Ve (hesaba çekilmek üzere) sizden oraya (o cehennemin bulunduğu mahşer meydanına) varmayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. *
(*) Ayette geçen (ورود)’’ vurud’’ kelimesi, girmek anlamında değildir. Lügatlardaki anlamları aşağıya alınmıştır... (وَرَدَ ـِـ وُرُودا)ً [genel ‘’Vurud’’, gelmek, hazır olmak, yaklaşmak, yakın gelmek, varmak, ulaşmak. Bk: (ترجمة و معنى ورد في قاموس عربي تركي. Ayette, kast edilen şey açıkça şudur: Herkes oraya, yani mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak ve esap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrâîliyyât referanslı çeviri ve açıklamalarında; mü’min, kâfir herkes önce Cehennem’e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem’de kaldıktan sonra, Cennet’e geçecek vs. denmektedir. Oysaki 66. ayetten 73. ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde “oraya” zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen “oraya” zamiri Cehennemi değil cehennemin de üzerinde bulunduğu mahşer alanını işaret eder. Ayrıca 21/Enbiya 101-102 ayetleri mü’minlerin Cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Zaten ayetlere göre cehennemin kapıları vardır, o kapılardan cehenneme girerler. Yani köprüden düşme yoktur.
ورَد فلانٌ المكانَ / ورَد فلانٌ على المكانِ : أشرف عليه ، أتاه ، دخله أو لم يدخلْه (تعريف و معنى ورد في معجم المعاني الجامع) والقول الثاني: أن ورود المسلم عليها الوصول إليها ناظراً لها ومسروراً بالنجاة منها ، وذلك مثل قوله تعالى: { وَلَمَّا وَرَدَ مَآء مَدْيَنَ } } [القصص: 23] أي وصل- ويحتمل قولاً ثالثاً: أن يكون المراد بذلك ورود عرضة القيامة التي تجمع كل بر وفاجر: (النكت والعيون – للامام الماوردي) وروى عن ابن مسعود رضي الله عنه، أنه قال: {وَإِن مِّنكُمْ إِلاَّ وَارِدُهَا} يعني: القيامة، والكناية راجعة إليها.( معالم التنزيل)] فعلى هذا يكون المراد من الورود الحضور والرؤية، لا الدخول كما قال تعالى { ولما ورد ماء مدين } [القصص: 23] أراد به الحضور) اختلف العلماء في معنى الورود على قولين أحدهما: أن ورودها هو الوصول إليها والإشراف عليها لا الدخول فيها وهو قول ابن مسعود والحسن وقتادة واختاره أبو مسلم واستدلوا على ذلك بقوله تعالى { ولما ورد ماء مدين وجد عليه أمة من الناس يسقون } [القصص: 23] (مجمع البيان في تفسير القرآن ) والورود ليس معناه الدخول، بل إن المؤمن يرِدُها ولا يُلقى ولا يُعذب فيها، وبذلك يوفق بين قوله تعالى: (وَإِنْ مِنْكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا)، وقوله تعالى بالنسبة للمؤمنين: (. . . أُوْلَئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ)، أي مبعدون من عذابها ولا يلقون فيها ولا يدخلونها،(زهرة التفاسير - تفسير المراغي)