close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ ehle-lkitâbi lâ taġlû fî dînikum ġayra-lhakki velâ tettebi’û ehvâe kavmin kad dallû min kablu veedallû keśîran vedallû ‘an sevâ-i-ssebîl(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey kitap ehli, haksız yere dininizde, aşırı gitmeyin ve evvelce hem sapmış, hem çoğunu saptırmış ve doğru yolu bırakıp sapıklığa dalmış olan kavmin dileklerine uymayın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ey Kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırılığa kaymayın ve daha önce kendileri sapmış, birçok kimseyi de saptırmış ve dümdüz yoldan ayrılmış bir topluluğun hevâ (istek ve tutku)larına uymayın. (Ki bu dalâlet ve azgınlık alâmetidir.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Ey bize de kitap verildi diyenler! İslâm'ın gelişiyle haklı tarafı kalmayan bu dininizde azgınlık edip hak dışına çıkarak aşırılığa gitmeyin ve daha önce kendileri sapmış olup, bir çoğunu da saptırmış olan ve doğru yoldan hâla sapmakta devam eden bir topluluğun heves ve isteklerine uymayın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, hak ve doğru bilgileri bir kenara itip içinizdeki yahudiler gibi, Meryem'e zina isnad ederek, Îsâ'nın peygamberliğini tanımayarak; hristiyanlar gibi Îsâ'nın ilâhlığı, Allah hakkında, baba olma, oğul edinme, bedenlere girme, değişme, birleşme iddialarında bulunup haddi aşarak sorumluluk ve cezanızı artırmayın. Daha önce hak yoldan uzaklaşarak, başlarına buyruk hareket edip, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerin; birçoklarını da başlarına buyruk hale getirerek hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine imkân sağlayanların; doğru, dengeli bir yoldan, İslâmî hayat tarzından uzaklaşıp, başına buyruk yaşayan, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih eden toplumların keyfî arzularına ve ihtiraslarına uymayın" de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 9/30.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırılığa gitmeyin ve kendileri önceden sapmış, çoklarını da saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış olan bir topluluğun arzularına uymayın."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun heva (istek ve tutku)larına uymayın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Ey ehl-i kitab! Dininizde haksız yere sınırı aşmayın. Bundan önce şaşmış, bir çoklarını da şaşırtmış olan ve doğru yoldan sapmış bulunan bir kavmin arzuları ardından gitmeyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ey ehl-i kitap! Gerçeklere aykırı bir şekilde dininizde aşırılık yapmayın. Sizden önce gerçekten sapmış ve insanların çoğunu sapıtmış ve yolun ortası olan İslam’dan (ve istikametten) mahrum kalmış olan bir kavmin (Yahudilerin) keyfine uymayın.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayınız. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayınız.”[103]
[103] Dinde aşırılık hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 113-120.  
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ey kitaplı olanlar! —haksız yere— dininizde aşırılık etmeyin, önce sapmış olanların havasına uymayın, çoklarını bunlar yoldan azdırdı, doğru yoldan kendileri de sapmış bulunuyorlar»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere (bid'at ve hurafeleri ona ekleyerek) taşkınlık yapıp sınırı aşmayın! Daha önce hem kendileri sapmış hem birçoğunu saptırmış ve (halen de) dosdoğru yoldan sapmakta olan bir topluluğun heveslerine uymayın!
Cemil Said
swap_vert close
Yâ ehl-i kitâb dîninizde hakdan ayrılmayınız, sizden evvelki kavmin dalâletdeki hevâ ve hevesine tâbi’ olmayınız, bunlar çok âdemleri dalâlete sevk itdiler tarîk-i sevâbdan uzaklaşdırdılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey Kitap ehli! Haksız olarak dininizde taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıtan, çoğunu saptıran ve doğru yoldan ayrılan bir milletin heveslerine uymayın" de.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey Ehl-i kitap! Hakkın sınırlarını aşarak dininizde aşırılığa gitmeyin. Daha önce kendileri saptığı gibi birçoklarını da saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluluğun keyfî istek ve arzularına uymayın.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Ey Kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayın.
Edip Yüksel
swap_vert close
De, "Kitaplılar, dininiz konusunda gerçeğin ötesine gitmeyin. Daha önce sapan, çok kimseyi de saptıran, böylece doğru yolu kaybeden bir topluluğun heveslerini izlemeyin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve böylece doğru yolu kaybetmiş bir kavmin keyiflerine uymayın".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: ey ehli kitâb! dininizde haksız ifrata dalmayın, bundan evvel şaşmış, bir çoklarını da şaşırtmış ve yolun doğrusundan sapmış bir kavmin hevaları ardından gitmeyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resulüm) De ki: “Ey ehl-i kitap, (atalarınızın, yahûdîlik ve hıristiyanlık adını verdikleri ve sizin de körü körüne taklit ederek devam ettirmekte olduğunuz bâtıl) inancınız (hususun) da, (inatla hak olduğunu iddiâ ederek,) haksız yere haddi aşmayın. (İslâm dinine îmân etmemekle) önce (kendileri) sapmış, (sonra) birçok kimseyi saptırmış ve (böylelikle) yolun doğrusundan ayrılmış olan bir topluluğun hevâlarına uymayın. (Atalarınızın, yahûdîlik ve hıristiyanlık adını verdikleri sapkın inançları terk edin ve İslâm dinine îmân edin.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap Ehli! Gerçeğin dışına çıkarak, dininizin sınırlarını ihlal etmeyin. Daha önce sapan ve birçoğunu saptıran ve düzgün yoldan sapmış olan bir halkın hevasına¹ uymayın.
1- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Ey ehl-i kitâb, dîninizde haksız yere haddi aşmayın. Bundan evvel hakîkaten hem kendileri sapmış, hem bir çoğunu sapdırmış ve (haalâ da) dümdüz yoldan ayrılıb sapagelmiş bir kavmin heva (ve heve) sine uymayın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey ehl-i kitab! Dîninizde haksız yere haddi aşmayın ve (sizden) daha evvel gerçekten dalâlete düşmüş, birçoklarını da saptırmış hem (kendileri de) düz yolun ortasından şaşmış bir kavmin arzularına uymayın!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere taşkınlık yapıp sınırı aşmayın! Daha önce hem kendileri sapmış hem birçoğunu saptırmış ve (hâlen de) dosdoğru yoldan sapmakta olan bir topluluğun heveslerine (tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklerine, vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere) uymayın!*
(*) Bu pasaj, öncekiler gibi, Hz. İsa’ya sevgilerinin, o’nu uluhiyyet derecesine yükselterek hakikatin sınırlarını ihlal etmelerine sebep olduğu Hristiyanlara hitap etmektedir…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki: “Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere hileli yollarla (insanları) aldatmayın. Daha önce sapıtmış olan ve pek çok kimseleri de saptırmış, şu anda yolların en kötüsü içinde bocalayan bir toplumun arzularına uymayın.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Ey kitap’lılar! Haksız yere din sınırlarını aşmayın. Bir ulus ki bundan önce kendisi sapmış, bir çoğunu da saptırmış, doğru yoldan ayrılmıştır, sakın siz o ulusun dürtülerine uymayın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki ey ehl-i Kitap : Dininizde nahak yere haddi aşmayın [¹]. Bundan evvel yoldan çıkıp bir çoklarını yoldan çıkaran, hâlâ doğru yoldan sapan bir cemaatin hevesine uymayın.
[1] Hazret-i İsa hakkında Yahudiler gibi de, Nasraniler gibi de söylemeyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Ey Kitap ehli! Dininizde haksız yere taşkınlık etmeyiniz. Daha önce sapıtan, birçoğunu saptıran ve dümdüz yoldan ayrılan bir topluluğun [kavm] heveslerine uymayınız.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ey kitab ehli! Haksız olarak dininizde taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıtan, çoğunu da saptıran ve doğru yoldan ayrılan bir topluluğun heveslerine uymayın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
De ki: “Ey geçmiş Kutsal Kitaplara inandığını iddia eden Hıristiyan ve Yahudiler! Sakın dininizde olmayan bidat ve hurâfeleri ona ekleyerek inancınızda aşırılıklara dalmayın; Son Elçi gönderilmeden çok daha önce hem kendileri sapmış, hem de diğer birçoklarını saptırmış ve hâlen de doğru yoldan sapmakta olansözde din adamları ve kilise topluluğunun saçma iddialarını körü körüne taklit edip de, onların arzu ve heveslerine uymayın!”Uyarsanız ne olur? Tarihe bakın ve ibret alın:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap ehli! Hakk’ın dışında, dininizde aşırı gitmeyin! Önceden kesinlikle sapmış, birçoğunu saptırmış ve Yol’un düzünden sapmış bir kavmin hevâlarına uymayın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey ehlikitap! Dininizde gereksiz yere aşırılık yapmayın. Geçmişte sapıtmış, çoklarını baştan çıkarmış, şimdi de tamamen kendilerini kaybetmiş bir milletin peşine takılıp gitmeyin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak takip ettiğiniz yolda aşırı gitmeyin! Allah’ın yasalarına uyun! Daha önce sapan sonra sapkınlıklarıyla başkalarını saptıranların yoluna uymayın! Sapanlar şeytana uyup keyif ve arzularına göre hareket eder. Şeytana uyanlardan uzak durun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap ehli! Haksız olarak dininizde aşırıya kaçmayın! [*] Daha önceden sapmış olan, birçoğunu saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir toplumun heveslerine uymayın!”
Benzer mesaj: Nisâ 4:171.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bir de) Onlara: “Ey kitap ehli! Dininizde, haksız yere ileriye gitmeyin. Sizden önceki (dönemlerde kendileri) sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dosdoğru yol olan (İslâm’dan) yan çizmiş kimselerin de arzularına uymayın.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Ey İncil’in takipçileri! İnançlarınız[ın içerdiği hakikat]in sınırları[nı] ihlal etmeyin; ⁹¹ ve daha önce kendileri sapmış olup bir çoğunu da saptırmış olan ve doğru yoldan hâlâ sapmakta devam eden ⁹² bir topluluğun mesnedsiz görüşlerine uymayın.”
91 Karş. 4:171. Bu pasaj, öncekiler gibi, Hz. İsa’ya sevgilerinin, o’nu uluhiyet derecesine yükselterek “hakikatin sınırlarını ihlal etme”lerine sebep olduğu Hristiyanlara hitab etmektedir: ehlu’l-kitâb’ı bu bağlamda “İncil’in takipçileri” olarak çevirmemin sebebi budur.92 Lafzen, “doğru yoldan sapmış olan”; yani, bugüne kadar bu durumda ısrar eden (Râzî): zaman içinde ilahlığı dinî önderlerine yakıştırmaya başlayan -dinler tarihinde çok sık karşılaşılan bir olgu- birçok topluluğa işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Ey Kitap ehli! İnanç sisteminizde haksız olarak aşırı gitmeyin. Daha önce doğru yoldan sapmış ve birçoklarını saptırmış olan ve şimdi de doğru yoldan büsbütün sapmış durumda bulunan kişilerin heveslerine ve sapık inançlarına uymayın. 4/171, 6/153, 7/3, 16/90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ey Kitap Ehli! Akidenizde haddi aşmayın.[⁹⁶⁹] Daha önce kendileri sapmış, bir çoklarını da saptırmış olan ve yoldan çıkmakta hâlâ direnen bir topluluğun keyfî yargılarına uymayın!
[969] ..lâ tağlû fî dînikum ifadesi, İslâm mezhepler tarihinde aşırı akımlar için kullanılan ğulat sözcüğünü hatırlatır. Kur’an kitap ehlini “ğulat-ı din” ve hatta “ğulat-ı İslâm” saymaktadır. Ra’d 36’da da, Kur’an mesajından bazı bölümleri kabul etmekte kuşkuya düşen kitap ehli içindeki “hiziplerden” ya da “mezheplerden” söz edilmektedir  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: Ey kitap ehli, dininizde haksız yere aşırı gitmeyin! (Dinde hedefiniz daima hak olsun, kör bir taklit ile ifrat veya tefrite sapıp hakkın sınırını geçmeyin.. Ey hıristiyanlar siz, Mesih'in hak olan sınırını geçip de onu ilahlık mertebesine çıkarmayın. Ey yahudiler siz de, onun peygamberliğini inkar ederek Allah'ın ona lütfettiği hakkına tecavüz etmeyin) Ve bundan önce (Muhammed s.a.s.'in gönderilmesinden önce) hem kendileri sapmış, hem de birçoklarını saptırmış, doğru yoldan ayrılmış bir topluluğun (geçmişlerinizin) heveslerine uymayın.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ey Kitap ehli, dininizde aşırılığa gitmeyin ve önceden sapmış, birçoğunu da saptırmış, düz yoldan şaşmış bir topluluğun keyiflerine uymayın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey ehl-i kitap! Dininizde hakka muğayır olarak haddi tecavüz etmeyiniz. Ve evvelce dalâlete düşmüş ve birçoklarını da idlalde bulunmuş ve doğru yoldan sapıtmış olan bir kavmin hevâlarına uymayınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ey Ehl-i kitap! Dininize ait konularda haksız yere haddi aşmayın. Daha önce gelip geçenlerden hem kendisi sapmış, hem bir çok insanları da saptırmış olan atalarınızın ve şimdiki durumda da doğru yoldan sapan birtakım kimselerin heva ve hevesine uymayın. [9, 30]
Dini öğrenmeye, incelemeye ve hükümlerini dikkatli bir şekilde tatbik etmeye yönelmek aşırılık değil, içtihad, mücahede, ciddiyet ve takvâdır. “Haksız yere” kaydı: “Dinde hedefiniz daima hak olsun, kör bir taklit, kuru bir tutuculuk ile ifrat veya tefrite sapıp hakkın sınırını geçmeyiniz. Ey Hıristiyanlar! siz Mesihi tanrılaştırmayınız. Ey Yahudiler! Siz onun nebîliğini inkâr etmeyiniz. Bu batıl inançlarınızı devam ettirmeniz hakikatin sınırını aşmak, dolayısıyla Allah’ın hakkına tecavüz etmektir.” Bu âyet, Hıristiyanlığın şirk inançlarının etkisi altında kaldığına da işaret etmektedir. (Bkz. 9,30).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ey Kitap ehli, dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve önceden sapmış, birçoğunu da saptırmış, düz yoldan şaşmış bir milletin keyiflerine uymayın!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: Ey Ehl-i Kitâb! Dîninizde nâ-hak yere haddinizi tecâvüz itmeyin ve bundan evvel dalâlete düşüb bir çoklarını da dalâlete düşürmüş ve şimdi de doğrı yoldan şaşmış olan kavmin hevâsına tâbi' olmayın.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Ey Ehl-i Kitap![*] Dininizde aşırılık yapmayın. Evvelce sapmış, birçoklarını da saptırmış bir topluluğun hevasına uymayın. Onlar, doğru yoldan sapmışlardır.
[*] Kitaplarında uzman olan kişiler  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Ey kitap ehli, dininizde haksız olarak taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıklığa düşmüş, çoğunu saptıran ve doğru yoldan sapan bir toplumun heveslerine uymayın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haktan uzaklaşıp da aşırılığa kaçmayın. Daha önce sapmış, pek çoklarını saptırmış ve yolun doğrusundan ayrılmış bir topluluğun heveslerine uymayın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ey Ehlikitap! Dininizde azgınlık edip hak dışına çıkarak aşırılığa gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve yolun denge noktasından uzağa düşmüş bir topluluğun keyiflerine uymayın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “iy kitāb ehli! ḥaddan geçmeñ dįnüñüz içinde ḥaddan ayruķ. daħı uymañ bir ķavmuñ nefsleri dileklerine bayıķ azdılar ilerüden daħı azdurdılar çoķı daħı azdılar yoluñ ortasından.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed kitāb ehline ġulüvv eylemeñüz dīnüñüzde ḥaḳdanözge, daḫı uymañuz bir ḳavm hevāsına ki azdılar sizden burun ve azdurdı‐lar çoḳ kişileri, daḫı azışdılar yoluñ doġrusından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Ey kitab əhli! Dininizdə haqsız yerə ifrata varmayın. Əvvəlcə yolunu azmış, bir çoxlarını da azdırmış və doğru yoldan çıxmış bir tayfanın nəfsinin istəklərinə uymayın!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: O People of the Scripture! Stress not in your religion other than the truth, and follow not the vain desires of folk who erred of old and led many astray, and erred from a plain road.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O people of the Book! exceed not in your religion(785) the bounds (of what is proper), trespassing beyond the truth, nor follow the vain desires of people who went wrong in times gone by,- who misled many, and strayed (themselves) from the even way.
785 Excess, as opposed to moderation and reason, is the simplest test by which a hypocrite or a selfish man who "trades" on religion, is known from a sincere, pious, and truly religious man. Excess means that truth is sometimes concealed or trampled upon, that the fashions of ancestors or contemporaries are copied or overdone, and Allah's name is dishonoured by blasphemies or the setting up of false gods or fetishes, or that good (or even bad) men are deified and worshipped. The true path is the even path, the path of rectitude, (Cf. 2:108, and 5:12 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَٓا
ey
اَهْلَ الْكِتَابِ
ehl-i kitap
لَا تَغْلُوا
sınırları aşmayın
ف۪ي د۪ينِكُمْ
dininizde
غَيْرَ الْحَقِّ
haksız yere
وَلَا تَتَّبِعُٓوا
ve tabi olmayın
اَهْوَٓاءَ
hevâlarına
قَوْمٍ
bir kav- min ki
قَدْ
ger- çekten
ضَلُّوا
dalâlete düştüler
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
وَاَضَلُّوا
ve dalâlete düşürdüler
كَث۪يراً
birçoklarını
وَضَلُّوا
ve saptılar
عَنْ سَوَٓاءِ
dümdüz
السَّب۪يلِ۟
yoldan
De ki: "Ey ehl-i kitap! Dininizde haksız yere sınırları aşmayın ve (sizden) daha evvel dalâlete düşmüş, birçoklarını da dalâlete düşüren ve dümdüz (Hakk'a dosdoğru varan) yoldan sapmış bir kavmin hevâlarına (nefsani istek ve arzularına) tabi olmayın!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
غَلَا
Fiil-I
غ ل و
Sınırları aştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اَهْوَٓاء
İsim
ه و ي
Hevâlar
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol