close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veżkur fî-lkitâbi mûsâ(c) innehu kâne muḣlasan vekâne rasûlen nebiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kitapta Musa'yı da an; şüphe yok ki o, ihlasa mazhar olmuş şeriat sahibi bir peygamberdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm, bu) Kitap’ta Musa’yı da (hayırla) zikret (üstün ahlâkını ve cihadını ümmetine bildir). Çünkü o, doğrusu ihlasa erdirilmiş ve (seçilip) gönderilmiş (resul) bir peygamber olmaktaydı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve kitapta Mûsa'yı da hatırla, Musa'dan da söz et. Doğrusu O, ihlas sahibi idi. Hem elçi, hem de peygamberdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ ile ilgili kitapta, Kur'ân'da zikredilenleri insanlara anlat: Gerçekten o ihlâs sahibi bir kuldu. Hem Rasul, hem de nebi idi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kitap'ta Musa'yı da an. Şüphesiz o ihlasa erdirilmiş biriydi ve gönderilmiş bir peygamberdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kur'an'da Mûsa'yı da an; çünkü o, ihlâs sahibi idi ve İsrail Oğullarına gönderilmiş bir Peygamberdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kitapta Musa’yı da an. O halis bir yaradılışta idi. Peygamber ve resul idi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kitapta Mûsâ'yı da an! Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem rasûl hem de nebî idi.[310]
[310] Hz. Mûsâ hakkında kısa bir bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 149-151.  
Besim Atalay
swap_vert close
An kitapta Musa'yı da, o özdendir, o hem peygamber, hem elçidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kitapta (Kur'an'da) Musa (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o, seçkin bir insandı. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi (yani hem nebiydi hem de resul).
Cemil Said
swap_vert close
Kitâb’da Mûsâ’dan da bahs it O muhlis idi. Rasûl ve peygamber idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kitap'da Musa'ya dair anlattıklarımızı da an. O seçkin kılınmış bir insan, tarafımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kitap’ta, Mûsâ’yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.[346]
Nebî: İnsanın kendi gücüyle elde edemeyeceği bir haberi ya da hükmü Allah’ın kendisine vahyettiği kimsedir. Resûl ise, Allah’tan aldığı vahyin muhtevasını insanlara tebliğ etmek ve fiilen uygulamakla görevli bir nebîdir. Bu vahyin muhtevası yeni bir şeriat, yeni bir din düzeni olabileceği gibi, önceki bir peygamberin şeriatına uyup onu tebliğ etme emri biçiminde de olabilir. “Resûl, yeni bir kitap ve şeriat getiren, nebî de; yeni bir kitap ve şeriat getirmeyip, önceki bir peygamberin şeriatına tabi olarak onu uygulamak üzere gönderilen kimsedir. Veya tam tersine “Nebî yeni bir kitap ve şeriat getiren, Resûl ise, yeni bir kitap ve şeriat getirmeyip önceki peygamberin şeriatını uygulamak üzere gönderilen kimsedir” şeklindeki tarifler isabetli değildir. Zira, Kur’an-ı Kerim, yeni bir kitap ve şeriat getiren peygamberlere “Resûl” diye atıfta bulunduğu gibi, bu tariflerin aksine, yeni bir kitap ve şeriat getirmeyen Lût, Salih ve İlyas gibi bazı peygamberleri de “Resûl” diye nitelemektedir. (Bakınız: Şu’arâ sûresi, âyet, 143,162; Sâffât sûresi, âyet,123. Bu âyetlerin meallerinde geçen “peygamber” kelimeleri, “resûl” karşılığında kullanılmıştır.) Görüldüğü üzere yukarıdaki tariflere, bu âyetler ve benzerleri ışığında bakıldığında onların isabetsizliği ortaya çıkmaktadır. Bu durum, tarifler yapılırken “Yeni bir şeriat ve kitab”ın temel kriter olarak alınmasından kaynaklanmıştır. Bu kriter tesbitinin hangi delil ya da delillere dayandığını söylemek mümkün değildir. Oysa, “Resûl” ve “Nebî” tariflerinde temel kriter, yukarıda verdiğimiz tarifte olduğu üzere vahy alma olayı olmalıdır. Ancak bu takdirde söz konusu hatadan kurtulmak mümkün olabilir. Bu duruma göre nübüvvet, mutlak manada Allah’tan vahy almak, risalet ise bu vahyin tebliğidir. Her ikisi de bir peygamberin, birbirini tamamlayan iki ayrı vasfıdır. Resûl olmak için nebî olmak yani vahy almak şart olduğu gibi, risaletsiz tebliğsiz bir nübüvvet düşünmek de mümkün değildir. Ancak Kur’an, duruma göre bir peygamberin bu iki vasfından birini, yahut öbürünü, ya da her ikisini birden öne çıkarmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu kitapta Mûsâ’yı da okuyarak an. Gerçekten o ihlâslı biriydi, elçi-peygamberdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Kitap'ta Musa'yı da an. Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem resûl, hem de nebî idi.  
 Yaygın anlayışa göre sadece eski peygamberlerden birinin kitap ve şeriatını devam ettiren peygamber «nebî», kendisine yeni bir kitap indirilmiş olan ve yeni bir din tebliğ eden peygamber ise hem «nebî» hem de «resûl» dür. Hz. Musa’ya Tevrat inzal buyurulduğundan, bu âyette nebî ve resûl olarak anılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitapta Musa'yı an. O kendini tümüyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elçiydi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kur'ân'da Musa'yı da an; Şüphesiz ki o, ihlaslı bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kitabda Musâyı da an, çünkü o bir muhlis idi ve bir Resul bir Peygamber idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Kitap’ta (Kur’ân’da, bildirdiğimiz gibi) Mûsâ’yı da an. Gerçekten o (tarafımızdan, İsrâiloğullarına gönderilmiş) ihlâs sahibi resûl bir peygamberdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kitap'ta Mûsâ'yı da an. O, muhles¹ bir resûl, bir nebiydi.
1- Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kitabda Musâyi da an. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş (bir zât) di. Resul bir peygamberdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) Kitab'da Mûsâ'yı da an!(3) Çünki o, ihlâsa erdirilmiş bir kimse idi ve bir resûl, bir nebî idi.
(3)“Asâ-yı Mûsâ (as) (Mûsâ (as)’ın asâsı) gibi çok hikmetleri ve fâideleri bulunan kıssa-i Mûsâ’nın(as) ve sâir enbiyânın (diğer peygamberlerin) kıssalarını çok tekrârında, risâlet-i Ahmediyenin (asm)hakkāniyetine (hak peygamber olduğuna) bütün enbiyânın nübüvvetlerini (peygamberliklerini) bir hüccet(delil) gösterip onların umûmunu inkâr edemeyen, bu zâtın (asm) risâletini hakīkat noktasında inkâr edemez hikmetiyle ve herkes her vakit bütün Kur’ân’ı okumaya muktedir ve muvaffak olamadığından, her bir uzun ve mutavassıt (orta uzunluktaki) sûreyi birer küçük Kur’ân hükmüne getirmek için ehemmiyetli erkân-ı îmâniye (îmânın şartları) gibi o kıssaları (hikâyeleri) tekrâr etmesi, değil israf; belki mu‘cizâne bir belâğattır (mu‘cize derecesinde isâbetli bir ifâdedir) ve hâdise-i Muhammediye (asm) bütün benî-Âdemin (Âdemoğullarının) en büyük hâdisesi ve kâinâtın en azametli (en büyük) mes’elesi olduğunu ders vermektir.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 240)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Kitapta (Kur’an’da) Musa (hakkında anlattıklarımızı da insanlara) zikret (anlat)! Şüphesiz o (tarafımızdan) seçilerek (mesajlarımızı tebliğ yapmak üzere) gönderilmiş bir elçi, bir peygamberdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kitapta Musa’yı da an. O doğru ve faydalı işler yapan bir elçi ve haberci (nebi) idi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kitap’taki Musa’yı da an. Çünkü Musa dine yürekten bağlıydı, elçiydi, peygamberdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kur/an/da Musa/yı da zikret. Çünkü o, halis muhlis bir muvahhitdi, gönderilen, şeriatı haber veren bir peygamberdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kitapta Musa’yı da an. O halis bir kuldu/seçkin bir insandı ve o bir elçi, bir peygamberdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş ve gönderilmiş bir peygamberdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Hak yolunun yolcusu! Bu Kitapta, Mûsâ’yı da müminlere yol gösterecek bir örnek olarak gündeme getir; çünkü o, gerçekten de seçkin bir kul ve tarafımızdan seçilerek gönderilmiş bir Peygamberdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap’ta Musa’yı da an! O, ihlâslıydı; bir nebiyy rasûldü.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kitapta Musa'yada yer ver. Çünkü Musa da çok samimî idi. Aynı zamanda Tanrı elçisi ve habercisi idi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kitapta Musa’yı da an! Musa gönlü temiz bir insandı. Rabbin tarafından seçilmiş Nebi ve elçilerimizdendi!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitapta Musa’yı da hatırla! Şüphesiz ki o samimi [*] biriydi ve peygamber olan elçiydi. [*]
Ayette geçen [muhlas] kelimesi Yûsuf 12:24’te de olduğu gibi “samimi, seçkin, seçilmiş” anlamında peygamberlerin sıfatıdır. Bu kelime, şeytanın pes dediği, kendilerine karşı mağlubiyeti peşinen kabul ettiği İhlâslı has kullardır.,Ayetin son cümlesi “Şüphesiz ki o elçiydi, peygamberdi” şeklinde de tercüme edilebilir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! İnsanlara) Kitap’taki Mûsa (kıssasın)ı (da) anlat. Çünkü o, tarafımızdan seçilerek gönderilmiş bir Peygamberdi.
Muhammed Esed
swap_vert close
VE BU KİTAPTA Musa’yı da an. Doğrusu, o da seçilmiş biriydi. [Allah’ın] haberci elçilerindendi. ³⁷
37 Bu anlam örgüsü içinde Hz. Musa ve öteki peygamberlerden bahsedilmesi, bütün bu peygamberlerin, Hz. İsa gibi, Allah’ın ölümlü kulları olduğu ve tek ayırıcı niteliklerinin, kendilerine, insana ulaştırmaları için vahiy indirilmiş olduğu hususunu belirtmek içindir (karş. yukarıda 30. ayet). Haberci (nebî) ile elçi (rasûl) terimleri arasındaki anlam farklılığı için bkz. 22:52’nin giriş cümlesi ve ilgili 65. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Bu Kitap’ta Musa’yı da gündeme getir. Gerçekten O, samimi, seçkin bir kul ve seçilmiş bir elçi, nebi idi. 2/47...74, 7/103...156, 27/7...14, 28/3...84, 40/28...47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BU kitapta Musa’yı da gündeme taşı! Gerçekten o da müstesna ve seçkin biriydi;[²⁵⁰⁸] o da hayat kurtarıcı haber taşıyan elçilerdendi[²⁵⁰⁹]
[2508] Tercihimiz, muhlas okuyan Kûfe kıraatına göredir. Yok eğer Basra kıraatı olan muhlisi esas alırsak, mana “kulluğunda saf ve samimi, halis muhlis” olur. Hz. İsa merkezli Meryem sûresinde Hz. Musa’nın seçilmişliği şu manaya gelir: diğer peygamberler de İsa gibi seçilmiş elçilerdi ve hepsi de ölümlüydü. [2509] Nebê’, haberden farklı olarak, “hayati öneme sahip haber” için kullanılır. Bir peygamber vahyin kaynağına nisbetle nebî, vahyin hedefine nisbetle rasuldür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Kur'an da Musa'yı da an!.. Şüphe yok ki o, ihlas sahibi bir Resul, bir peygamberdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Kitap’ta, Mûsâ’yı da an. Şüphesiz o halis bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kitapta Mûsa'yı da yâd et. Şüphe yok ki, o ihlâs ile muttasıf idi ve bir resûl, bir nebi olmuş idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kitapta Mûsâ'yı da an. Gerçekten O Allah tarafından ihlâsa erdirilen bir kul idi, resul ve nebî idi.
Resul ve nebî, Kur’ân’da bazen eş anlamda kullanılmıştır. Fakat 22, 52 de olduğu gibi, bazen farklı anlam taşıdıkları da anlaşılmaktadır. Umum husus farkı olduğu söylenebilir. Yani her resûl nebîdir, ama her nebî resul olmayabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kitapta Musa'yı da an, çünkü o, içi temiz (bir insan)dı ve elçi bir peygamberdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Kitâb'da Mûsâ kıssasını da zikr it. O, bize muhlis, nebî-i mürsel idi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu Kitap’ta Musa’yı da anlat. O, yürekten bağlıydı; nebi olan elçi idi.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Kitapta Musa'yı da an. O , ihlas sahibi idi. Ve peygamber olarak gönderilmişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kitapta Musa'yı da an. O da ihlâsa erdirilmiş bir kul, Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kitap'ta Mûsa'yı da an. Çünkü o, içtenlik ve dürüstlüğe erdirilmişti ve o bir resul, bir peygamberdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı añgıl kitāb içinde mūsā’yı. bayıķ ol oldı aru ŧā'at ķılıcı daħı oldı yalavaç peyġamber. yāħūd
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ẕikr eyle Ḳur’ānda Mūsāyı. Taḥḳīḳ ol muvaḥḥidlerden idi, daḫı resūlidi, peyġamber idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Kitabda (Qur’anda) Musanı da yad et! Həqiqətən o, (öz ibadətində) çox səmimi idi. O (Bizim tərəfimizdən İsrail oğullarına göndərilmiş) bir elçi, bir peyğəmbər idi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And make mention in the Scripture of Moses. Lo! he was chosen, and he was a messenger (of Allah), a Prophet.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Also mention in the Book (the story of) Moses: for he was specially chosen, and he was a messenger (and) a prophet.(2503)
2503 Moses was (1) especially chosen, and therefore prepared and instructed in all the wisdom of the Egyptians, in order that he might free his people from Egyptian bondage; there may also be a reference to Moses's title of Katim Allah, the one to whom Allah spoke without the intervention of angels: see 4:164, and n. 670); (2) he was a prophet (nabi), in that he received inspiration; and (3) he was a messenger (rasul) in that he had a Book of Revelation, and an Ummah or organised Community, for which he instituted laws. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاذْكُرْ
ve an
فِي الْكِتَابِ
Kitâb'ta
مُوسٰىۘ
Mûsâ'yı
اِنَّهُ
gerçek-ten o
كَانَ
idi
مُخْلَصاً
hâlis kılınmış
وَكَانَ
ve idi
رَسُولاً
bir resul
نَبِياًّ
bir nebî
(Resulüm!) Kitâb'ta Mûsâ'yı da an! Gerçekten o, (dini yalnız Allah'a) hâlis kıl(arak O'na ihlâs ile kulluk ed)en bir kimse idi ve bir resul, bir nebî idi.
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُخْلَص
Edilgen fiil-IV
خ ل ص
İhlâslı olan, hâlis kılınmış
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî