir lütuftur, duanın kabulü fazladan bir lütuftur. Dua etmek, bizzat kabul olmuş bir duadır. Allah’tan isteyenin, kendisine isteği verilse de verilmese de onuru ve hatırı artar. Allah’tan başkasından isteyenin isteği verilse de verilmese de onuru azalır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) Rabbiniz, "Bana dua edin (yalvarın ki, duanızı) kabul edeyim. (Bilin ki) Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler, aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir!" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Rabbiniz buyurdu ki: «Bana dua ediniz, sizin için icabet edeyim. Şüphe yok o kimseler ki, Benim ibadetimden kibirlenirler, onlar yakında zeliller oldukları halde cehenneme gireceklerdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbiniz buyurdu ki: “Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Zira Bana ibadet, yani dua etmeyi kibirlerine yediremeyenler, zelil ve rezil olarak cehenneme gireceklerdir. ” {KM, Yeremya 33, 3; Matta 7, 7; Markos 11, 24}
Bu âyetten “Duanın ibadetin rûhu” olduğu anlaşılmaktadır. Dua etmek, Allah’a yönelmenin ta kendisidir. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.): “Dua, tam tamına ibadettir!” ve yine: “Dua, ibadetin başıdır,” “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuştur. “Allah, kendisine dua etmeyen kuluna azab eder” “Dua, başınıza gelmiş ve gelecek olan musîbetlerden sizi korur. Ey Allah’ın kulları! Dua ediniz” buyurmuştur. Çünkü Allah’ın yardımı olmaksızın, bizim tedbirimiz fayda sağlamaz.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbiniz buyurdu ki: "Bana du'a edin, du'anızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeğe tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve rabbiniz: "Bana du'â idiniz, size icâbet ideyim. 'İbâdetimizden istikbâr idüb büyüklük taslayanlar karîben hor ve zelîl olarak cehenneme girerler." buyurur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbiniz (Sahibiniz) der ki "Bana dua edin, size olumlu karşılık vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremiyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir."
Şaban Piriş
swap_vert close
Rabbiniz şöyle dedi:-Bana dua edin, size cevap/karşılık vereyim. Bana kulluk etmekten büyüklenenler, zillet içinde cehenneme gireceklerdir
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, size cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler ise, hor ve hakir şekilde Cehenneme gireceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbiniz buyurmuştur ki: Dua edin bana, cevap vereyim size! Kibre saparak bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti çalabuñuz “oķıñ beni cevāb virem size. bayıķ anlar kim kibr eylediler ķullıġumdan, tįz gireler ŧamuya ħorlar iken.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizüñ Tañrıñuz eyitdi: Baña du‘ā eyleñüz, ben sizüñ du‘āñuz ḳabūl ider‐men. Ol kişiler ki büyüklenürler benüm ‘ibādetümden, gireçeklerdür ce‐henneme ẕelīllig‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbiniz buyurdu: “Mənə dua edin, Mən də sizin dualarınızı qəbul edim! (Məni çağırın, harayınıza yetişərəm, yaxud yalnız Mənə ibadət edin, sizi mükafatlandıraram!) Mənə ibadət etməyi təkəbbürlərinə sağışdırmayanlar Cəhənnəmə zəlil olaraq girəcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And your Lord hath said: Pray unto me and I will hear your prayer. Lo! those who scorn My service, they will enter hell, disgraced.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And your Lord says: "Call on Me; I will answer your (Prayer):(4434) but those who are too arrogant to serve Me will surely find themselves in Hell - in humiliation!"
4434 As this life is not the end of all things, and we are to have its fulfillment in the Hereafter, we have only to pray to the Lord of the Present and the Hereafter, and He will hear us, forgive us, guide us, and make our Path smooth. But Pride will have its fall-and its humiliating Punishment. Cf. 37:18.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve buyur- du
رَبُّكُمُ
Rabbiniz
ادْعُون۪ٓي
Bana dua edin
اَسْتَجِبْ
icabet edeyim
لَكُمْۜ
size
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يَسْتَكْبِرُونَ
kibirlendiler
عَنْ عِبَادَت۪ي
benim ibadetimden
سَيَدْخُلُونَ
gireceklerdir
جَهَنَّمَ
cehen- neme
دَاخِر۪ينَ۟
aşağılananlar olarak
(Ey insanlar!) Rabbiniz şöyle buyurdu: "Bana dua edin, size icabet (edip duanızı kabul) edeyim. Çünkü Bana ibadet ed(erek kulluk et)meyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanarak cehenneme gireceklerdir."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عِبَادَة
İsim
ع ب د
Âbd olma, ibadet etme, tapma
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
جَهَنَّم
Özel isim
جَهَنَّم
Cehennem
دَاخِرُون
Etken fiil
د خ ر
Küçülenler, boyun eğenler, aşağılananlar