close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kânû lâ yetenâhevne ‘an munkerin fe’alûh(u)(c) lebi/se mâ kânû yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşledikleri kötülükten, birbirlerini menetmezlerdi. Gerçekten de yaptıkları iş, ne de kötüydü.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki, onlar (lanete uğrayanlar) yapmakta oldukları münker (çirkin) işlerden (ve kötülüklerden) birbirlerini sakındırmıyor (haksızlık ve ahlâksızlıklara göz yumuyor ve kılıf uyduruyor)lardı. Bu ne kötü bir davranış biçimiydi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar birbirlerini işledikleri kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmadılar. Yaptıkları şey gerçekten ne kötü idi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü'minlerin icrasında hayır görmediği şeylerden, bunların savunuculuğundan, sözcülüğünden akıllarını kullanarak birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlar, önleyici tedbirler almazlar, kamu düzeni ve güvenliği ile ilgilenmezler, bütün kötülükleri kasıtlı olarak yapmaya devam ederlerdi. Andolsun, sergilemeye devam ettikleri davranışlar ne kötüdür.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar işledikleri bir kötülükten birbirlerini alıkoymaya çalışmıyorlardı. Yaptıkları ne kadar da kötüydü!
Ali Bulaç
swap_vert close
Yapmakta oldukları münker (çirkin iş)lerden birbirlerini sakındırmıyorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötü idi!
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, birbirlerini, yaptıkları fenâlıktan alıkomazlardı. Gerçekten ne kötü iş yapıyorlardı!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yaptıkları iğrenç işleri birbirlerine yasak etmiyorlardı. O yaptıkları ne kötü bir şey idi!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, işledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun, yaptıkları ne kötüdür!
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları kötülükten vazgeçmezlerdi, ne kötü şey işlediler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar işledikleri kötülüklerden birbirlerini sakındırmazlardı. Ne kadar kötü şeydi yaptıkları!
Kur’an’ın birçok yerinde geçtiği gibi, İsrailoğulları kendilerini Allah’ın ayrıcalıklı kulları olarak gördükleri için diğer insanları hep hor görmüşlerdir. Onların, bu kendilerinin dışındakileri hor görmeleri, aşağılamaları şüphesiz Hz. Musa’ya gönderilen orijinal Tevrat’tan kaynaklanmamaktadır. Tevrat’ın nüzulünden sonra, bir kısım Yahudiler zaman içinde bu İlahi kitap üzerinde tahrifatlar yapmışlar ve yaptıkları tahrifatı da Allah’a isnat etmişlerdir. Böylece Tevrat’ı aşırı ırkçı tutumlarına alet edip dünyevi amaçlarına “kutsal” bir görünüm kazandırarak sapık, bozguncu ve isyankâr tavırlarına devam etmişlerdir. Onların isyan etmeleri ve isyanlarında peygamberleri öldürecek kadar ileri gitmeleri Hz. Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle de lanetlenmiştir. Bu ayetler, birinci elden İsrailoğullarının ortaya koyduğu çirkeflikleri anlatsa da bunlardaki mesaj aynı zamanda genel bir muhteva taşımaktadır. Yeryüzünü kötülüklerden bütünüyle arındırmak elbette ki imkânsızdır. Ancak İslam, kötülüklere karşı mücadele etmeyi emreder ve kişilerin kötülük işlemesine asla müsaade etmez. Fenalıklardan olabildiğince arındırılmış daha derli toplu bir dünyanın oluşması için bireyin ve toplumun kötülüklerin karşısında durmasını, onlara karşı birbirlerini sakındırmasını zorunlu kılar.   
Cemil Said
swap_vert close
78, 79. Benî İsrâîl’den küfr idenler Davud ve ’Îsâ bin Meryem’in du’âsıyla müstehak-ı la’net oldılar zîrâ isyân itdiler münkirlikden vaz geçmek içün biri birilerine yardım itmediler ef’âlleri ne kadar kabîhdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Birbirlerinin yaptıkları fenalıklara mani olmuyorlardı. Yapmakta oldukları ne kötü idi!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları ne kötüydü!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmıyorlardı. Yaptıkları ne fena idi!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!
Edip Yüksel
swap_vert close
Yaptıkları kötülükler konusunda birbirlerini uyarmıyorlardı. Yaptıkları ne kötü idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, yaptıkları kötülüklerden vazgeçmiyorlardı. Yaptıkları şey ne kötü idi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
işledikleri bir münkeden vaz geçmezlerdi, filhakıka ne fena yapıyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, işledikleri herhangi bir kötülükten, birbirlerini alıkoymazlardı. (Bu) yapmakta oldukları şey ne kötü idi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar işledikleri her hangi fenâlıkdan birbirini vazgeçirmiye çalışmazlardı. Hakıykat, yapmakda devam etdikleri (o hal) ne kötü idi!..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O yaptıkları kötülükten birbirlerini men' etmezlerdi. Yapmakta oldukları şey hakikaten ne kötü idi!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar birbirlerini işledikleri kötülüklerden (zulüm, haksızlık, insan haklarına tecavüz ve saldırganlıktan) vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları şey de gerçekten ne kötü idi.
(*) Kur’an’ın birçok yerinde geçtiği gibi, İsrailoğulları kendilerini Allah’ın ayrıcalıklı kulları olarak gördükleri için diğer insanları hep hor görmüşlerdir. Onların, bu kendilerinin dışındakileri hor görmeleri, aşağılamaları şüphesiz Hz. Musa’ya gönderilen orijinal Tevrat’tan kaynaklanmamaktadır. Tevrat’ın nüzulünden sonra, bir kısım Yahudiler zaman içinde bu İlahi kitap üzerinde tahrifatlar yapmışlar ve yaptıkları tahrifatı da Allah’a isnat etmişlerdir. Böylece Tevrat’ı aşırı ırkçı tutumlarına alet edip dünyevi amaçlarına “kutsal” bir görünüm kazandırarak sapık, bozguncu ve isyankâr tavırlarına devam etmişlerdir… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın koyduğu haramlardan, birbirlerini ikaz yoluyla uzaklaştırmadıkları gibi, birde yasaklanan şeyleri yücelttiler. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar biribirlerini kötülük işlemekten alıkoymazlardı. Gerçekten onların işledikleri ne çirkindi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar yaptıkları fenalıklardan diğerlerini alıkoymuyorlardı. [³] * Yaptıkları işler ne kötü işlerdi!
[3] Tekrar etmemek için, içlerinde nehyeden bulunmadığından hiçbir vakit nehiy vaki olmamıştı. Yahut yaptıkları fenalıklardan geri durmuyorlardı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Birbirlerinin yaptıkları kötülüklere engel olmuyorlardı. Yapmakta oldukları şeyler ne kötü idi!
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, işledikleri kötülükten, birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları pek de kötü idi!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, içlerinden biri kötülük yapınca, onu bundan vazgeçirmeye çalışmazlardı. Kendileri ibâdetlerini eksiksiz yapar, fakat bunu başkalarına tebliğ etmezlerdi; kendileri kötülüklerden uzak durur, fakat kötülük yapanları engellemeye çalışmazlardı. Böylece kötülükler karşısında susmakla onu onaylamış ve işlenen suça iştirak etmiş olurlardı. Bu davranışları, gerçekten ne kadar çirkindi!İşte bugün de aynı kötülükleri yapıyor, tıpkı öncekiler gibi lâneti hak ediyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Münkerden / bilinmedik olandan kaçınmıyorlardı; onu yapıyorlardı. Yapıyor oldukları şeyler elbette ne kötü!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü, olumsuz davranışlarına bir türlü son vermiyorlar, çok berbat şeyler yapıyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar yaptıkları kötülükten birbirlerini vazgeçirmezlerdi. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, işledikleri (kötülükler)den, birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. [*] Yaptıkları ne kötüdür!
Yüce Allah bu ayette İsrailoğulları’nın lanete uğratılmalarının diğer bir sebebini bildirmekte ve yapageldikleri kötülüklerle ilgili olarak “birbirlerini engellememeleri”ni bu sebeplerden birisi olarak göstermektedir. Ayetin bugüne mesajı şudur: Âl-i İmrân 3:110’da bu son ümmetin insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmet olduğu, iyiliği emredip kötülükten menettikleri ve Allah’a iman edip güvendikleri belirtilmektedir. Bu ayet ümmetin her ferdinin iyiliği emredip kötülükten men etmesi ve bunu yaparken de Yüce Allah’a inanıp güvenmesi gerektiğini hükme bağlamaktadır. Âl-i İmrân 3:104. ayette yer alan emrin ümmet tarafından yerine getirildiği işte bu ayette dile getirilmektedir. Bu konuda Hz. Muhammed de şöyle demiştir: “İçinizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle öfke duysun ki bu imanın en zayıf noktasıdır” (Müslim, İman, 78; Tirmizî, Fiten, 11; Nesâî, İman, 17; Ahmed b. Hanbel, III, 20, 49). Uyarının gerekliliği, amacı, uyarıdan kimlerin yararlanacağı vs. ile ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:6; Mâide 5:63; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğâşiye 88:21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, yaptıkları kötülüklerden dolayı birbirlerini vazgeçirmeye de çalışmadılar. Onların bu yaptıkları şeyler, ne kadar da kötüdür!
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar birbirlerini yaptıkları iğrenç şeylerden vazgeçirmeye çalışmadılar: yaptıkları şey gerçekten ne kötü idi!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü onlar birbirlerini yaptıkları kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmıyorlardı. Ne fena işler yapıyorlardı öyle! 5/63, 11/116
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar yapageldikleri kötülükleri birbirlerine yasaklamıyorlardı; gerçekten bu yaptıkları ne fena şeydi!
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlar lanete hak kazanmışlardı, çünkü) Yaptıkları kötülüklerden birbirilerini vazgeçirmeye çalışmıyorlardı! (İsyan ve aşırı gitmeyi toplum olarak alışkanlık haline getirmişlerdi, içlerinden Rablerinin emir ve yasaklarını uygulama ve tebliğ etme ile görevli kimseler de diğerlerinin heveslerine uymuşlardı) Andolsun ki, bu davranışları çok kötü idi.
Osman Fırat
swap_vert close
İşledikleri kötülüklerden birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları ne kötüydü!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar yapmış oldukları fenalıktan birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Filhakika onların yaptıkları ne kadar kötü idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar kötülük yaptıkları zaman, birbirlerini kötülükten vazgeçirmeye çalışmazlardı. Ne çirkin davranıştı bu tutumları!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaptıkları kötülükten vazgeçmiyorlardı. Ne kötü işler yapıyorlardı!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar birbirlerini işledikleri fenâ işlerden men' ve nehy itmezlerdi ve ne fenâ iş işlerlerdi (men' ve nehy itmemeleri ne fenâ bir şey idi).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşledikleri kötülüklerden dolayı biri diğerine karşı çıkmazdı. Yapmakta oldukları şey ne kötüydü.
Şaban Piriş
swap_vert close
Birbirlerinin yaptıkları kötülüklere mani olmuyorlardı. yapmakta oldukları ne kötü idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar kötülük işlediklerinde birbirlerini bundan alıkoymazlardı. Ne kötü birşeydi işleyip durdukları!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşledikleri kötülükten birbirlerini sakındırmıyorlardı. Ne kötü şeydi yapmayı sürdürdükleri!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
oldılar yıġlınmazlar şerį'atde bulınmaz işlerden işlediler anı. [60a] ne yavuzdur ol kim oldılar islerler!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biri birin ḳaytarmazlardı yaman işlerden ki işlerlerdi. Ne ḳatı yaman işlerişlerlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar etdikləri pis əməldən əl çəkmirdilər (və ya onlar bir-birini etdikləri pis əməldən çəkindirmirdilər). Onların gördükləri iş necə də pis idi!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They restrained not one another from the wickedness they did. Verily evil was that they used to do!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor did they (usually) forbid one another(788) the iniquities which they committed: evil indeed were the deeds which they did.
788 There are men in every community, but if leaders connive at the misdeeds of the commonalty -and even worse, if leaders themselves share in the misdeeds, as happened with the Pharisees and Scribes against whom Jesus spoke out, then that community is doomed.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَانُوا
idiler
لَا يَتَنَاهَوْنَ
birbirlerini men etmezler
عَنْ مُنْكَرٍ
kötülükten ki
فَعَلُوهُۜ
onu yaptılar
لَبِئْسَ
gerçekten ne kötüdür
مَا
o şey ki
كَانُوا
idiler
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
Onlar (bir de) yaptıkları (herhangi bir) kötülükten (birbirlerini) men etmezlerdi. Yapmakta oldukları şey gerçekten ne kötüdür!
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَنَاهَى
Fiil-VI
ن ه ي
Birbirlerini men etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مُنْكَر
Edilgen fiil-IV
ن ك ر
Tanınmayan, çirkin iş, hoşnutsuzluk, çok edepsizce şey
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
بِئْسَ
Fiil-I
ب ا س
Ne kötü!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti