close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muhammed Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti ve âmenû bimâ nuzzile ‘alâ muhammedin ve huve-lhakku min rabbihim(ﻻ) keffera ‘anhum seyyi-âtihim ve asleha bâlehum
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananların ve iyi işlerde bulunanların ve Rablerinden gelen bir gerçek olan ve Muhammed'e indirilen şeylere iman edenlerinse yaptıkları kötülükleri örtmekte, gizlemekte ve hallerini düzene sokmaktadır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İman edip salih amellerde bulunan ve Rablerinden bir Hakk olarak Muhammed’e indirilen (Kur’an)a inananların ise, (Allah) kötülüklerini örtüp bağışlamış ve durumlarını düzeltip ıslah ederek (onları şerefli kılmıştır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman edip doğru dürüst işler işleyen, Rableri tarafından Muhammed'e indirilen gerçeğe inananların yaptıkları kötülükleri örtüp gizleyecek ve hallerini düzene sokacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin, Muhammed'e bölüm bölüm indirilene, Kur'ân'a, Kur'ân'ın Rablerinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitap olduğuna iman edenlerin kusurlarını, Allah siler, bağışlar, emellerini gerçekleştirir, hallerini düzeltir, hayat standartlarını yükseltir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İman eden, salih ameller işleyen ve Muhammed'e indirilene -ki o Rablerinden (gelen) bir gerçektir- iman edenlerin kötülüklerini örtmüş ve durumlarını düzeltmiştir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İman edip salih amellerde bulunan ve Muhammed'e indirilen (Kur'an)a -ki o Rablerinden bir haktıriman edenlerin (Allah), kötülüklerini örtüp-bağışlamış, durumlarını düzeltip-ıslah etmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İman edib salih ameller işliyenlerin ve (Hz. Peygamber) Muhammed'e indirilene -ki, o (Kur'an) Rableri tarafından gelen hakdır. - iman edenlerin günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah’a) inanıp da yararlı işler yapanlar, Rablerinden hak ve doğru olarak Muhammed’in üzerine inen Kur’ana inananlar ise, Allah onların günahlarını onlardan sildi. Ve durumlarını ıslah etti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İman edip iyi amel işleyenlerin ve Rabbleri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanarak, yararlı iş görenlerle, Tanrıları katından Muhammed'e indirilmiş olana, hak olarak inananın günahlarını bağışlar, hallerini onatlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed'e indirilen hakikate inananların (Allah, geçmişte işledikleri) kötü eylemlerini silecek ve kalplerini pekiştirip durumlarını düzeltecektir.
Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Ali İmran 3/144, Ahzâb 33/40, Fetih 48/29  
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenlerin ve a’mâl-i sâlihada bulunanların ve rabbinden Muhammed’e nâzil olan hak kelâma inananların Allâh seyyiâtını ’afv idecek ve hallerini ıslâh iyleyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnanıp yararlı iş işleyenlerin ve Muhammed'e, Rablerinden bir gerçek olarak indirilene inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edip din ve dünyaya yararlı işler yapanların, rablerinden gelmiş bir gerçek olarak Muhammed’e indirilene inananların ise günahlarını affetmiş ve durumlarını düzeltmiştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanıp erdemli davrananların ve Rab'lerinden bir gerçek olarak Muhammed'e indirilene inananların ise günahlarını örter ve durumlarını düzeltir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlar ki iyman etmekte ve salih salih ameller işlemekte ve Muhammede indirilene iyman eylemektedirler - ki rablarından gelen hak da odur - taraflarından kabâhatlerini örtmekte ve hal-ü şanlarını düzeltmektedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edip sâlih ameller işleyenlerin ve Rableri tarafından, hak olarak Muhammed’e vahyedilene (Kur’ân’a) inananların ise, Allah günahlarını bağışlamış ve hâllerini düzeltmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman eden, salihatı¹ yapanlar ve Rabb'leri tarafından Muhammed'e indirilen “Hakk'a” inanan kimselere gelince, Allah onların kötülüklerini örtüp durumlarını düzeltecektir.
1- Bozuk olan şeyi düzeltenler, düzelticilik yapanlar, yapıcı olanlar, düzeltmeye yönlendirenler. İnançlarının gereğini yapanlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İman eden, iyi iyi amel (ve hareket) eden, Muhammed (sallellâhü aleyhi ve sellem) e indirilene — ki o, Rablerinden (gelen) bir hakdır— îman eden kimselerin de günahlarını yarlığamış, hallerini iyileşdirmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere ve Rableri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene îmân edenlere gelince, (Allah) onların günahlarını kendilerinden örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (daha önce gönderilmiş bulunan ilahi mesaj ve elçilere) iman etmiş, salih (doğru ve yararlı) işler yapmış ve (son olarak da) Muhammed’e indirilene (insanlığın son ve evrensel hidayet rehberi olan Kur’an’a) - ki, o (Kur’an) Rablerinden gelen bir gerçektir- iman etmiş olanların (kul hakkı hariç geçmişte işlemiş oldukları tüm) günahlarını örtmüş ve durumlarını düzeltmiştir. *
(*) Bu ayetin mesajı, önceki ilahi kitap ve elçilere inanmış, salih ameller işlemiş ve Kur’an indikten sonra ona da ve onu tebliğ eden elçiye de (Hz. Muhammed’e) inanmış olanlarla, müşrik olsun veya olmasın iman etmiş olan bütün insanları kapsamaktadır. Konuyla ilgili aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. Ayrıca (بال) ‘’bâl,’’ insanın eylemlerine istikamet veren akıl ve düşüncedir. Kelime daha sonra, bütün bunların ürünü olan “işler, hal ve gidişat” anlamını kazanmıştır (Krş: İbn Âşûr) Ayetin açıklamasıyla ilgili aşağıdaki metinlere bakılabilir. وخص ما نزل على محمد وهو القرآن، أو القرآن وسائر الوحى بعد العموم تنويها بالقرآن، {كَفَّر} بايمانهم وعملهم الصالح {عنْهُم سَيِّئاتهم} لو يؤاحذهم بها، كأنها لم تكن {وأصلَح بالَهُم} حالهم فى الدين والدنيا (تيسير التفسير - اطفيش)،هو بيان للوجه الآخر من وجوه الناس، وهم الذين آمنوا بالله، ثم أتبعوا إيمانهم بالله، الأعمال الصالحة، التي هى ثمرة الإيمان بالله، وقوله تعالى: «وَآمَنُوا بِما نُزِّلَ عَلي مُحَمَّدٍ» هو إيمانهم بالرسالة الإسلامية التي جاء بها النبىّ، بعد الإيمان الذي تلقاه المؤمنون من الرسالات السماوية السابقة، أو دلّتهم عليه عقولهم..فمن كان مؤمنا بالله قبل الرسالة المحمدية، كان من شأن إيمانه هذا، أن يدعوه إلى الإيمان بتلك الرسالة لأنها دعوة مجددة إلى الإيمان بالله. (التفسير القرآني للقرآن - عبد الكريم يونس الخطيب) قال ابن حجر في «فتح الباري»: «وَيُؤَيِّد التَّفصيل قَوْله تَعَالَى: ﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا آمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِي نَزَّلَ عَلَى رَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِي أَنْزَلَ مِنْ قَبْلُ﴾ [النساء: 136] فإنَّ المراد بالكتاب الأوَّل القرآنُ وبالثَّاني ما عداه. والقرآن نزل نُجُومًا إلى الأرْض بحسب الوقائع بخلافِ غيره من الكتب»(1). واللهُ تعالى أعلى وأعلمً  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, iman edip doğru işler yapanların ve Rabbinden bir gerçek olarak Muhammed’e indirilmiş olana iman edenlerin, yaptıkları kötülükleri örtüp, affetmiş ve onların davranışlarını da düzeltmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki inanırlar, iyilik işlerler, Muhammed’e bildirilen Kitap’a , onun, çalabından gelen bir doğru olduğuna inanırlar, Allah onların kötülüklerini örtecek, durumlarını düzeltecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İman edip iyi amel işleyen, hususan Muhammed/e indirilen Kitaba —ki o Rablerinden gelen doğru bir sözdür— inanan kimselerin kötülüklerini ise örtecek, hallerini iyileştirecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnanıp iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanların, Rableri katından bir gerçek/hak olarak Muhammed’e indirilene inananların günahlarını Allah örter ve durumlarını [bâlehum] düzeltir/sağlıklı düşünmelerini sağlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
İman edip salih amel işleyenlerin ve rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını ıslah eder.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İman edip bu imana yaraşır güzel davranışlar, salih ameller ortaya koyan ve Rab’leri tarafından Muhammed’e gönderilen Kur’an adındaki hakikate inananlara gelince, Allah onların kusurlarını bağışlayacak ve durumlarını her geçen gün daha da iyileştirecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman etmiş, Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) ve rabb’lerinden gelen Hakk olarak, MUHAMMED’e indirilmiş olana inanmış kimseler de, kendi kötülüklerini örttü; hal ve gidişlerini düzeltti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, inanıp yararlı iş yapanların, Muhammed'e indirilen sözlerin, Allah'tan olduğunu kabul edenlerin, günahlarını örterek yüreklerine su serpmiştir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnanıp güzel işler yapanların ve Resulümüz Muhammed’e gönderilen ayetlerimize inananların günahlarını Allah örterek hallerini düzeltmiştir. Çünkü onlar ayetlerde açıklanan gerçeklere kesin bir şekilde inanmışlardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanların ve Muhammed’e indirilenin Rableri tarafından gerçek olduğuna inananların günahlarını (Allah) örtmüş ve onların durumunu düzeltmiş (olacak)tır.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah) inanıp (inandığı) iyi işleri yaşayanların ve Muhammed’e Rablerinden bir hakk olarak indirilen (Kur’an’a)¹ îman edenlerin, (önceki) kötülüklerini örter ve durumlarını düzeltir.²
1 Allah yolunu hakkıyla beyan eden ve Allah’tan geldiğinde hiç şüphe olmayan “Hakk Kitap” ancak odur. Diğerleri tamamen tahrife uğramış ve Kur’an’la nesh edilmiştir. İçerilerinde Kur’an’ın tasdik etmediği şeyler hakk değildir. Onun için istenen iman Kur’an’a imandır. 2 Kâfirler boşuna çalışırken bunlar, salâh ve intizam içinde günden güne terakki ederek fikir ve kalplerini düzeltmekte ve işlerinde ileri gitmektedirler. Mekke’deki kâfirlerle Medine’deki mü’minlerin hali mukayese edilince tecrübeyle sâbit olduğu gibi bütün tarihte de imanlarında sadık olan Müslümanların hali böyle olmuştur. Şu halde her ne zaman bunun hilafı görülmüşse Müslümanların iman ve salâhlarındaki eksikliklerden olmuştur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
İman edip doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e indirilen hakikate inanmış olanlar ise [Allah’ın rahmetine erişeceklerdir:] Allah onların [geçmişte işledikleri] kötü fiillerini silecek ve kalplerini sükûna kavuşturacaktır. ²
2 Lafzen, “kalplerini [veya “akıllarını”] doğrultacaktır/düzeltecektir”, çünkü bâl teriminin çeşitli anlamından biri de, “kalp” veya “akıl”dır (Cevherî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Buna mukabil iman edip iyi ve güzel işler yapanların ve Rabbleri katından Muhammed’e hak olarak indirilen Kuran’a inanıp güvenenlerin kötülüklerini örtecek ve durumlarını düzeltecektir. 29/7, 39/35, 64/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de imanda sebat eden, iyilik yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e[⁴⁵⁴¹] indirilen hakikate inananlar var: Allah onların günahlarını silmiş, onların düşüncelerini sağlıklı hale getirmiştir.[⁴⁵⁴²]
[4541] Muhammed “övülmüş, övgüye mahzar olmuş” anlamına gelir. Geldiği dört yerde de cümle içindeki konumu haberdir. Kur’an’da “Ey!” nidâsıyla Rasulullah’a tek hitap bir görüşe göre “Yâ Sîn”, yani “Ey insan”dır. Eski Ahid’de (Bkz: 28:48’in notu) ve Doğu kutsal metinlerinde gelecekte bu isimde bir elçinin zuhur edeceğinden doğrudan veya dolaylı olarak söz edilmiştir (Bkz: 26:196, not 5). Araplarda daha önce bu isme rastlanmazken, tam da o dönemde bu isimde bir elçi geleceği olaya ilgi duyanların bilgisi dahiline girmiş olmalı ki, efendimiz dışında eş zamanlı olarak bölgede 7 (veya 12) kişiye daha bu isim verilmiştir (el-Muhabbar, s. 130). [4542] Veya: “İşlerini rast getirecektir”. İlâhî bir inşâ projesi olan vahyin gönderiliş amacına atıf. Bâl, o düzelince insanın eylemlerinin düzeldiği, bozulunca da bozulduğu merkez, yani insanın eylemlerine istikamet veren akıl ve düşüncedir. Kelime daha sonra, bütün bunların ürünü olan “işler, hal ve gidişat” anlamını kazanmıştır (Krş: İbn Âşûr).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İman edip, sâlih ameller işleyen ve -Rablerinden gelen hak olan- Muhammed'e indirilene, (Kur’an'a) iman edenlerin ise, günahlarını bağışlar ve hallerini ıslah eder.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve o kimseler ki; salih ameller işlediler ve Muhammed’e indirilene iman ettiler ki O rablerinden gelen haktır (dediler). (Allah) onların kötülüklerini örtmüş ve hallerini ıslah etmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular ve Muhammed'e indirilene de inandılar ki o, Rablerinden (gelen) bir mahz-ı hakikattır. Allah Teâlâ da onlardan kusurlarını örtmüştür ve hallerini ıslah etmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edip güzel ve makbul işler yapanlar ve Rab'leri tarafından gerçeğin ta kendisi olarak Muhammed'e indirilen vahye iman edenlerin ise günahlarını örtüp, hallerini düzeltir.
Gerçi “İman etme” vasfından sonra ayrıca “Muhammed’e indirilene iman edenler” demeye ihtiyaç yoktur. Zira iman, onun tebliğ ettiği şeylere inanmayı zaten kapsamaktadır. Bundan maksat şunu vurgulamaktır: Hz. Muhammed (a.s.)’ın risaletinden sonra, herhangi bir kimsenin, onun getirdiği dinin hükümlerine iman etmeden inançları geçerli değildir. Onun peygamberliğine ve getirdiklerine inanmak şarttır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnanıp iyi işler yapanların, Rableri tarafından Muhammed'e indirilen gerçeğe inananların da günahlarını örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve şunlar ki îmân itdiler ve sâlih 'amel işlediler ve Muhammed'e nâzil olan Kur'ân'ın rableri tarafından hak oldığını ikrâr ve îmân iylediler, Allâh onların seyyiâtını kefâret ve ahvâllerini ıslâh buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenen, iyi işler yapan ve Rablerinden[*] Muhammed’e indirilene inananların da kabahatlerini örter ve durumlarını düzeltir.
[*] Sahiplerinden  
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edenler, doğruları yapanlar ve Rabbinden hak olarak Muhammed'e indirilene iman edenlerin kötülüklerini örttü ve durumlarını düzeltti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edip güzel işler yapan ve Rablerinden Muhammed'e hakkın tâ kendisi olarak indirilene de inanan kimselere gelince: Allah onların günahlarını örtmüş, durumlarını düzeltmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar ve Muhammed'e indirilene -ki o onların Rablerinden bir haktır- inanmış olanlara gelince, Allah onların çirkin davranışlarını örtmüş ve gönüllerini barışa yöneltmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler, daħı inandılar aña kim indürinildi muḥammed üzere daħı ol ḥaķdur çalabı’larından yarlıġadı anlardan yazuķlarını daħı eyü eyledi ḥallerini.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler, daḫı inandılarMuḥammed üstine inen kitāba. Daḫı ol girçekdür Tañrıdan. Günāhlarıngiderür ve ḥāllerin yaḫşı ḳılur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İman gətirib yaxşı əməllər edənlərin, Rəbbindən Muhəmmədə haqq olaraq nazil edilənə (Qur’ana) inanların isə günahlarının üstünü örtəcək, onların əhvalını (dünyada və axirətdə) düzəldəcəkdir (yaxşılaşdıracaqdır).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who believe and do good works and believe in that which is revealed unto Muhammad and it is the truth from their Lord. He riddeth them of their ill deeds and improveth their state.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But those who believe and work deeds of righteousness, and believe in the (Revelation) sent down to Muhammad - for it is the Truth from their Lord,- He will remove from them their ills and improve their condition.(4818)
4818 Bal means state or condition, whether external, or of the heart and mind. Both meanings apply here. The more the wicked rage, the better will be the position of the righteous, and Allah will make it easier and easier for the righteous to love and follow the Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kimse- ler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
وَاٰمَنُوا
ve iman ettiler
بِمَا
o şe- ye ki
نُزِّلَ
indirildi
عَلٰى مُحَمَّدٍ
Muhammed'e
وَهُوَ
ve o
الْحَقُّ
haktır
مِنْ رَبِّهِمْۙ
Rabblerinden
كَفَّرَ
örttü
عَنْهُمْ
kendile- rinden
سَيِّـَٔاتِهِمْ
günahlarını
وَاَصْلَحَ
ve düzeltti
بَالَهُمْ
hâllerini
İman edip sâlih ameller işleyenlere ve Rabbleri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilen (Kur'ân)a iman edenlere gelince, (Allah) onların günahlarını kendilerinden (dahi) örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُحَمَّد
Özel isim
مُحَمَّد
Hz. Muhammed (s.a.v.)
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَفَّرَ
Fiil-II
ك ف ر
Örttü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
بَال
İsim
ب و ل
Maksat, hâl