close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muddessir Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ce’altu lehu mâlen memdûdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O yarattığımı ki yarattım ve ona hayliden hayli mal verdim.
Müslümanlığın en çetin düşmanlarından biri olan Mugıyra oğlu Velid hakkındadır. Pek zengindi. On üç ve bir rivâyete göre yedi oğlu vardı. Bunlardan Halid, Hişâm, Ammâre Müslüman oldular.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki Ben ona, ’alabildiğine geniş kapsamlı bir mal’ (servet kılıp) lütfettim.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendisine geniş imkanlar verdiğim,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ona ardı arkası gelmeyen servetler vermiştim.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ben ona bolca mal verdim,
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki Ben ona, 'alabildiğine çok mal' (servet) verdim.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Çırılçıplak yarattığım) bu adama da (sonra) uzun boylu mal verdim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ben ona bol mal verdim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
11,12,13,14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için nimetleri serdikçe serdiğim o kişiyi bana bırak!
Besim Atalay
swap_vert close
Ona geniş mal vermiştim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ona ardı arkası gelmeyen servetler verdim.
Cemil Said
swap_vert close
11,12. Yalnız halk itdiğim âdemi (Velid bin Mugire) bana bırak. Ben âna nihâyetsiz emvâl virdim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
11,12,13,14. Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
12,13. Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
12-13. Kendisine geniş bir servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
11, 12, 13, 14. Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Edip Yüksel
swap_vert close
Ona hem zenginlik verdim,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem ona bol servet verdim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem uzun boylu mal verdim
Emrah Demiryent
swap_vert close
12-13. Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ona hesapsız mal verdim;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
11,12,13,14. Bir tek (ya'nî nev'i şahsına münhasır) olarak yaratdığım, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda dâima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evlâdlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kâfir adam) ı bana bırak.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
12,13. Ona, (kapladığı yerler dahi pek) uzun olan bir mal ve (her işinde) yanında hazır oğullar verdim!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve geniş mal (nice maddi imkânlar) vermiştim ona!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ona çokça mal.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ben onu mala boğdum.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ben ona çok mal verdim [¹²],
[12] Derd-i mâişet için ihtiyar-ı sefer edecek, meşekkat ve külfete tutulacak hallerden vareste kıldım.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ona bol bol mal verdim;
Kadri Çelik
swap_vert close
Ben ona, alabildiğine geniş servet verdim.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Ben ona büyük bir servet, nice ekonomik imkanlar bağışladım,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona uzun boylu / uzamış bir mal da verdim;
Mehmet Çakır
swap_vert close
12,13. Çünkü ben, yaptıklarına şahit olarak mal ve evlat verdiğimi,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hâlbuki ona bolca mallar verdim.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ona çok mal verdim.
Mehmet Türk
swap_vert close
11,12,13,14. Bırakın Bana! O kendi ellerimle yarattığım,¹ kendisine bolca servet ve gözünün önünde duran oğullar verdiğim ve önüne imkân ve fırsatlar serdiğim adamı.²
1 Bu âyet, “Bırakın Bana, o (doğduğunda) kimsesiz olarak yarattığım kimseyi…” veya “Bırakın Bana, o kendisini tek başına, kimsesiz olarak yapa yalnız yarattığım kimseyi…” şekillerinde de tercüme edilebilir.2 Bu adam; Velid b. Muğiyre’dir. Bunun çok malları, Tâif’te bahçeleri, on oğlu olduğu rivâyet edilmiştir. (Bunlardan; Halid, Hişam ve Velîd Müslüman oldu.)  
Muhammed Esed
swap_vert close
kendisine geniş imkanlar verdiğim,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ben ona hesapsız mal-mülk verdim. 9/24, 57/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ki, geniş maddî imkânlar vermiştim ona!
Orhan Kuntman
swap_vert close
12,13,14. (Çünkü) O kâfire, hem çok bol mal mülk servet, hem kendisine yardıma çok fazla oğullar, hem de -şöhret sahibi olmasını sağlayacak mevki gibi- büyük imkânlar verdiğim halde (imana davet edildiğinde, küfründe direniyor da)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve O’na uzun boylu mal verdim,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onun üzerine uzunca boylu mal verdim.
Suat Yıldırım
swap_vert close
11, 12, 13, 14. Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Bu âyetler, Hz. Peygamber (a.s.) aleyhinde “büyücü” diye propaganda yapan, Kureyş’in liderlerinden Velîd b. Muğîre ve benzerleri hakkında indirilmiştir. Onun on oğlu vardı ki Halid b. Velîd (r.a) onlardan biridir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ona uzun boylu mal verdim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ben ona çok mal virdim.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ona ardı arkası kesilmeyen malllar,
Şaban Piriş
swap_vert close
Ona pek çok mal verdim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ona bol bol servet,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hesapsız bir mal verdim ona.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķıldum anuñ-içün mal arturılmış
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı aña çoḳ māl virdüm
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən ona bollu mal-dövlət əta etdim;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And then bestowed upon him ample means,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To whom I granted resources in abundance,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلْتُ
ve kıldım
لَهُ
ona
مَالاً
bir mal
مَمْدُوداًۙ
uzatılmış
(12-13) Ki Ben ona, genişleyen bir mal, gözü önünde duran oğullar verdim.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
مَمْدُود
Edilgen fiil
م د د
Uzatılan