Derken nefsi (gözünü kör eden kıskançlık, ihtirâs ve bencillik duyguları) onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece (dünya ve âhirette en büyük) zarara uğrayanlardan oldu.*
(*) Kıskançlık, bütün insanların yaşadığı evrensel bir duygudur. Başaramadığımızı başarana, dikkati daha çok çekene, sahip olmadığımıza sahip olana, daha huzurlu, daha özgüvenli, daha mutlu yaşayana karşı duyduğumuz tarifi zor bir duygudur kıskançlık. Beklediği ilgiyi, sevgiyi, saygıyı, şefkati göremediği zaman kişide kıskançlık duygusu görülebilir. Aşırıya kaçmadığı, hasede dönüşmediği ve zararlı olmadığı sürece yaşanan bu kıskançlık doğal bir duygudur. Ancak, bu duygunun imanla kontrol altına alınması gerekir. Allah’ın takdirine ve adaletine inanan insanların kıskançlık duygusuna kapılarak zararlı olması mümkün değildir. Zira onlar inanıyor ki her şey Allah’ın iradesiyle ve dilemesiyle gerçekleşmektedir. “Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz” (Tekvir 81/29). (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)