close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 41. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
‘Alâ en nubeddile ḣayran minhum vemâ nahnu bimesbûkîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan daha hayırlısını, yerlerine geçirmeye ve kimse önümüze geçemez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını (mücahit ve müstakim kullarımı) getirip-değiştirmeye (Muktedir durumdayız). Üstelik Bizim önümüze geçilmesi (ve takdirimizin engellenmesi de imkânsızdır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
onları kendilerinden daha hayırlı bir toplum ile değiştirmeye. Çünkü bizim istediğimizi yapmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktur. Bizim önümüze geçip bizi engelleyen de olamaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın dinine düşmanlık edenleri bertaraf ederek, senin için, onlardan daha hayırlılarını, uğrumuzda mallarını harcayan, canlarını feda eden itaatkar yiğit insanları sana yol arkadaşı yapmaya elbette bizim gücümüz kudretimiz yeter. Biz, yaptığı icraatların önü kesilenler, acze düşürülenler değiliz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 40/57; 56/60-61; 75/3-4.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarına getirip-değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların (o kâfirlerin) yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye... Hem bizim önümüze geçilmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
40, 41. İşte doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onlardan daha hayırlısını getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. Ve bizi geçecek de değiller. (Bizden kurtulamazlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, elbette onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
Besim Atalay
swap_vert close
40,41. Doğuların, batıların Tanrısına ant olsun, onlardan daha hayırlısını, yerlerine koymaya bizim gücümüz yeter, kimse bizi geçemez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.
Cemil Said
swap_vert close
40,41. Şarklar ve garblar rabbinne kasem iderim ki biz ânları daha hayırlı bir kavim ile tebdîle kâdiriz ve takdîrimizin icrâsında bize karşu sebkat idemezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
40,41. Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
40-41. Doğuların ve batıların rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter, kimse bizim önümüze geçemez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
40, 41. Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları, kendilerinden daha iyilerle değiştirmeye... Bizi kimse yenemez
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onları kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirebiliriz ve bizim önümüze geçilmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onları kendilerinden hayırlısına tedbil edebiliriz ve bizim önümüze geçilmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
40-41 Doğuların ve batıların Rabbine kasem olsun ki, şüphesiz onların yerine, kendilerinden iyisini getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. (Küfürde ısrar eden o müşrik kavmi yok edip, onların yerlerine Allah’a itaatkâr bir kavim getirmeye elbette kâdiriz) ve bizi (m hükmümüzü) geçecek (engelleyecek) de değiller.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye kesinlikle güç yetirenleriz. Bunu yapmamıza hiçbir güç engel olamaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
40,41. Yine hayır, (iş onların umdukları gibi değildir). Doğuların, batıların Rabbine andederim ki, şübhesiz biz onların yerine kendilerinden daha hayırlısını getirmiye de elbette kaadiriz ve biz, önümüze geçilebilecekler (den) de değiliz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
40,41. Doğuların ve batıların(1) Rabbine (Zâtım üzerine) yemîn ederim ki, şübhesiz biz(onların) yerine onlardan daha hayırlılarını getirmeye elbette gücü yetenleriz ve biz(kudretinin) önüne geçilenler değiliz!
(1)Bakınız; (sahîfe 445, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
40, 41. Yine hayır (öyle umdukları gibi değil,) doğuların (bütün gündoğumu) ve batıların (bütün günbatımı) noktaların Rabbine (zatım üzerine) yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.(*)
(*) Doğuların ve batıların anlamı şöyle olabilir: 1-Mevsimlere göre güneş ufuk çizgisinde her gün farklı noktalarda doğup batmaktadır. Bu itibarla bir yıllık süre içinde birçok “Doğu”, birçok “Batı” oluşmaktadır. 2- Bu ayette Yüce Allah doğunun ve batının Rabbi yerine doğuların ve batıların Rabbi tamlamasını kullanmıştır. Yani Yüce Allah bize evrende çok sayıda doğu ve çok sayıda batı olduğunu bildirmektedir. Fakat biz Dünya’da bir tek doğu ve bir tek batı olduğunu biliyoruz... Yine Saffat-37/5. ayette de ’O, göklerin, yerkürenin ve ikisi arasındakilerin (bütün evrenin) Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir…’’deniliyor. İşte bu ayette de doğu yerine doğular kelimesi kullanılmıştır. Ayrıca bu ayette evrene de bir işaret vardır. Yani Evrende çok sayıda doğu ve çok sayıda batı vardır. Peki, bu nasıl olabilir? Güneş sisteminde sekiz (8) gezegen mevcuttur. Bunlar Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’dür. Bu gezegenlerin hiç birisi durağan değildir. Hepsi tıpkı dünya gezegeni gibi kendi etrafında ve Güneş etrafında dönmektedir. Herbir gezegenin doğusu ve batısı vardır. Demek ki Güneş sistemimizde de doğular ve batılar vardır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hatta onlardan daha hayırlılarını yaratıp, yeniden yarattıklarımızı onların yerine, değiştirmeye de gücümüz yeter. Bunu yapmamıza da hiçbir kimse engel olamaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
onların yerine onlardan daha iyisini getirebiliriz. Biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
40, 41. Gün doğan ve batan yerlerin hepsinin Rabbine yemin ederim ki bizim onları daha iyi bir mahlûkla tebdil etmeye [¹] gücümüz yeter, önümüze de kimse geçemez.
[1] Onları helak edip yerlerine başkalarını getirmeye.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların yerine daha hayırlılarını getirmeye. Zaten Biz’im önümüze geçilemez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeye (biz gerçekten güç yetirenleriz). Üstelik bizim önümüze geçilemez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu zâlimleri yeryüzünden silip yok ederek, onların yerine kendilerinden daha iyi bir toplum yaratmaya! Ve hiç kimse Bizi engelleyecek güce sahip değildir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan daha hayırlısını tebdîl etmeye / değiştirmeye! Biz önüne geçilecekler de değiliz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu toplum yerine daha hayırlısını getirebiliriz, kimse de önümüze geçip bizi durduramaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İstersek büyüklük taslayanları hemen yok ederiz. Onların yerine daha iyilerini getiririz. Onları yok etmek istediğimiz zaman bizi kim engelleyebilir?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
40,41. Hayır! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim [*] ki onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve biz asla geçilebilenler değiliz.
Kur’an’da sekiz kez geçen bu yemin ifadeleri için bkz. Vâkı‘a 56:75; Hâkka 69:38; Me‘âric 70:40; Kıyâmet 75:1, 2; Tekvîr 81:15; İnşikâk 84:16; Beled 90:1.  
Mehmet Türk
swap_vert close
40,41. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Doğuların ve bâtıların¹ Rabbine yemin ederim ki Bizim gücümüz, onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeğe yeter ve (bu konuda da) Bizim önümüze, kimse geçemez.
1 Burada doğu ve batı’nın çoğul kullanılması; güneşin her gün aynı yerden doğup aynı yerden batmadığı anlamına da gelebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onları kendilerinden daha hayırlı [bir toplum] ile değiştirmeye: çünkü Bizi [istediğimizi yapmaktan] alıkoyan hiçbir şey yoktur. ¹⁸
18 Bunun anlamı şudur: Bu dünyada “hakikati inkar edenler”i müminler ile yer değiştirtmek Allah’ın iradesi değildir; çünkü böyle bir “değiştirme”, inancın her zaman inançsızlık ile sınanmasına veya tersinin yapılmasına imkan veren Allah’ın insan varlığını çok-biçimli olarak yaratması gerçeği ile çatışır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
40-41. Güneşin farklı doğuş ve batış noktalarının her birinin Rabbine andolsun ki biz o kâfirleri yok edip onların yerine daha iyilerini getirmeye pek ala kadiriz, çünkü bizim gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. 2/155, 55/17, 22/5-6, 13/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onları kendilerinden daha hayırlısıyla değiştirmeye… Zira Biz asla aşılıp (önüne) geçilenlerden biri değiliz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ki (onları helâk edip) onların yerine, kendilerinden daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter ve buna hiçbir güç engel olamaz.
Osman Fırat
swap_vert close
Onları, kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirilebilir. Biz önüne geçilenler değiliz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlardan hayırlısına tebdîl etmeye. Ve biz önüne geçilmişler değiliz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
40, 41. Hayır, Allah'ın nizamı onların sandığı gibi değildir! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye kadiriz. Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. [40, 57; 75, 3-4; 56, 60-61]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları, kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirmeğe. Bizim önümüze geçilmez (bize engel olunamaz).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
40,41. Maşrıkların ve mağriblerin rabbine kasem iderim ki: Biz onları, kendilerinden hayırlı bir kavim ile tebdîl itmeğe kâdiriz. Aralarında bize galebe idecek kimse yokdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O kafirlerin yerine daha iyisini getirmenin ölçüsünü! Biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
Şaban Piriş
swap_vert close
40,41. -Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz bizim onların yerine daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter. Bizim önümüze de geçilemez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine(6) yemin ederim ki, onların yerine daha hayırlılarını getirmeye Bizim elbette gücümüz yeter; hiç kimse de Bize engel olamaz.
(6) 37:5’in açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onları kendilerinden daha üstün olanlarla değiştirmeye... Ve biz önüne geçilebilecekler değiliz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
40-41. pes and içerin gün ŧoġuları çalabı’sına daħı gün batuları çalabı’sıña bayıķ biz ķaadırlaruz aña kim degşürevüz yigrek anlardan daħı degülüz biz maġlūb olınmışlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
anlar yirine özlerinden yigrek getürmege. Daḫı biz maġlūblar degülüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onları özlərindən daha yaxşısı ilə əvəz etməyə (onları məhv edib yerlərinə Allaha müt’i olan başqa bir məxluq gətirməyə). Və (bu işdə) heç kəs Bizim qarşımıza keçə bilməz! (Bizə mane ola bilməz!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
To replace them by (others) better than them. And We are not to be outrun.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Substitute for them better (men) than they; And We are not to be defeated (in Our Plan).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
عَلٰٓى
üzere
اَنْ نُبَدِّلَ
değiştirmek
خَيْراً
daha hayır- lı(larını)
مِنْهُمْۙ
onlardan
وَمَا
ve değiliz
نَحْنُ
Biz
بِمَسْبُوق۪ينَ
önüne geçilenler
(40-41) Şu hâlde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki şüphesiz onların yerine onlardan daha hayırlılarını getirmeye Bizim gücümüz yeter ve kimse Bizim önümüze geçemez (takdirimize mâni olamaz).
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
مَسْبُوقِين
Edilgen fiil
س ب ق
Önüne geçilenler