close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne hum bişehâdâtihim kâ-imûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki tanıklıklarında doğrudurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onlar) Şahitliklerinde dosdoğru davrananlardır. (Gördüklerini gizleyip eksiltmeyen, konuya çarpıtıcı ilaveler eklemeyen, kendi yorumunu gerçek gibi söylemeyen sadık insanlardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gördükleri bildikleri bir gerçeği gizlemek suretiyle Allah'ın kullarının haklarını çiğneyip zarar vermezler de şahitliklerini dosdoğru yerine getirirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, kelime-i şehadetin gereklerini yerine getirenler, Kur'ân'ı bilerek tebliğ edip örnek önderlik yapanlar, doğru şahitlikleriyle, örnek davranışlarıyla İslâm'ı temsil görevini ayakta tutanlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şahidliklerinde dosdoğru davrananlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, şahidliklerinde dürüstlük yaparlar,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar ki şahitliklerini yerine getirirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Besim Atalay
swap_vert close
32,33. Emanetleri koruyanlar, sözlerinde duranlar Tanıklıktan kaçınmıyanlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar ki, şahitliklerinde dürüst davrananlardır.
Cemil Said
swap_vert close
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
(*) Toplu olarak virilen mealde 31. âyet olan " فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ / Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir." kısmı iki baskıda da bulunmuyor. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şahidliklerini gereği gibi yapanlar,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şahitliklerini dosdoğru yapanlar;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;
Edip Yüksel
swap_vert close
Gereği gibi tanıklıkta bulunurlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şahitliklerinde dürüsttürler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlarki şâhidliklerinde dürüstûrler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar şahitliklerini (dürüstçe) yerine getirirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, tanıklıklarını dosdoğru yerine getirirler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şahidliklerini (dosdoğru) yapanlar,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O kimseler ki onlar, şâhidliklerini hakkıyla yerine getirenlerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine onlar (özellikleri sayılan o erkek ve kadınlar) ki şahitliklerini dürüstçe ifa ederler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şahitlik yaptıklarında da doğru şahitliği yerine getirirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
tanıklığı dosdoğru yapanlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ve şehadetlerini olduğu gibi ifa edenler,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şahitliklerini de dosdoğru yapanlardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şahitliklerinde de dosdoğru davrananlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, hak ve adâletin gerçekleşmesi için, her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarakşâhitlik görevini gereği gibi yapanlardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar ki şahidliklerini doğru-dürüst yapanlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
dürüstçe tanıklık edenlere ve
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar şahitliklerini yerine getirenlerdir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onlar, şâhitliklerinde dürüsttürler.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve şahitlik yaptıkları zaman kararlı duranlar;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şahitlik söz konusu olduğunda bunu hakkıyla yerine getirirler. 4/135, 6/152
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar ki, şahitlik görevinin hakkını verirler;[⁵³¹⁴]
[5314] Zira: insan bu cihana sahip olmak için değil şahit olmak için gelmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar ki, şehâdetlerini doğruca ikame ederler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar şahitliklerini dürüstçe ifa ederler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şahidliklerini yaparlar.
Gördükleri, bildikleri bir hakkı gizlemek suretiyle Allah'ın kullarına hiyanet etmezler.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şehâdetlerini temâmiyle yerine getirirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar şahitliklerini dosdoğru yapanlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, şahitliklerini doğru olarak yerine getirirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunlar, tanıklıklarını tam yaparlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim anlar ŧanuķlıķlarını ŧururıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ol kişiler ki ṭanuḳluḳları üstinde ẟābit dururlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, düzgün şəhadət verərlər
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who stand by their testimony
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who stand firm in their testimonies;(5696)
5696 If we know any truth of any kind, to that we must bear witness, as affecting the lives or interests of our fellow beings-firmly, not half-heartedly, without fear or favour, even if it causes loss or trouble to us, or if it loses us friends or associates.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
هُمْ
onlar
بِشَهَادَاتِهِمْ
şahidliklerini
قَٓائِمُونَۖ
dosdoğru yaparlar
Onlar ki şahidliklerini dosdoğru yaparlar.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
شَهَادَةٌ
İsim
ش ه د
Şahidlik
قَٓائِم
Etken fiil
ق و م
Kâim (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kıyamda tutan demektir), kaim, ayakta olan, kıyamda duran, dosdoğru yapan