close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in minkum illâ vâriduhâ(c) kâne ‘alâ rabbike hatmen makdiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizden bir tek kişi bile yoktur ki oraya uğramasın; bu, Rabbinin takdir ettiği bir şeydir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sizden onu (cehennemi) görmeyecek (sırattan geçmeyecek) hiç kimse yoktur (herkes oraya uğrayacaktır). Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır (ki elbette uygulayacağız).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçinizde o cehenneme uğramayacak hiçbir kimse yoktur, yani hepiniz o cehennemi göreceksiniz. Rabbinin olup bitmiş hükmü budur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey baskıcı zorba isyankarlar, içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin icrası kesinleşmiş bir hükmüdür.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizden oraya uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İçinizden hiç biri istisna edilmemek üzere mutlaka Cehennem'e varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. (Ancak Cennetlikler yanmadan geçecekler, Cehennemlikler ise ateşe düşeceklerdir.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sizden hiç kimse yok ki, oraya uğruyor olmasın. Bu, Rabbinin (geliştirme gereği olarak) üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey tekrar dirilişi inkâr edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
Besim Atalay
swap_vert close
Hepiniz de ancak oraya uğrayacak, bu Tanrının olup biten hükmüdür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
Tefsircilerden bazıları, “içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur” anlamındaki hitabın, bütün insanları kapsadığını ve bunun cehennemin üzerinde kurulu olan (sözde) sırat köprüsünü işaret ettiğini iddia etse de 68, 69 ve 70. ayetlerle siyak ve sibak ilişkisi kurduğumuzda buradaki “siz” zamirinin önceki ayetlerde sözü edilen inanmayanlara ilişkin olduğunu ve bütün insanları kapsamadığını söylemek daha doğru olur. Zira Enbiya suresinin 21/102. ayetinde mü’minler için: “Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar” hitabı da bu tezi doğrulamaktadır. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur. Kur’an’da onlarca yerde geçen “Sırat” kelimesi, geçtiği yerlerin çoğunda “Müstakim” sıfatı ile birlikte “Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)” anlamında kullanılır. Daha özet bir ifade ile Kur’an’da “Sırat-ı Müstakim”, “Kim, Allah’a güvenip dayanırsa muhakkak Doğru Yola (Sırat-ı Müstakime) iletilmiştir.” (A. İmran, 3/101) örneğinde olduğu gibi Tevhid Dinini yani İslâmiyet’i anlatır. Tek başına gelen “sırat” da yine En’am 6/126, A’râf 7/86, İbrahim 14/1 ve daha pek çok ayette olduğu gibi aynı anlama gelmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey kâfirler sizden ateşe atılmayan kimse kalmayacak bu rabbin nezdinde karârlaşmış bir hükümdür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçinizden, oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.  
 Bir rivayete göre, iyi veya kötü her insan cehenneme uğrayacak, ancak Allah, iyileri yakmayacak, oradan kurtaracaktır. Câbir (r.a.)in naklettiği bir hadise göre, cennetteki müminler, daha önce cehenneme uğrayacaklar, fakat cehennemde onların uğradığı yerlerin ateşi sönecektir. Bir diğer rivayete göre, cennetlik müminlerin cehenneme uğramaları, Sırat’tan geçmelerinden ibarettir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın, ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sizden onu (cehennemi) görmeyecek (sırattan geçmeyecek) hiç kimse yoktur (herkes oraya uğrayacaktır). Bu, Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizden oraya¹ gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır.²
1- Hesap görme alanına, mahşer yerine. 2- Ayette, kast edilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrâîliyyât referanslı çeviri ve açıklamalarında; mü'min, kâfir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki 66. Ayetten 73. Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde “oraya” zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen “oraya” zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21/Enbiya 10 1-102 ayetleri mü'minlerin Cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; isterse Müslüman olsun, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrıyacakdır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kazaa etdiği (bir şey) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem sizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. (Bu,) Rabbinin kendi üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.(3)
(3)Bazı rivâyetlere göre insanların hepsi Cehenneme uğrayacak, fakat Cennetlikler azab görmeden çıkacaklardır. Hz. Câbir (ra)’ın bir rivâyetinde: “Cennetlikler evvelâ Cehenneme uğrayacaklar. Fakat Cehennem onlara serinlik ve esenlik yeri olacaktır. Hatta insanlar onun serinliğinden ürperip feryâd edeceklerdir. Cenâb-ı Hakk o gün Cehennemi mü’minlere, tıpkı İbrâhîm Aleyhisselâm’ın atıldığı ateşi ona serinletici ve emniyet verici kıldığı gibi yapacaktır. Cennet ehli, ne ile korkutulmuş olduklarını görecek ve Cennetteki lezzetlerine kuvvet verecek bir dehşetle Cehennemi temâşâ edeceklerdir.” (Celâleyn Şerhi, c. 5, 40)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (hesaba çekilmek üzere) sizden oraya (o cehennemin bulunduğu mahşer meydanına) varmayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. *
(*) Ayette geçen (ورود)’’ vurud’’ kelimesi, girmek anlamında değildir. Lügatlardaki anlamları aşağıya alınmıştır... (وَرَدَ ـِـ وُرُودا)ً [genel ‘’Vurud’’, gelmek, hazır olmak, yaklaşmak, yakın gelmek, varmak, ulaşmak. Bk: (ترجمة و معنى ورد في قاموس عربي تركي. Ayette, kast edilen şey açıkça şudur: Herkes oraya, yani mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak ve esap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrâîliyyât referanslı çeviri ve açıklamalarında; mü’min, kâfir herkes önce Cehennem’e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem’de kaldıktan sonra, Cennet’e geçecek vs. denmektedir. Oysaki 66. ayetten 73. ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde “oraya” zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen “oraya” zamiri Cehennemi değil cehennemin de üzerinde bulunduğu mahşer alanını işaret eder. Ayrıca 21/Enbiya 101-102 ayetleri mü’minlerin Cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Zaten ayetlere göre cehennemin kapıları vardır, o kapılardan cehenneme girerler. Yani köprüden düşme yoktur. ورَد فلانٌ المكانَ / ورَد فلانٌ على المكانِ : أشرف عليه ، أتاه ، دخله أو لم يدخلْه (تعريف و معنى ورد في معجم المعاني الجامع) والقول الثاني: أن ورود المسلم عليها الوصول إليها ناظراً لها ومسروراً بالنجاة منها ، وذلك مثل قوله تعالى: { وَلَمَّا وَرَدَ مَآء مَدْيَنَ } } [القصص: 23] أي وصل- ويحتمل قولاً ثالثاً: أن يكون المراد بذلك ورود عرضة القيامة التي تجمع كل بر وفاجر: (النكت والعيون – للامام الماوردي) وروى عن ابن مسعود رضي الله عنه، أنه قال: {وَإِن مِّنكُمْ إِلاَّ وَارِدُهَا} يعني: القيامة، والكناية راجعة إليها.( معالم التنزيل)] فعلى هذا يكون المراد من الورود الحضور والرؤية، لا الدخول كما قال تعالى { ولما ورد ماء مدين } [القصص: 23] أراد به الحضور) اختلف العلماء في معنى الورود على قولين أحدهما: أن ورودها هو الوصول إليها والإشراف عليها لا الدخول فيها وهو قول ابن مسعود والحسن وقتادة واختاره أبو مسلم واستدلوا على ذلك بقوله تعالى { ولما ورد ماء مدين وجد عليه أمة من الناس يسقون } [القصص: 23] (مجمع البيان في تفسير القرآن ) والورود ليس معناه الدخول، بل إن المؤمن يرِدُها ولا يُلقى ولا يُعذب فيها، وبذلك يوفق بين قوله تعالى: (وَإِنْ مِنْكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا)، وقوله تعالى بالنسبة للمؤمنين: (. . . أُوْلَئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ)، أي مبعدون من عذابها ولا يلقون فيها ولا يدخلونها،(زهرة التفاسير - تفسير المراغي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey dirilmeyi ve hesap gününü inkâr edenler) Sizden her kez o cehenneme mutlaka varacak. Bu Rabbinin kesin hükmüdür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sizin içinizde oraya girmiyecek hiç kimse yoktur. Bu, senin Allah’ının kesinleşmiş olan bir yargısıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İçinizden ona uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Rabbinin olup bitmiş hükmü o yoldadır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sizden hiç kimse yoktur ki, oraya varmayacak olsun/onu görebilecek bir noktaya ulaşmayacak olsun.¹⁹ Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir hükümdür.
19 Klasik dönem müfessirleri bu ayetin, hemen önceki ayetlerde bahsedilen günahkârlarla ilgili olduğunu söylerler. Özellikle İbn Abbas ve İkrime bu görüştedir. Biz de bu görüşü benimsiyoruz. Nitekim Enbiyâ, 21/101-102 ayetlerde yaptıkları iyilikler sebebiyle cenneti hak etmiş olanların cehennemden uzak tutulacaklarından ve onun uğultusunu işitmeyeceklerinden bahsetmektedir. Zaten önceki iki ayette 68-69’da şeytanla birlikte ona tabi olanlar cehennemin etrafında toplanacaklardır. Ayetin hitap ettiği kişiler daha ziyade onlardır kanaatindeyiz. Ancak ekseri müfessirler, herkesin oraya uğrayıp müşahede edeceği kanaatindedirler. Buradan hareketle İslam geleneği literatürüne cehennemin üzerine kurulmuş bir “sırat köprüsü” tabiri de girmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
(Her insan cehenneme sunulacak, fakat bir sonra ki ayette de açıklandığı gibi salih insanlar kurtulacak, zalimler orada yüzüstü bırakılacaklardır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar! İçinizden, cehennemin o dehşetli manzarasını görmek ve sırat köprüsünden geçmek üzere oraya uğramayacak bir tek kişi bile yoktur! Bu, Rabb’inin katında kesinleşmiş ve mutlaka yerine gelecek bir hükümdür.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Senin rabbinin üzerine kesinleşmiş bir hüküm olmuştur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Herkesin yolu mutlaka cehennemden geçer. bu uğrama işi, Rabb'inin ta ezelde onayladığı kesin bir hükümdür.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Günahkârlardan cehenneme gitmeyecek hiç kimse yoktur. Onların cehenneme girmeleri Rabbinin kendi üzerine aldığı bir borçtur. Çünkü Rabbin dünyada her insanı adalet içinde eşit bir şekilde uyarmıştır. Yapacaklarına karşılık vereceği cezayı mükâfatı kendilerine açıkça bildirmiştir. İnananlara cenneti günahkârlara cehennemi vaat etmiştir. Rabbin bu sözüyle üzerine borç yüklenmiştir. İnsanlar Rabbinin kendi üzerine yüklendiği borcu ödeyemeyeceğini mi sanıyor? Andolsun ki Rabbin yüklendiği borçları en güzel şekilde ödeyendir. Biz günahkârları borcumuz gereği cehenneme atarız. Bu sözümüz gerçektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. [*]
Genellikle bu ayete dayanılarak her müslümanın mutlaka cehennemi göreceği iddia edilmektedir. Oysa Meryem 19:66. ayetten itibaren konu, mahşerdeki diriltilmeyi inkâr edenlerle ilgilidir. Cehennemi görecek ve oraya girecek olanlar bu kişilerdir. Takvâ (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Bu yüzden bu ayet Enbiyâ 21:98-102, Zümer 39:61 ve Leyl 92:15-18. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Mahşer gününün korkunç yapısından güvende olacak kişilerin bulunacağı Neml 27:89’da müjdelenmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sizden o (cehenneme) uğramayacak hiç kimse kalmayacaktır¹ ve bu, Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
1 Birçok âyet ve sahih hadislerde, gerçek mü’minlerin hiçbir şekilde cehenneme girmeyecekleri açıkça ifâde edildiğine göre, her insan cehennemi görecek, fakat bir sonra ki âyette de açıklandığı gibi, iyi Müslümanlar girmeyecek, günâhkârların ve kâfirlerin ayıklanıp cehenneme atılışına şâhit olacaklardır. Bütün bu gördüklerinden sonra cennete girince de: “oradaki bütün duâları: “Ey Allah’ım! Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız”, birbirlerine iltifatları: “selâm”, duâlarının sonu da: “hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus: 10) olacaktır. Ne mutlu o halis kullara…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: ⁵⁵ Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.
55 Lafzen, “Sizden hiç kimse yok ki ona varmamış olsun”. Bazı klasik müfessirlere göre buradaki “siz” zamiri önceki pasajlarda sözü edilen günahkarlara ve özellikle de Kıyamet Günü’ne inanmaya yanaşmayan kimselere ilişkindir. Ne var ki, müfessirlerin ekseriyeti, “herkesin onu müşahede edeceği” anlamında, iyi-kötü, kafir-müslim herkesin bu hitabın kapsamına girdiği görüşündedir: bizim çeviride kullandığımız ifade de bu görüşe dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve siz azgınlar! Siz hepiniz istisnasız cehennemi boylayacaksınız! Zira bu Rabbinin gerçekleştirmeyi üzerine aldığı kesin bir hükümdür. 7/50, 102/1...8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Başka yolu yok; (siz ey cehennemlikler) mutlaka her biriniz oraya varacaksınız: bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.[²⁵²⁹]
[2529] İbn Abbas ve İkrime’ye uyarak “Ve (siz ey cehennemi hak edenler!) Başka yolu yok, sizin her biriniz oraya mutlaka varacaksınız!” şeklinde okunabilir. Bu okuma âyetin öncesiyle de uyumludur. Tercihimiz hem bu uyuma hem de mü’minlerin cehennemin uğultusunu bile işitmeyeceklerini ifade eden Enbiya 102-103 gibi âyetlere dayanır. Buna şöyle bir itiraz yapılabilir: Bu durumda bir sonraki âyetle bu âyet arasındaki irtibat kopmaktadır. Bu itiraz 72. âyetle bu âyet arasındaki anlam bütünlüğünün yanında, cennetliklerden söz eden “işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklar” (21:101) âyetinin medlulüne de uygun görünmektedir (Krş: 21:99, 101; 39:61; 92:17). Tercih etmediğimiz bu alternatif anlama göre vâriduha, herkesin takdim edileceği fakat sadece cehennemliklerin gireceği bir “uğrak noktasını” ifade eder. Cehennemi hak etmeyen kimseler, girmek için değil görmek için uğrayıp geçecekler. Zımnen, bununla onlara “tercihinizin sizi ne büyük bir badireden kurtardığını görün işte!” denilmiş olacak. Bu takdim sırasında günahla kirlenmiş ve oraya kiriyle gelmiş olanları, cehennem kirlerinden arındıracak. Nihayet cennet tertemiz olanların buluşma yeri olacak.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) İçinizden hiçbiri hariç olmamak üzere mutlaka cehenneme varacaksınız.. (Cennete götüren Sırat köprüsünden geçeceksiniz) bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür!
Osman Fırat
swap_vert close
İçinizden oraya varmıyacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin bir sonuçtur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizden bir kimse yoktur ki, illâ oraya uğrayacaktır. Bu, Rabbin tarafından hükm ve kaza buyurulmuş bir şeydir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizden hiç kimse yoktur ki cehenneme varmasın. Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
Burada vürud: girme, fakat “uğrayıp geçme” mânasında bir girme ifade eder. Bu işkâli, Hz. Peygamber (a.s.)’ın şöyle giderdiği rivayet olunmuştur. “Herkes cehenneme girer, fakat müminler için Hz. İbrâhim’e olduğu gibi ateş serin ve selâmet olur.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden cehenneme girmeyecek kimse yokdur. (Herkes cehenneme girecekdir.) Bu, rabbinin gayr-ı kâbil-i tahvîl hükmidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizden[1] oraya suya koşarcasına gitmeyecek[2] yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.
[1] Meryem 19/63. âyetin kapsamına girmeyenlerden. [2] Buradaki vârid = وَارِد su başına giden" (Müfredât) kelimesinden hareketle, ayette, cehenneme girmekten değil, çevresinde toplanmaktan söz edildiği, zaten; "Sonra diz çöktürerek cehennemin çevresine getireceğiz" âyetinin bunu gösterdiği iddia edilir. Cehennem sözlükte, tutuşturulmuş ateş demektir (Müfredât).Dolayısıyla ahiretteki cehennemin içi, cehennemlerle dolu olacaktır. Vârid = وَارِد, cehennem ile birlikte kullanılınca suya gider gibi cehenneme gidenleri ifade eder. Bir âyet şöyledir: "Firavun kıyamet günü halkının önüne düşecek, suya götürür gibi onları ateşe götürecektir. Başına varılan su ne kötü sudur!" (Hud 11/98) Bu kelime, cehenneme girme anlamına da kullanılmıştır. İlgili âyetlerden biri şudur: َ"Siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehenneme atılacak şeylerdir. Hepiniz oraya gireceksiniz." (Enbiya 21/98) Sonuç olarak günahı çok olan Müslümanlar da tutuşturulmuş cehennem ateşinin çevresinde toplanacaklardır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İçinizde oradan geçmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesinleşmiş hükmüdür.(8)
(8) Hadiste, insanların Cehenneme uğrayacakları, ancak yapmış oldukları işlerle oradan geri çevrilecekleri bildirilmiş; geri çevrilenlerin de, yaptıkları işe göre şimşek hızı, rüzgâr hızı, at koşusu, insan koşusu, yaya yürüyüşü gibi çeşitli hızlarla oradan kurtulacakları haber verilmiştir. (Tirmizî, Tefsir 19:5.) Nitekim, bir sonraki âyet, yaptıkları işlerle ateşten korunmuş olanların oradan kurtulacaklarını bildirmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yoķdur sizden illā girici oda oldı çalabuñ üzere vācib hükm olınmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizden hīç kimse ḳalmaz cehenneme girmeyince. Tañrı Ta‘ālā üstine anısize göstermek vācibdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizdən elə bir kəs olmaz ki, oraya varid olmasın. Bu, Rəbbinin (əzəldən) buyurduğu vacib bir hökmdür. (Bütün insanlar Cəhənnəmin müdhiş mənzərəsini onun körpüsü üstündən keçərkən öz gözləri ilə görəcəklər. Cənnətliklər cəhənnəm odunun içindən yanmadan, sağ-salamat keçəcək, cəhənnəmliklər isə ora düşüb əbədi əzaba məhkum olacaqlar. Bir qism insan da müəyyən müddət orada qalıb günahı təmizlənəcək, sonra Cənnətə qayıdacaqdır).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There is not one of you but shall approach it. That is a fixed ordinance of thy Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Not one of you but will(2518) pass over it: this is, with thy Lord, a Decree which must be accomplished.
2518 Three interpretations are possible: (1) The general interpretation is that every soul must pass through or by or over the Fire. Those who have had Taqwa (see n. 26 to 2:2) will be saved by Allah's Mercy, while unrepentant sinners will suffer the torments in ignominy. (2) If we refer (he pronoun "you" to those "in obstinate rebellion" in verse 69 above, both leaders and followers in sin, this verse only applies to the wicked. (3) Some refer this verse to the Bridge over Hell, the Bridge Sirat, over which all must pass to their final Destiny. This Bridge is not mentioned in the Qur'an. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ مِنْكُمْ
ve sizden bir kimse yoktur
اِلَّا
an- cak
وَارِدُهَاۚ
oraya uğ- rayıcıdır
كَانَ
olan- dır
عَلٰى رَبِّكَ
Rabbinin üzerine (aldığı)
حَتْماً
kesin-leşmiş
مَقْضِياًّۚ
bir hüküm
(Ey insanlar!) Sizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. (Bu) Rabbinin kendi üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
وَارِد
Etken fiil
و ر د
Varan
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَتْم
İsim
ح ت م
Kesinleşmiş
مَقْضِيّ
Edilgen fiil
ق ض ي
Karara bağlanmış