close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muddessir Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lmuddeśśir(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey elbisesiyle başını örten.
Hz. Muhammed (s.a.a)'e, ilk olarak 87. sûrenin ilk âyetleri vahyedilmiş, ondan sonra üç yıl vahiy kesilmiştir. Bir gün gökten bir ses duymuş, başını kaldırıp bakınca Hıra dağında, üç yıl önce kendisine gelen meleğin yerle gök arasında bir kürsüde oturduğunu görüp korkarak evine dönmüş, beni örtün, beni örtün demiş, örtülüp bürününce bu sûre vahyedilmiştir (al-Tecrid, 1. Babu keyfe kane bed'ül-vahyi ila Rasûlillahi sallallahu aleyhi ve sellem, 5-6).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey (cübbesine) örtünüp bürünen! (Ve uzlet köşesine çekilen, âlemlere rahmet Peygamberim!)
[Not: Müddessir="Dessar-dış elbise" kökünden: Sarınıp bürünen, saklanıp gizlenen kişiler veya kullanılmadığından pas bağlamış kılıç gibi kesiciler (dasir) anlamına gelir. Şiar ise, vücuda temas eden iç giysi demektir. Bu hitapla, biz Muhammed (SAV) ümmetine, Hakk davayı tebliğ ve temsil için ortaya çıkmamız, kendi köşemize kapanıp kalmamamız gerektiğine işaret edilmektedir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey örtüsüne, dinlenmeye, yalnızlığa bürünmüş olan peygamber!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey peygamberlik hil'ati giyen inzivaya çekilen Muhammed!
bk. et-Tefsîru’l-Kebir, 30/189-190; Lisânü’l-Arab.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey elbisesine bürünen!
1.Buhari ve Müslim`in Cabir bin Abdullah (r.a.)`tan onun da Resulullah (a.s.)`tan rivayet ettiğine göre Hira`da Resulullah (a.s.) ilk vahye muhatab olduğunda çok korkmuş, eve geldiğinde kendisini bir üşüme almış ve elbiselerine bürünmüştür. Bu yüzden bu ayeti kerimede ona böyle hitab edilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey bürünüp örtünen,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey (elbisesine) bürünen Peygamber!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey elbiselerine bürünen! (Veya ey peygamberlik ile süslenen!)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey vahye bürünen! [691][692]
[691] Müddessir sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 119.[692] Hz. Peygamberin uyarıcılık misyonuyla ilgili hususlar hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 122-125.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey örtünen
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey vahye bürünen (Peygamber)!
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3. Câme giyinmiş olan peygamber kalk, ihtârâtda bulun, rabbinin şânına ta’z’im it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey örtüye bürünen!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey bürünüp sarınan (Resûlüm)!
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey gizlenen,
Bilge Tanrı, Kuran'ı Muhammed'e indirdiği halde Kuran'ın olağanüstü matematiksel mucizesini çağımız insanına bir mesaj olarak sakladı. 19 asal sayısı üzerine kurulu matematiksel sistemden söz eden ayetler, ismi Gizlenen olan 74. surede bir giz olarak bulunuyordu. Kuran'ın inişinden tam 19x74 kameri yıl sonra, 1974 yılında, isminin kökleri Kuran'da tam 19 kez geçen bir monoteist müslüman yoluyla çıkarılması takdir edilen bu mucize, kompüter çağının insanına Kuran'ın kaynağı konusunda evrensel ve fiziksel bir kanıt sunmaktadır. Bu mucizeyi görebilme şansına sahip olan müminler, gelenekleri, mezhepleri ve kalabalıkları sorgulayıp eleştirebilme cesareti gösterebilmektedir. Gerçekleşenlere baktığımızda, tüm surenin 19 koduna dolaylı ve dolaysız referanslarda bulunduğunu görüyoruz. "Ey gizlenen" hitabının muhatabı insandan başka bir şey de olabilir mi? Kitabın sonundaki Notlar bölümünde bu konuda bazı örnekleri bulacaksınız.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen (Peygamber)!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey bürünen (Müddessir)!
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey örtünüp bürünen (Peygamber)!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey örtüye bürünmüş olan.¹
1- Bu bir deyimdir. Sorumluluk yüklenen, seslenilen, vahye muhatap olan, içine kapanıp toplumdan soyutlanan, yılgınlık gösteren” gibi anlamlara gelmektedir. Arapçada; “elbiseye bürünmek,” deyim olarak yeni görev üstlenmek demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey bürünüb sarınan (Habîbim),
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey müddessir olan (elbisesine örtünüp bürünen peygamber)!(2)
(2)Resûl-i Ekrem (asm) vahye ilk mazhar olduklarında Cebrâîl (as)’ı Hirâ mağarasında iken aslî şekli ile görmüş, vücûdunu bir ürperti ve titreme kaplamıştı. Hemen evine gelip eşi Hz. Hadîce (ra) vâlidemize: “Beni örtün!” buyurdu. Onun üzerine bu âyet-i celîle nâzil oldu. (Beyzâvî, c. 2, 541)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey (nübüvvet hil’âtine) bürünüp sarınan (peygamberlik görevini üstlenen)! (*)
(*) Müddessir: Nübbüvvet hil’atine bürünen, yani peygamberlik görevini ve bu ağır görevinin sorumluluğunu yüklenen, seslenilen, vahye muhatap olan, içine kapanıp toplumdan soyutlanan, inzivaya çekilme arzusunda olan” gibi anlamlara gelmektedir. Arapçada; “elbiseye bürünmek,” deyim olarak da yeni görev üstlenmek demektir. Yine Râzî de bu hitabın, mecazî olarak Muhammed (s)’in peygamberlik görevi başlamadan önceki şiddetli yalnızlık isteğini göstermek için kullanılmış olabileceğini söyler ve bu, Râzî’ye göre, o’na “kalk ve uyar” şeklindeki bir sonraki çağrıyı da açıklamaktadır -yani, “Şimdi yalnızlığından vazgeç ve bütün dünyanın önüne bir öğretici ve uyarıcı olarak çık. القول الثاني: أنه ليس المراد من المدثر، المتدثر بالثياب، وعلى هذا الاحتمال فيه وجوه أحدها: أن المراد كونه متدثراً بدثار النبوة والرسالة من قولهم: ألبسه الله لباس التقوى وزينه برداء العلم، ويقال: تلبس فلان بأمر كذا، فالمراد يأيها المدثر بدثار النبوة قم فأنذر وثانيها: أن المتدثر بالثوب يكون كالمختفي فيه، وأنه عليه الصلاة والسلام في جبل حراء كان كالمختفي من الناس، فكأنه قيل: يا أيها المتدثر بدثار الخمول والاختفاء، قم بهذا الأمر واخرج من زاوية الخمول، واشتغل بإنذار الخلق، والدعوة إلى معرفة الحق وثالثها: أنه تعالى جعله رحمة للعالمين، فكأنه قيل له: يا أيها المدثر بأثواب العلم العظيم، والخلق الكريم، والرحمة الكاملة قم فأنذر عذاب ربك (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) وقيل هو مجاز على معنى: المدثر بالنبوءة، كما يقال: ارتدى بالمجد وتأزَّر به على نحو ما قيل في قوله تعالى: {يا أيها المزمل}، أي يا أيها اللابس خلعة النبوءة ودِثارها.( التحرير والتنوير) الثاني:بالنبوة وأثقالها، قاله عكرمة (النكت والعيون)) .وقال آخرون: بل معنى ذلك: يا أيُّها المتدثر النبوّة وأثقالها (تفسير الطبري) قال السعدي في تفسيره: تقدم أن المزمل والمدثر بمعنى واحد،)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Örtüye bürünen!
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen kişi!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey örtüsüne [⁷] bürünmüş peygamber!
[6] Mekke'de nâzil olmuş, (56) âyettir.[7] Veya peygamberlik libasına bürünmüş.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey örtüsünün altına gizlenen!¹
1 Bir önceki sûre olan Müzzemmil gibi bu sûre de aynı anlamı taşıyan kelimelerle başlar. “Örtünüp bürünmek”, Araplarda önemli görevler alan kimseler için bir şeref ve onur olarak algılanırdı. “Müddessir” kelimesi, aslında Mütedessir kelimesinin kısaltılmış şeklidir. Bu sûrenin başları, Alak Sûresi’nin ilk beş ayetinden sonra inmiştir. Sûrenin diğer ayetleri daha sonra nazil olmuştur. Bu sebeple nüzûl sırasında 4. Sûredir. Hz. Peygamber, “Hira’da idim. Bana seslenildiğini duydum. Sağıma, soluma baktım, bir de ne göreyim; o seslenen melek, gökle yer arasında bir tahta oturmuş. Korktum! Hatice’ye vardım. “Beni örtün!” dedim. Cibril indi ve “Ya eyyuhe’l-muddessir!” dedi (Buhari, Bed’ul-vahy). Hz. Peygamber, Cebrail’i ilk defa asıl şekliyle görmüş ve korkmuştur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey bürünüp örtünen!
(Mekke’de nazil olmuştur ve 56 ayettir. Sure, adını ilk ayetindeki “el-müddessir” kelimesinden almıştır. “Müddessir”, örtüsüne bürünen, sarınan demektir. Hz. Peygamber’e hitap eden ilk ayet, Müzzemmil suresinden önce nazil olmuştur.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen Peygamber! Kur’an mesajını yüreğinde hisseden, fakat onu tebliğ etmekte çekimser davranan Müslüman! Artık kendi kabuğuna çekilerek sâkin ve kendi hâlinde bir hayat sürme zamanı geçti! Bunun için:
Bu sûrenin ilk yedi ayeti, Mekke döneminin henüz başlarında indirilmiştir. Sûrenin geri kalan kısmı ise, bundan birkaç yıl sonra, İslâm açıktan tebliğ edilmeye başlandığı sıralarda nazil olmuştur. Adını, birinci ayetinde geçen ve Hz. Peygamberin Kur’an mesajıyla ilk karşılaştığında yaşadığı şaşkınlık ve sarsıntıya işâret eden “Müddessir: Örüsüne sarınan, bürünen” kelimesinden almıştır. 56 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey MÜDDESSİR / Bürünen!
Mehmet Çakır
swap_vert close
1,2,3. Ey kendisini gizleyen! // ortaya çık ve anlat // Rabb'ini yücelt.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey toplumdan gizlenen! Ne zamana kadar gizleneceksin? Daha ne zamana kadar ayetleri kendi kendine tefekkür edeceksin? Ayetleri ailenle ve özel arkadaşlarınla paylaşman yetmedi mi? Artık gizlenmeyi bırak! Sana gönderdiğim gerçekleri insanlara açıkla! Artık insanlardan korkma! Sadece benden kork! Gizliden gizliye yaptığın tebliği açığa çıkar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey (peygamberlik görevine) bürünen!
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey o (yalnızlığa) bürünen¹ kişi!²
1 (اَلْمُدَّثِّرُ) kelimesinin aslı (اَلْمُتَدَثِّرُ)’dir ve “örtüsüne bürünen, örtünen demektir. Bu kelimenin; kinâye olarak, “üstün sıfatlara bürünmek” anlamı da vardır. (اَلْمُدَّثِّرُ) kelimesi, mecâzen “toplumdan uzaklaşan, yalnız kalmak isteyen” anlamına da gelebilir. Bu anlam, daha uygun olduğu için tercih edilmiştir. 2 Yani, “Ey Muhammed!”  
Muhammed Esed
swap_vert close
SEN EY [yalnızlığına] bürünmüş olan! ¹
1 Müddessir ifadesi (mütedessir’in kısaltılmış biçimi), “[herhangi bir şey ile] örtünmüş” veya “[herhangi bir şeye] sarınmış” olan kişiyi gösterir; ve bütün dilbilimcilerin işaret ettiği gibi, yukarıdaki isim-fiilin türetildiği desera fiili, hem somut hem de soyut bir anlam taşıyabilir. Müfessirlerin büyük kısmı, “Ey bürünmüş olan” ifadesini lafzî, somut anlamıyla alırlar ve bunun, Hz. Peygamber’in vahyin başlamak üzere olduğunu hissettiğinde kendisini bir yorgan veya battaniye ile örtmesi alışkanlığına işaret ettiğini ileri sürerler. Ancak Râzî, bu hitabın, mecazî olarak Muhammed (s)’in peygamberlik görevi başlamadan önceki şiddetli yalnızlık isteğini göstermek için kullanılmış olabileceğini söyler (karş. 96. surenin giriş notu): ve bu, Râzî’ye göre, o’na “kalk ve uyar” şeklindeki bir sonraki çağrıyı da açıklamaktadır -yani, “Şimdi yalnızlığından vazgeç ve bütün dünyanın önüne bir öğretici ve uyarıcı olarak çık.”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey Elçilik görevini yüklenen kişi! 5/67, 33/45...48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SEN ey içine kapanan kişi![⁵⁴⁰⁰]
[5400] Zımnen: İçine kapanıp yatan, uzlete çekilen kişi... Muddessir kelimesinin türetildiği tedessera fiili, “alta alınan şey” ile ilgilidir. Hatırlanacağı gibi Muzzemmilin türetildiği tezemmele de “üste alınan şey” ile ilgiliydi. “Erkek devenin dişi deveyi altına almasına” tedessera’l-fahlu’n-nâkate denilir. Tedessera’r-raculu feresehû, “Adam atına bindi” demektir. Mecazen sahibi sırtına bindiği için, ed-desr “çok mal” demektir. Yine hadiste geçen zehebe eshabu’d-dusûri bi’l-ucûr (Mal sahipleri ecrin tamamını alıp götürdü) hadisi de bu anlamı teyit eder (Mekâyîs ve Müfredât). Kelime bu yatağı izleyerek “değerin üzerine binmeyi, uzanmayı” ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen!
(Risâlet yükünü yüklenen ve kendisine verilmiş olan hakikati halkın bakış ve görüşünden gizlemeye çalışan Muhammed, o örtüye bürünmek zamanı geçti, sıkıntılara katlanmak, halka doğru yolu göstermek zamanı geldi)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey kaftanına bürünmüş.
Suat Yıldırım
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10. Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden! ) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddî manevî kirlerden arın, Pis ve murdar olan her şeyden kaçın Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sûr'a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kâfirlere hiç kolay olmayan bir gün!
Müddessir kelimesi (aslı mütedessir) ayrıca “yalnızlık ve inziva arzu eden” mânasına gelir. Allah Teâlâ, nebîsine “Artık inzivayı bırak, bütün dünyanın önüne öğretici ve uyarıcı olarak çık!” “Çevrende gaflet içinde bulunan insanları uyar. Kendilerini yaratıp bunca nimetlerle donatan o Yüce Rabbin onları görüp işittiğini ve sonunda hesaba çekeceğini hatırlat” demektedir. “Allah’ın büyüklüğünü anmak “Allahu ekber!” demek İslâm’ın özetidir, başta gelen emridir ve bir zikirdir. Risaletin başlangıcında öğretilen bu zikir, ezanda, namazlarda, hacda, kurbanda, hayatın her tarafında devam eder. 4. âyette beden temizliği ile ruh temizliği arasındaki sıkı ilişki hatırlatılıyor. Bu âyet, “Cinsel zaaftan uzak dur!” mânasına kinaî anlam ile de tefsir edilmiştir. Böylece müminlerin kalplerini, ruhlarını, bedenlerini, elbiselerini, ırzlarını tertemiz yapmaları emredilmektedir. Mânaları çok özlü olan ilk 7 âyeti iyi düşünen bir insan, risaletin başında bu buyrukların, verilmesi gereken en hikmetli, tam yerli yerinde emirler olduğunu anlar, risaletin önemli bir delilini bulur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen!
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen kişi!
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey örtüye bürünen!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey örtüsüne bürünen!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey giysisine bürünüp kenara çekilen!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-2. iy ŧon örtünmiş! ŧur pes ķorķıt!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy ṭonı‐y‐la bürünüp yatan!
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey (libasına) bürünüb sarınan (Peyğəmbər)!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O thou enveloped in thy cloak,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O thou wrapped up(5778) (in the mantle)!
5778 In these wonderful early mystic verses there is a double thread of thought; (1) A particular occasion or person is referred to; (2) a general spiritual lesson is taught. As to (1), the Prophet was now past the stage of personal contemplation, lying down or sitting in his mantle; he was now to go forth; boldly to deliver his Message and publicly proclaim the Lord; his heart had always been purified, but now all his outward doings must be dedicated to Allah, and conventional respect for ancestral customs or worship must be thrown aside; his work as a Messenger was the most generous gift that could flow from his personality, but no reward or appreciation was to be expected from his people, but quite the contrary; there would be much call on his patience, but his contentment would arise from the good pleasure of Allah. As to (2), similar stages arise in a minor degree in the life of every good man, for which the Prophet's life is to be a universal pattern. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الْمُدَّثِّرُۙ
örtüsüne bürünen
Ey (vahyin) örtüsüne bürünen (ve nübüvvetini gizleyen resul)!
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
مُدَّثِّر
Etken fiil-V
د ث ر
Örtüsüne bürünen