close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ yahyâ ḣużi-lkitâbe bikuvve(tin)(s) veâteynâhu-lhukme sabiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Yahya, azim ve kuvvetle kitabı al. Ve ona çocukken peygamberlik verdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, (Allah’ın vahyi olan) Kitabı kuvvetle tut." (Çünkü kitabın hükmü ancak 1- Sağlam manevi teslimiyet ve ciddiyetle, 2- Zahiri devlet otoritesi ve gücüyle yürütülebilir.) Böylece daha çocuk iken ona hikmet ve hükmetme yeteneği verdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve çocuk doğup büyüdüğünde, O'na: “Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl!” dedik. Biz O'na, çocukken doğru ve kapsamlı düşünme yeteneği vermiştik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey Yahyâ, kitaba sıkı sıkı sarıl, sorumluluğuna pürdikkat sahip çık.” dedik. Ve daha çocukken ona ilim, hikmet ve muhakeme kabiliyeti yargı ve icra yetkisi verdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ey Yahya! Kitab'ı kuvvetle tut." [1] Biz ona daha çocukken hikmeti verdik.
1.Kitabın emirlerine kuvvetle yapış, onları tam bir ciddiyetle uygula.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) 'Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut.' Daha çocuk iken ona hikmet verdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Biz ona Yahya'yı ihsan ettik ve şöyle dedik): “- Ey Yahya! Kıtabı kuvvetle tut (Tevrat'da olan hükümlerle amel et).” Bir de daha çocukken ona hikmet verdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey Yahya! (Allah’ın) kitabına sımsıkı sarıl” dedik. Ve henüz çocuk iken ona ilim ve hikmet verdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, “Ey Yahyâ! Kitaba kuvvetle sarıl!” dedi. Biz ona, henüz çocuk iken kitabı anlama kabiliyetini verdik.[307]
[307] Hz. Yahyâ’nın özellikleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 91-96.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey Yahya ! Al kitabı kuvvetle, biz ona çocuk olduğu halde, hikmet verdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yahya büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O, daha küçük bir çocukken biz ona hikmeti vermiştik.
Hz. Yahya’nın Peygamber olacağı daha doğmadan babası Hz. Zekeriya’ya bildirilmişti. “Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “Allah sana, kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak, insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak, tam bir iffet sahibi, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahya'yı müjdeliyor.” (A. İmran 3/39) “Ona hikmetin verilmesi”, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma kabiliyeti, sağlıklı düşünme yeteneği, yerinde ve uygun olanı bulma kapasitesi, en doğru yöntemle sorunları çözme melekesi, hadiseleri önceden sezme feraseti, bilgelik, anlayış lütfedilmesi demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey Yahyâ bu kitâbı ’azm-i kavî ile al, biz Yahya’ya daha sabî iken akıl virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
12,13,14. "Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Ey Yahyâ! Kitaba var gücünle sarıl!” dedik ve ona henüz çocukken hikmeti verdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) vargücünle sarıl!» (dedik) ve henüz sabi iken ona (ilim ve) hikmet verdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yahya, kitaba iyice sarıl." Çocuk yaşta kendisine bilgelik vermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" (dedik) ve daha çocukken ona hikmet verdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yahyâ, dünyaya gelip de henüz ergenlik çağına ulaşmamış iken,) “Ey Yahyâ! Kitâb’ı (Tevrât’ın hükümlerini) kuvvetle tut (onun hükümleri ile amel et” buyurduk.) Ona daha çocuk iken hikmet (Tevrât’ı anlama kabiliyeti, ilim ve feraset) verdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey Yahyâ! Kitap'ı kuvvetlice tut¹.” O henüz çocukken ona hikmet² verdik.
1- Onun buyruklarına samimiyetle uy. 2- Bilgelik, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma, sağlıklı düşünme, yerinde ve uygun olan, güçlendirme, sağlamlaştırma, en doğru yöntem.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
12,13,14. (Yahyâyi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) «Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut» (dedik). Henüz sabî iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günâhlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkârdı. Bir serkeş ve aasî değildi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ey Yahyâ! Kitâb'ı (Tevrât'ı) kuvvetle (sabırla) tut!” (buyurduk). Ve daha çocuk iken ona hikmet (peygamberlik ve Tevrât'ı anlama kabiliyeti) verdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Çocuk doğup büyüdükten sonra ona:)"Ey Yahya, kitabı (Tevrat’ı) kuvvetle tut (içinde bulunanları ciddiyetle öğren ve hükümlerine sarıl diye vahiy yoluyla ona emrettik). Ve o daha çocuken biz ona hikmeti (gerçeği kavrama, doğru hüküm ve düşünme yeteneği) vermiştik.*
(*) Hz. Yahya ergenlik çağına gelip büyüdükten sonra bu ilahi emir ve vahye mazhar oluyor. Ama henüz çocukken ona gerçeği kavrama, doğru hüküm ve doğru düşünme yeteneği de verilmişti.: قال الله ليحيى بعد ما بلغ وأدرك {خُذِ ٱلْكِتَابَ} {يا يحيى خذ الكتاب بقوة} والتقدير فلما ولد يحيى وكبر وبلغ السنّ الذي يؤمر فيه قال الله له على لسان الملك (البحر المحيط)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ey Yahya! Kitaba sımsıkı, kuvvetle sarıl” (dedik) ve o’na daha küçük yaşta karar verme yeteneği,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Yahya Kitap’ı sıkı tut" dedik. Biz ona doğrunun düşüncesini henüz çocukken öğrettik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Yahya! [¹] Kitabı kalb kuvveti ile al. » Biz, ona çocukken hikmet [²] verdik.
[1] Zekeriya'ya Yahya'yı verdik, hitaba müstahak olduğu bir zamanda sözle dedik.[2] Veya peygamberlik, Tevrat'ı anlamak, bilmek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(O doğup büyüyünce ona), “Ey Yahya! Kitab’a/Tevrat’a kuvvetle sarıl!” dedik ve ona daha çocukken hikmet [hukm] verdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Ona dedik ki:) “Ey Yahya! Kitabı (Tevrat'ı) kuvvetle (ilim ve amelle) tut.” Daha çocuk iken ona hüküm verdik.
(Buradaki hükümden maksat, hak olan dini öğretiler, tevhit konuları ve şeriatlar hakkında tam bir bilgidir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nihayet Yahya doğdu, ergenlik çağına geldi. Ona, “Ey Yahya; ilâhî hikmetlerle dolu şu Kitaba sımsıkı sarıl!” diye emrettik. Ve ona, daha çocuk yaştayken hüküm ve hikmet verdik. Dosdoğru ve yerli yerinde karar verebilme imkanı bahşettik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey Yahya! Kitab’ı kuvvetle tut!”. Ona çocukluğunda Hüküm / Hikmet verdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yahya'ya Kitaba bağlı kalmasını emrettik. Küçük yaşta devlet yönetimiyle tanıştırdık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yahya’ya henüz çocuk denilecek yaştayken; "Ey Yahya! Kitabı kuvvetle tut! Kitapta yazılı emirlere göre hayatını yaşa!” dedik. Biz ona ayetlerimizin hikmetlerini öğrettik. Böylece o ne yapacağını bilen, olayların gerçeğini gören bir ilim sahibi oldu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
12,13. “Ey Yahya! Kitab’a (Tevrat’a) sımsıkı sarıl!” [*] (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da [takvâ]lı (duyarlı) biriydi.
Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:103, dipnot 1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yahya büyüyünce) ona: “Ey Yahya! Kitab’a (Tevrât’a) sımsıkı sarıl!” (dedik) ve henüz çocukken (katımızdan) ona (ilim ve) hikmet verdik.¹
1 Hz. Yahya (a.s)’ın Peygamber olacağı daha doğmadan Hz. Zekeriyya’ya bildirilmişti. (Kurtubî) Bk. (Âlu İmrân: 39)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve çocuk doğup büyüdüğünde o’na:] “Ey Yahyâ! İlahî mesaja sımsıkı sarıl!” [diye öğüt verdi]. Çünkü o daha küçük bir oğlanken Biz o’na doğru ve kuşatıcı düşünme yeteneği vermiştik,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey Yahya, Kitaba sımsıkı sarıl. Biz ona daha çocukken sağlam akıl ve doğru karar verme yeteneği vermiştik. 6/85...89, 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Yahyâ doğup büyüdüğünde ise şöyle vahyettik:) “Ey Yahyâ! İlâhî hükümlere sımsıkı sarıl!” Zira Biz, daha çocukluğunda ona doğru hükmetme yeteneği vermiştik.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet, günü geldi Yahya doğdu) Ona: "Ey Yahya, Kitab'a (Tevrat'a) kuvvetle sarıl" dedik. Ve ona daha çocukken ilim ve hikmet verdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Yahyâ, Kitabı kuvvetli tut (Onun emirlerini uygula) ve ona çocuk iken hikmet verdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Yahya! Kitabı kuvetle tut. Ve O'na daha çocuk iken hikmet verdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
12, 13, 14. “Yahya! Kitaba var kuvvetinle sarıl! ” dedik ve henüz çocuk iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan bir merhamet, arı duru bir gönül de ihsan ettik. O, Allah'ı sayıp günahtan sakınan bir insandı. Anne ve babasına iyi davranan hayırlı bir evlattı, asla zorba ve isyankâr biri değildi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut (Onun emirlerini uygula). (dedik) ve ona çocuk iken hikmet verdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ: "Ey Yahyâ! Kitâbı (Tevrât'ı) kuvvet ve 'azîm ile alub ahkâmına ri'âyet it" diye hitâb buyurdı ve ona sabî iken hikmet ve nübüvveti ihsân iyledi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Çocuk büyüyünce dedik ki) “Yahya, Kitap’ı sıkı tut!” Daha çocukken ona doğru karar verme yeteneği (hikmet) vermiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Yahya, kitaba kuvvetle sarıl. Ona daha çocukluğunda hikmet vermiştik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yahyâ, kitaba sımsıkı sarıl” buyurduk. Ve daha çocukluğunda ona hikmet nasip ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetle tut." Biz ona daha sabi iken hikmet verdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy yaḥyā dut tevrįt’i becid!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz eyitdük: Yā Yaḥyā, didük. Al kitābı ḳuvvet‐ile. Daḫı virdük aña ḥikmetive ‘ilmi oġlan‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yəhya dünyaya gəldikdən sonra ona dedik: ) “Ey Yəhya! Kitabdan bərk yapış (Tövratı möhkəm tutub onun hökmlərinə ciddi əməl et!). Biz uşaq ikən ona hikmət (Allah kəlamının incəliklərini anlamaq, peyğəmbərlik) verdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(And it was said unto his son): O John! Hold the Scripture. And We gave him wisdom when a child.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(To his son came the command):(2466) "O Yahya! take hold of the Book with might": and We gave him Wisdom(2467) even as a youth,
2466 Time passes. The son is born. In this section of the Surah the centre of interest is Yahya, and the Instruction is now given to him. 'Keep fast hold of Allah's revelation with all your might': for an unbelieving world had either corrupted or neglected it, and Yahya (John the Baptist) was to prepare the way for Jesus, who was coming to renew and re-interpret it. 2467 Hukm, translated Wisdom, implies something more than Wisdom; it is the Wisdom or Judgement that is entitled to judge and command, as in the matter of denouncing sin.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَا
ey
يَحْيٰى
Yahyâ
خُذِ
tut
الْكِتَابَ
kitabı
بِقُوَّةٍۜ
kuvvetle
وَاٰتَيْنَاهُ
ve ona verdik
الْحُكْمَ
hikmet
صَبِياًّۙ
çocuk iken
(Yahyâ doğup büyüdüğünde ona) "Ey Yahyâ! Kitabı kuvvetle tut!" (buyurduk). Ve henüz çocuk iken ona hikmet verdik.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
يَحْيٰى
Özel isim
يَحْيٰى
Hz. Yahya (a.s.)
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
حُكْم
İsim
ح ك م
Hikmet, hüküm
صَبِيّ
İsim
ص ب و
Çocuk