close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne hum li-emânâtihim ve ’ahdihim râ’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bir de mü’minler) Onlar, emanetlerine (memuriyet ve mesuliyetlerine) ve ahitlerine (sözlerine ve senetlerine harfiyen) riayette bulunanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Emanetlerini gözetir ve verdikleri sözlere uyarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'minler, kamu görevlerini, sorumluluklarını yerine getirenler, toplumda güven ortamı sağlayanlar, emanete, ahitlerine, taahhütlerine, sözlerine riayet edenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Yine) onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet edenler,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar ki emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.
Besim Atalay
swap_vert close
32,33. Emanetleri koruyanlar, sözlerinde duranlar Tanıklıktan kaçınmıyanlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Haktan yana olanlar öyle kimselerdir ki) onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze riayet edenlerdir.
Bkz. 23/8  
Cemil Said
swap_vert close
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
(*) Toplu olarak virilen mealde 31. âyet olan " فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ / Bu sınırları aşmak isteyenler, işte onlar, aşırı gidenlerdir." kısmı iki baskıda da bulunmuyor. (ÖFK)  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Emanetlerine ve ahidlerine riayet edenler;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar güvenilirdirler, sözlerine bağlıdırlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlarki emanetlerine ve ah'dlerine riayet ederler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, kendilerine verilen emânete ve verdikleri söze riâyet edenlerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar¹, emânetlerini ve ahitlerini gözetirler.
1- Musallin olanlar. (22)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Şunlar da müstesna:) Emânetlerine ve ahidlerine riaayet edenler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yine o kimseler (o namaz kılanlar) ki, onlar emânetlerini ve sözlerini yerine getirenlerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yine onlar (özellikleri sayılan o erkek ve kadınlar) ki, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O namaz kılanlar emanetleri ve ahitlerini yerine getirmeye özen gösterirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şunlar da: kendine inanılanlara kötülük etmiyenler, sözlerini tutanlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet edenlerdir.⁹
9 Krş. Mü’minûn, 23/5-8  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze (harfiyen) riayet edenlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü onlar, gerek Allah’ın, gerek Hz. Peygamber’in ve gerekse insanların kendilerine verdiği emânetleri en güzel şekilde koruyan verdikleri sözü en güzel biçimde yerine getiren dosdoğru müminlerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
emanete ve sözlerine sahip olanlara,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar; emanetleri koruyan, verdikleri sözü yerine getiren kimselerdir. Asla emanetlere hıyanet etmezler. Verdikleri sözleri uyduruk bahanelerle geçiştirmezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar emanetlerine ve sözlerine uyanlardır. [*]
Benzer mesajlar: Mâide 5:1; En‘âm 6:152; Ra‘d 13:20; Nahl 16:91; İsrâ 17:34; Mü’minûn 23:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve o (Mü’minler,) emanetlerini¹ ve sözlerini yerine getirirler. ²
1 Emanet ifâdesi içerisine; mal ile birlikte bütün dini emir ve yasaklar, Allah ve kul hakları ve velâyetler de girer. 2 Aynı âyet için Bk. (Mü’minun: 8)  
Muhammed Esed
swap_vert close
emanetlere ve ahidlerine riayet edenler;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine onlar, emanetlere ve verdikleri ahitlere riayet ederler. 2/177, 17/34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Emanetlerine ve verdikleri söze sadıktırlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, emanetlerine ve verdikleri söze riayet eden kimselerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar ki emanetlerine ve ahdlerine riâyet ederler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar üzerlerine aldıkları emanetlere ve verdikleri sözlere riayet ederler.
Emanet: Allah’ın kullarına veya insanların birbirlerine güvenerek verdikleri şeylerdir. Ahid ise: Allah’ın kulları ile veya insanların birbirleri ile sözleşmeleridir. Bunlara riayet, imanın ayrılmaz vasfıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Emanetlerini ve ahidlerini gözetirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Emânetlerine (kendilerine emânet olunan şeye) ve 'ahidlerinde vefâ iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, aldıkları emanetler ve üstlendikleri sorumluluklar konusunda titiz davrananlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar emanet ve ahidlerine riayet ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunlar, kendilerindeki emanetlere ve ahitlerine sadık kalırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim anlar emānetlerini daħı ķavullarını śaķlayıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar ki emānetlerini ve ‘ahdlerini ri‘āyet iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, əmanətə xəyanət etməz, verdikləri sözü yerinə yetirərlər;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who keep their pledges and their covenant.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who respect their trusts and covenants;(5695)
5695 For obligations of trusts and covenants, express or implied, see n. 682 to 5:1. They are just as sacred in ordinary everyday life as they are in special spiritual relationships. In addition, our life itself, and such reason and talents as we possess, as well as our wealth and possessions are trusts, of which we must fulfil the duties punctiliously.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
هُمْ
onlar
لِاَمَانَاتِهِمْ
emanetlerine
وَعَهْدِهِمْ
ve ahidlerine
رَاعُونَۖ
sadakat gösterenlerdir
Yine onlar ki emanetlerine ve (öncelikle Allah ile olan sonra da başkalarıyla yaptıkları) ahidlerine sadakat gösterirler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
اَمَانَات
İsim
ا م ن
Emanetler
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
رَاعُونَ
Etken fiil
ر ع ي
Riayet edenler, sadakat gösterenler