close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Meâric Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kellâ(s) innehâ lezâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat imkanı yok; şüphe yok ki cehennem alevalev yanmadadır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır ve asla! (Bunların hiçbiri kesinlikle kabul olunmayacaktır.) Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir (ki mücrim ve münkir zalimler ona atılacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama hayır! Kurtulmak ne mümkün, onu alev saçan bir ateş beklemektedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ne mümkün! Cehennem inkâr edenleri, suçluları yakarak alevlenmektedir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır. Doğrusu o şiddetle yanan bir ateştir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; (hiç biri kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir:
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hayır (Allah onu azabdan kurtarmaz). Çünkü, o cehennem alevli bir ateştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır, o ateşli azap alev saçıyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hayır, hayır; o cehennem, alevli bir ateştir.[675]
[675] Cehennemin bazı özellikleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 581-583.  
Besim Atalay
swap_vert close
Öyle değil, o alevlidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır, (hiçbiri kabul edilmeyecek). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir.
Cemil Said
swap_vert close
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
15,16,17,18. Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
15,16. Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz cehennem, derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
15-16. Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki o (cehennem) alev alev yanan, derileri kavurup soyan bir ateştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Hayır, o alevli ateştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır, o alevlenen bir ateştir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hayır, çünkü o salgın bir lezâ,
Emrah Demiryent
swap_vert close
15-16. Hayır! (Kâfirlerin azaptan kurtulma çabaları boşunadır.) Şüphesiz o (cehennem), derileri kavurup soyan, alevli bir ateştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır! Hayır! O alev alev yanan ateştir;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat ne mümkin! Çünkü o (ateş) (kâfirler için hazırlanmış) haalis alevdir,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
15,16. Hayır! Çünki o (ateş), derileri kavurup soyan, şiddetli bir alevdir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
15,16. Hayır (onları kurtarabilecek hiçbir şey yoktur). Şüphesiz o alevli bir ateştir, yüzün güzelliklerini kaldırır, (yüzleri) çirkinleştirir! (*)
(*) Hasan Basri, Sabit el-Bennanî, ebü’l Aliye ve Katade gibi alimlere göre (نزاعة للشوي) cümlesinin anlamı; yüzün güzelliklerini giderir (yüzleri çirkinleştirir)! şeklindedir. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. وقال ثابت البُنَانيّ والحسن: {نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ} أي لمكارم وجهه. أبو العالية: لمحاسن وجهه. وقتادة: لمكارم خلقته وأطرافه (الجامع لاحكام القرآن).وقال الحسن ، وثابت البناني : نزاعة للشوى ، أي : لمكارم الوجه وحسنه (مفاتح الغيب) وقال الحسن، وثابت البناني: {نَزَّاعَةً لّلشَّوَىٰ }: أي: لمكارم الوجه وحسنه، وكذا قال أبو العالية، وقتادة (فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır, o hiddetli alev,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Olamaz, çünkü Cehennem’in ateşi alevlidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yok yok, kurtulamayacaklar, Cehennem ateşi, alevlidir,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hayır asla! Muhakkak o (cehennem) alev alevdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır! (Böyle fidyeler kabul edilmez.) Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır; onun hakkı, alev saçan bir ateştir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hayır! O, elbette harlı / alevli bir ateştir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
15,16. Çünkü böylesi korkunç bir alev görülmemiştir, // deriyi kızartıp hoplatan.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Fakat ne mümkün? Bilinmeli ki cehennem sürekli alevini artıran bir ateştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
15,16. Hayır! Şüphesiz ki o (cehennem), derileri kavurup soyan alevli bir ateştir.
Mehmet Türk
swap_vert close
15,16. Fakat ne mümkün! Doğrusu o, yanmakta olan (cehennemin,) insanın her tarafına saldıran¹ ateşidir.
1 Âyetin bu kısmı; “İnsanın başının derisini soyan” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama hayır! [Onu bekleyen] tek şey alev saçan bir ateştir,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat ne mümkün! Onları bekleyen alevler saçan bir ateş olacak. 4/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat ne mümkün! Elbette (onu bekleyen), değdiğini çarpan tarifsiz bir alevdir;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat mümkün olamaz, çünkü cehennem alevler saçan bir ateştir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ama hayır! (Onu bekleyen) tek şey alev saçan bir ateştir,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır. Asla. Şüphe yok ki o bir mühim ateştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Lâkin ne mümkün! O cehennem alev alev yanan bir ateştir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır! O (ateş), alevlenen bir ateştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kat'iyyen hayır! Cehennem öyle alevli ateşdir ki
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hepsi boş! Cehennem alevler saçar,
Şaban Piriş
swap_vert close
Asla, şüphesiz O, alev almıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Heyhat! O alev alev yanan ateştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, hayır! O, alevlenen bir ateştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
15-16. degül eyle! bayıķ ol ŧamudur ķoparıcıdur baş derilerini.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Fidā virmek özini ḳurtarmaz. Ol cehennem odı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr (bu mümkün deyildir). Həqiqətən, o (Cəhənnəm) alovlu atəşdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But nay! for lo! it is the fire of hell
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By no means! for it would be the Fire of Hell!-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَلَّاۜ
hayır
اِنَّهَا
şüphe- siz o
لَظٰىۙ
halis bir ateştir
(Ama) Hayır (bu mümkün değildir)! Şüphesiz ki o (cehennem, alev saçan) halis bir ateştir.
كَلَّا
Ünlem
كَلَّا
Hayır
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَظٰى
Özel isim
لَظٰى
Halis ateş