Allah Mûsa’ya: “(Ey Mûsa!) Artık o mukaddes topraklar onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar o topraklarda¹ serseri bir şekilde dolaşacaklar.² Sakın sen o yoldan çıkmış toplum için üzülme!” buyurdu.³
1 İsrâil oğullarının cezâ olarak içerisinde kırk yıl dolaştıkları bu yer Tih Çölüdür. Tih: içerisinden asla çıkılamayan, yolu olmayan çöl demektir. Zâten bu çöle de bu olaydan dolayı, bu isim verilmiştir. O isyan ve bu dua sebebiyle bunlara o va’dedilen Arz-ı Mukaddes kırk sene haram edilmiştir. Tih içinde nereye gittiklerini bilemeyecek, açıkta vatansız, serserice dolaşacaklardır. Belli ki bu ifadeden bunların hepsi bu müddeti dolduracak ve sonra kurtulacaklar manası anlaşılmaz. Ölenler ölecek, kalanlar Arz-ı Mukaddes’e girmek isterlerse girebilecek demek olur. Yani tih halinde de nihayet kırk sene kalacaklar, o zamana kadar hepsi ölecek, ancak evlatları olan yeni nesil girecektir.2 Âyetin bu bölümü; “(Ey Mûsa!) Artık o mukaddes topraklar onlara haram kılınmıştır. Onlar, kırk yıl o topraklarda, serseri bir şekilde dolaşacaklar.” diye de tercüme edilebilir.3 Hz. Mûsa ve Hârûn’un İsrâil oğullarını Mısır’dan getirme olayının Kur’an’daki vardığı son nokta, burasıdır. Bundan sonra Hz. Mûsa ve Hârûn’un ne olduğu hakkında birçok rivâyet varsa da bu rivâyetler, Yahûdî kaynaklıdır. Sonuç olarak Allah, Hz. Mûsa ile ilgili bize bu kadar bilgi vermiştir. Bize düşen Yahûdî rivâyetleriyle kafamızı karıştırmamaktır.