(Ve sen ey Muhammed!) gizli konuşmalar [yoluyla dolap çevirmek]ten men edilen, ¹¹ ama men edildikleri şeye [tekrar] başvurmaktan kaçınmayanların ve kötülükte bulunmaya, saldırganlığa ve Elçi’ye karşı gelmeye ¹² niyetlenerek fesatlık kuranların farkında değil misin? Bu [insan]lar, sana ne zaman yaklaşsalar ¹³ Allah’ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selâmlarlar; ¹⁴ ve birbirlerine: “Allah neden söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırmıyor?” ¹⁵ derler. Cehennemdir onların payına düşecek olan: onlar işte oraya girecekler; o, ne kötü bir duraktır!
11 Burada işaret edilen yasaklama, “normal olarak gizli toplanmalardan bir hayır çıkmaz; yardımlaşmayı emretmeye, adil muameleler[i tartışma]ya veya insanlar arası ilişkileri düzeltmeye adananlar hariç” (bkz. 4:114 ve ilgili not 138) ayetinden kaynaklanır. Klasik müfessirlerin işaret ettiği gibi, bu pasajda değinilen “gizli konuşmalar”ın bazı inkarcı çağdaşlarının Hz. Peygamber’e ve arkadaşlarına karşı hazırlamak istedikleri komplolar ile ilgili bulunduğuna kuşku yoksa da, pasajın genel bir muhtevaya sahip olduğu ve bu nedenle bütün çağlar için geçerli bulunduğu da aynı şekilde şüphesizdir.12 Yani, daha geniş anlamda, Hz. Peygamber’in ahlakî öğretilerine karşı çıkmaya.13 Hz. Peygamber’e “yaklaşma” ifadesi, burada ikili bir anlama sahiptir: lafzî olarak o’nun inkarcı çağdaşlarını, mecazî olarak da her zaman düşmanca eleştiride bulunanların o’nun kişiliğine ve öğretilerine “entellektüel” yaklaşımlarını kasdetmektedir. Aynı yorum, bir sonraki cümle için de geçerlidir.14 Lafzen, “Allah’ın seni hiçbir zaman selamlamadığı bir şekilde...” Tarihî olarak bu ifade, Medine Yahudilerinin Hz. Peygamber’e düşmanca yaklaşımlarına bir işarettir. Nakledildiğine göre, onlardan bir kısmı, Hz. Peygamber ile karşılaştıklarında geleneksel “selamun aleyküm” hitabı yerine selâm sözünü öyle bir şekilde mırıldanırlardı ki onu sâm (“ölüm”) kelimesinden ayırd etmek imkansız olurdu. Ve aynı kaba kelime oyununu Hz. Peygamber’in arkadaşlarına da yaparlardı. (Taberî ve İbni Kesîr, yukarıdaki ayet ile ilgili yorumlarında, konu hakkındaki Hadisleri tam metin olarak ve bütün kaynaklarıyla birlikte nakletmişlerdir.) Konu ile ilgili bir önceki nota da bkz.15 Yani, “eğer Muhammed gerçekten bir Peygamber ise”.