close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle selâmun ‘aleyk(e)(s) seestaġfiru leke rabbî(s) innehu kâne bî hafiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İbrahim, esenlik sana dedi, Rabbimden yarlıganmanı dileyeceğim, şüphe yok ki o, pek lutfeder bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İbrahim:) "Selam (emniyet ve hidayet) üzerine olsun (babacığım), senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü O, bana pek Lütufkârdır" dedi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İbrahim: “Sana selam olsun!” diye cevap verdi. “Rabbimden seni, bağışlamasını isteyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İbrâhim: “Selâm sana, selâmette ol. Senin hidayete ermen ve affedilmen için Rabbimden bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.” dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 9/113-114; 14/41; 25/63; 28/55; 60/4.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(İbrahim) dedi ki: "Selâm sana! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz O, bana karşı lütuf sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
(İbrahim:) 'Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İbrahim şöyle dedi: “- (Benden sana fenalık gelmez, emniyet ve) selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lütufkârdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İbrahim: “Sana selam olsun! Senin için Rabbimden bağışlanmak dileyeceğim. Çünkü Rabbim beni rahmetiyle kuşatmıştır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İbrâhim, “Selâm sana” dedi. “Rabbimden senin için af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır.”
Besim Atalay
swap_vert close
İbrahim dedi ki: «Selâm sana, Tanrımdan seninçin bağış isterim, o bana iyilik eder!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”
Bkz. 9/114, 26/86, 60/4Yusuf suresi 97 ve 98. ayetlerde Hz. Yakup’un oğulları için Allah’tan af dilemesinden bahsediliyor ve baba şefkatinden örnekler veriliyor. Burada da tam tersi Hz. İbrahim ‘in babası için af dilemesinden bahsedilerek evladın babaya şefkati gösteriliyor. Nitekim İsra 1/24. ayetinde “Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki; ’Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!’” buyrulmaktadır. Hz. İbrahim ‘in duası babasının hidayete ermesine ve doğru yolu bulmasına yöneliktir. Hani İbrahim babasına: “Yalnız İbrahim'in, (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” (Mümtehine 60/4) şeklinde dua sözü vermişti. Buradaki dua da o sözün devamı niteliğindedir. Ancak yapılan bu dua Allah tarafından kabul görmemiştir. Demek insan peygamber de olsa, hele Hz. İbrahim gibi tevhid inancının inşasında öncülük ve rehberlik etmiş bir kişi de olsa babasına dahi şefaat edemiyor. Ancak insanlar özellikle aileleri için şefkat ve merhametle doludurlar. Bunun doğal bir sonucu olarak Hz. İbrahim’in babasının hidayeti için dua etmesi gayet normaldir.  
Cemil Said
swap_vert close
47, 48. İbrâhîm: "Sana selâm olsun rabbimin ’afvını taleb ideceğim. Bana karşu lütufkârdır, belki sana îmân ihsân ider. Sizden ve sizin Allâh’a koşdığınız şerîklerden uzaklaşıyorum. Ben rabbime du’â ideceğim, belki bu du’âlarım beni bedbaht itmez." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İbrahim şöyle cevap verdi: "Sana selam olsun. Senin için Rabbim'den mağfiret dileyeceğim, çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İbrahim, şöyle dedi: “Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İbrâhim şöyle dedi: “Esen kal! Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lutufkârdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sana selam (barış) olsun," dedi, "Senin bağışlanman için Rabbim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dedi: selâm sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkârdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
47-48. (İbrâhîm, kendisine hakaretler eden ve taşlamak sûretiyle kendisini zarar vermekle tehdit eden babasına, nazik üslûbunu bozmadan, kendisine istenmedik bir yaklaşımda bulunmayacağını beyan etmek üzere;) “Selâmetle kal, (hidâyete ermen ve böylece) seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım, şüphesiz O, bana karşı çok lütufkârdır.” (Bulunduğunuz yeri terk ederek,) sizden ve Allah’tan başka taptığınız şeylerden uzaklaşacağım ve (hayatımın her döneminde yaptığım gibi) yalnızca Rabbime kulluk etmeye devam edeceğim. (Senin hidâyete ermen için) Rabbime (yapmış olduğum) yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Sana selam olsun. Seni af etmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkârdır.”¹
1- Hoşnut edicidir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(İbrâhîm şöyle) dedi: «Üstüne selâmet. Senin için Rabbime istiğfar edeceğim. Çünkü O, bana çok lûtufkârdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(İbrâhîm) şöyle dedi: “Selâm sana! Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünki O, bana karşı çok lütufkârdır.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İbrahim) dedi ki: ’Selam sana (esen kal)! (Ama ben yine de) Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim (senin bağışlanman için bu dünyada şefaatte bulunacağım). Şüphesiz O, bana karşı çok lütufkârdır.*
(*) Burada Hz. İbrahim Furkan 63. âyetin gereğini yerine getirmiştir. Câhillerin attıkları tehditlere karşılık vermemiş, selam diyerek geçmiştir. Bu da gösteriyor ki, nasihat edilen veya kendisine tebliğ yapılan kimse şiddet gösteriyorsa onu kendi hâline bırakmak gerekir. Âyetin mânası şudur: ‘’Benden sâlim oldun. Bundan sonra, benden sana bir rahatsızlık dokunmaz. Seni incitecek bir şey söylemem.’’ Zaten bir alttaki âyette onlardan ve şirk sisteminden ayrılıp uzaklaştığını ifade edecektir. Bu tavırdan alınan altın ilke şudur: Tevhid ve şirk gibi en önemli konu da olsa, bir mümin karşı tarafın inancına saldıramaz, onlara hakaret edemez ve onlarla alay edemez. Eğer bir hoca veya mümin görünümlü birileri tevhidi savunuyorum bahanesi ile karşı tarafın inancını aşağılıyorsa, onunla alay ediyorsa bilin ki bu tutum İbrahim’î bir tutum değildir. Bu tutum ve söylemden rahmet doğmaz. Ayrıca bu ayeten de anlaşılıyor ki, istiğfar etmenin/ şefaatte bulunmanın yeri dünya hayatıdır, ahiret değildir. Çünkü burada Hz. İbrahim kendi babası için ahirette değil, dünyada istiğfarda/şefaatte bulunacağını söylüyor. Fakat babası muvahhid olmadığından yani müşrik olduğundan yüce Allah ona istiğfar/şefaat/ etme izni vermiyor. Çünkü bu izin sadece muvahhid kimseler için verilebilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İbrahim babasına “Sana selam olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Çünkü Rabbim bana her zaman lütuflarda bulunmuştur.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İbrahim dedi: "Esen kal" Senin için çalabımdan yarlıgama diliyeceğim. Çünkü O beni çok kayırır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
47, 48. İbrahim demişti: Benden sana selâm olsun [⁵] ben senin için Rabbinden yarlıganmak dileyeceğim. Çünkü O, benim hakkımda çok lûtufkârdır, sizden, Tanrı/yı bırakarak taptıklarınız putlardan ayrılıp bir tarafa gideceğim. Rabbime ibadet edeceğim, umarım ki Rabbime olan ibadetimde bedbaht olmam.
[5] Benden sana bir fenalık gelmez, var benden yana selâmette ol.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(İbrahim de): “Selâm sana. Senin için Rabbimden bağışlanmanı dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana karşı çok lütufkârdır” dedi.¹²
12 Krş. Tevbe, 9/113-114  
Kadri Çelik
swap_vert close
(İbrahim:) “Selam (esenlik) üzerine olsun! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim; çünkü O bana pek lütufkârdır” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine İbrahim, “O hâlde, sağlıcakla kal!” dedi, “Ama ben yine de, seni bağışlaması için Rabb’ime yalvaracağım, çünkü O, bana karşı gerçekten de çok cömert, çok lütufkârdır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: -“Selâm sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. O, bana çok lütufkâr / cömert olandır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İbrahim: " Hoşça kal baba! Senin için Rabb'ime hep dua edeceğim. Herhalde beni kırmaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim; "Selam sana! Esenlik içinde kal. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü Rabbim bana çok iyilik yapandır. "
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İbrahim) şöyle demişti: “Selam sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. [*] Şüphesiz ki O, bana lütufkârdır.
Bu ayetler Tevbe 9:113-114, Şu‘arâ 26:86-87 ve Mümtehine 60:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Hz. İbrahim babası sağken onun tevbe etmesi için dua etmişti.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bunun üzerine İbrahim de:) “Selâm sana,¹ senin için Rabbimden af dileyeceğim, çünkü O, bana karşı pek ikram sahibidir.”dedi.
1 Buradaki selam ifâdesi hakkında farklı görüşler vardır: 1- Hz. İbrahim (a.s), babasına gerçekten selam vermiş ve onun için duâ edeceğini söylemiş (Bk. Mümtehine: 4, Şuara: 86) ama bunda hata (zelle) etmiştir. Çünkü (Tevbe: 114)’de, “İbrahim’in babası için (Allah’tan) af dilemesi de sadece ona verdiği bir sözden dolayı idi. Fakat onun, bir Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca, o işten vazgeçti…” 2- Hz. İbrahim (a.s) babasına gerçekten selam vermemiş ve ondan kurtulmak için (Furkan: 63)’deki, “Rahman (olan Allah’ın)’ın has kulları; yeryüzünde tevazu ile yürüyen ve kendini bilmez kimseler onlara sataştığında “selam!” deyip geçen, kimselerdir.” hükmünü uygulamıştır. Sonuç olarak, Müslüman olmayanlara mü’minlerin de Peygamberlerin de istiğfar etmesi ve selam vermesi câiz değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[İbrahim:] “Sana selâm olsun!” diye cevap verdi, “Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkar olmuştur.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İbrahim: – Sana selam olsun babacığım senin bağışlanman için Rabbime yalvaracağım, zira O bana karşı oldukça lütufkârdır. 6/74...85, 2/124...135, 3/65…68, 14/35...41, 16/120…123, 22/78, 26/69...103, 60/4…6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(İbrahim:) “Sen sağlıcakla kal!” dedi, “Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım;[²⁵⁰⁴] çünkü O, bana karşı oldukça lütufkârdır!
[2504] Hz. İbrahim babasına dua sözü vermişti (60:4). Buradaki duası o sözün bir parçasıydı. Fakat bu dua kabul edilmediği gibi, Allah’ın peygamber babası da olsa kâfir olarak ölüp gitmiş biri için dua etmemesini istediğini yine 60:4’ten anlıyoruz. Sözün özü: Her elçi bir şefkat pınarıdır. Bir âdem bir âlem diye yola çıkarlar ve bir âdemin ebedî saadetini bir âleme bedel bilirler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat İbrahim: "Sana selam olsun!.. (Esen kal) Senin için Rabbim'den bağışlanmanı dileyeceğim, çünkü Rabbim bana karşı çok lütufkardır.
Osman Fırat
swap_vert close
(İbrahim:) "Sana selam olsun!" diye cevap verdi, "Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkâr olmuştur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Hazret-i İbrahim de) Dedi ki: «Sana selâm olsun. Senin için Rabbime elbette ki istiğfarda bulunacağım, şüphe yok ki, O benim için çok ikram etmektedir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İbrâhim: “Selâmet, esenlik içinde kal, dedi. Rabbimden senin için af dileyeceğim. O gerçekten bana karşı çok lütufkârdır. [25, 63; 28, 55; 60, 4; 9, 113-114; 14, 41]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(İbrahim): "Selam sana, (esenlik içinde kal), dedi, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İbrâhîm: "Allâh'ın selâmeti üzerine olsun! Senin içün rabbime istiğfâr ideceğim zîrâ o bana du'âmı kabûli va'd itdi."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İbrahim dedi ki “Esenlik ve güvenlik içinde ol; Rabbimden seni bağışlamasını dileyeceğim. O, bana iyi davranır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İbrahim:- Selam olsun sana dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o buna çok lütufkardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İbrahim “Sana selâm olsun,” dedi. “Senin için Rabbimden af dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dedi: "Selam sana! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[161a] eyitti ibrāhįm “selām olsun saña! tįzden yarlıġamaķlıķ dileyeni senüñ içün çalabumdan bayıķ Tañrı oldı baña luŧf eylük eyleyici.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İbrāhīm eyitdi: Selām olsun saña, istiġfār eyleyin saña beni yaradana. Taḥḳīḳol Tañrı Ta‘ālā benümle luṭf idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(İbrahim) belə cavab verdi: “Sənə salam olsun! (Allah özü sənə rəhm etsin. Məndən sənə heç bir pislik gəlməz!) Mən Rəbbimdən sənin bağışlanmağını diləyəcəyəm. O mənə qarşı çox mehribandır (çox lütfükardır, duamı qəbul edər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: Peace be unto thee! I shall ask forgiveness of my Lord for thee. Lo! He was ever gracious unto me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Abraham said: "Peace be on thee: I will pray to my Lord for thy forgiveness:(2499) for He is to me Most Gracious.
2499 Cf. 9:114, where this promise of Abraham to pray for his father is referred to, and its limitations pointed out.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
سَلَامٌ
selam olsun
عَلَيْكَۚ
sana
سَاَسْتَغْفِرُ
mağfiret dileyeceğim
لَكَ
senin için
رَبّ۪يۜ
Rabb- imden
اِنَّهُ
şüphe-siz O
كَانَ
olan- dır
ب۪ي
bana
حَفِياًّ
Hafiyy
(İbrâhîm) Şöyle dedi: "Sana selam olsun. Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim; çünkü O, bana karşı Hafiyy'dir (gizli olan, gizli lütuflarda bulunan ve kuluna ikram etmek için her anda onu izleyendir)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ب۪ي
Zamir
ب۪ي
Benle, bana
حَفِيّ
İsim
ح ف و
Hafiyy (Allah'ın esması, ismidir. Gizli olan, gizli lütuflarda bulunan ve kuluna ikram etmek için her anda onu izleyen demektir)