close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meryem Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feḣarace ‘alâ kavmihi mine-lmihrâbi feevhâ ileyhim en sebbihû bukraten ve’aşiyyâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Zekeriyya, mihraptan çıkıp kavmine, sabahakşam onu tenzih edin noksan sıfatlardan diye işaret etti.
Aynı Eser  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylelikle (Zekeriya) "mihrab"tan (mescidin ön tarafından, manevi harb-nefis cihadı yaptığı makamdan) kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaretle anlatıverdi: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin (hiçbir konuda O’na isyana yeltenmeyin)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriyya, ibadet ettiği yerden kavminin karşısına çıkıp onlara: “Sabah akşam, Rabbinizin sınırsız yüceliğini anın!” diye işaret etti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu sırada, Zekeriyyâ, mâbedden, kavminin karşısına çıkarak onlara: “- Sabah erken ve akşama doğru Allah'ı tesbih edin, namaz kılın, ibadet edin.” diye işaret etti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunun üzerine mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin" diye işaret etti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: 'Sabah akşam tesbih edin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet (hanımına hamil vakti gelip de konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı (Zekeriyya) çıktı da, onlara: “- Sabah ve akşam namaz kılın.” diye işaret etti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriyya, mabedden kavminin karşısına çıkıp: “Sabah akşam Allah’ı tesbih edin” diye onlara işareten söyledi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriyyâ, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara, “Sabah-akşam tesbîhte bulunun” diye işaret verdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Zekeriya, mihraptan ulusuna çıkınca: «Sabah, akşam teşbih edin!» dedi hemen onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken Zekeriya mescitten ayrılıp halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi fakat konuşamadı) ve onlara: Sabah akşam Allah'ı tesbih edin (insan olarak yapmanız gerekeni yerine getirin)” diye işaret diliyle konuştu.
Cemil Said
swap_vert close
Zekeriyâ mihrâbdan kavmine doğrı çıkdı ânlara sabah ve akşam Allâh’a du’â itmelerini tenbîh iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Zekeriya bunun üzerine mabedden çıkıp milletine: "Sabah akşam Allah'ı tesbih edin" diye işarette bulundu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara “Sabah akşam Allah’ı tespih edin” diye işaret etti.[339]
Zekeriyya (a.s.)’ın işaret yoluyla anlaşmak zorunda kalması, eşinin hamileliği konusunda, bir önceki âyette sözü geçen işaretin gerçekleştiğini gösteriyordu.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriyyâ, mâbedden kavminin karşısına çıkarak onlara, özel bir işaret diliyle, “Sabah akşam Allah’ı tesbih edin” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriyya, mâbetten kavminin karşısına çıkarak onlara: «Sabah akşam tesbihte bulunun» diye işaret verdi.  
 «Mabet»ten şeklinde tercüme edilen «mihrap» o zamanlarda ibadet edilen yer veya Beyt-i Makdis içinde yüksek bir yerdeki hücre manasına kullanılıyordu.) Allah Teâlâ, yaşlı Zekeriyya ile kısırlaşmış olan eşinden bir çocuk dünyaya göndermekle kudretinin sınırsızlığını ortaya koymuştur. Yukarıdaki âyetlerde buna işaret buyurulduktan sonra şimdi, doğumu mucizeli bir şekilde gerçekleşen Yahya (a.s.)a hitap ediliyor.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Tapınaktan halkının arasına çıktı ve "O'nu sabah akşam düşünüp anın," diye onlara işaretle bildirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nihayet (birgün konuşamayınca) mihrabdan kavmine karşı çıktı da onlara "Sabah ve akşam (Rabbinizi) tesbih edin" diye işaret etti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da «Sabah ve akşam tesbih edin» diye onlara işaret verdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Tarafımızdan takdir edilen vakit gelince, Zekeriyyâ’nın, alâmet olarak dili tutuldu ve) mabetten (namaz kıldığı yerden) kavminin karşısına çıkıp onlara, “Sabah akşam (namaz kılarak Rabbinizi) tesbih edin” diye işaret etti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunun üzerine mihraptan¹ halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam² tesbih³ etmelerini vahyetti.⁴
1- İbadethaneden. 2- “Sabah akşam” bir deyimdir ve “bütün bir gün, gün boyunca, devamlı” anlamına gelmektedir. 3- Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. 4- İşaret diliyle anlattı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken (Zekeriyyâ) mescidinden kavminin karşısına çıkıb onlara: «Sabah akşam tesbîhde bulunun» diye işaret verdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine (Zekeriyyâ) mihrabdan (ma'bedden) kavminin karşısına çıktı da (o müjde alâmetinin hemen görünmesiyle, konuşamayarak) onlara: “Sabah-akşam (Rabbinizi)tesbîh edin!” diye işâret etti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken (Zekeriyyâ) ibadet yerinden halkının karşısına çıktı ve onlara “Sabah akşam Allah’ı tespih edin”diye işaret etti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Mescitten kavminin karşısına çıktığında, onlara işaretle “Sabah akşam Rabbinizi bütün eksiklerden tenzih edin” diye işaretle seslendi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriya tapınaktan ayrılıp ulusunun karşısına çıktı da onları erte akşam Allah’ı ululamalarını kımıltılarıyla anlattı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zekeriya namazgahından [⁸] kavmine çıkıp onlara sabah, akşam tespihte [⁹] bulunmalarını işaret etti [¹⁰].
[8] Veya mescit veya çardaktan.[9] Salât, hamd, tenzihte.[10] Yahut yere yazdı. Çünkü dil ile konuşamadı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Zekeriya) Mabetten [mihrâb] kavminin karşısına çıktı ve onlara hemen, “Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!” diye işaret etti [evhâ].
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylelikle (Zekeriya) Mescitten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: “Sabah akşam (Allah'ı) tesbih edin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece Zekeriya, mescitten ayrılıp halkın karşısına çıktı. Dili dönmüyor, bir tek kelime bile konuşamıyordu. Fakat bu, Rabb’inin ayetlerini gündeme getirmeye, insanları iyiliğe çağırmaya engel değildi: Onlara, “Rabb’inizin yüceliğini gece gündüz tesbih edin!” diye eliyle işâret etti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mihrap’tan kavminin karşısına çıktı. ‘Akşamleyin ve sabah erken vakitler tesbih edin!’ diye onlara vahyetti / işaretle gösterdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zekeriyya mihrapta cemaatin karşısına geçti ve onlara: sabah akşam Allah'a dua edin şeklinde işaretler yaptı...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zekeriya yaşadığı mabetten halkının karşısına çıktı. Onlara işaretlerle, "Sabahtan akşama kadar Rabbinizi unutmayın! Emirlerini dinleyin! Yasalarına uyarak yaşayın! Değilse kaybedenlerden olursunuz” diye öğüt verdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bu sırada Zekeriya) mabetten kavminin karşısına çıkarak onlara “Sabah akşam [tesbih] edin (Allah’ı yüceltin)!” diye vahyetmişti (işaret etmişti). [*]
Hz. Zekeriya, çocuk sahibi olacağı müjdesinin şaşkınlığı sonucunda bir mucize isteğinde bulunması ve bunun onda yaşanması nedeniyle üç gün konuşamadığı için tebliğini işaretle yapmış, görevini terk etmemiştir. [Vahiy] kelimesi Yüce Allah’ın dışında başka varlıklar için kullanılırsa buna “gayr-ı ilahi vahiy” denmektedir. Burada ilgili kelimenin sözlük manalarından birisi olan “işaret etmek, ilham etmek veya emretmek” anlamları kastedilmektedir. Hz. Zekeriya “üç gün konuşamadığı için” artık kavmine işaret diliyle bilgi vermeye çalışmaktaydı. Zaten Âl-i İmrân 3:41’de geçen [remz] kelimesi de “işaret” anlamına gelmektedir. Tebliğde sözünü ettiği şey, “üç gün gelemeyeceğim; siz devam edin” veya “işaretle de olsa sabah-akşam tesbihe devam edelim” mesajı da olabilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hemen (Zekeriyya,) mescidden kavminin karşısına çıkarak onlara: “Sabah akşam (sürekli olarak) O (Allah’ın) şânını yüceltmelerini.”¹ işaretle bildirdi.
1 Tesbih: Allah’ı tenzih etmek, yani zatını inanç yönüyle dil ile ikrar, amel yönüyle lâyık olmayan her türlü şaibeden uzak tutmak anlamına gelir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine [Zekeriya] mâbedden kavminin karşısına çıktı ve onlara “Sabah akşam [Rabbinizin] sınırsız kudret ve yüceliğini anın!” ¹⁰ diye işaret etti.
10 Râzî’ye göre, bu husus, ayetin devamı Hz. Yahyâ’nın Allah’ın buyruğunu idrak edip anlayabilecek çağa eriştiğini gösterdiğine göre, ayette lafzen olmasa da, îma yoluyla açıkça ifade edilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriya mabetteki hücresinden kavminin huzuruna çıkarak işaretle onlara ‘Sabah akşam Allah’ın şanını yüceltmeye devam edin’ diye emretti. 3/35...41, 19/2...15, 21/89-90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken o, mabetteki inziva hücresinden[²⁴⁶⁹] çıkarak onlara; “Sabah akşam Rabbinizin şanını (ibadetle) yüceltmeye devam edin!” diye işaret etti.[²⁴⁷⁰]
[2469] Mihrâb: o dönemdeki mabetlerde, kendini ibadete adamış ruhban sınıfının ibadet için inzivaya çekildikleri, çok basamaklı bir merdivenle çıkılan çilehane vari mekân. Genellikle mabedlerin kemerli duvarlarının içerisine gizlenmiş olarak inşâ edilirdi (Krş: 38:21). Bu ibâre ‘Zekeriyya, hücresinden, ibadet için mabede toplanmış insanların huzuruna çıkarak…’ şeklinde anlaşılmalıdır. [2470] Hz. Zekeriyya’nın işaret diliyle konuşması hangi mesajı vermektedir? İki ihtimalden birincisi şu: mabette din hizmetlisi olan Hz. Zekeriyya, ibadet yaptırdığı insanlara bu üç gün zarfında kendisinin görevde bulunmayacağını, ibadetlerini kendisi olmadan eda etmeleri gerektiğini söylüyor. Bu Kur’an’da gördüğümüz her açıdan sorumlu ve görevine ölümüne sadık Hz. Zekeriyya karakteriyle uyumlu değildir. İkincisi de şu: Konuşamamasına rağmen görevini aksatmayacağını, fakat konuşamama sorununu işaret diliyle aşıp görevini yapmaya çalışacağını söylüyor. Bu ikinci ihtimale göre mesaj göreve sadakat ve sorumluluk bilincidir. Muhtemelen bu, Hz. Zekeriyya’nın kendi tercihi olmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir gün kimseyle konuşamaz hale geldiğini gören Zekeriyya -müjdesinin gerçekleştiğini anladı ve mescidinden kavminin karşısına çıkıp (murâdını işaretlerle anlatarak) "Sabah akşam Rabbinizi tesbih edin” diye emretti.
Osman Fırat
swap_vert close
(Zekeriyya), ma’bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye vahy /işâret etti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra mescitten kavmine karşı çıktı da, «Gündüzlerin evvellerinde ve sonunda tesbihte bulununuz,» diye onlara işaret eyledi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, mâbeddeki bölmesinden halkının karşısına çıkıp “Sabah akşam Rabbinizi tenzih ve O'na ibadet edin! ” diye işarette bulundu. [Mihrab için bkz. 3, 37]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Zekeriyya), ma'bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye işaret etti.
Kur'ân, olayın ana çizgilerini belirtir, ayrıntıları tamamlamayı hayâlimize bırakır. İşte Yahyâ doğmuş, büyümüştür. Şimdi Tanrı hitâbı ona yönelmektedir:  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Bunun üzerine) Zekeriyâ namâzgahdan kavminin yanına çıkarak onlara sabah ve akşam rablerini tesbîh iylemelerini işâretle anlatdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra tapınağın iç odasından[1] halkının karşısına çıktı, onlara: “Sabah akşam O’na ibadet edin” diye işaret etti.
[*] Mihrap, iç oda demektir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Mabedden, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah akşam Allah'ı tesbih etmelerini işaret etti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken Zekeriya mescidden halkın içine çıktı ve onlara “Sabah akşam tesbih edin” diye işaret etti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun üzerine Zekeriyya, yakarış yerinden ayrılıp halkının karşısına geçti ve onlara "Sabah-akşam tespih edin" diye işaret verdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çıķdı zekeriyyā ķavmı üzere namāz ķılacaķ yirden pes işāret eyledi anlardın yaña kim “namāz ķıluñ irte daħı gice”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes çıḳdı ḳavmine miḥrābdan vaḥy eyledi anlara işāret‐ile ki tesbīḥ eyleye‐ler giçede ve gündüzde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Nəhayət, Zəkəriyyanın dili tutulduğu, ona danışmaq qadağan edildiyi üçün artıq zövcəsinin hamilə olduğunu başa düşdü və Allahın Öz əhdinə sadiq olduğuna bir daha əmin olub Ona cani-dildən şükür etdi). Sonra (Zəkəriyya) mehrabdan (mə’bəddən) öz camaatının qabağına çıxıb (əli ilə) onlara belə işarə etdi: “Səhər-axşam (Allahı) təqdis edib şə’ninə tə’riflər deyin! (Və ya namaz qılın!)”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then he came forth unto his people from the sanctuary, and signified to them: Glorify your Lord at break of day and fall of night.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So Zakariya came out to his people from him chamber: He told them by signs to celebrate Allah.s praises in the morning and in the evening.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَخَرَجَ
bunun üze-rine çıktı
عَلٰى قَوْمِه۪
kavminin karşısına
مِنَ الْمِحْرَابِ
mihraptan
فَاَوْحٰٓى
ve işaret etti
اِلَيْهِمْ
onlara
اَنْ
diye
سَبِّحُوا
tesbih edin
بُكْرَةً
sabah
وَعَشِياًّ
ve akşam
Bunun üzerine (Zekeriyyâ), mâbedden kavminin karşısına çıkarak onlara, "sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye (elleriyle) işaret etti.
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِحْرَاب
İsim
ح ر ب
Mâbed, mihrâb
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
سَبَّحَ
Fiil-II
س ب ح
Tesbih etti
بُكْرَة
İsim
ب ك ر
Sabah, erken, gündüzün başlangıcı
عَشِىّ
İsim
ع ش و
Akşam, akşama doğru, akşam üstü