close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İlâ fir’avne ve hâmâne ve kârûne fekâlû sâhirun keżżâb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a; derken onlar, bu demişlerdi, pek yalancı bir büyücü.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Biz Musa’yı; siyasi ve askeri iktidar sahibi) Firavun’a, (dini ve idari bürokrasiye hâkim) Haman’a, ve (haram servet ve haksız sermaye birikimcisi) Karun’a (yollamış ve davetimizi ulaştırmıştık). Ama onlar: "(Bu) Yalan söyleyen bir büyücüdür" deyip (karşı çıkmışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun'a, Hâmân'a ve Kârûn'a; ama onlar yalnızca: “O bir büyücüdür, bir yalancıdır!” demişlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun'a, Hâmâna ve Karûn'a gönderdik. Onlar: “Bu büyüleyici konuşarak aklı etki altına alan peygamberlik iddiasında yalancı biri” dediler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 51/52-53.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: "(Bu) yalancı bir büyücüdür" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: (Bu,) Yalan söyleyen bir büyücüdür' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Firavun'a (veziri) Hâmân'a ve Karûn'a...Onlar (Mûsa için şöyle) dediler: “- Bu bir sihirbazdır, yalancıdır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Firavun, Haman ve Karun’a gönderdik. Onlar (ona;) çok yalancı bir sihirbaz,” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
23,24. Andolsun ki biz, Mûsâ'yı mucizelerimizle ve apaçık delille Firavun, Hâmân ve Kârûn'a gönderdik. Onlar, “Bu, yalancı bir büyücüdür” dediler.[503]
[503] Hz. Mûsâ’nın kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 502-535.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hem Firavun'a, hem Hâman'a, hem Karun'a gönderdik: «Büyücüdür, yalancıdır!» dediler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
23-24. Andolsun, Musa'yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla Firavun'a, (Veziri) Haman'a ve Karun'a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: “(Bu) tam yalancı bir sihirbazdır!”
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn, Hâmân ve Kârûn "Bu bir sihirbaz ve yalancıdır" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
23,24. And olsun ki Musa'yı, mucizelerimiz ve apaçık delillerle Firavun, Haman ve Karun'a göndermişizdir. Onlar: "Bu, yalancı sihirbazın biridir" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
23,24. Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a[473] gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler.
Hâmân, Firavun’un başveziridir. Kârûn ise İsrailoğullarından hak tanımaz azgın ve şımarık bir zengin idi.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
23-24. Andolsun biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir kanıtla Firavun, Hâmân ve Kārûn’a gönderdik; ama onlar, “O bir yalancı, bir sihirbaz!” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
23, 24. Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimiz ve apaçık hüccetle, Firavun, Hâmân ve Karun'a gönderdik. Onlar: Bu, çok yalancı bir sihirbazdır! dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a... "Bu sihirbazın ve yalancının biridir," dediler.
Firavun, Haman, ve Karun, sırasıyla, siyasi otoritenin, militarize gücün, ve sermayenin temsilcileri olarak Tanrı'nın mesajına karşı güçbirliği ederek savaşmışlardı. Bu oligarşi, sihirbazları (dinadamlarını) sömürülerinin devamı için kullandılar (7:112-116). Nitekim totaliter rejimlerin birçoğu benzer mekanizmalara sahiptir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a da onlar: "Bu bir sihirbaz, bir yalancıdır" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fir'avne ve Hâmâne ve Karuna da dediler ki: bir sihirbaz, bir yalancı
Emrah Demiryent
swap_vert close
23-24. Kasem olsun ki, biz, Mûsâ’yı mu‘cizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a gönderdik. Onlar, “Bu (Mûsâ), çok yalancı bir sihirbazdır!” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Firavun'a, Hâmân'a ve Kârûn'a. Fakat onlar: “Bu yalancı bir sihirbazdır.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
23,24. Andolsun ki biz Musâyı mucizelerimizle ve apaçık bir hüccetle Fir'avna, Hâmâne ve Kaaruna gönderdik de (ona) «Çok yalancı bir sihirbaz» dediler..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
23,24. And olsun ki, Mûsâ'yı da mu'cizelerimizle ve apaçık bir delîl ile Fir'avun'a, Hâmân'a ve Karûn'a gönderdik. Buna rağmen (onlar:) “(Bu) çok yalancı bir sihirbazdır!” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
23 , 24. Gerçekten, Musa’yı da ayetlerimizle (kanıtlarımızla) ve açık bir belgeyle (Tevrat’la) Firavun’a, (veziri) Haman’a ve Karun’a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: “(Bu) tam yalancı bir sihirbazdır!” (*)
(*) Haman ne zaman yaşamış? Kur’an’da Firavun’la birlikte adı geçen kişilerden biri “Haman”dır. Haman, Kur’an’ın 6 ayrı ayetinde, Firavun’un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna karşılık Tevrat’ta Hz. Musa’nın hayatını anlatan bölümde değil de ondan yaklaşık 1100 sene sonra yaşamış ve Yahudilere zulmetmiş bir Babil kralının yardımcısı olarak geçer. Bunu gören oryantalistler “İşte Kur’an’da hata bulduk!” diye sevinirler. Ancak bu sevinçleri Mısır hiyeroglif yazısının çözülüp, eski Mısır yazıtlarında “Haman”isminin bulunmasıyla yarıda kalır. Eski Mısır dilinde yazılmış hiyeroglif kitabeler 18’inci yüzyıla kadar okunamıyordu. Çünkü Hıristiyanlığın bölgede yayılmasıyla Mısır’ın eski inancı da dili de unutulmuştu. Hiyeroglif yazısının kullanıldığı bilinen en son tarih M.S. 394 yılına ait bir kitabedir. Bundan sonra bu dil unutuldu ta ki 1799 yılına kadar. Yazının sırrı, “Rosetta Stone” adı verilen ve M.Ö. 196 tarihine ait bir kitabenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin özelliği üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, demotik (hiyeroglifin el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin de yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı Jean-Françoise Champollion adlı bir Fransız tarafından tamamen çözüldü. Hiyeroglifin çözümüyle çok önemli bir bilgiye daha erişilmiş oldu: “Haman” ismi gerçekten de Mısır yazıtlarında Hz. Musa (as) döneminde geçiyordu. Viyana’daki Hof Müzesi’nde bulunan bir anıt üzerinde bu isimden söz ediliyordu. Aynı yazıtta Haman’ın Firavun’a olan yakınlığı da vurgulanıyordu. (Walter Wreszinski, Aegyptische Inschriften aus dem K.K. Hof Museum in Wien, 1906, J C Hinrichs’ sche Buchhandlung) Tüm yazıtlara dayanılarak hazırlanan “Yeni Krallıktaki Kişiler” sözlüğünde ise, Haman’dan“Taş ocaklarında çalışanların başı”olarak bahsediliyordu. (Hermann Ranke, DieÄgyptischen Personennamen Verzeichnis der Namen, Verlag Von J J Augustin in Glückstadt, Band I, 1935, Band II, 1952) (FIRAVUN`UN YARDIMCISI HAMAN KUR`AN`IN MUCIZESI OLDU) Not: Metinleri aşağıya alınan tefsirlerde de geçtiği gibi ayetlerden kasıt kanıt ve mucizelerdir, sultandan kelimesinden kasıt ise belge, yani Tevrat’ır. {وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِآيَاتِنَا} وهي التسع الآيات المذكورة في قوله تعالى: { { وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَىٰ تِسْعَ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ } [الإسراء:101] وقد مضى تعيينها. {وَسُلْطَانٍ مُّبِينٍ} أي بحجة واضحة بينة، وهو يذكر ويؤنث. وقيل: أراد بالسلطان التوراة (الجامع لاحكام القرآن) ثم ذكر سبحانه قصة موسى، وفرعون؛ ليعتبروا، فقال: {وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـئَايَـٰتِنَا } هي: التسع الآيات التي قد تقدّم ذكرها في غير موضع {وَسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ } أي: حجة بينة واضحة، وهي: التوراة (فتح القدير) وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـئَايَـٰتِنَا} يعني المعجزات. {وَسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ } وحجة قاهرة ظاهرة (انوار التنزيل واسرار التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun’a, Haman’a ve Karun’a. Onlar da “Sihirbaz, yalancı” demişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Firavun’a, Haman’a, Karun’a. Onlar "Büyük bir büyücü, büyük bir yalancı" dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
23, 24. * Biz Musa/yı, Firavun/a, Haman/a ve Karun/a mûcizelerimizle, apaşikâr bir burhanla göndermiştik. Onlar ise Musa hakkında «büyücüdür, yalana dadanmıştır» demişlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Firavun’a, Hâmân’a ve Karun’a¹⁴. Onlar ise (Musa’ya); “Çok yalancı bir sihirbaz”¹⁵ dediler.
14 Krş. Kasas, 28/76. Bir önceki ayetle birlikte okunmalıdır. 15 Krş. A’râf, 7/109; Şuarâ, 26/34  
Kadri Çelik
swap_vert close
Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a (gönderdik). Ama onlar, “(Bu,) Yalan söylemekte olan bir büyücüdür” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat onlar, Mûsâ’nın bir Peygamber olduğunu pekâlâ bildikleri hâlde, “Bu adam, yalan söyleyen bir büyücüdür!” demişlerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Firavun’a, Haman’a ve Karun’a! Dediler ki: -“Çok yalancı bir sihirbaz!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a gönderdik: " yalancı büyücünün teki " deyip çıktılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimizle Firavuna, Haman’a ve Karun’a gönderdik. Dediler ki; "Bu çok yalancı! Büyülü sözler söyleyen bir sihirbazdır!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
23,24. Yemin olsun ki Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, [*] Haman’a ve Karun’a göndermiştik de (onlar “Bu) bir büyücüdür; çok yalancıdır!” demişlerdi.
Benzer mesaj: Hûd 11:96-97.  
Mehmet Türk
swap_vert close
23,24. Yemin olsun Mûsa’yı (da) âyetlerimizle¹ ve apaçık bir mûcizeyle² Firavuna, Hâmâna ve Kârûna gönderdik. Fakat onlar: “Bu yalancıdır (ve) büyücüdür.” dediler.
1 Buradaki âyetlerden maksat Tevrât değil, A’raf ve Neml sûresinde bahsedilen dokuz mûcizedir. Bunlar da; “âsâsının yılana dönmesi, elinin beyazlaşması, tûfân, çekirge, haşere, kurbağa, mal ve can noksanlığı, suların kan olması ve denizin yarılmasıdır.” Konu ile ilgili olarak Bk. (A’raf: 133, Hûd: 96, İsrâ: 101, Neml: 12) 2 Apaçık mûcize ise; “âsâ ve yed-i beyzâ’dır.”  
Muhammed Esed
swap_vert close
Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a; ¹⁶ ama onlar [yalnızca], “O, bir büyücüdür, bir yalancıdır!” demişlerdi.
16 Hz. Musa’ya önce tâbi olduğu -ama sonra karşı çıktığı- söylenen Kârun konusunda bkz. 28:76 vd. ve not 84. “Hâmân” ismi etrafındaki bir açıklama için bkz. 28:6, not 6.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
23-24. Biz Musa’yı apaçık deliller olan ayetlerimizle Firavun’a, Karun’a ve Haman’a göndermiştik. O yalancı bir sihirbazdır dediler. 7/104...111
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Firavun’a, Hâmân’a ve Karun’a…[⁴¹⁸⁶] Fakat onlar “Yalancı sihirbazın teki” demişlerdi.
[4186] Bu üçünün birlikte anılması anlamlıdır. Zira bu üçü iktidarın üçayağını temsil eder: Firavun siyasal ayağı, Hâmân bürokrasi ayağını, Kârun ekonomik ayağı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
23,24. And olsun ki biz Musa’yı, -Firavun'a, Haman'a ve Karun'a- ayetlerimizle ve mucizelerimizle gönderdik de, "Bu, yalancı sihirbazın biridir" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Firavun’a, Haman’a ve Karun’a; ama onlar ; "O, bir yalancı büyücüdür!" demişlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fir'avun'a ve Haman'a ve Karun'a (gönderdik). Dediler ki: (O) «Bir sihirbazdır, bir yalancıdır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Gerçekten Biz Mûsa'yı âyetlerimiz, mûcizelerimiz ve apaçık bir yetki ile Firavun'a, Hâman'a ve Kârun'a gönderdik de onlar: “Bu yalancı bir sihirbazdır! ” dediler. [51, 52-53]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fir'avn'e, Haman'a ve Karun'a. "(Bu,) Yalancı bir büyücüdür." dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
23,24. Biz Mûsâ'yı âyetlerimiz ve âşikâr burhân ve hüccet ile Fir'avn ve Hâmân ve Kârûn'a gönderdik. "Bunlar yalancı sihirbazdır" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu Firavun’a, Haman’a ve Karun'a gönderince "yalancı büyücü" demişlerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun'a, Haman'a ve Karun'a... Hemen:-Yalancı bir sihirbaz! demişlerdi
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onu Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a gönderdik; onlar ise “Bu düpedüz büyücü” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: "Tam yalancı bir sihirbazdır bu!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
23-24. daħı bayıķ viribidük mūsā’yı nişānlarumuz-ile daħı ḥüccet-ile bellü fir'avn’dın yaña daħı ḥāman daħı ķaarun pes eyittiler “cādūdur gey yalancı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Fir‘avn daḫı Hāmān‐ıla Ḳārūna. Pes eyitdiler bu bir yalancı cāẕūdur, didi‐ler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fir’onun, (onun vəziri) Hamanın və Qarunun yanına. Onlar isə: “Bu sehrbazdır, yalançıdır!” – dedilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto Pharaoh and Haman and Korah, but they said: A lying sorcerer!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To Pharaoh, Haman,(4390) and Qarun; but they called (him)" a sorcerer telling lies!"...
4390 Here are three types of Unfaith, each showing a different phase, and yet all united in opposition to the Truth and Mission of Moses. (1) Pharaoh is the type of arrogance, cruelty, and reliance on brute force; Cf. 28:38-39. (2) Haman was Pharaoh's minister (n. 3331 to 28:6; also 28:38): he was the type of a sycophant who would pander to the vanity of any man in power. (3) Qarun excelled in his wealth, was selfish in its use, and overbearing to the poor (28:76-81. and n. 3404). They all came to an evil end eventually.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلٰى فِرْعَوْنَ
Firavun'a
وَهَامَانَ
ve Hâmân'a
وَقَارُونَ
ve Kârûn'a
فَقَالُوا
fakat dediler
سَاحِرٌ
bir sihir- bazdır
كَذَّابٌ
çok yalancı
(23-24) Andolsun ki Biz Mûsâ'yı mucizelerimiz ve apaçık bir delille Firavun, Hâmân ve Kârûn'a gönderdik. Onlar, "bu, çok yalancı bir sihirbazdır" dediler.
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
هَامَان
Özel isim
هَامَان
Hâmân
قَارُون
Özel isim
قَارُون
Kârûn (Hz. Musa (a.s.)'ın kavminden olan ve azgınlık eden zengin biri. Kârûn şükretmeyip malıyla kibirlendiği için Allah onu ihtişamlı sarayıyla beraber yerin dibine geçirmiştir).
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَاحِرٌ
Etken fiil
س ح ر
Sihirbaz, büyücü
كَذَّاب
İsim
ك ذ ب
Pek yalancı, çok yalancı