close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâûn Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feveylun lil-musallîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Vay hallerine o namaz kılanların.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte yazıklar olsun (bu duyarsızlıklarına rağmen) şu namaz kılanlara (şuursuz, huzursuz ve sorumsuz şekilde dua ve ibadet yapanlara) ki!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir de münafıkça Allah'ın huzurunda durup namaz kılarlar. Böyle namaz kılanların vay haline! Böyle namaz kılanlara yazıklar olsun.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Namazlarını terketmeyi umursamayanların, başka meşgalelerle ilgilenmeyi namaza tercih edenlerin, vakitlerine, şartlarına ve rükunlarına riâyet etmeksizin gaflet içinde, geçiştirerek namaz kılanların vay haline!
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu namaz kılanların vay hallerine:
4-7.İbnu Münzir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerimeler münâfıklar hakkında indirilmiştir. Onlar Müslümanlarla biraraya geldiklerinde namaz kılar, ama yalnız kaldıklarında kılmazlardı.  
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık şiddetli azab olsun, (nifak sûretiyle) namaz kılanlara ki,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O, namaz kılıp da (sosyal görevlerini yapıp da.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
4,5. Namazlarından gaflette olarak namaz kılanların vay haline!
Besim Atalay
swap_vert close
4,5. Yazık, o anlamadan namazını kılana
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Vay, o ibadet edenlerin haline ki,
Cemil Said
swap_vert close
4,5,6,7. Hayf namâzı lâkaydâne ve mahzâ gösteriş olsun diyu kılanların ve sadaka virmekden imtinâ’ idenlerin hâline!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Vay o namaz kılanların haline ki:
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Vay haline o namaz kılanların ki,
Diyanet Vakfı
swap_vert close
4, 5. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yazıklar olsun o namaz kılanlara,
Namaz ve diğer ibadetler İbrahim peygamberden itibaren uygulanmakta olup Mekke müşrikleri tarafından biliniyordu. Bak 21:73.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Vay haline o namaz kılanların ki,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat veyl o namaz kılanlara ki
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yazıklar olsun o (sûreten) namaz kılan (munâfık) lara ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Vay haline salat edenlerin.¹
1- Gösteriş olsun diye veya çıkarları için yardım edenlerin vay haline. Söz konusu bu kimseler, Mekkeli müşriklerdir. Ayete, “Gösteriş yapmak için namaz kılanların vay haline.” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Mekke koşullarında Müslüman olduğunu bile gizlemek zorunda olanların, gösteriş için namaz kılmaları söz konusu edilemez. Surenin, bu ve bundan sonraki ayetlerinin Medeni olduğunu söylemek ise, bu yanılgıdaki tutarsızlığı izah etme düşüncesinden kaynaklanan ikinci bir yanılgıdır. Bu yanılgının esas nedeni, karşılaşılan her “salat” sözcüğüne “namaz” anlamı verilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysaki Bu ayetteki salat sözcüğünün anlamı “yardım etmek, destek olmak” tır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte (bu vasıflarla beraber) namaz kılan (münafık) ların vay haaline ki,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık vay o namaz kılanların hâline!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse vay haline o (dini yalanlayan, yoksulları, yetimleri itip kakarken yardım sever olduğunu iddia edip övünen, yaptıkları ise tam tersi olup şirk inancına göre) salât (ibadet) edenlere. *
(*) …Söz konusu bu kimseler, Mekkeli müşriklerdir. Ayete, “Gösteriş yapmak için namaz kılanların vay haline.” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Mekke koşullarında Müslüman olduğunu bile gizlemek zorunda olanların, gösteriş için namaz kılmaları söz konusu edilemez. Surenin, bu ve bundan sonraki ayetlerinin Medeni olduğunu söylemek ise, bu yanılgıdaki tutarsızlığı izah etme düşüncesinden kaynaklanan ikinci bir yanılgıdır. Bu yanılgının esas nedeni, karşılaşılan her “salat” sözcüğüne “namaz” anlamı verilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysaki Bu ayetteki salat sözcüğünün anlamı “yardım etmek, destek olmaktır…(E. Aktaş Meali Mâ’ûn 4. Ayet Açıklaması) Bu ayet Enfâl 8: 35. ayetle okunmalıdır. Buradaki konu, Mekke’deki müşrikler ve yaptıklarını sandıkları ibadetleridir. [Musallîn] ifadesiyle“namaz kılanlar”ın kastedildiği yorumları vardır ancak [salât] ve [musallîn] kelimeleri [ekâme] (yerine getirmek) fiiliyle kullanılmadığında namaz anlamına gelmemektedir. (M. Okuyan Meali 4. Ayet Açıklaması) Musallîn; Allah’ın değerlerine sahip çıkıp destek olan ve Allah’a yönelenler manasındadır. Zıddı ile kullanımı Kıyamet sûresinin 31-32. âyetlerinde “sallâ/yöneldi - tevellâ/yüz çevirdi” şeklinde formülize edilmiştir. Ancak bağlamda bu yönelmenin Allah için olmayan sahte, gösterişçi bir görüntü olduğu anlaşılmaktadır. Burada Allah’ın değerler sistemine yöneliyormuş gibi yapıp sadece görüntü verenler kınanmıştır. (Kurandan Hayata) Ayrıca buradaki (مصلين) ‘’musallin’’ sözcüğünden ibadet kast edildiği zaman, önceki ayetlerden de anlaşıldığı gibi şirkin bulaştığı bir ibadettir, İslamdaki ibadet dğildir. (الله اعلم) Detaylı bilgi için aşağıdaki metne bkz: وكذلك أساء معظم المسلمين فهم النص التالي، وغالباً يشهرون جملة منه في وجه المسلم المقصر بالصلاة التعبدية وهي {فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ}ولم يعلموا أنهم وقعوا بتعضية النص القرءاني ووصلوا إلى مفاهيم باطلة وضالة بسبب عملهم هذا، وكان ينبغي عليهم قراءة النص كاملاً في سياقه وفهمه كله كمنظومة واحدة، والنص كاملاً هو: أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ ﴿١﴾ فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ ﴿٢) وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ ﴿٣ ﴾ فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ ﴿٤﴾ :انظروا كيف بدأ النص بصفة التكذيب بالدين التي تدل على إنكار أوامر الله ورفض شرعه، فهذا الإنسان الكذاب يتابع النص صفاته، يدفع اليتيم ويؤذيه، ولا يُطعم المسكين، بل لا يشجع على إطعامه، فويل لهذا الإنسان الذي يُكذّب بالدين ولا يعمل الخير و لا يشجع عليه، وهو عن صلته بالله ساهٍ غافل، وإذا عمل خيراً فهو للمُراءاة وليس من أجل الخير أو الطاعة لله، ويمشي بين الناس يمنع التعاون ونشر المعونة بينهم ، هل هذا إنسان مسلم ؟ هل هذا إنسان مُصلٍّ؟ هذا هو محل الخطاب الإلهي {فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ} ويل لمن أدرك صلته بالله ثم قطعها كفراً وتكذيباً ومنعاً للخير بين الناس، ويدعو إلى الفساد والمعصية والرذيلة (. مفهوم الصلاة على النبي – الموقع الرسمي للباحث سا مر اسلامبولي) أما كلمة (المصلِّين): فهي جمع مُصلِّ، والمصلِّ بحسب الاشتقاق اللغوي اسم فاعل مأخوذة من الصلاة، وهي: الصلة والارتباط النفسي، تقول: لك يا رب صلاتي، أي: لا صلة لنفسي إلاَّ بك ولا ارتباط لها إلا بجنابك العالي الرفيع. وهكذا فالمصلِّي هو كلّ مخلوق له صلة نفسية بخالقه.على أن هذه ({ا الكلمة هنا لا تعني بالمصلِّي من يؤدِّي أشكال الصلاة بمعناها لاصطلاحي، وأعمالها من ركوع وسجود وقيام وقعود وقراءة، بل إنما تعني ذلك الإرتباط وتلك الصلة بين المخلوق وخالقه، إنها صلة إمداد وتربية، إنها صلة ينبني عليها قيام الوجود والحياة، إنها تعني ذلك الاستمداد الدائم من الله تعالى الذي كل من في السموات والأرض مفتقر له ومحتاج إليه فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ، الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلاتِهِمْ سَاهُونَ} - موقع العلامة الإنساني ..) سورة الماعون لا تتحدث عن المصلين من المؤمنين بل عن صنف آخر من المصلين ليسوا مؤمنين بل مكذبين بالدين وهم الذين جرى وصفهم ووصف صلاتهم في سياق آخر بقوله عز وجل(وما كان صلاتهم عند البيت الا مكاء وتصدية) لاحظ ان المصلين هنا ليسوا مؤمنين ولا مسلمين يعني نحن امام أناس يكذبون بالدين الذي جاء به محمد لكنهم في ذات الوقت يؤمنون بالله ولئن سالتهم من خلق السماوات والارض ليقولن الله) ويشركون معه أوثانا والهة وهمية اخرى وهم يصلون أي أنهم (مصلين) لكن صلاتهم وعبادتهم ودعاءهم ليست موجهة إلى الله بل إلى الأوثان عند البيت الحرام وعندهم تسألهم عن عبادة الاوثان والالهة يقولون (ما نعبدهم الا ليقربونا الى الله زلفى) فهؤلاء هم المصلين الذين يكذبون بالدين والذين هم عن صلاتهم ساهون والذين هم يراؤون ويمنعون الماعون وهم ليسوا المصلين من المؤمنين, فالله لا يعاقب المؤمنين في جهنم على تقصيرهم في الدعاء أو إقامة الصلاة وهو أرحم بكثير من ذلك وهذه الآيات لا تتحدث عن المؤمنين أصلا (فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ، الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلاتِهِمْ سَاهُونَ} - موقع العلامة الإنساني ..)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yazıklar olsun o yalvarıya duranlara ki,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
4, 5. Vay kıldıkları namazlarından bihaber olarak [⁵] namaz kılanların,
[5] Namazda tembel olup namazı ehemmiyetsiz addeden münafıklar hakkında nâzil olmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böyleyken ibadet edenlerin/namaz kılanların [musallîn]⁴ vay hâline!
4 Mekke döneminin erken yıllarında inen bir sûredir. Mekkeli müşrikler Allah’ı bilseler de putları aracı olarak görüyorlardı. İbadetlerinde şirk içindeydiler. Hz. İbrahim’den gelen hac ve namaz ibadeti bugünkü gibi olmasa da vardı. Bu ayet aynı zamanda günümüze de hitap ediyor. Kur’an sadece indiği dönemi muhatap almaz, kıyamete kadar bütün insanlık onun hitap alanı içindedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte (şu) namaz kılanların vay haline!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, yazıklar olsun böyle namaz kılanlara!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yazıklar olsun Namaz Kılanlar’a!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ah şu namazcılar!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksulları, öksüzleri, yetimleri itip kakarken şöyle yardım severim böyle yardım severim, topluma sahip çıkarım diye övünür. Ağzında, yaşamında yardım severlik, insan severlik dolaşır. Her yerde insanları, yoksulları, yetimleri, öksüzleri desteklediklerini söyler. Yaptıkları ise tam tersinedir. Yoksulları, yetimleri, öksüzleri iter, kakar. Onların sırtından çıkar devşirir. Onları hizmetlerine köle yapar. O’nun destekleri yalandan ibarettir. O destek nedir, ne değildir habersizdir. Köşesine kurulmuş destekliyorum diye övünür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yazıklar olsun o [salât] (ibadet) edenlere. [*]
Bu ayet Enfâl 8:35. ayetle okunmalıdır. Buradaki konu, Mekke’deki müşrikler ve yaptıklarını sandıkları ibadetleridir. [Musallîn] kelimesi ile “namaz kılanlar”ın kastedildiği yorumları mevcuttur ancak [salât] ve [musallîn] kelimeleri [ekâme] (yerine getirmek) fiiliyle kullanılmadığında namaz anlamına gelmemektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Vay o namaz kılanların haline!¹
1 Yani vay hallerine, yazıklar olsun o cehennemin “veyl” denilen ve kan, irin akan deresine düşecek olan namaz kılanlara, daha doğrusu namaz kılıyor gibi yapıp, mümin görünenlere.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yazıklar olsun şu namaz kılıp duranlara,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yazıklar olsun böylesi ibadet edenlere! 2/264, 4/142
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşbu yüzden, olmaz olsun (böyle) ibadet edenler![⁵⁹⁰⁶]
[5906] Salât için bkz: 87:15, not 15. Bu salât, mü’minlere ikame etmeleri emredilen namazla bir tutulamaz. Olsa olsa “ikame edilmemiş” bir salâttır. Allah Rasûlü’nün tasvirinden yardım alacak olursak, dini desteklemeyen ve dince desteklenmeyen salâttır. Bunun en tipik özelliği Yaradan’a kulluğu, yaratılana şefkatten kesip ayırmaktır. Böylesi bir ibadet, ibadet olma özelliğini de yitirir. Kur’an “Gerçek erdem, yüzlerinizi doğuya veya batıya döndürmeniz değildir” (2:177) derken de, kesilen kurbanlar için, “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır” (22:37) derken de bunu kasteder. İbadet’i adâletten ayırmak, ed-Dîn’i yalanlamakla eş tutulmuştur. Elbet, “Onların Beyt çevresindeki ibadeti (vahyi susturmak için) şamata çıkarmak ve (namazı) engellemekten ibarettir.” (8:35) âyeti, amacından kopartılarak içi boşaltılan ibadetlerin nasıl oyun ve eğlence halini aldığını; veya oyun ve eğlencenin, amacından koparılmış ibadetlerin yerine nasıl ikame edildiğini gösterir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yazıklar olsun, (mümin görünmek için) namaz kılan (münafık)lara ki.
Osman Fırat
swap_vert close
Şu namaz kılanların vay haline,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık vay haline o namaz kılanların ki,
Suat Yıldırım
swap_vert close
Vay haline şöyle namaz kılanların:
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şu namaz kılanların vay haline,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
4,5. Şiddetli 'azâb şu namâz kılanlaradır ki namâzlarından gâfillerdir. (Vakitlerini geçirir veyâ riyâ ile kılarlar)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sürekli didinip duran bazı kişilerin[1] çekecekleri var![2]
[1] Âyetin metninde geçen el-musallîn = الْمُصَلِّينَ'nin türediği es-salât = الصَّلَاة kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır. (Lisan'ul-Arab) Bunu yapan kişilere el-musallîn denir. Namaz da her gün, aksatmadan yapılması gereken ibadet olduğu icin ona salat, o ibadeti yerine getirenlere de musallîn denir. Burada anlatılan kişiler, Allah'ın verdiği görevleri, sürekli yaptığını sanan ama aslında O'ndan başkasının isteğine uyanlardır. [2] Yaptığı işten sevap almanın tek yolu inanarak Ahiret için çalışmaktır. "Kim de Ahireti ister ve inanarak onun için gereği gibi çalışırsa, işte onların çalışması teşekküre değer." (İsra 17/19)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse yazıklar olsun o namaz kılanlara.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Lanet olsun o namaz kılanlara/dua edenlere ki,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
4-6. veyldür ya'nį ķatı 'aźāb namāz ķılıcılara anlar kim namāzlarında ġāfillerdür anlar kim riyā eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Vāy ol namāz ḳılanlara
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Vay halına o namaz qılanların ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Ah, woe unto worshippers
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So woe to the worshippers
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَوَيْلٌ
yazıklar olsun
لِلْمُصَلّ۪ينَۙ
o namaz kılanlara
Yazıklar olsun (şu) namaz kıl(ıp ibadet ed)enlere,
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
مُصَلّ۪ين
Etken fiil-II
ص ل و
Musallîn olanlar (Allah'ın resulünü ve getirdiği dini kabul edip destekleyenler), destekleyenler, namaz kılanlar