close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mulk Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul huve-lleżî enşe-ekum ve ce’ale lekumu-ssem’a vel-ebsâra vel-ef-ide(te)(s) kalîlen mâ teşkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, öyle bir mabuttur ki sizi meydana getirmiştir ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller halketmiştir, ne de az şükredersiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) De ki: "Sizi (hiç yoktan) inşa edip yaratan (cansız cisimlerden, nebatat ve hayvanat cinsinden değil, insan olarak) size (duyu organlarını, işitecek) kulakları, (bakıp görecek) gözleri ve (düşünüp değerlendirecek) gönülleri bağışlayan (ve bu organların dinleyip, seyredip, hissedip zevkleneceği bütün nimetleri ve güzellikleri var edip ortaya koyan) O’dur. (Bütün bunlara rağmen) Ne kadar az şükrediyorsunuz! (Farkında mısınız?)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler, gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“O, sizi yaratandır, size kulaklar, gözler, kalpler ve akıllar verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Sizi yaratan size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Çok az şükrediyorsunuz!"
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), de ki: “- Sizi yaratan, size işitecek kulak, görecek gözler ve duyacak kalbler veren O'dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Yalnız ve yalnız O’dur, sizi inşa eden, size işitme, gözler ve duyular (kalpler) kılan. Fakat çok az şükrediyorsunuz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren Allah'tır. Ne az şükrediyorsunuz!”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Sizi yaratan, kulak veren, göz veren, gönül veren de O'dur»; yine az şükredersiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Sizi halk iden size kuvve-i sâmi’a ve bâsırayı ve kalbi ihsân iyleyen odur, az âdem müteşekkir oluyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek şükredersiniz!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
de ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?¹
1- Sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını ne kadar az veriyorsunuz! Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) de ki: «O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) De ki: “Sizi yaratan ve size kulak(lar), gözler ve kalbler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki,’Sizi yaratmış olan, size duyma, görme duyuları ve ef’ide’yi (akıl, idrak, anlama, düşünme ve karar verme gibi yetenekleri) bahşetmiş olan odur. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz. (*)
(*) Kur’an da geçen (افئدة)’’ ef’ide’’ (akıl, idrak, anlama, düşünme ve karar verme gibi yetenekler olduğu gibi, bunları gerçekleştiren beynin frontal/ön lobları da olabilir. Yani size hissetme ve rasyonel düşünme melekesi veren Allah’tır. والأفئدة أي: العقول والإدراكات (تفسير القاسمي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Sizi ilk defa yaratan, size kulak, göz ve kalp veren O dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Sizi var eden, size işitme, görme, duyma gücünü veren Odur. Böyleyken ne kadar az şükrediyorsunuz!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki sizi yoktan var eden, size kulak, göz, yürek veren, O/dur. Siz yine pek az şükrediyorsunuz [⁴].
[4] Veya kâfirlere göre «hiç şükretmiyorsunuz».  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Sizi inşa eden ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller [ef’ide] veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Sizi inşa edip yaratan, size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Allah’ın hükmüne itaat etmekten kaçınan nankörlere de ki: “Sizi yoktan var eden ve size işitmeniz için kulaklar, görmeniz içingözler ve düşünmeniz için gönüller bahşeden O’dur! Ne anneniz, ne babanız, ne toplumunuz ne de Allah’tan başka hayatınıza program yapmaya yetki verdiğiniz, her dediğini dinlediğiniz, kulu kölesi olduğunuz varlıklar! Size bunları armağan eden; yalnızca ve yalnızca Allah’tır! Fakat siz ne kadar da az şükrediyorsunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Sizi inşa’ edip yaratmış; size İşitme, Görmeler ve Gönüller kılmış olan O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " sizi yaratan, size gözler kulaklar ve duyarlı kalpler veren, Allah olduğu halde teşekkürünüz çok az.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler, kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O’dur.” Ne kadar da azınız şükrediyor!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! İnsanlara): “Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve gönüller veren O (Allah)’a, ne kadar da az şükrediyorsunuz.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ: “O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır: ²⁰ [yine de] ne kadar az şükrediyorsunuz!”
20 Yani, hissetme ve rasyonel düşünme melekesi veren.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Sizi yoktan var eden ve size, hakikati duymak için kulak, görmek için göz ve anlamak için de gönüller veren Allah’tır. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az veriyorsunuz. 23/78, 46/26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DE Kİ: “O’dur sizi inşâ eden; size işitme duyusu, gözler ve (akleden) kalpler bahşeden: Ne kadar da azınız şükrediyor!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: (Ey insanlar) Sizleri yaratan, size (hayvanlarda olmayan manevî) işitme duygusu, görme yeteneği -basiretler- ve gönüller veren O'dur. (Buna rağmen Rabbinizin bu nimetlerine) ne az şükrediyorsunuz. (İçinizden bu yeteneklerinizi kullanmayıp doğru yoldan sapanlar bulunuyor)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "O, sizi inşa eden ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «O, o zâttır ki, sizi yarattı ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller var kıldı. Pek az şükrediverirsiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Sizin şükrünüz ne de az!
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Di ki: "Sizi yaradan ve sizde kulaklar, gözler ve kalbler halk iden O'dur. Bu ni'metlere ne kadar az şükür idersiniz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi[*] oluşturan O’dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!”
[*] Günümüz ilminde İnsan, düşünen veya konuşan canlı diye tarif edilir. Hâlbuki Kur'ân'da kuşların ve karıncaların konuşmalarına ve akıllarını kullanarak yaptıkları işlere yer verilir. Bu ve benzeri âyetlere göre insanın temel farkı, kulaklarında, gözlerinde ve gönlünde olandır. Gönül, kalp diye de adlandırılır. Gözler ve kulaklar kalbin danışmanıdır. Göz doğruları görür, kulak doğruları dinler. Akıl ise ayrı bir organ değil, yanlışları ayıklama işlemidir. Kalp, menfaatlerin, beklentilerin veya özentilerin etkisiyle, akıl süzgecinden geçen bilgileri ya kabul veya reddeder. İnsanı diğer varlıklardan farklı yapan şey ruhudur. Ruhun insana kazandırdıkları ile ilgili olarak Bkz. Secde 32/9 ve dipnotu. İnsanın kişiliğini belirleyen bu ruhtur. İmanın, kalp ile tasdik şartına bağlanması da bundandır. Yoksa peygamberlerin söylediklerinin doğru olduğunu herkes bilir. Ama kendini bir düşünce ve anlayışa esir edenler, o doğruları görmek veya duymak istemezler. Asıl körlük ve sağırlık budur. Kâfir, örten demektir. Bunlar gerçekleri sürekli örtmeye çalışan kimselerdir. Örtecek bir şey yoksa örtme yani kâfirlik de olmaz.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler veren Odur. Fakat çok az şükrediyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ol oldur kim yarattı sizi daħı ķıldı sizüñ-içūn ķulaġı daħı gözleri daħı göñülleri. az şükr eylersiz!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ol Allāhdur sizi yaradan ve size yaradan ḳulaḳları,gözleri ve yürekleri. Az şükr de eylemezsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) De: “Sizi yoxdan yaradan, sizə qulaq, göz və qəlb verən Odur. (Allahın ne’mətlərinə) nə az şükür edirsiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (unto them, O Muhammad): He it is Who gave you being, and hath assigned unto you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "It is He Who(5582) has created you (and made(5583) you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give.
5582 The Teacher is asked to draw constant attention to Allah, the source of all growth and development, the Giver of the faculties by which we can judge and attain to higher and higher spiritual dignity. And yet, such is our self-will, we use our faculties for wrong purposes and thus show our ingratitude to Allah. 5583 For ansha' see n. 923 to 6:98.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
هُوَ
O
الَّـذ۪ٓي
O zattır ki
اَنْشَاَكُمْ
sizi yarattı
وَجَعَلَ
ve kıldı
لَكُمُ
size
السَّمْعَ
kulaklar
وَالْاَبْصَارَ
ve gözler
وَالْاَفْـِٔدَةَۜ
ve kalpler
قَل۪يلاً مَا
ne kadar az
تَشْكُرُونَ
şükredi- yorsunuz
(Resulüm!) De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْشَاَ
Fiil-IV
ن ش ا
Meydana getirdi, yarattı, vücuda getirdi, inşâ etti
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
سَمْع
İsim
س م ع
Kulak, işitme, dinleme
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret
فُؤَاد
İsim
ف ا د
Kalp, gönül, yürek
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti