close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vetlu ‘aleyhim nebee-bney âdeme bilhakki iż karrabâ kurbânen fetukubbile min ehadihimâ velem yutekabbel mine-l-âḣari kâle leaktulennek(e)(s) kâle innemâ yetekabbelu(A)llâhu mine-lmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oku onlara Âdem'in iki oğluna ait gerçek haberi. Hani onlar, Tanrıya yaklaşmak için kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmişti, öbürününki kabul edilmemişti ve o, seni mutlaka öldüreceğim demişti ona, o da demişti ki: Allah ancak, kendisinden çekinenlerin kurbanını kabul eder.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara Adem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku ki: Hani o vakit onlar (Allah’a) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Onlardan (iyi niyetli ve merhametli olan) birininki kabul edilmiş, (kötü niyetli hain olan) diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen ve bu maksatla Hâbil’in sahip olduğu nimet ve faziletleri gasp etmek isteyen Kâbil) "Mutlaka seni öldüreceğim (ve kökünü keseceğim)" demişti. (Öbürü ise) "Allah; ancak (müttaki olanlardan, Rabbinden) korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınanlardan kabul eder. (Bana haset ve hakaret edeceğine, kendi niyetini düzeltmelisin!" dedi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlara gerçeği göstermek için, Adem'in iki oğlunun haberini anlat. Nitekim her ikisi birer kurban sunmuşlar ve birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. O iki kardeşten kurbanı kabul olmayan: “Seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Kardeşi cevap vermişti: “Unutma ki, Allah kendisine karşı sorumluluk bilinci duyanların kurbanını kabul eder.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara, Âdem'in iki oğluyla ilgili gerekçeli, hikmete dayalı gelen haberi Kur'ân'ımızdan oku, anlat. Hani, her ikisi de birer kurban sunmuşlardı. Birinin kurbanı kabul edildi. Diğerininki edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen kıskançlık yüzünden kardeşine: “Andolsun seni öldüreceğim." dedi. Diğeri de: “Allah, ancak kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olanların, takvâ sahiplerinin kurbanını kabul eder" diye cevap verdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen onlara Adem'in iki oğlunun kıssasını da doğru olarak anlat: Onlar birer kurban sunmuşlardı ve birininki kabul edilmiş, diğerininki ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine) "Seni öldüreceğim" demiş, o da şöyle söylemişti: "Allah ancak takva sahiplerinin yaptıklarını kabul eder.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar (Allah'a) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen) Demişti ki: 'Seni mutlaka öldüreceğim.' (Öbürü de:) 'Allah, ancak korkup-sakınanlardan kabul eder.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, ehl-i kitaba, Âdem'in iki oğlunun haberini hakkıyla oku. Onlar, Allah rızasını kazanmak için kurban kesmişlerdi (hayır işlemişlerdi) de birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmıyan (Kâbil) diğerine: “- Seni muhakkak öldüreceğim.” demişti. Kardeşi ona şöyle cevap vermişti. “Allah, ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara iki âdemoğlunun (insanoğlunun) kıssasını gerçek bir şekilde anlat. Bir vakit, her biri bir kurban sundu. Birisinden kabul edilirken öbüründen kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen, kurban edilene: “Seni öldüreceğim” dedi. O ise: “Allah ancak, kendini koruyanlardan kabul eder.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden, “Andolsun seni öldüreceğim” demişti. Diğeri de, “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder” demiş ve şöyle eklemişti:
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini hakkiyle anlatasın, ne zaman ki onlar birer kurban kesmiştiler, birinin kurbanı onaylanarak, ötekinin kurbanı onaylanmayınca, dedi ki: «Ben seni öldüreceğim!», öbürü de dedi ki: «Allah ancak sakınçlardan onaylar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara Âdem'in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikâyesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin (Habil'in) kurbanı kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil), kardeşine: “Yemin ederim ki seni öldüreceğim” deyince, diğeri (Habil): “Allah, ancak kendisine karşı sakınanlardan (kurbanı) kabul eder” demişti.
Cemil Said
swap_vert close
27, 28, 29. Yâ Muhammed kurbân viren Âdem ’aleyhisselâmın oğullarının hikâyesini ânlara anlat. Birinin kurbânı kabûl olundı diğerininki kabûl olunmadı bu sonraki kardaşına "Ben seni öldüreceğim" didi. O da "Ben ne yapayım Allâh yalnız kendinden korkan âdemlerin kurbânını kabûl ider. Beni katl itmek içün elini uzatsan bile ben elimi seni katl itmek içün uzatmıyacağım. Çünki ben âlemin rabbi olan Allâh’dan korkarım. Sen benim ve kendinin günâhlarımızı yalnız yüklen ve zâlimlerin mükâfâtı olan "ehl-i cehennem ol" cevâbını virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara, Adem'in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat: İkisi birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kabul edilmeyen, "And olsun seni öldüreceğim" deyince, kardeşi: "Allah ancak sakınanların takdimesini kabul eder" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. O da dedi ki: “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara, Âdem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), «Andolsun seni öldüreceğim» dedi. Diğeri de «Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder» dedi (ve ekledi:)
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara Adem'in iki oğlunun olayını doğru anlat. Birer kurban adamışlardı da, birisinden kabul edilmiş, diğerinden edilmemişti. "Seni öldüreceğim!," dedi. "ALLAH ancak erdemli olanlardan kabul eder," dedi.
Bu olay Tevrat'ta da geçer. Bak, Yaratılış 4:2-9  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem onlara Âdemin iki oğlunun kıssasını hakkıyle oku, hani ikisi birer yakınlık takdim ettiler de birinden kabul edildi diğerinden edilmedi «seni mutlak öldürürüm» dedi, obiri yok dedi: Allah ancak müttekılerden kabul buyurur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini anlat. Hani, onlar (anlaşamadıkları bir husus ile ilgili olarak, haklı olanı belirlemek gayesiyle,) birer hediye sunmuşlardı da, onlardan birinin (haklı olanın) ki, kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Haksız olmasından dolayı sunduğu şey kabul edilmeyen, bu durumu kıskanarak kardeşine,) “Seni mutlaka öldüreceğim!” demişti. (Öbürü de,) “Allah, ancak takva sahiplerinden kabul eder!” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, iki âdem oğlunun¹ gerçek öyküsünü anlat: İkisi de birer sunu² sundular. Birisininki kabul olundu, diğerininki ise kabul olunmadı. Dedi ki: “Yemin olsun seni öldüreceğim.” Dedi ki: “Allah, yalnız takva sahiplerinden kabul eder.”
1- “İbney Âdeme” belirtisiz isim tamlaması olarak “Adem'in iki oğlu” anlamında değil, “iki âdem oğlu” “anlamındadır. Bu iki âdem oğlu, yaygın ve kabul gören anlayışın aksine Nebi Adem'in iki oğlu Hâbil ve Kâbil değildir. İsrailoğulları'ndan iki kişidir. (Bak,5:32) Birçok ayette (7:26,27; 17:70; 36:60) “beni âdem “insanoğlu” anlamında kullanılmaktadır. Ayetin bağlamı, siyak ve sibakı (Özellikle 3 2-34 ayetler) dikkate alınırsa böyle olduğu görülecektir. 2- Allah'a yaklaşmayı, yakın olmayı sağlamak için.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara Âdemin iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Hani onlar (Allaha) yaklaştıracak birer kurban takdim etmişlerdi de ikisinden birininki kabul olunmuş, öbürününkü kabul olunmamışdı. O (evvelkisi, kardeşine): «Seni elbette öldüreceğim» demişdi (Berikî de şöyle) söylemişdi: «Allah, ancak (kendisinden) korkanları (nkini) kabul eder».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Onlara, Âdem'in iki oğlunun (Hâbil ile Kabil'in) haberini de hakkıyla oku! Hani birer kurban takdîm etmişlerdi de birisinden (Hâbil'den) kabûl edilmiş, diğerinden (Kabil'den) ise kabûl edilmemişti.(3) (Kabil, Hâbil'e:) “Seni mutlaka öldüreceğim!” dedi. (Hâbil ise:) “Allah, ancak takvâ sâhiblerinden (amellerini) kabûl buyurur” dedi.
(3)Aralarındaki anlaşmazlıkta haklı olanı belirlemek gāyesiyle, her iki kardeş de birer kurban kestiler. Hâbil’in kestiği kurbanın makbûl olduğuna bir delil olarak gökten bir ateş indirildi ve kurbanını yaktı. (Beyzâvî, c. 1, 263) “(Kur’ân) mâzî (geçmiş) zamânının vukūâtından, Hazret-i Âdem’in hılkat-i cesedinden (yaratılışından), iki oğlunun kavgasından tâ Tûfân’a, tâ kavm-i Fir‘avun’un garkına (boğulmasına), tâ ekser enbiyânın(peygamberlerin) mühim hâdisâtına (hâdiselerine) kadar (...) bütün mebâhis-i esâsiyeyi ve mühimmeyi(temel ve mühim mevzû‘ları) öyle bir tarzda beyân eder ki, o beyan, bütün kâinâtı bir saray gibi idâre eden ve dünyayı ve âhireti iki oda gibi açıp kapayan ve zemin bir bahçe ve semâ, misbahlarıyla (kandilleriyle)süslendirilmiş bir dam gibi tasarruf eden ve mâzî ve müstakbel (geçmiş ve gelecek), bir gece ve gündüz gibi nazarına karşı hazır iki sahîfe hükmünde temâşâ (seyr) eden ve ezel ve ebed, dün ve bugün gibi silsile-i şuûnâtın (hâdiseler zincirinin) iki tarafı birleşmiş, ittisâl peydâ etmiş (bağlanmış) bir sûrette bir zamân-ı hâzır gibi onlara bakan bir Zât-ı zü’l-Celâl’e yakışır bir tarz-ı beyândır (ifâde şeklidir).” (Zülfikār, 25. Söz, 28-29)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) onlara (insanlara) iki âdemoğlunun (insanoğlunun) haberini hakkıyla oku (anlat). Nitekim her ikisi de birer kurban sundukları zaman onlardan (iyi niyetli olup ihlaslı olan ve iyi bir kurban veren) birininki kabul edilmiş, (kötü niyetli olup hain olan ve kötü bir kurban veren) diğerininki ise kabul edilmemişti. (Verdiği kurbanı kabul edilmeyen, kurbanı kabul edilene öfkelenerek):"Seni kesinlikle öldüreceğim" demişti. (O da): ‘’Allah ancak (iyi niyetli ve ihlaslı olup kötülüklerden) sakınanlardan kabul buyurur‘’ demişti.*
(*) “İbney Âdeme” belirtisiz isim tamlaması olarak “Adem’in iki oğlu” anlamında değil, “iki âdem oğlu” “anlamındadır. Bu iki âdem oğlu, yaygın ve kabul gören anlayışın aksine Nebi Adem’in iki oğlu Hâbil ve Kâbil değildir. İsrailoğulları’ndan iki kişidir. (Bak,5:32) Birçok ayette (7:26, 27, 31; 17:70; 36:60) “beni âdem “insanoğlu” anlamında kullanılmaktadır. Ayetin bağlamı, siyak ve sibakı (Özellikle 32-34 ayetler) dikkate alınırsa böyle olduğu görülecektir (E. Aktaş Meal Açıklaması) Yani bu ifâde: “Âdem’in iki oğlunun veya “iki Âdemoğlunun/ iki inasnoğlunun” şeklinde de anlaşılabilir. Müfessirlerin çoğunluğu ise, bu iki Âdemoğlunun Kabil ve Habil olduğunu söylemişlerse de bunun gerçekliğiyle ilgili ciddi hiçbir delil ortaya koyamamışlardır. Bazıları da 32. âyetteki (مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ) “İşte bu olaydan dolayı’’ ifâdesine dayanarak bu iki âdemoğlunun, İsrâil oğullarından iki kişi olduğu kanaatini haklı olarak söylemişlerdir. (M. Türk Meal Açıklaması) Bu (Hz. Adem’in oğulları olduğuna dair) iddiayı desteklemek için ileri sürülen delillerden biri “Kitâb-ı Mukaddes, Tekvîn ıv, 1-16”da anlatılanlara dayandırılmaktadır. Esasında bu delil, meselenin anlaşılmasından ziyade ileri sürülen iddiayı daha da tartışılır kılmaktadır. Çünkü tahrife uğratıldığı bilinen bir metni Kur’an ayetlerinin açıklanmasında delil kabul etmek isabetli bir yaklaşım değildir. Bazı âlimlerimiz ise söz konusu ifade ile kastedileni “herhangi bir âdemoğlunun iki çocuğu” şeklinde yorumlamışlardır ki bizim kanaatimiz de bu yöndedir. (M. Okuyan Meal Açıklaması) Ayrıca er-Razi ve diğer birkaç müfessir de kendi tefsirlerinde bu iki kişinin İsraioloğullarından olduğuna dair söyleyenlerin delillerine yer vermektedirler. Bizce de ayetin siyak ve sibakı da bunu gösterir. Çünkü daha sonra 32. ayette من أجل ذلك كتبنا علي بني إِسْرَائِيلَ )) “İşte bu olaydan dolayı İsrailoğullarının üzerine şu hükmü yazdık: ‘’deniliyor. Bu yüzden bu olayın İsrailoğulları içinde meydane geldiğini söylemek daha isabetli görünüyor. Aşağıdaki tefsir metinlerinde de belirtildiği gibi Hasan el- Basri, Ebu Müslim, Muhammed bin Bahr, ez- Zeccac ve Dahhak gibi âlimlerin görüşleri de bu şekildedir. Ayrıca Kur’an’da geçen her (بني ادم) ‘’Beni Âdem’’den maksat öz çocukları değil, insanoğulları kast ediliyor. Kur’ân’da bunun benzeri birçok ayet verdır. Not: Uydurma rivayet ve İsrailiyatlarla dolu geleneksel tefsirlerde geçen ‘’Hz. Âdem’in ikiz kardeş olmayan çocukları birbirleriyle evleniyorlardı, çünkü başka insan yoktu, bu nedenle Kabil’in ikizi olan kız kardeşi, Habil’in ikizi olan kız kardeşinden daha güzel olduğundan, Kabil kıskanıyor ve kardeşini bu yüzden öldürüyor…’’ şeklindeki yorumlar da hem Kur’an’nın bu ayetine aykırıdır hem de hepsi İsrailiyat ve uydurmadır. Çünkü Kur’an’’ın bu ayetine göre, bu kıskançlığın ve öldürme olayının sebebi kurbanlardan birinin kabul edilmemesidir. Bu yüzden bu olayın Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle olan evlilikleri ile hiçbir alakası yoktur. Zatan tefsirlerdeki İsrailiyat, uydurma rivayet ve yanlış yorumlara itibar edilmezse, Âdem’in, ilk beşer olmadığı hususu da Kur’an’dan rahatlıkla anlaşılacaktıır. Zira Kur’an’ın hiçbir yerinde Âdem ilk beşerdir de denilmiyor. Ayrıca Hz. Âdem ilk beşer olsaydı, yani ondan önce birbirlerini öldüren bir beşer türü olmasaydı, Hz. Âdem’in oğlu bu öldürme olayını nasıl ve kimden öğrenmişti, diye sormak da gerekir? Çünkü ilk beşer Âdem olduğunu söyleyenler, 31. ayetten hareketle karga olayını da kendilerine delil olarak gösteriyor ve o güne kadar Âdemoğlullarının başka insanları ve dolayısıyla ölenleri görmediklerinden dolayı ölenin cesedine ne yapacağını bilmiyorlardı diyorlar. Hâlbüki insanoğlu bir suç işlediğinde, doğal olarak korkuya, heyecana ve endişeye kapılarak o zaman ne yapacağını şaşırabilir. Bu da kardeşini öldürünce hem pişman olur, korku, endişe ve heyacana kapılarak ne yapacağını bilemez hâle gelmiş olabilir. // Bu konuda 31. Ayetle ilgili meal açıklamasında İmam Maturidi’nin (تأويلات أهل السنة) adlı tefsirine bakılabilir//. İşte o anda karganın yaptığı ona yol gösterici oluyor. Bu değil ki kendisi bu işi bilmiyordu. Zaten kendisi de ‘’Bundan-kargadan- daha mı bilgisizim?’’ demiyor, ‘’kardeşimin cesedini gizlemekten âciz miyim, buna gücüm yetmiyor mu?’’ diyor. Buna göre, Hz. Âdem ilk beşer olmadığı gibi çocuklarının da birbiriyle evlenmeleri söz konusu değildir… Ayrıca eğer bu ikisi Hz. Âdem’in çocukları olup Hz. Âdem de ilk beşer olsaydı, o zaman bunların öldürmeyi veya bir insanın başkasını nasıl öldürebileceğini de bilemezlerdi. Ama ayetten anlaşıldığına göre bunlar öldürmeyi de gayet iyi biliyorlardı. Bu nedenle eğer bunlar Hz. Âdem’in çocukları ise buradan da kesinlikle anlaşılıyor ki, Hz. Âdem’den önce de beşer türü var idi, yani Hz. Âdem de ilk beşer değildir. Yoksa bu kardeşler birbirlerini nasıl öldüreceklerini bilemezlerdi. (الله اعلم) Ayrıca iki kurbandan birinin kabul edildiği, diğerinin ise kabul edilmediğine dair bilgi vahiy yoluyla verilmiştir, semadan bir ateş gelip yakmakla değil. Bkz: ((التحرير والتنويروالقول الثاني: وهو قول الحسن والضحاك: أن ابنى آدم اللذين قربا قرباناً ما كان ابني آدم لصلبه، وإنما كانا رجلين من بني اسرائيل.قالا: والدليل عليه قوله تعالى في آخر القصة { مِنْ أَجْلِ ذٰلِكَ كَتَبْنَا عَلَىٰ بَنِى إِسْرٰءيلَ أَنَّهُ مَن قَتَلَ نَفْساً بِغَيْرِ نَفْسٍ الخ} [المائدة: 32] إذ من الظاهر أن صدور هذا الذنب من أحد ابنى آدم لا يصلح أن يكون سبباً لإيجاب القصاص على بني إسرائيل، أما لما أقدم رجل من بني إسرائيل على مثل هذه المعصية أمكن جعل ذلك سبباً لإيجاب القصاص عليهم زجراً لهم عن المعاودة إلى مثل هذا الذنب. ومما يدل على ذلك أيضاً أن المقصود من هذه القصة بيان إصرار اليهود أبداً من قديم الدهر على التمرد والحسد حتى بلغ بهم شدة الحسد إلى أن أحدهما لما قبل الله قربانه حسده الآخر وأقدم على قتله، ولا شك أنها رتبة عظيمة في الحسد، فإنه لما شاهد أن قربان صاحبه مقبول عند الله تعالى فذلك مما يدعوه إلى حسن الاعتقاد فيه والمبالغة في تعظيمه، فلما أقدم على قتله وقتله مع هذه الحالة دل ذلك على أنه كان قد بلغ في الحسد إلى أقصى الغايات، وإذا كان المراد من ذكر هذه القصة بيان أن الحسد دأب قديم في بني إسرائيل وجب أن يقال: هذان الرجلان كانا من بني إسرائيل (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير - الرازي - للباب في علوم الكتاب - تأويلات أهل السنة ،) وقال الحسن، وأبو مسلم محمد بن بحر، والزجاج: هما من بني اسرائيل (التبيان الجامع لعلوم القرآن) وقيل رجلان من بنى إِسرائيلِ فالبنوة له بوسائط، ويناسبه قوله عز وجل { من أَجل ذلك كتبنا على بنى إِسرائيل} إ. تيسير التفسير - أطفيش)- حدثنـي الـمثنى، قال: ثنا عبد الله، قال: ثنـي معاوية، عن علـيّ، عن ابن عبـاس: {وَاتْلُ عَلَـيْهِمْ نَبَأ ابْنَـيْ آدَم بِـالَـحِّق إذْ قَرَّبـا قُرْبـاناً فَتُقُبِّلَ مِنْ أحَدهِما وَلـمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الآخَرِ} كان رجلان من بنـي آدم، فتقبل من أحدهما ولـم يتقبل من الآخر (جامع البيان في تفسير القرآن): والحق والصواب هو أن يكون الأخوان إنسانين من الناس. أي من بنى آدم.. وأن أحدهما مؤمن بالله، مستقيم على طاعة أوامره واجتناب نواهيه، وأن الآخر، لا يرعى لله حرمة، ولا يحفظ له عهدا.أو هما رجلان من بني إسرائيل(مدارك التنزيل وحقائق التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara âdemin iki oğlu arasındaki haberin en doğrusunu oku. O ikisi birer kurban adamış, Allah da birisinden kabul etmiş, diğerinden kabul etmemişti. Adağı kabul edilmeyen, diğerine “Seni mutlaka öldüreceğim” dedi. O da diğerine “Allah kendisinden korunanlardan kabul eder” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara Adem’in iki oğlunun olaycasını doğru olarak anlat. Onlar Allah’a birer kurban sunmuşlardı da yalnız birinin ki onanmıştı, öbürününki onanmamıştı. Bunun üzerine biri ötekine şöyle demişti: "Ne olursa olsun, ben seni öldüreceğim." Öbürü demişti: "Allah yalnız sakınanların kurbanını onar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara Âdem/in iki oğlunun kıssasını [³] doğru haber ver. Hani o ikisi kurbanlarını hazırlamışlardı [⁴] da birinin kurbanı kabul olunmuş diğerininki kabul olunmamışdı. Bu öbürüne «mutlak seni öldüreceğim» demekle öbürü de şöyle demişti: «Allah yalnız sakınanların kurbanını kabul eder;».
[3] Âdem Aleyhisselâmın iki oğlu Habil ve Kabil veya Beni İsrail'den iki kişinin kıssalarını.[4] Veya her biri kurban ile yakınlık istediler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku/anlat. Hani her biri birer kurban sunmuşlardı. Birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. (Kabul edilmeyen diğerine), “Seni kesin öldüreceğim” demişti.¹⁴ O da “Allah, kendisine karşı sorumluluk bilincinde olanlarınkini kabul eder” diye cevap vermişti.
14 Literatürde Habil ile Kabil olarak bilinir. Bu olay için Bkz. Tevrat, Tekvin, Bab, 4/16. Bazı kaynaklarda bu iki kişinin İsrailoğullarından iki kişi olduğu söylenir. Zaten sorumluluk sahibi her insan için “Âdemoğlu” tabiri kullanılır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara, Âdem'in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat; ikisi birer kurban sunmuşlar, birininki (Habil'in) kabul edilmiş, diğerininki (Kabil'in) kabul edilmemişti. (Kabil) “Ant olsun seni öldüreceğim” deyince, kardeşi (Habil), “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Onlara, yani kibir ve azgınlıkları yüzünden Allah’ın Elçisini öldürmek için fırsat kollayan Yahudilere ve masum bir cana kıymayı göze alan bütün zâlimlere, Âdem’in iki oğlu arasında geçen şu ibret verici öyküyü hak ile, yani hak ve hakikati ortaya koymak üzere anlat: Hanionlar, Allah’a birer kurban sunmuşlardı. Fakat birinin kurbanı kabul edilmiş, diğerininki ise geri çevrilmişti. Zira Hâbil en değerli hayvanlarından birini kurban olarak sunarken, kardeşi Kâbil, çürük ve döküntü ürünleri vermeye kalkmıştı. Bunun üzerine Kâbil, kıskançlık ve öfkeye kapılarak kardeşine, “Seni mutlaka öldüreceğim!” dedi. Hâbil şöyle cevap verdi: “Senin kurbanının kabul edilmeme sebebi ben değilim ki beni suçluyorsun. Asıl suçu kendinde aramalısın. Çünkü Allah, kalbi kötülükle dolu olduğu hâlde, gösteriş amacıyla ibâdet edenlerin değil, ancak dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek, çirkin davranışlardan uzak durmaya çalışan o takvâ sahiplerinin sunduğu kurbanı kabul eder.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hakk ile onlara Âdem’in iki oğlunun uyarıcı haberini de oku! Bir yakınlık (kurban) sunduklarında onların birisinden kabul edildi; Diğeri’nden kabul edilmedi. Diğeri: -“Elbette seni öldürürüm” dedi. Birincisi: “Doğrusu Allah, Müttakîler’den / Sakınıp Korunanlar’dan kabul ediyor”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Onlara Adem'in iki oğlu Hâbil ile Kâbil'in gerçek serüvenini anlat: Hatırlarsın hani her biri adak adamışlardı da. Birisinin adağı kabul edilmiş diğerininki kabul edilmemişti. Kâbil: " Vallahi seni geberteceğim " sözüyle kıskançlığını gösterince Hâbil: " Demek ki Allah, sağlamcıların duasını kabul ediyor " demiş ve
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Resulüm! Âdem’in iki oğlunu onlara anlat! Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı. Kurban birinden kabul edilmiş diğerinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen "Andolsun seni, mutlaka öldüreceğim!" demişti. Diğeri; "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanların kurbanını kabul eder!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara, iki âdemoğlunun [*] (şu) haberini gerçek olarak [tilavet] et (okuyup aktar): Hani birer kurban sunmuşlardı da birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kabul edilmeyen kişi, diğerine) “Şüphesiz ki seni öldüreceğim.” demişti. Diğeri de şöyle demişti: “Allah sadece [muttakî]lerden (duyarlı olanlardan) kabul eder.
Bu ifade, “Âdem’in iki oğlunun haberini onlara [tilavet] et (okuyup aktar)” şeklinde de tercüme edilmektedir. Bu durumda kastedilenin, Hz. Âdem’in iki oğlu olan Habil ile Kabil olduğu iddia edilmektedir. Bu iddiayı desteklemek için ileri sürülen delillerden biri “Kitâb-ı Mukaddes, Tekvîn ıv, 1-16”da anlatılanlara dayandırılmaktadır. Esasında bu delil, meselenin anlaşılmasından ziyade ileri sürülen iddiayı daha da tartışılır kılmaktadır. Çünkü tahrife uğratıldığı bilinen bir metni Kur’an ayetlerinin açıklanmasında delil kabul etmek isabetli bir yaklaşım değildir. Bazı âlimlerimiz ise söz konusu ifade ile kastedileni “herhangi bir âdemoğlunun iki çocuğu” şeklinde yorumlamışlardır ki bizim kanaatimiz de bu yöndedir. Nitekim burada sözü edilenlerin İsrailoğulları’na mensup iki kişi veya iki kardeş olduğunun iddia edildiğini belirten âlimler de vardır (Zemahşerî, [el-Keşşâf], I, 611).  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara, Âdem’in iki oğlunun kıssasını¹ en doğru şekliyle anlat. Hani onların her ikisi, (Allah’a) birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine): “Seni öldüreceğim.” deyince, diğeri ona: “Allah yalnız kendisinden hakkıyla sakınanların (kurbanını) kabul eder.” demişti.
1 Bu ifâde: “Âdemin iki oğlunun” veya “iki Âdemoğlunun” şeklinde de anlaşılabilir. Müfessirlerin çoğunluğu, bu iki Âdemoğlunun Kabil ve Habil olduğunu söylemişlerse de bunun gerçekliğiyle ilgili ciddi bir delil ortaya koyamamışlardır. Bazıları da 32. âyetteki (مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ) “İşte bu olaydan dolayı” ifâdesine dayanarak bu iki âdemoğlunun, İsrâil oğullarından iki kişi olduğu kanaatini haklı olarak söylemişlerdir. Olayın teferruatı ile ilgili rivâyetlerin hemen hemen tamamı, Yahûdî kaynaklı olduğu için burada rivâyet etmeye değerde görülmemiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE ONLARA gerçeği göstermek için Âdem’in iki oğlunun kıssasını ³⁵ anlat; nasıl ikisinin birer kurban sunduklarını ve birinden kabul edildiği halde diğerinden kabul edilmediğini. [Onlardan biri, Kâbil,] “Seni mutlaka öldüreceğim!” demişti. [Kardeşi Hâbil] cevap vermişti: “Unutma ki Allah, yalnız O’na karşı sorumluluk bilinci duyanların [kurbanı]nı kabul eder.
35 Yani, Tekvîn iv, 1-16’da zikredilen Kâbil ve Hâbil kıssasını. “Onlara anlat” ifadesindeki zamir, Kitâb-ı Mukaddes’in izleyicilerine râcidir ve anlamı yukarıda 28. notta açıklanan bu surenin 15. ayeti ile açıkça bağlantılıdır: “şimdi size, [kendinizden] gizlediğiniz Kitab’ın bir çoğunu açıklamak... için Elçimiz geldi.” Bu Kitâb-ı Mukaddes kıssasının ahlakî yönü -Kitâb-ı Mukaddes izleyicilerinin “kendi kendilerinden gizledikleri” bir ahlakîlik- 32. ayette özetlenmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve sen onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek bir amaç için anlat. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birinin ki kabul edilmiş, diğerinin ki edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen): “Kesinlikle seni öldüreceğim!” dedi. Diğeri: “Allah, ancak sorumlu davrananlardan kabul eder.” Dedi. 2/178-5/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE ONLARA Âdem’in iki oğlunun kıssasını gerçek bir amaca mebni olarak[⁹¹³] anlat: Hani, ikisi de birer kurban sunmuşlardı ve birinden kabul edildiği hâlde diğerinden kabul edilmemişti! (Bunun üzerine) O (diğerine) demişti ki: “Çaresi yok, seni öldüreceğim!” (Öteki) cevap vermişti: “Allah, yalnızca sorumlu davrananların kurbanını kabul eder![⁹¹⁴]
[913] Bu amaç “hasedin kınanması”dır (Zemahşerî ve Râzî). Bi’l-hakkı çevirimiz için bkz: 18:13, not 15 ve 14:19, not 20. [914] Bu âyetlerle Kurban ibadetinin amacını veren Hac sûresinin 36. âyeti arasında doğrudan bir bağ vardır. Kabil iyi olmak yerine, iyiyi ortadan kaldırmayı düşünüyor. Peki, sizce neden?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Onlara, Adem'in iki oğlunun kıssasını oku ki, onların ikisi de (Rablerine) birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti! (o zaman kurbanı kabul edilmeyen diğerine) "Seni elbette öldüreceğim" deyince, kardeşi ona: "Allah (kurbanı) ancak takva sahiplerinden kabul eder."
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara iki Âdem oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani her biri birer kurban sunmuşlardı, (kurban) birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, kabul edilene): "Seni öldüreceğim" demişti. (O da); "Allah, sadece korunanlardan kabul eder" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini bihakkın oku. O vakit ki, onlar iki kurban takdim etmişlerdi. Birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. «Seni elbette öldüreceğim» dedi, diğeri de, «Allah Teâlâ ancak muttakî olanlardan kabul eder» deyiverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
27, 28, 29. Onlara Âdem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: “Seni öldüreceğim” dedi. O da: “Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım. ” “Ben isterim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur! ” [3, 62; 18, 13; 19, 34] {KM, Tekvin 4, 3-12; Makkabe 7, 11}
Hz. Âdem (a.s.)’ın iki oğlunun kıssası, Hz. Muhammed (a.s.)’ın çağdaşı bazı Yahudilerin suikast girişimlerini kınama gayesini de gütmüş olabilir (Mesela 5,11). Benzerlik vecihlerinden en kuvvetlisi kıskançlıktır. Kabil Habil’i çekemediği gibi, (Tevrat, Tekvin, bölüm:4) o Yahudiler de Hz. Muhammed (a.s.) ile ashabını çekemiyorlar, dîni önderliğin onlara geçmesini hazmedemiyorlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara iki Adem oğlunun haberini gerçek olarak oku: Hani her biri birer kurban sunmuşlardı, (kurban) birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, kabul edilene): "Seni öldüreceğim" demişti. (O da); "Allah, sadece korunanlardan kabul eder" dedi.
Hâbil ve Kâbil, Hz. Âdem'in oğulları idi. Rivâyete göre Âdem, onlardan her birine, öteki erkek kardeşiyle ikiz doğan kızkardeşiyle evlenmesini emretmişti. O zaman insan yeni türediği için bu tür evlenme zorunlu idi. Kâbil, daha güzel olan kendi ikizini Hâbil'e vermek istemedi. Âdem de bunlara, birer kurban sunmalarını, gökten gelecek bir ateş, hangisinin kurbanını yakarsa onun haklı olacağını söyledi. Böyle yaptılar. Gökten inen âteş, Hâbil'in kurbanını yakınca, Hâbil'in haklı olduğu ortaya çıktı.. Âyetlerin, bu öyküye işâret ettiğini söyleyenler yanında, bu iki kişinin, iki İsrâîl oğlu olduğunu söyleyenler de vardır. Hasan Basrî de bu görüştedir. Kur'ân, kızkardeşle evlenme öyküsünden söz etmez.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Onlara (Ehl-i Kitâb'a) Âdem'in iki oğlunun kıssasını doğrı olarak oku (haber vir). Onlar (Âdem'in Kâbil ve Hâbil nâm iki oğlı) birer kurbân 'arz iylediklerinde biri kabûl ve diğeri redd olundı. Kurbânı kabûl olunmayan (Kâbil) kardaşına: "Ben mutlakâ seni katl ideceğim" didi. O da: "Allâh Te'âlâ muttakîlerden kurbânını kabûl buyurur."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara Adem’in iki oğluna ait şu olayı tüm gerçekliği ile anlat. Bir gün Allah’a birer sunuda[*] bulunmuşlardı da birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. (Sunusu kabul edilmeyen:) “Seni kesinlikle öldüreceğim“ dedi. Öteki: “Allah sadece kendinden çekinerek korunanlarınkini kabul eder” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara Adem'in iki oğlunun hikayesini doğru olarak anlat, İkisi de birer kurban sunmuşlar, birinin ki kabul edilmiş; diğerinin ki edilmemişti . (Kurbanı kabul edilmeyen):-Kesinlikle seni öldüreceğim! dedi. Diğeri:-Allah, ancak muttakilerin sunduğunukabul eder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara Âdem'in iki oğlunun kıssasını dosdoğru oku. Onlar birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kurbanı makbul olmayan, diğerine “Seni öldüreceğim” dedi. O ise “Allah ancak takvâ sahiplerinin ibadetini kabul eder,” cevabını verdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini de gerçek olarak oku. Hani, ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmişti, ötekinden kabul edilmemişti. "Seni mutlaka öldüreceğim." dedi. Öteki: "Allah sadece takva sahiplerinden kabul eder." dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı oķı anlaruñ üzere ħaberin ādem’üñ iki oġlınuñ ol vaķt kim ķurbān eylediler ķabūl. oldı ol ikinüñ birisinden daħı ķabūl olmaya daħı birinden. eyitti ya'nį ķaabil, “depeleyem seni.” eyitti “bayıķ ķabūl oldı Tañrı śaķınıcılardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı oḳı yā Muḥammed anlar üstine ādemüñ iki oġlınuñ ḫaberini ḥaḳḳ‐ıla.Ḳaçan kim ikisi ḳurbān eyledi, birisinüñ ḳurbānı ḳabūl oldı ve birisindenḳabūl olmadı ḳurbānı. Ḳabūl olmayan eyitdi ḳardaşına: Ben seni öldürür‐mendidi. Ol eyitdi: Tañrı Ta‘ālā ḳabūl eylemez illā yaḫşılardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Onlara Adəmin iki oğlunun əhvalatını olduğu kimi söylə. Onlar qurban gətirdikləri zaman birinin qurbanı qəbul edilmiş, digərininki isə qəbul olunmamışdı. (Qurbanı qəbul olunmayan Qabil qardaşı Habilə) demişdi: “Səni mütləq öldürəcəyəm! (Habil ona) belə cavab vermişdi: “Allah yalnız müttəqilərdən (qurban) qəbul edər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But recite unto them with truth the tale of the two sons of Adam, how they offered each a sacrifice, and it was accepted from the one of them and it was not accepted from the other. (The one) said: I will surely kill thee. (The other) answered: Allah accepteth only from those who ward off (evil).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Recite to them the truth(730) of the story of the two sons(731) of Adam. Behold! they each presented a sacrifice (to Allah.: It was accepted from one, but not from the other. Said the latter: "Be sure I will slay thee." "Surely," said the former, "(Allah) doth accept of the sacrifice of those who are righteous.
730 Literally, "recite to them in truth the story", etc. The point is that the story in Gen. 4:1-15 is a bare narrative, not including the lessons now to be enforced. The Prophet is told now to supply the truth of the matter, the details that will enforce the lessons. 731 The two sons of Adam were Habil (in the English Bible, Abel) and Qabil (in English, Cain). Cain was the elder, and Abel the younger-the righteous and innocent one. Presuming on the right of the elder, Cain was puffed up with arrogance and jealousy, which led him to commit the crime of murder. Among the Christians, Cain was the type of the Jew as against Abel the Christian. The Jew tried to kill Jesus and exterminate the Christian. In the same way, as against Muhammad, the younger brother of the Semitic family, Cain was the type of the Old Testament and New Testament people, who tried to resist and kill Muhammad and put down his people.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاتْلُ
ve oku
عَلَيْهِمْ
onlara
نَبَاَ
haberini
ابْنَيْ
iki oğ-lunun
اٰدَمَ
Âdem'in
بِالْحَقِّۢ
hak olarak
اِذْ
o va- kit ki
قَرَّبَا
takdim etmişlerdi
قُرْبَاناً
bir kurban
فَتُقُبِّلَ
ve kabul edildi
مِنْ اَحَدِهِمَا
birisinden
وَلَمْ يُتَقَبَّلْ
ve kabul edilmedi
مِنَ الْاٰخَرِۜ
diğerinden
قَالَ
dedi
لَاَقْتُلَنَّكَۜ
andolsun seni mutlaka öldüreceğim
قَالَ
dedi
اِنَّمَا
ancak
يَتَقَبَّلُ
kabul eder
اللّٰهُ
Allah
مِنَ الْمُتَّق۪ينَ
muttakilerden
(Resulüm! Sen) Onlara, Âdem'in iki oğlunun (Hâbil ile Kabil'in) haberini de hak olarak oku! Hani ikisi de (Allah'a) birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden (kurbanı) kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, kıskançlıkla Hâbil'e) "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. (Hâbil ise) Dedi ki: "Allah ancak muttakilerden (kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlardan kurbanı) kabul eder."
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اٰدَم
Özel isim
اٰدَم
Hz. Âdem (a.s.)
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَرَّبَ
Fiil-II
ق ر ب
Takdim etti, yaklaştırdı, yakınlaştırdı
قُرْبَان
İsim
ق ر ب
Kurban, (Allah’ın rızasına nail kılıcı şey) yakınlık
تَقَبَّلَ
Fiil-V
ق ب ل
Kabul buyurdu, kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
تَقَبَّلَ
Fiil-V
ق ب ل
Kabul buyurdu, kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
تَقَبَّلَ
Fiil-V
ق ب ل
Kabul buyurdu, kabul etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri