close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle fe-innehâ muharrametun ‘aleyhim erbe’îne seneten yetîhûne fî-l-ard(i)(c) felâ te/se ‘alâ-lkavmi-lfâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tanrı demişti ki: Orası, tam kırk yıl onlara haram edildi. Çölde sersemcesine dolaşacaklar, tasalanma o kötülükte bulunanlar için.
Bu âyetlerdeki olaylar, Ahd-i Atıyk'ın "a'dât" bölümünde 13. ve 14. bablarda etrafıyla anlatılmadadır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cenab-ı Allah) Buyurdular ki: "Artık orası (huzur ve hürriyet ortamı) kendilerine kırk yıl haram-yasak edilmiştir. (Korkaklıkları, kaypaklıkları ve kolaycılıkları yüzünden boyunlarına zillet, esaret ve eziyet halkası geçirilmiştir.) Onlar yeryüzünde (çöllerde ve verimsiz vadilerde), şaşkın (ve perişan) vaziyette dolaşmayı hak etmişlerdir. Sen de o fasık (ve sapkın) topluluğa acıyıp üzülmeyesin (ve bizi yalnız ve yardımsız bıraktılar diye zaferden ümitsizliğe düşmeyesin)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Öyleyse, bu topraklar onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içerisinde, Tîh çölünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar. Sen yoldan çıkmış bir toplum için kendini üzme.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah: “Öyleyse, kırk sene, o kutsal topraklar onlara haram kılınmıştır, yasaklanmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavim için üzülmene gerek yok." buyurdu.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Allah) "Orası onlara kırk yıl süreyle haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp dururlar. Sen bu yoldan çıkmış topluluk için üzülme!" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Allah) Dedi: 'Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna üzülme.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, Mûsa (aleyhisselâma) şöyle buyurdu: “- Artık orası (Mukaddes yer), onlara kırk yıl haram edilmiştir. Oldukları yerde (Tîh sahrasında) başıboş, şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O hale, o fâsıklar kavminin hallerine kederlenme.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah): “Muhakkak onlar, kırk sene o topraklarda mahrum kalacaklardır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Artık sen, Allah’ın emrine karşı gelen o topluma üzülme!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, “Öyle ise orası, onlara kırk yıl yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fâsık/yoldan çıkmış toplum için üzülme” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah buyurdu ki: «O yer onlara, kırk yıl haram olmuştur, çölde şaşkın şaşkın dolaşıp duracaklardır, taşkın olan ulusa kayırmıyasın»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah: “Öyleyse, bu (topraklara girmek) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem (aptalca) dolaşıp dursunlar. Sen artık bu fâsıklar topluluğu için üzülme!” buyurdu.
Ayette geçen “kırk” sayısının çokluktan kinaye olduğunu yani “yıllarca, uzun zaman” anlamında kullanıldığını söyleyenler olsa da “kırk sayısı” Yahudi kültüründe sembolik anlam taşımaktadır. Nitekim Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi de kırk gün sürmüştü. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” (Bakara 2/51), “Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekleyerek (kırka çıkardık)” (A’râf 7/142). Peygamberlerine karşı gelerek mukaddes beldeye girmek istemeyen İsrailoğulları kırk yıl gibi uzun bir zaman Tih çölünde kısılıp kaldı ve birçokları öldü, yerlerine yeni nesiller geldi. Hz. Musa’nın vefatından sonra peygamber olan Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedilerek Yahudiler oraya yerleşti.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânın üzerine Allâh Mûsâ’ya "Bu arzdan ânlar kırk sene mahrûm olacaklar ve çölde kalacaklardır, sen bu fâsık kavim içün endişenâk olma." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah: "Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış millet için tasalanma" dedi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, şöyle dedi: “O hâlde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Öyleyse onlar yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşmak üzere oradan (kutsal topraklar) kırk yıl mahrum bırakılmışlardır. Artık sen yoldan çıkmış toplum için üzülme!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, «Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme» dedi.  
 Tarihî rivayetlere göre mukaddes arza girmek istemeyen ve peygamberlerine karşı duran İsrailoğulları, daracık bir arazi üzerinde kısılıp kalmış; kendileri ölüp yeni bir nesil yetişinceye kadar buradan kurtulamamışlardır. Bu arada kendileri, mucizevî olarak bıldırcın ve kudret helvası ile beslenmişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah Musa'ya şöyle dedi: "Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülme!".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Buyurdu ki artık orası onlara kırk yıl haram kılındı, oldukları yerde sersem sersem dönüb duracaklar, artık acıma o fasık kavme
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “(Ey Mûsâ!) Muhakkak ki orası (o mukaddes yerin fethi) onlara kırk yıl yasak edilmiştir. Onlar o yerde (Tîh çölünde, kırk yıl) şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Artık şu yoldan çıkmış toplum için kendini üzme.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Onlar, oradan kırk yıl¹ yoksun kalacaklar.” dedi. Onlar, o yerde şaşkınlık içinde dolaşacaklar. Artık fâsık olan toplumun durumuna üzülme.
1- Bu sayı çokluk ifade etmektedir. Yıllarca, uzun zaman anlamındadır. Kırk sayısı Yahudi kültüründe sembolik anlam taşımaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: «Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmişdir. Onlar (oldukları) yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Artık o faasıklar güruhuna karşı tasalanma».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah:) “Artık şübhesiz orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl haram kılınmıştır.(1) O yerde (Tih çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklardır, bu yüzden o fâsıklar topluluğuna üzülme!” buyurdu.(2)
(1)Bu kırk yılın sonunda, Mûsâ (as)’ın yerine geçen Yûşa‘ (as), Filistin’i fethetmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 207)(2)“Herkes her vakit bütün Kur’ân’ı okumağa muktedir olamaz. Fakat bir sûreye gāliben (çoklukla)muktedir olur. Onun için en mühim makāsıd-ı Kur’âniye (Kur’ânî gāyeler) ekser uzun sûrelerde derc edilerek (yerleştirilerek) her bir sûre, bir küçük Kur’ân hükmüne geçmiş. Demek hiçkimseyi mahrûm etmemek için tevhid ve haşir ve Kıssa-i Mûsâ gibi bazı maksadlar tekrâr edilmiş.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 101)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Rabbi),"Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu süre içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme" dedi.*
(*) Ayette geçen “kırk” sayısının çokluktan kinaye olduğunu yani “yıllarca, uzun zaman” anlamında kullanıldığını söyleyenler olsa da “kırk sayısı” Yahudi kültüründe sembolik anlam taşımaktadır. Nitekim Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi de kırk gün sürmüştü. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” (Bakara 2/51), “Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekleyerek (kırka çıkardık)” (A’râf 7/142). Peygamberlerine karşı gelerek mukaddes beldeye girmek istemeyen İsrailoğulları kırk yıl gibi uzun bir zaman Tih çölünde kısılıp kaldı ve birçokları öldü, yerlerine yeni nesiller geldi. Hz. Musa’nın vefatından sonra peygamber olan Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedilerek Yahudiler oraya yerleşti. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah “Orası onlar için kırk yıl yasak edilmiştir. Yeryüzünde yersiz yurtsuz olarak dolaşsınlar. Sende Allah’ın yolundan çıkmış bu topluluğun haline sakın ola ki üzülme” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah buyurdu: "İşte orası onlara kırk yıl haram kılındı. Onlar ortalıkta şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Artık sen de bu karıştırıcılar yüzünden tasalanma."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah dedi ki orası onlara kırk sene haram kılınmıştır, onlar çölde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen de fasık cemaate acıyıp sıkılma.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Allah) dedi ki: “Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklandı. Onlar yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar. Sen yoldan çıkmış bir topluluk [kavm] için kendini üzme!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, “Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde (Sina çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık topluluk için tasalanma” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Allah, “Öyleyse, kırk yıl boyunca o topraklara girmek onlara yasaklanmıştır; bu süre içinde çöllerde şaşkın şaşkın dolaşıp duracaklar! Artık şu yoldan çıkmış toplum için kendini üzme ey Mûsâ!” buyurdu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzü’nde şaşkın şaşkın dolaşıyorlar. Yoldan Çıkıp Sapmış (Fâsık) Kavm’e karşı üzülme!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah da bu atışmayı: " Bu topraklar, onlara kırk yıl haram olsun. Bırak yeryüzünde biraz sürünsünler. Sen de başına buyruk bu adamlar için üzülüp durma! deymez. " diyerek noktaladı…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah şöyle dedi; "O halde orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık bundan böyle yoldan çıkmış bir topluluk için kendini üzme!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) “Orası (kutsal toprak) onlara kırk sene yasaklanmıştır. (Bu sürede) yeryüzünde (o topraklarda) şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen yoldan çıkmış o toplum için üzülme!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah Mûsa’ya: “(Ey Mûsa!) Artık o mukaddes topraklar onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar o topraklarda¹ serseri bir şekilde dolaşacaklar.² Sakın sen o yoldan çıkmış toplum için üzülme!” buyurdu.³
1 İsrâil oğullarının cezâ olarak içerisinde kırk yıl dolaştıkları bu yer Tih Çölüdür. Tih: içerisinden asla çıkılamayan, yolu olmayan çöl demektir. Zâten bu çöle de bu olaydan dolayı, bu isim verilmiştir. O isyan ve bu dua sebebiyle bunlara o va’dedilen Arz-ı Mukaddes kırk sene haram edilmiştir. Tih içinde nereye gittiklerini bilemeyecek, açıkta vatansız, serserice dolaşacaklardır. Belli ki bu ifadeden bunların hepsi bu müddeti dolduracak ve sonra kurtulacaklar manası anlaşılmaz. Ölenler ölecek, kalanlar Arz-ı Mukaddes’e girmek isterlerse girebilecek demek olur. Yani tih halinde de nihayet kırk sene kalacaklar, o zamana kadar hepsi ölecek, ancak evlatları olan yeni nesil girecektir.2 Âyetin bu bölümü; “(Ey Mûsa!) Artık o mukaddes topraklar onlara haram kılınmıştır. Onlar, kırk yıl o topraklarda, serseri bir şekilde dolaşacaklar.” diye de tercüme edilebilir.3 Hz. Mûsa ve Hârûn’un İsrâil oğullarını Mısır’dan getirme olayının Kur’an’daki vardığı son nokta, burasıdır. Bundan sonra Hz. Mûsa ve Hârûn’un ne olduğu hakkında birçok rivâyet varsa da bu rivâyetler, Yahûdî kaynaklıdır. Sonuç olarak Allah, Hz. Mûsa ile ilgili bize bu kadar bilgi vermiştir. Bize düşen Yahûdî rivâyetleriyle kafamızı karıştırmamaktır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Öyleyse, bu [topraklar] onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır, bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!” diye cevap verdi Allah.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah da Musa’ya: “Onlar, kırk yıl boyunca o topraklara girmekten mahrum kalacaklar, çölde başıboş ve şaşkın şaşkın dolaşıp duracaklar. Sen, yoldan çıkmış fasık bir toplum için üzülme!” dedi. 9/24, 32/18...20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah şöyle icâbet etti: “O hâlde, onlar o topraklardan kırk yıl mahrum yaşayacak ve şaşkın şaşkın malum arazide dolaşmaya mahkûm olacaklar: Artık bu yoldan sapmış halk için kendini üzme!”[⁹¹²]
[912] Bu pasajda samimi iman ile pazarlıkçı iman arasındaki fark ortaya konuyor. Mevcut nesil umut vermeyince, Hz. Musa 40 yılda çöl mektebinde yepyeni bir nesil inşâ edecektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah da "Orası onlara kırk yıl haram kılındı (bu müddet içinde onlar) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar; (ey Musa) artık sen o bozguncular güruhunun hallerine acıma" buyurdu.
(Rablerinin emirlerine karşı gelme, İsrailoğullarına inhisar etmez.. ta Ademoğullarının ilk soyuna kadar gider.)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Allâh) dedi ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Buyurdu ki: «Şüphesiz orası onların üzerine kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde mütehayyirane bir halde dolaşıp duracaklardır. Artık o fâsıklar gürûhunun haline acıma.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Buyurdu ki: “O kutsal yer onlara kırk yıl boyunca haram kılındı. Oldukları yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Sen artık o yoldan çıkmış kimseler için kendini üzme! ” {KM, Sayılar 14, 33; Tesniye 2, 7; Yuşa 5, 6}
Hz. Mûsâ (a.s.)’ın kavmine hitabı, Kızıldenizin kuzeyinde Faran çölünde bulundukları sırada yapılmıştır. Hz. Mûsâ’yı dinlemeyen, korkak ve isyancı millet terbiye edilsin ve yeni bir nesil yetişsin diye kırk yıl çölde sersem sersem dolaşmaya mahkûm edildiler. 38 yılda Faran’dan Ürdün’e varabildiler. Ürdün’ün fethinden sonra Hz. Mûsâ (a.s.) vefat etti. Onun halefi Yuşa zamanında İsrailoğulları Filistin’i işgal ettiler. Tevrat, Sayılar, 13-20. bölümlerinde çok ayrıntılı olarak bu olaylar anlatılır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cenâb-ı Hak da: Arz-ı Mukaddese onlara kırk sene harâm kılınmışdır. Arzda mütehayyer ve sergerdân dolaşub kalacaklardır. Fâsık olan kavme acıyub me'yûs olma" buyurdı. [¹]
[1] Benî İsrâîl altıyüzbin kişi idiler. Kırk sene çölde kaldılar. Bütün gün yürür ve akşam konarlardı. İrtesi sabah yine bir gün evvelki yerlerinde olduklarını görirlerdi. Orada dolaşdıkları zamân onlara kudret helvası ve bıldırcın yağardı. Bu müddet esnâsında Mûsâ ve Hârûn 'aleyhisselâm vefât itmişlerdi, Benî İsrâîl'in riyâsetini der'uhde iden Yuşa' kırk yılın hitâmında cabbârîni Eriha'dan ve Arz-ı Mukaddese'den tard idüb Benî İsrâîl'i oralara yerleşdirdi. "Biz girmeyiz" diyenlerden kimse kalmamışdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah buyurdu ki “Artık orası kırk yıl onlara haram kılınmıştır. Oturdukları yerde şaşkın şaşkın dönüp dolaşsınlar. Sakın o yoldan çıkmışlar topluluğuna acıma.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah da :- Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için üzülme! dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Kutsal topraklar onlara kırk sene haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen o fasıklar topluluğu için tasalanma.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah dedi ki: "Orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Yeryüzünde sersem sersem dolaşacaklar. Sen o sapıklar topluluğu için kederlenme."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “bayıķ ol ħarām olınmışdur anlaruñ üzere ķırķ yıl. ħayrān olalar yirde pes ķayurma ķavm üzere buyruķdan çıķıcılar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi Tañrı Ta‘ālā Ḳudüse girmek ḥarām oldı anlara ḳırḳ yıl. Azsunlar yiryüzinde. Pes ḳayġu[r]ma fāsıḳlar ḳavmleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah Musaya) buyurdu: “Artıq ora (müqəddəs torpaq) qırx il müddətinə onlara haram edildi. Onlar olduqları yerdə (Tih səhrasında) sərgərdan gəzib dolaşacaqlar. O günahkar (və azğın) camaatın halına acıma!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Their Lord) said: For this the land will surely be forbidden them for forty years that they will. wander in the earth, bewildered. So grieve not over the wrongdoing folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah said: "Therefore will the land be out of their reach for forty years:(729) In distraction will they wander through the land: But sorrow thou not over these rebellious people.
729 The punishment of the rebellion of these stiff-necked people, rebellion that was repeated "these ten times", (Num. 14:22 ) and more, was that they were left to wander distractedly hither and thither, through the wilderness for forty years. That generation was not to see the Holy Land . All those that were twenty years old and upwards were to die in the wilderness: "your carcasses shall fall in this wilderness." (Num. 14:29). Only those who were then children would reach the promised land. And so it happened. From the desert of Paran they wandered south, north, and east for forty years. From the head of what is now the Gulf of 'Aqaba, they travelled north, keeping to the east side of the depression of which the Dead Sea and the river Jordan are portions. Forty years afterwards they crossed the Jordan opposite what is now Jericho , but by that time Moses, Aaron, and the whole of the elder generation had died, (Cf. 5:68).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
buyur-du
فَاِنَّهَا
artık şüphe- siz orası
مُحَرَّمَةٌ
haram kılınmıştır
عَلَيْهِمْ
onlara
اَرْبَع۪ينَ
kırk
سَنَةًۚ
yıl
يَت۪يهُونَ
şaşkın şaşkın dolaşacaklardır
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
فَلَا تَاْسَ
artık üzülme
عَلَى الْقَوْمِ
topluluğuna
الْفَاسِق۪ينَ۟
fâsıklar
(Allah, şöyle) Buyurdu: "Şüphesiz (bu yaptıklarına karşılık) orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. (Bu müddet içinde) Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Artık sen, bu fâsıklar topluluğu için üzülme!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُحَرَّمَة
Edilgen fiil-II
ح ر م
Haram kılınmış
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَرْبَع
İsim
ر ب ع
Dört
سَنَة
İsim
س ن و
Sene, yıl
تَاهَ
Fiil-I
ت ي ه
Şaşkın şaşkın dolaştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَاْسَ
Fiil-I
ا س و
Üzülmek
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık