close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mulk Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul huve-lleżî żeraekum fî-l-ardi ve-ileyhi tuhşerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: O, öylesine bir mabuttur ki sizi yaratmıştır yeryüzünde ve gene de tapısında toplanacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Sizi yeryüzünde, yaratıp yayan (üretip çoğaltan) da O’dur. Ve (sonunda yine) O’na toplanıp arz olunacaksınız! (Bütün hayatınız, manevi bir CD’ye kayıtlı film misali hazırlanıp, O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki. “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O'dur ve yeniden dirildiğinizde O'nun huzuruna toplanacaksınız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“O, yeryüzünde sizi üretip çoğaltan ve yayandır. Toplanıp mahşerde O'nun huzuruna getirileceksiniz.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yeryüzünde sizi yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Sizi yeryüzünde üretip-türeten O'dur. Siz O'na toplanıp götürüleceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Yeryüzünde sizi yaratıb öteye beriye dağıtan O'dur. Nihayet (hesab için ahirette) hep O'na toparlanıb götürüleceksiniz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: Yalnız ve yalnız O’dur, sizi yeryüzünde ekip çoğaltan. Siz onun yanında (huzuruna) toplanacaksınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur, ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Sizleri, yeryüzünde dağıtan O, O'na toplanacaksınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O'nun huzurunda toplanacaksınız.”
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Sizi arz üzerinde dağıtan ve bir gün toplayacak olan odur."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; sadece gelip O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Sizi yeryüzünde üreten O'dur ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Sizi yerden üreten O'dur ve O'na toplanıp götürüleceksiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki, odur sizi Arzda zürriyyet halinde yaratıp yayan, nihayet de hep toplanıp ona haşrolunacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Sizi yaratıp, yeryüzünde çoğaltan O’dur. (Hesap vermek üzere) O’nun (manevi) huzurunda toplanacaksınız.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Sizi, yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur. Ve O'na toplanıp götürüleceksiniz.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «O, sizi yer (yüzün) de zürriyet haalinde yaratıb yayandır ve nihayet (hepiniz) ancak Ona toplanıb götürüleceksiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Sizi yeryüzünde (yaratıp) yayan O'dur ve ancak O'nun huzûruna toplanacaksınız!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: (Ey insanlar!) O’dur, sizi yeryüzünde dağıtıp yaymış olan. Ve siz ancak diriltilip hepiniz onun huzurunda toplanacaksınız. (*)
(*) Bu vb. ayetlerdeki (ذَرَأَ)’’zere’’yaratmak anlamında olmayıp, yeryüzünde yetiştirmek, dağıtıp yaymak veya tohum serpmek gibi anlamlara gelir. قل هو الذي ذرأكم في الأرض أي: بثكم في أقطارها، وأسكنكم في أرجائها، وأمركم، ونهاكم، وأسدى عليكم من النعم، ما به تنتفعون، ثم بعد ذلك يحشركم ليوم القيامة (تفسير السعدي) و"ذرأكم" معناه: بثكم) (تفسير ابن عطية)).وقيل : نشركم فيها وفرقكم على ظهرها ة ((تفسير القرطبي) الثاني: نشركم فيها وفرّقكم على ظهرها.( النكت والعيون)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Sizi yeryüzünde bitki gibi büyüten O dur. Sonra O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Sizi yeryüzüne yayan da Odur. Sonunda hepiniz Ona derleneceksiniz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki sizi yeryüzünde dağıtan O/dur. Yalnız O/nun yanında toplanacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Sizi yeryüzüne eken/yayan [zere’akum] O’dur. O’nun huzurunda toplanacaksınız.”¹¹
11 Krş. Mü’minûn, 23/79  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Sizi yeryüzünde üretip türeten O'dur. Siz O'na toplanıp götürüleceksiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine onlara de ki: “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan ve topluluklar, milletler hâlinde dünyaya yayan O’dur ve hepiniz eninde sonunda yeniden toprağa girecek ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere, Mahşer Günü O’nun huzurunda toplanacaksınız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Sizi Yeryüzü’nde bitirip üretmiş olan O’dur. O’na doğru bir araya toplanırsınız”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizi yeryüzüne serpiştiren odur. En sonunda onun huzurunda toplanacaksınız. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Dünya hayatından sonra Allah’ın huzuruna hesap vermek için toplanacaksınız."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; (mahşerde) yalnızca O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [*]
Benzer mesaj: Mü’minûn 23:79.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlara bir de): “Sizi, yeryüzünde yaratan Odur. (Sonunda) hepiniz, yine Onun (huzurunda) toplanacaksınız.” de.¹
1 O halde niçin sanki sizi başkası yaratmış ve büyütmüş sonra da ölmeyecek, bulunduğunuz dünyada kalacak yahut başkasına gidecekmişsiniz gibi davranıyor, başkalarına kulluk ediyor, başkalarından korkuyor, nankörlükle bu bayağılıkta kalmak istiyorsunuz da, O’na gideceğinize iman ederek her hareketinizde O’nun rızasını gözetip şükrederek O’na gitmek istemiyorsunuz? (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O’dur; ve [yeniden dirildiğinizde] O’nun huzurunda toplanacaksınız”.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan Allah’dır. Unutmayın yine O’nun huzurunda toplanacaksınız. 11/7, 23/79
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “O’dur sizi yeryüzünde yayıp çoğaltan: en sonunda O’na döndürüleceksiniz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki, sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur. (Sizi başıboş bırakmamış sorumlu tutmuştur) Sonunda hepiniz toplanıp Onun huzuruna götürüleceksiniz. (Yaptığınız her şeyin hesabını vereceksiniz)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "O, sizi yeryüzüne yayandır ve O’nun huzurunda toplanacaksınız. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «O, o (Zât)dır ki, sizi yeryüzünde (yaratıp) yaydı ve O'na toplanacaksınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizi yeryüzünde yaratıp zürriyet halinde yayan O'dur. Ölümden sonra da diriltilip yine O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Sizi yerde üreten O'dur ve toplanıp O'na götürüleceksiniz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Di ki: "Yeryüzünde sizi her tarafa dağıdan O'dur. Nihâyet O'na toplanub haşr olunursunuz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Toprağa sizi tohum gibi eken[*] O'dur. O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
[*] (ذرأ)'nin iki anlamı vardır; biri beyaza çalan renk, diğeri tohum atmaktır. Mekayis, ذرأ md.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Sizi yeryüzünde türeten O'dur. O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Sizi yaratıp yeryüzüne yayan da Odur; yine Onun huzurunda toplanacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Sizi, yeryüzünde yaratıp yayan O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ol oldur kim yarattı sizi yirde daħı andın yaña cem' olınasız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Oldur sizi yir yüzinde yaradan. Daḫı aña döneceksiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Sizi yer üzünə yayıb səpələyən Odur. (Qiyamət günü) Onun hüzuruna toplanacaqsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say, He it is Who multiplieth you in the earth, and unto Whom ye will be gathered.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "It is He Who has multiplied you through the earth,(5584) and to Him shall ye be gathered together."
5584 Mankind, from one set of parents, has been multiplied and scattered through the earth. Men have not only multiplied in numbers, but they have developed different languages and characteristics, inner and outer. But they will all be gathered together at the End of Things, when the mischief created by the wrong exercise of man's will will be cancelled, and the Truth of Allah will reign universally.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
هُوَ
O
الَّذ۪ي
O zattır ki
ذَرَاَكُمْ
sizi çoğalttı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَاِلَيْهِ
ve O'nun huzurunda
تُحْشَرُونَ
toplanacaksınız
De ki: "Sizi yeryüzünde (yaratıp) çoğaltan O'dur. (Kıyamet gününde ise hepiniz) O'nun huzurunda toplanacaksınız."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ذَرَاَ
Fiil-I
ذ ر ا
Çoğalttı, yarattı, yaydı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
حَشَرَ
Fiil-I
ح ش ر
Topladı, haşrettti, bir araya getirdi