close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muhammed Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev neşâu le-eraynâkehum fele’araftehum bisîmâhum(c) veleta’rifennehum fî lahni-lkavl(i)(c) va(A)llâhu ya’lemu a’mâlekum
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve dileseydik onları, sana gösterirdik de yüzlerinden tanırdın elbet ve elbette sözlerinden tanırsın, anlarsın onları ve Allah, yaptıklarınızı bilmektedir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Elçimiz!) Eğer dilersek, elbette onları (münafıkları) Sana gösterir (ve bildirirdik), böylelikle onları simalarından tanırdın. Yemin olsun ki, zaten Sen (o münafık dönekleri) sözlerini konuşma tarzından (ve gerçekleri çarpıtma ve hıyanetlerine bahane uydurma tavırlarından da) anlarsın... Allah (hepinizin niyetlerini ve) amellerinizi bilip durmaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz dileseydik, o münafıkları sana gösterirdik, ama onları sen yüz çizgilerinden tanırsın, hiç şüphesiz konuşmalarından da tanıyacaksın. Allah tüm yaptıklarınızı bilmektedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bizim sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onları, münafıkları ve hasta ruhluları sana gösterirdik. Sen onları simalarından tanırsın. Andolsun ki, sen, onları, incitici konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah amellerinizi biliyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dileseydik onları sana gösterirdik, sen onları simalarından tanırdın. Andolsun ki sen onları sözlerinin üslubundan tanırsın. Allah amellerinizi bilir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dilesek, biz onları (münafıkları) sana gösteriverirdik de kendilerini bütün simaları ile tanırdın. Fakat mutlaka sen, onları, lâkırdılarının edasından tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer isteseydik, onları sana gösterirdik. Ve sen, onları yüzlerinden tanırdın. Ve elbette sen onları söz ve üsluplarından tanırsın. Allah ise, bütün yaptıklarınızı bilir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları konuşma üsluplarından tanırsın. Allah işlediklerinizi bilir.
Besim Atalay
swap_vert close
Dileseydik sana onları gösterirdik, sen de, benizlerinden tanırdın, sözlerindeki ezgiden dahi, Allah bilir sizin işlerinizi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Eğer dileseydik, onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun, sen onları konuşma tarzlarından (seslerinin tonundan) da tanırsın. Allah, bütün yaptıklarınızı biliyor.
Cemil Said
swap_vert close
Eğer istese idik ’alâmetleri sana gösterir, sana bildirir idik. Sen ânları sözlerinin edâsından teşhis idersin. Allâh a’mâlinizi bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun, sen onları, konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İstersek şüphesiz onları sana gösteririz de yüzlerindeki işaretlerden kendilerini tanırsın. Kuşkusuz konuşma tarzlarından sen onları bileceksin. Allah bütün yaptıklarınızı bilir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz dileseydik onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki sen onları konuşma tarzlarından tanırsın. Allah işlediklerinizi bilir.  
 Rivayet edildiğine göre, bu âyetin nüzulünden sonra Hz. Peygamber’e hiçbir münafık gizli kalmıyor, hepsini simalarından tanıyordu. Münafıkların tanınan bir başka yönleri de konuşmalarıydı. Çünkü onlar Resûlullah’ın huzurunda konuşurlarken müslümanlar hakkında üstü kapalı incitici konuşmalar yaparlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dileseydik onları sana gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın. Sen onları sözlerinin eğriliğinden tanıyabilirsin. ALLAH tüm işlediklerinizi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dilesek biz onları sana gösteriverirdik de kendilerini bütün sîmâlarıyle tanırdın ve her halde sen onları lakırdılarının edasından tanırsın, Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Eğer dileseydik, onları (n munâfık olduklarına dair, yüzlerine bazı alâmetler koyar ve o alâmetleri) sana gösterirdik de, sen onları, (bu) alâmetlerinden tanırdın. Kasem olsun ki, sen (bu alâmetler sayesinde) onları konuşmalarından da tanırdın. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla bilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer isteseydik onları sana tanıttırırdık. Sen de onları simalarından tanırdın. Yine de sen; onları, konuşma tarzlarından tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer biz dilersek sana onları her halde gösteririz de sen de kendilerini mutlakaa simalarından tanırsın. Andolsun sen onları sözlerinin üslûbundan da tanırsın. Allah amel (ve hareket) terinizi bilir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki dileseydik, onları (o münâfıkları) elbette sana gösterirdik de kendilerini muhakkak sîmâlarından tanırdın.(1) Yine de onları mutlaka konuşma(larının) üslûbundan tanırsın. Allah ise, amellerinizi bilir.
(1)“Kur’ân’ın, münâfıkların şahıslarını ta‘yîn etmeyerek (belirlemeyerek), umum bir sıfatla, onlara işâret etmesi, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın siyâsetine daha münâsibdir. Zîrâ münâfıkların şahıslarının ta‘yîni ile kabâhatleri yüzlerine vurulsa idi, mü’minler, nefsin desîsesiyle (hîlesiyle) vesveseye düşerlerdi. Hâlbuki, vesvese havfa (korkuya), havf riyâya (gösterişe), riyâ nifâka müncer olur (götürür). Ve kezâ eğer Kur’ân onları ta‘yîn ile takbîh etse (kötülese) idi; Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mütereddiddir(kararsızdır); etbâına (kendine tâbi‘ olanlara) emniyeti yoktur denilecekti. Ve kezâ bazen kötülük ifşâ edilmese (duyurulmasa) tedrîcen (yavaş-yavaş) zâil olması (geçmesi) ihtimâli vardır. Fakat teşhîr edildiği takdirde, kötülüğü yapan kimsenin hiddetini tahrîk eder. Fenâlığı daha fazla yapmasına bâis (sebeb) olur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 77)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer biz dileseydik, onları (o münafıkları) sana gösterirdik, ama onları sen yüz çizgilerinden tanırsın ve elbette konuşmalarından da tanıyacaksın. Oysa Allah da tüm yaptıklarınızı bilmektedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz dilersek sana o ikiyüzlüleri gösteririz. Zaten sen onları yüzlerinden tanırsın ve tutarsız konuşmalarından da onları kesinlikle teşhis edersin. Allah sizin yaptıklarınızı biliyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Biz dileseydik ne de olsa onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden, söz söyleyişlerinden kesenkes tanırdı. Allah bütün işlediklerinizi bilir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz dileseydik, onları sana tanıttırırdık. Sen de onları simalarından tanırdın. * Sen yine onları sözlerinin ahenginden tanırsın. Allah amellerinizi bilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Şayet Biz isteseydik onları sana gösterirdik, sen de onları simalarından tanırdın. Andolsun sen onları konuşma tarzlarından da tanırsın. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle sen onları simalarından tanımış olursun. Şüphesiz sen onları, sözlerinin anlatım biçiminden de tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.
(Durr’ul Mensur c.6 s.66–68’de yer aldığına göre İbn-i Merduye’nin nakline esasınca İbn-i Mes’ud şöyle demiştir: “Biz Hz. Resulullah’ın getirdiği dine iman etmeyen münafıkları Ali’ye olan buğzlarından tanırdık.”  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Heyhât! Eğer dileseydik, ey Muhammed, gaybın perdelerini açar ve münâfıkların maskesini düşürerek onları sana gösterirdik ve sen onları görür görmez yüzlerinden tanırdın. Fakat imtihân hikmeti gereğince, size gaybı bildirmeyeceğiz. Ama yine de sen, onları davranışlarından ve konuşma tarzlarından tanıyabilirsin. O hâlde, ey müminler! İkiyüzlülerin saf dışı bırakıldığı bir İslâm toplumu oluşturmak için var gücünüzle çalışın. Unutmayın ki, Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dilersek onları sana elbette gösterirdik; onları simalarından da elbette tanırdın. Onları Söz’ün uslûbundan da tanırsın. Allah, amellerinizi / işlediklerinizi biliyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! isteseydik, onları sana gösterir, sen de kendilerini simalarından tanırdın. Hatta onları, bozuk şivelerinden tanıyacaksın. Allah, tüm yaptıklarınızın farkındadır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz dileseydik münafıkların her birini sana açıkça gösterirdik. Sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun! Sen onları konuşma tarzlarından, ayetlerimize karşı tutumlarından, yasalarımıza uyup uymadıklarından tanırsın. Allah yaptıklarınızı bilir. Allah böyle yapmıştır ki; inkâr edenlerle etmeyenleri, münafıklarla münafık olmayanları tanıyın! Ayetlerimiz doğrultusunda aklınızı, inancınızı, ayetlerde anlatılan gerçekleri görerek kendi yaptıklarınızı değerlendirin. Böylece hayatınızı bilgiyle, bilinçle yaşayın. Bilgiyle bilinçle yaşamanız karşılığında da mükâfatınızı kat kat alın.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz dileseydik onları sana gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın; konuşma tarzlarından da tanıyorsun (tanıyor olurdun). [*]Allah işlerinizi bilmektedir.
Bu ayet Tevbe 9:101. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz, dileseydik elbette o (münafıkları) sana bildirirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın. Aslında sen onları konuşma tarzlarından da tanırsın.¹ Ve Allah, bütün yaptıklarınızı çok iyi bilir.
1 Sen onları sözlerinin söyleniş tarzı, edası, üslubundan yahut eğimi ve kırımından tanırsın.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer dileseydik onları sana açıkça gösterirdik ki görünür/dış işaretlerine bakıp ³⁵ onları kesin olarak teşhis edebilesin: ama [öyle olsa bile,] sen onları seslerinin tonundan ³⁶ mutlaka tanırsın. Ve Allah yaptığınız her şeyi bilir [ey insanlar:]
35 Lafzen, “... işaretleriyle”: Allah’ın hiç kimseye, başka birinin kalbine veya beynine, görünür/dış işaretler vasıtasıyla olduğunca gibi, berrak bir nüfûz etme özelliği vermediğine işaret.36 Lafzen, “konuşmasının tonundan (lahn)”: gerçek bir müminin ikiyüzlüleri “görünür/dış bir işaret” (sîmâ) olmadan da tanıyabileceğini gösterir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz isteseydik onları sana tek tek gösterirdik. Sen de simalarından tanırdın. Sen onları konuşmalarındaki tarz ve üsluptan zaten tanıyorsun. Unutmayın ki Allah yapıp ettiğiniz her şeyi bilmektedir. 4/62, 9/42
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer isteseydik, onları sana kesin gösterirdik ve elbet sen de onları kendi (gerçek) yüzleriyle tanımış olurdun;[⁴⁵⁷³] yine de sen onları, konuşma tarzından mutlaka tanırsın; ama Allah bütün yaptıklarınızı bilir.
[4573] Sîmâ, “yüzleri birbirinden ayıran alamet-i farika”. Sözgeliminden ve devamındaki cümleden: “ama istemedik”. Yani, kimseye insanın kalbini okuma yetkisi vermedik. Allah Rasûlü’nün Üsame’yi “Kalbini yarıp baktın mı?” (es-Sîra, VI, 34) diye azarlaması ve “Ben insanların kalbini açıp bakmak için gönderilmedim” buyurması, hep bu ilâhî inşânın sonucudur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Eğer biz dileseydik onları (münafıkları tek tek) sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Muhakkak ki sen (zaten) onları, konuşma tarzlarından tanırsın! (Güzel konuşurlar ama yalan söylerler, sözlerinde durmazlar. Ey insanlar) Allah, yaptığınız her şeyi bilir.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz dileseydik onları sana gösterirdik, sen onları simalarından tanırdın ve onları sözlerinin üslûbundan da tanırdın. Allâh işlediklerinizi bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer dilesek elbette onları sana gösteriveririz de onları herhalde simâlarıyla bilirsin. Andolsun ki, onları lâkırdılarının üslûbundan da bilirsin. Ve Allah ise bütün amellerinizi bilir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer dileseydik onları sana tek tek gösterirdik, sen de onları simalarından tanırdın. Hatta sen onları ifadelerinden, ses tonlarından kesinlikle tanırsın. Allah bütün işlerinizi bilir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz dileseydik onları sana gösterirdik, sen onları simalarından tanırdın ve onları sözlerinin üslubundan tanırdın. Allah yaptığınız işleri bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer istemiş olsa idik onları size gösterirdik ve sîmâlarından nifâk 'alâmetini size bildirirdik. Sen ânları sözlerinin tarzından ve sûret-i telaffuzlarından bilirsin. Allâh Te'âlâ 'amellerinizi bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Tercihimiz farklı olsaydı onları sana gösterirdik, sen de yüzlerinden tanırdın. Ama onları, sözlerinin içeriğinden tanıyabilirsin. Allah bütün işlerinizi bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dileseydik, onları sana elbette gösterirdik. Zaten sen onları simalarından tanırsın. Konuşma uslûblarından da onları tanıyabilirsin. Allah, çalışmalarınızı bilir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dileseydik Biz onları sana gösterirdik de yüzlerinden tanırdın. Ama sen onları konuşma biçimlerinden de tanırsın. Allah ise bütün işlerinizi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dileseydik onları sana mutlaka gösterirdik de sen onları yüzlerinden kesinlikle tanırdın. Zaten sen onları, sözlerinin tarzından da tanırsın. Allah tüm yaptıklarınızı biliyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger dilemişmissedük gösteredük saña anları pes biledüñ-idi anları 'alāmetleriyile. daħı bilesin anları söz eġmeġinde daħı Tañrı bilür 'amellerüñüzi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger biz dilese‐y‐dük anları saña gösterürdük. Bilürsin anları ‘alāmetleri‐y‐le. Daḫı bilürsin anları sözi egri söylemekde. Tañrı Ta‘ālā bilür anlaruñ ‘amel‐lerini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Əgər Biz istəsəydik, onları (münafiqləri) mütləq sənə göstərər, sən də onları mütləq üzlərindən tanıyardın (amma, bəlkə, tövbə edib dində səmimi olsunlar deyə, onları heç kəsə tanıtmadıq). Sən onsuzda onların danışıq tərzlərindən mütləq tanıyacaqsan. Allah sizin (bütün) əməllərinizi bilir! (Bu ayə nazil olduqdan sonra tanınmayan münafiqlər qorxudan ağızlarını açıb bir kəlmə danışmırdılar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if We would, We could show them unto thee (Muhammad) so that thou shouldst know them surely by their marks. And thou shalt know them by the burden of their talk. And Allah knoweth your deeds. .
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Had We so wiled, We could have shown them up to thee, and thou shouldst have known them(4854) by their marks: but surely thou wilt know them by the tone of their speech! And Allah knows all that ye do.
4854 Evil is not always necessarily branded in this life with a distinguishing mark or brand. But the discerning ones know. Evil is betrayed by its speech and behaviour.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve şayet
نَشَٓاءُ
dileseydik
لَاَرَيْنَاكَهُمْ
elbette onları sana gösterirdik
فَلَعَرَفْتَهُمْ
ve elbette onları tanırdın
بِس۪يمٰيهُمْۜ
yüzleriyle
وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ
andolsun ki onları tanırsın
ف۪ي لَحْنِ
üslubundan
الْقَوْلِۜ
söz
وَاللّٰهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir
اَعْمَالَكُمْ
amellerinizi
(Resulüm!) Şayet Biz dileseydik o (münafık)ları(n iç yüzlerini) sana gösterirdik de sen onları (gerçek) yüzleriyle tanırdın. Andolsun ki sen, onları (şimdi dahi) konuşma tarzlarından tanırsın. (Unutmayın!) Allah, (işlediğiniz tüm) amellerinizi bilir.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
عَرَفَ
Fiil-I
ع ر ف
Tanıyıp bildi, tanıdı, farkına vardı, arif oldu
س۪يمٰ
İsim
س و م
Sima, yüz, alâmet
عَرَفَ
Fiil-I
ع ر ف
Tanıyıp bildi, tanıdı, farkına vardı, arif oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَحْن
İsim
ل ح ن
Üslup
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş