close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fasbir inne va’da(A)llâhi hakkun vestaġfir liżenbike vesebbih bihamdi rabbike bil’aşiyyi vel-ibkâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir ve suçunun yarlıganmasını dile ve akşam ve sabah çağlarında, Rabbine hamd ederek tenzih et onu.
Akşam çağlarında Rabbi tenzîh, akşam ve yatsı namazlarını kılmaktır. Sabah çağlarındaki tenzîh, sabahtan akşama dek geçen vakit içinde, gün doğmadan sabah namazını, zeval vaktinden sonra öğleyi, ondan sonra da ikindiyi kılmaktır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Şu halde Sen sabret (ve dayan ki); gerçekten Allah’ın va’adi Hakk’tır. Günahın için mağfiret dileyerek, akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih ederek (mü’minlere örnek olmalı ve rehberlik yapmalısın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde sen de, sana gönderilen son kitaptan dolayı, başına gelen sıkıntıların hepsine karşı sabırlı ve dirençli ol. Çünkü Allah'ın, peygamberlerine ve mü'minlere karşı yardım sözü mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen sabrederek mücadeleye devam et. Allah'ın va’di haktır, doğrudur. Günahından dolayı bağışlanma, koruma kalkanına alınma dile. Rabbini, akşama doğru ve sabahları erken hamd ile tesbih et, namaz kıl, ibadet et.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Günâhın için bağışlanma dile ve akşam, sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde (Ey Rasûlüm, müşriklerin eziyetlerine) sabret; çünkü Allah'ın (zafere dair) vaadi gerçektir. (Müminler âdet edinsinler diye) günahın için mağfiret dile, akşam-sabah hamd ile Rabbini tesbih et (veya beş vakit namaz kıl).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık sen sabret! Çünkü Allah’ın vadi haktır. Günahların için bağışlanma dile. Ve akşam-sabah Rabbinin mükemmelliğini bildirerek (O’na hamd ederek) O’nu tesbih et.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini övgü ile an!.[504]
[504] Peygamberlerin masumluğu hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 23-24.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sabredesin, Allahın verdiği söz haktır, günahına tövbe et, akşam, sabah Tanrını öğüşle tespih et!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O halde Ey Muhammed!) Sen sıkıntılara karşı sabırlı ol! Zira Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile! Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.
Bu pasajın ilk muhatabı doğrudan Hz. Peygamber olsa da aslında bu onun aracılığıyla bütün mü’minleri kapsamaktadır. Kur’an’daki Hz. Peygambere yapılan hitapların çoğunda görülen emirler, yasaklar, örnekler genel bir muhteva taşımaktadır ve bütün insanlar için geçerlidir. “Günahların için bağışlanma dile!” emri; peygamber de olsa hiç kimsenin günahsız ve masum olamayacağı anlamına gelmektedir. Nitekim Hz. Âdem ile Havva’nın yasak olan meyveden yemeleri ve ceza olarak cennetten çıkarılmaları (Taha, 20/115), “… Böylece Âdem, Rabbinin emrine karşı gelerek günah işlemiş oldu.” (Hud 20/121) Hz. Yunus’un Allah’tan izinsiz tebliğ bölgesini terk etmesi ve ceza olarak balık tarafından yutulması (Saffat, 37/139-145), Hz. Eyyub’un, gittiği yerden geç dönen karısına yüz sopa vuracağına dair yemin etmesi ve bunun yanlış olduğunun Allah tarafından kendisine bildirilmesi (Sâd, 38/44) de bu gerçeği doğrulayan Kur’an örneklerindendir.  
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sabır it çünki Allâh’ın va’adleri hakdır. Günâhlarından dolayı ’afvını taleb it ve akşam sabah hamd it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sabret, Allah'ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile; Rabbini akşam, sabah, överek tesbih et.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Resulüm!) Sen şimdi sabret, çünkü Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşir; günahının bağışlanmasını iste ve sabah akşam rabbini hamd ile tesbih et.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.  
 Allah’ın vâdi dostlarını muzaffer kılması biçiminde yorumlanmıştır. Firavun’un karşısında Musa’nın durumu bunun delilidir. Hz. Peygamber’in sabah-akşam hamd ve tesbihi, aynı zamanda ümmete bırakılan bir sünnettir.) Rivayet edildiğine göre bir takım yahudiler Resûlullah (s.a.)’a gelerek «Ahir zamanda Deccal bizim içimizden gelecek ve olacaklar işte o zaman olacak!» dediler. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah överek yücelt.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et
Emrah Demiryent
swap_vert close
O hâlde (Habibim!) Sen (o müşriklerin söylediklerine/eziyetlerine şimdilik) sabret. Şüphesiz Allah’ın (sana ve mü’minlere yardım) vaadi haktır. *Zellenden (evlayı terkinden) dolayı istiğfar et ve akşam, sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Kusurların için bağışlanma dile. Akşam sabah¹ Rabb'ini hamd ile tesbih et.
1- Sürekli, gün boyu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şimdi sen (Habîbim) sabret. Çünkü Allahın va'di gerçekdir. Günâhının yarlığanmasını iste. Akşam, sabah Rabbini hamd ile (tenzîh ve) tesbîh et.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah'ın va'di haktır; günâhının bağışlanmasını dile(2) ve akşam ve sabah Rabbine hamd ile (O'nu) tesbîh et!(3)
(2)“(Âyetteki mağfiret) hakīkī günahlardan değil; çünki ismet (günahlara karşı korunmuş olmak) var, günah yok. Belki makām-ı nübüvvete (peygamberlik makāmına) lâyık bir ma‘nâ ile mağfirettir.” (Lem‘alar, 7. Lem‘a, 27)(3)Buradaki sabah-akşam tesbîh etmek ta‘bîrinden maksad, beş vakit namazdır. (Celâleyn Şerhî, c. 6, 486)“Namazın ma‘nâsı, Cenâb-ı Hakk’ı tesbîh (Sübhanallah diyerek kusurlardan temiz olduğunu i‘lân etmek) ve ta‘zîm (azamet ve büyüklüğünü i‘lân etmek) ve şükürdür. Yani, celâline karşı kavlen (sözle) ve fiilen ******* deyip takdîs etmek (kusurlardan temizlemek). Hem kemâline (mükemmel sıfatlarına) karşı, lafzan ve amelen ******* deyip ta‘zîm etmek. Hem cemâline (Zât ve sıfatlarının güzelliğine) karşı, kalben ve lisânen (dil ile) ve bedenen ******* deyip şükretmektir. Demek tesbih ve tekbir (büyüklüğünü i‘lân) ve hamd (övgü), namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât (hareketleri) ve ezkârında (zikirlerinde) bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra, namazın ma‘nâsını te’kîd ve takviye için şu kelimât-ı mübâreke (mübârek kelimeler), otuz üç def‘a tekrâr edilir. Namazın ma‘nâsı, şu mücmel (öz)hülâsalarla te’kîd edilir.” (Sözler, 9. Söz, 26)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Resulüm!) O hâlde (o saldırgan putperestlerin eziyetlerine) sabret! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçekleşecektir. (Hata yaptığında da) günahının bağışlanmasını da iste. Akşam-sabah Rabbini de övgü ile tesbih et!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sabret. Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için Rabbinden bağışlanma dile ve Rabbinin şanını gece gündüz tesbih ederek yücelt.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bekle. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Günahının yarlıganmasını dile. Erte akşam çalabını öve öve ulula.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık müşriklerin ezalarına katlan. Allah/ın nusrat hakkındaki vaadi doğrudur. Kusurun için [³] yarlıganmak dile, sabah ve akşam Rabbini överek tespih ve tenzih et.
[3] Evlâ olanı terketmek suretiyle kusurun hakkında yahut ümmeti hakkında mesnun olmak için irat olunmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sabret/göğüs ger. Muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir/haktır. Günahının bağışlanmasını dile. Akşam sabah Rabbini övgüyle/hamd ederek tesbih et.
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın vaadi haktır. (Dininin geleceği hakkındaki yersiz endişelerinden ibaret olan) Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey Müslüman! Allah yolunda giriştiğin mücâdelede başına geleceklere göğüs gererek sabret! Unutma ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir! Rabb’ine giden yolda, şeytanın tuzaklarından birine takılıp tökezlesen bile, sakın ümitsizliğe kapılma; derhal günahının bağışlanması için Rabb’ine yalvar; gözlerini hedeften ayırmadan, kaldığın yerden yoluna devam et ve bu yolculuğunda sana azık olması için,sabah akşam Rabb’ini övgüyle yücelterek tesbih et! Kur’an’a karşı savaş açan kâfirler için de üzülme! Şunu iyi bil ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Artık sabret; Allah’ın vaadi gerçektir. Günahın için (kusurun için) bağışlanma dile! Sabah Erken Vakitler ve Akşamleyin, rabbinin hamdi ile tesbih et!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Dayan. Çünkü Allah'ın dedikleri mutlaka olacaktır. Ayrıca kendi hataların için de özür dile. Sabah akşam sübhanellah, elhamdü lillâh diyerek Tanrı'nın erişilmezliğini düşün.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen inkâr edenlerin dediklerine sabret! Çünkü Allah’ın sözü gerçektir. Günahlarının bağışlanmasını iste! Akşam ve sabahları Rabbini yücelt! Sadece Rabbini övgüyle an! Her zaman yasalarımıza uy! Sabahları Rabbine verdiğin söze uy! Hani her salat-ı ikame ederken söz veriyordun! Rabbim senin yasalarına göre yaşayacağım. Sadece sana sığınacağım. Sadece senden yardım isteyeceğim. Sadece senin yolunda yürüyeceğim. Verdiğin bu sözlere uy! Akşamüstü salat-ı ikame ederken verdiğin sözlere ne kadar uyduğunu denetle! Kendi özeleştirini yap! Hataların varsa tövbe et! İşte bu senin sabah akşam salat-ı ikamendir!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sabret! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. [*] Günahının bağışlanmasını iste! [*]Akşam sabah Rabbini [hamd] (övgü) ile [tesbih] et (yücelt)!
Benzer mesajlar: Rûm 30:60; Mü’min 40:77. ,Muhammed 47:19, Fetih 48:2 ve Nasr 110:3’te de belirtildiği üzere, Hz. Muhammed’in de bağışlanmayı gerektirecek hataları vardı. Bu ayetlerde verilen bilgilere göre, Hz. Muhammed hem kendi hataları için hem de bütün mümin erkek ve kadınların günahları için Yüce Allah’tan bağışlanma dileğinde bulunması gerektiği noktasında bilgilendirilmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sen (biraz) sabret. Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Günahın için (Allah’tan) af dile¹ ve Rabbini hamd ile akşam ve sabah (sürekli) an.
1 Bu âyete göre; Allah’tan af dilemek için günâhkâr olmak gerekmez. Her Müslüman’ın günâh işlesin veya işlemesin Allah’tan sürekli olarak af dilemesi gerekir ve bu o Müslüman için bir şereftir, tıpkı Peygamber (s.a.v) gibi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
o halde sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt. ³⁸
38 Bütün klasik müfessirlere göre yukarıdaki pasaj, ilk bakışta Hz. Peygamber’e, ama aslında o’nun aracılığıyla bütün müminlere hitap etmektedir. Hz. Peygamber’in kendisi için de bkz. 24:31’in son cümlesi ile ilgili not 41.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O halde sen de sabret. Unutma ki Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahın için Allah’tan bağışlanma dile, sabah akşam Rabbini överek onun yüceliğini dillendir. 47/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Ey Rasûl!) Şu halde dirençli ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahın için af dile[⁴²⁰⁷] ve akşam sabah hamd ile Rabbinin yüceliğini dile getir![⁴²⁰⁸]
[4207] Zenb, “bir şeyin kuyruğunu kısalttı” anlamına gelen zenebeden türetilmiştir. Sadece kasıtlı günahı ifade eden ismden farklı olarak kasıtlı kasıtsız günah, noksanlık, dikkatsizlik ve kusurları da kapsar. Yine zenb ile cunâh arasında da fark vardır. Zenb insanın hem Allah’a hem insanlara karşı işlediği suç ve hataları ifade eder. Cunâh ise insanın sadece insanlara karşı işlediklerini ifade eder (Külliyyât ve Müfredât). İstiğfârın buradaki karşılığı “kirlenmeden korunma talebi”dir (Râğıb). Bu takdirde günahkârın istiğfarı “af talebi”, takvâ sahibinin istiğfarı “korunma talebi”dir. Burada ve Muhammed 19’da geçen “Günahın için af dile” ifadesi iki amaca mebnidir: 1) Allah Rasûlü’nün üzerinden mü’min muhatapların rasul tasavvurunun inşâ edilmesi. Yani rasullerin bile kusur ve hatadan beri olmadıkları, onların da birer kul olduğu ve melek olmadıkları hatırlatılmaktadır. 2) Allah Rasûlü’nün Allah’ın yardımından ümit keser gibi olması ve “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” (2:214) diye şikâyetlenmesinden dolayı af dilemesinin istenmesi. Zira Allah Rasûlü, bazı zamanlar Allah’ın yardımının gelip gelmeyeceğine yönelik tereddütler yaşamıştır. Kur’an bu durumun hemen her peygamberin başına geldiğini haber vererek Hz. Rasul’ü uyarmıştır (Bkz: 12:110, ilgili not. Ayrıca krş: 23:26, 39; 26:117). Peygamberler risalet görevlerinden dolayı Allah’ın korumasıyla masumdur. Bakıllani’nin de isabetle belirttiği gibi, onların masumiyetleri elçilikleriyle sınırlıdır. Bu ve bunun gibi âyetler, bu masumiyetin nasıl anlaşılması gerektiğini beyan eder. Peygamber tasavvurunda ifratı temsil eden aşırı yüceltmeci Hıristiyânî ve tefriti temsil eden indirgemeci ve aşağılayıcı Yahudi anlayışlar böylece reddedilmiş olur. Kur’an’da beş yerde Allah Rasûlü’nün insanların arınmasına katkıda bulunması emredilir (2:129, 151; 9:103; 62:2; ayrıca bkz: Üç Muhammed, s. 362-365). Allah Rasûlü’nün bu emri yerine getirdiğine ilişkin haberden, buradaki “günahı” nasıl anladığını da öğrenmiş oluyoruz: “Ara ara içimde anlık bir gaflet hissettiğim için, günde yüz kez Allah’tan mağfiret dilerim” (Buhârî ve Müslim). [4208] Yani: “her daim”. 46. âyetin mukabili: sabah akşam cehenneme sunulmamak için…  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, Musa'nın sabrettiği gibi) Sen de (kavminin ezâ ve cefâsına) şimdilik katlan, sabret, kuşkusuz Allah’ın va'di haktır! (Yardımı elbette gerçekleşecektir) Kusurunun bağışlanmasını dile! (Ta ki bu, senden ümmetine bir sünnet kalsın) Ve akşam-sabah Rabbini hamd ile tesbih et!
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık sabret. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi hakdır ve kusurun için mağfiret iste ve akşam ve sabah Rabbine hamd ile tesbihte bulun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O halde, sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Hem günahından istiğfar et, sabah akşam Rabbine hamd ederek zikir ve ibadete devam et.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem günah işlemekten korunmuştur. Ümmetine örnek olmak için ve ümmetinin fertlerinin günahları için istiğfar etmesi söz konusudur. Yahut burada hitap, Hz. Peygamber (a.s.m)’a olmayıp dolaylı şekilde ümmete hitap edilmektedir. İma yolu ile, ümmetin af dilemesi emredilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sabret, Allah'ın va'di mutlaka gerçektir. Günahına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile an.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Müşriklerin ezâsına sabır it. Allâh'ın va'di hakdır. Ve günâhına istiğfâr it ve akşam ve sabâhlarda rabbinin hamdiyle tesbîh iyle.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen, sabırlı ol. Allah'ın sözü gerçektir. Günahın için de bağışlanma dile; akşamleyin ve sabahın erken vakitlerinde her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen de sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabb'ini tesbih/tenzih et.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. Günahın için bağışlanma dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek tespih et!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[252b] pes śabr eyle bayıķ Tañrı va'desi ḥaķdur. daħı yarlıġamak iste yazuġuña. daħı namāz ķıl çalabun ögmegi-y-ile gice daħı ŧañ vaķtına girmekde.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ṣabr eyle yā Muḥammed! Tañrı Ta‘ālā va‘desi ḥaḳdur. Daḫı istiġfār eyleümmetüñ günāhlarına ve tesbīḥ eyle Tañrı Ta‘ālā şükri ile gicelerde,ṣabāḥlarda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Allahın əmrinə, müşriklərin əziyyətinə) səbr et. Allahın (sənə və mö’minlərə verdiyi zəfər) və’di haqdır. (Ümmətinin sənin özünə aid etdiyin) günahının bağışlanmasını dilə. Axşam-səhər Rəbbini həmd-səna ilə təqdis et! (Daim Allahı zikr et və ya gündə beş vaxt namaz qıl!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then have patience (O Muhammad). Lo! the promise of Allah is true. And ask forgiveness of thy sin, and hymn the praise of thy Lord at fall of night and in the early hours.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Patiently, then, persevere:(4427) for the Promise of Allah is true: and ask forgiveness(4428) for thy fault, and celebrate the Praises of thy Lord in the evening and in the morning.(4429)
4427 The Israelites corrupted or lost their Book: they disobeyed Allah's Law; and failed to proclaim and exemplify Allah's Message. That is why the new Revelation came to the Prophet. If, in the beginning, it was rejected and persecuted, there was no cause for discouragement; on the contrary, there was all the greater need for patience and perseverance. 4428 Every mortal according to his nature and degree of spiritual enlightenment falls short of the perfect standard of Allah (16:61), and should therefore ask Allah for forgiveness. What is merit in an ordinary man may be a human shortcoming in one nearest to Allah: see 38:24-25, and notes 4175-4176. Prophets have a further responsibility for their People or their Ummah, and they ask in a representative capacity. 4429 Cf. 3:41 . Evening and morning are the best times for contemplation and spiritual effort. But the phrase "evening and morning" may mean "at all times". (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاصْبِرْ
şimdi
sabret
اِنَّ
muhak- kak
وَعْدَ
vaadi
اللّٰهِ
Allah'
ın
حَقٌّ
haktır
وَاسْتَغْفِرْ
ve istiğfar et
لِذَنْبِكَ
günahın için
وَسَبِّـحْ
ve tesbih et
بِحَمْدِ
hamd ile
رَبِّكَ
Rabbini
بِالْعَشِيِّ
akşam
وَالْاِبْكَارِ
ve sabah
(Resulüm!) Şimdi sen sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Günahın için de istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et!
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
سَبَّحَ
Fiil-II
س ب ح
Tesbih etti
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَشِىّ
İsim
ع ش و
Akşam, akşama doğru, akşam üstü
اِبْكَارِ
İsim
ب ك ر
Erken, gündüzün başlangıcı