Hayır (hiç de onun dediği gibi değil), onun (bu) söylediğini kaydedeceğiz ve onun (ahirette çekeceği) azabın süresini uzatacağız.*
(*) Ayette geçen ‘’Onun azabının süresini de uzatacağız’’ şeklindeki cümleye dikkat edildiğinde görülecektir ki, inkârcılara da cehennem azabı sonsuz ve sürekli değildir, yoksa böyle bir ifade kullanılmazdı. Bunun yerine ‘’onun azabını sürekli kılacağız’’ şeklinde olacaktı. Çünkü adalet ve hakkaniyet gereği suçta ve cezada orantılık ilkesi, yani suça göre ceza vermek esastır. Bu nedenle azap inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükler nispetinde kısa veya daha uzun olabilir. Deme ki her inkârcının azabı da aynı şekilde sürecek değildir. Böylece kimisinin azabı kısa, kimisinin ise uzun olacaktır. Yani azabın kısa veya daha uzun oluşu inkâr, zulüm ve azgınlıklarıyla orantılı olacaktır. Mademki bu ayette göre inkâr etmiş olanlara azap kısa veya uzun olabiliyor, öyleyse azap sürekli ve ebedi değildir. Çünkü azap sürekli ise, uzatılmasının bir anlamı kalmıyor. (الله اعلم)