Hem de, sınırsız rahmet Sahibi’nin bir oğul edinmesi akıl almaz bir şey olduğu halde! ⁷⁷
77 Allah’ın bir “oğul” edinebileceği fikri -terimin gerçek anlamıyla da, mecazî anlamıyla da- “baba” ile “oğul” arasında bir mahiyet benzerliğini öngörür; oysa, Allah her bakımdan eşsiz ve benzersizdir; şöyle ki: “Hiçbir şey O’na benzemez” (42:11); “Hiçbir şey O’nunla denk tutulamaz” (112:4). Kaldı ki, “soy” ya da “döl” fikri “soy atası”nın ya da “döl sahibi”nin bir başka varlıkta devamı ya da “uzantısı” anlamını taşır ki bu durum, döl veren ya da yaratan varlık için yaratma ya da döl verme eyleminden önce (yahut, “oğul” terimi mecazî anlamda kullanılıyorsa, tecessüm ya da hulûl eyleminden önce) bir eksikliğin, bir tamamlanmamışlığın varlığını ifade eder: Eksiklik ya da tamamlanmamışlık fikri ise, hangi anlamda ele alınırsa alınsın, doğrudan doğruya Allah kavramının inkarı demektir. Öte yandan, “oğul” fikriyle sadece Tek İlah’ın değişik “vecheleri”nden biri ifade edilmek isteniyor olsa bile (Hristiyanlıktaki “Teslîs” akidesinde dile getirildiği gibi) -sonuç olarak, “insanların her türlü tasavvurunun ötesinde bir yüceliğe sahip olan” Allah’ı (bkz. 6:100’ün son cümlesi) tanımlamaya kalkışmak anlamına geldiğine göre bu dahî Kur’an’da küfür olarak nitelendirilmektedir.