close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn tu’ażżibhum fe-innehum ‘ibâduk(e)(s) ve-in taġfir lehum fe-inneke ente-l’azîzu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara azap edersen şüphe yok ki onlar, senin kullarındır ve eğer yarlıgarsan şüphe yok ki sensin üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi bulunan.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ya Rabbi!) "Eğer onları azaplandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır (her türlü takdir ve tasarruf Senin hakkındır); eğer onları (cehalet ve gafletleri dolayısıyla) bağışlarsan, şüphesiz Azîz olan, Hakîm olan Sensin Sen (Allah’ım)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şayet onları azaba çarptırırsan, şüphesiz onlar senin kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, doğrusu sen çok güçlü ve üstün olansın. Yaptığın herşeyi yerli yerince yapansın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Eğer onlara ceza verirsen, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan Sen, sadece Sen, kudretli, hikmet sahibi ve hükümransın."
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/172.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Şayet kendilerini bağışlarsan, şüphe yok ki sen yücesin, hakimsin."
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer onları azablandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz aziz olan, hakim olan Sen'sin Sen.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki, onlar senin kullarındır; ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki, sen, mutlak galibsin ve hükmünde hikmet sahibisin” der.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer onlara azap verirsen, onlar Sen’in kullarındır. Eğer affedersen, şüphesiz affetme gücü ve hikmeti Sen’de vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Eğer kendilerine azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin.”[111]
[111] Hz. İsâ’nın sorgulanması hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 211-215.  
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır, bağışlarsan sen emresin, sen bilge
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın) ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki sen, mutlak galipsin ve hükmünde hikmet sahibisin.”
Cemil Said
swap_vert close
"Ânlara cezâ ider isen senin hikmetindir. Zîrâ ânlar senin ’ibâdındır. Eğer ’afv ider isen takdîrindir, sen ’azîz ve hakîmsin" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Onlara azabedersen, doğrusu onlar Senin kullarındır; onları bağışlarsan, Güçlü olan, Hakim olan şüphesiz ancak Sensin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şayet onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen, hiç kuşku yok sen hem izzet hem hikmet sahibisin.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onları cezalandırırsan, onlar senin yaratıklarındır. Onları bağışlarsan, kuşkusuz sen Üstünsün, Bilgesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Eğer onlara azab edersen, onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hikmet sahibisin".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
eğer onlara azab edersen şüphe yok ki senin kullarındırlar ve eğer kendilerine mağfiret kılarsan yine şübhe yok ki sen o azîz, hakîmsin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer onlara azap edersen, şüphesiz, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın), ve eğer onları bağışlarsan, yine hiç şüphe yok ki her işinde mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi olan (yalnızca) sensin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlara azap edersen onlar Sen'in kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Sen'sin.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Eğer kendilerine azâb edersen şübhe yok ki onlar Senin kullarındır. Eğer onları yarlığarsan mutlak gaalib (ve) yegâne hüküm ve hikmet saahibi olan da hakıykaten Sensin Sen».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Eğer onlara azâb edersen, artık şübhesiz ki onlar, senin kullarındır. Eğer onlara mağfiret edersen, yine şübhe yok ki Azîz (kudreti dâimâ galib gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak sensin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlara azap edersen, şüphesiz ki onlar (bu cezayı hak etmiş olsalar bile), senin (affına muhtaç âciz) kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki (merhamet ve hikmetinle bunu yapmaya da kadirsin. Çünkü) sen çok güçlü (üstün) olansın. (Her konuda) doğru hüküm verensin. *
[*] Burada anlatılan Hz. İsa ile Uhud’da kan revan içindeyken ellerini açıp “Ya Rabbi! Onlara hidayet et, onları affet! Zira onlar bilmiyorlar!” diyen Allah Rasûlü, ne kadar da birbirine benziyor! Aslında burada yapılan, Resullerin tek yatırım aracı olan insanı, kendisine rağmen savunmaktır. Âyette aktarılan duadaki edep dikkat çekicidir. Hz. İsa, “onlar senin kullarındır” derken, zımnen “Ya Rab! Senin kullarına Senden daha şefkatli olamam! Sen istersen azap da edersin. Böyle bir iddiam yok! Onlara gösterdiğim şefkati de sana borçluyum ve ben bu duayla bana verdiğin şefkatin şükrünü eda ediyorum!” der gibidir. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Eğer onlara azap edersen, elbetteki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, muhakkak ki sen çok güçlü olan ve her şeye en doğru hükmü veren sensin” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onları azaba uğratacak olursan onlar senin kullarındır da onun için. Eğer onları yarlıgayacak olursan Sen erklisin, doğruyu bildiricisin de onun için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«Eğer onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Şayet onları (bağışlarsan) yadigarsan senin için aciz yoktur. Çünkü galib-i yekta da sensin, hakim de sensin».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Eğer onlara azap edersen, onlar Sen’in kullarındır. Eğer onları bağışlarsan muhakkak ki Sen Aziz’sin, Hakîm’sin” diyecektir.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Onlara azap edersen, doğrusu onlar senin kullarındır; onları bağışlarsan, şüphesiz güçlü ve hikmet sahibi olan ancak sensin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Şâyet onlara azap edersen, şüphesiz onlar, bu cezayı hak etmiş olsalar bile, Senin affına muhtaç âciz kullarındır ve eğer onları bağışlarsan, şüphesiz merhamet ve hikmetinle bunu yapmaya da kadirsin. Zira Sen, sonsuz kudret ve hikmet sahibisin.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır. Onları bağışlarsan, gerçekten sen, Hakîm Azîz’sin”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer yakacak olursan, onlar senin kulların. Bağışlayacak olursan, ne diyebilirim ki. Güçlü ve egemen olan sensin. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan şüphe yok ki sen mutlak güçlüsün! Hüküm ve hikmet sahibisin!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara azap edersen şüphesiz ki onlar, senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Onları bağışlarsan şüphesiz ki güçlü ve doğru hüküm veren yalnızca sensin.” [*]
Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:36; Câsiye 45:14.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Eğer onlara azap edersen, onlar Senin kullarındır yok eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen çok güçlüsün, hüküm (ve hikmet) sahibisin.” (diyecek.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Şayet onları azaba çarptırırsan -şüphesiz onlar Senin kullarındır; ve eğer onları bağışlarsan- şüphesiz yalnız Sensin kudret sahibi, hikmet sahibi!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Eğer onlara azap edersen, onlar şüphesiz senin kullarındır. Şayet onları bağışlarsan, şüphesiz üstün ve yüce olan ve her şeyi yerli yerince yapan sensin.”
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki onlar Senin kullarındır; yok eğer onları bağışlarsan, hiç şüphesiz her işinde mükemmel olan tek Sensin, her hükmünde tam isabet eden de yalnız Sen!”[¹⁰¹¹]
[1011] Burada anlatılan Hz. İsa ile Uhud’da kan revan içindeyken ellerini açıp “Ya Rabbi! Onlara hidayet et, onları affet! Zira onlar bilmiyorlar!” diyen Allah Rasûlü, ne kadar da birbirine benziyor! Aslında burada yapılan, rasullerin tek yatırım aracı olan insanı, kendisine rağmen savunmaktır. Âyette aktarılan duadaki edep dikkat çekicidir. Hz. İsa, “onlar senin kullarındır” derken, zımnen “Ya Rab! Senin kullarına Senden daha şefkatli olamam! Sen istersen azap da edersin. Böyle bir iddiam yok! Onlara gösterdiğim şefkati de Sana borçluyum! Ve ben bu duayla bana verdiğin şefkatin şükrünü eda ediyorum!” der gibidir. Allah Rasûlü’nün, insanın içindeki şefkat ve merhamet ırmağını cûş u hurûşa getiren bu âyeti gece namazlarından sonra sıkça (ve muhtemelen tekrar tekrar) okuduğunu Hz. Âişe’nin tanıklığından öğreniyoruz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer kendilerine azap edersen, kuşkusuz onlar senin kullarındır, (kimin küfürde direndiğini bilirsin ve hak ettiği cezayı verirsin) Eğer onları (pişman olduklarında) bağışlarsan, (buna kim engel olabilir?) Şüphe yok ki, herşeye gücü yeten, hüküm ve hikmet sahibi olan ancak Sensin!" diyecek (ümmeti için Rabbinden şefaat dileyecek)
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer onlara azâbedersen, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın); eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen dâimâ üstünsün, hüküm ve hikmet sâhibisin!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Eğer onları muazzep kılarsan şüphe yok ki, onlar senin kullarındır. Ve eğer onları yarlığarsan yine şüphesiz ki, azîz olan, hakîm olan ancak Sen'sin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
116, 117, 118. Hem Allah Teâlâ: “Ey Meryem oğlu İsa! ” Sen mi insanlara “Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı edinin” dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: “Hâşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbî! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz. ” “Hem söylediysem malûmundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen'in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin. ”“Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: “Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. ”“Ya Rabbî! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen'in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakîm (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen'sin. ” [4, 172]
Birçok batılı yazarın iddialarının hilafına, Kur’ân-ı Kerim, Meryem’i teslisin bir unsuru saymaz. Yalnız bu âyette onun tanrılaştırıldığını bildirir. Arabistanda ve Suriye’de İslam’ın zuhurundan önce Meryem’i tanrılaştıran Collyridiens gibi toplulukların bulunduğunu birçok müsteşrikin çalışmaları da göstermiştir. Fakat oraya gitmeye gerek yoktur. Katolik mezhebi Meryem hakkında “Tanrının Annesi” (Theotokos) der, onun da ruh ve bedeni ile göğe yükseldiğini, dünyada hazır ve icraatta bulunduğunu, duaların ona yöneltilmesinin yerinde olduğunu kabul eder. Tevhid konusunda çok titiz olan Kur’ân nazarında bunların tanrılaştırma sayılması pek normaldir. {KM, Matta 4,10; Luka 4,8} İncil’in hiçbir yerinde Hz. İsa (a.s.)’ın “Ben Tanrı’yım” şeklinde bir sözü yoktur. Aksine o Allah’ın kulu olmasıyla övünür (Matta 12,18).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer onlara azabedersen, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın); eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hüküm ve hikmet sahibisin!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer onları dûçâr-ı 'azâb ider isen onlar kullarındır (kimsede hakk-ı i'tirâz yokdur) eğer 'afv ider isen sen kâdir-i mutlak ve hakîmsin" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer azap edersen onlar senin kullarındır. Ama bağışlarsan üstün olan sen, doğru kararlar veren sensin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer onlara azap edersen, onlar, şüphesiz senin kullarındır. Şayet onları bağışlarsan, şüphesiz sen aziz ve hakimsin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Onlara azap edersen, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz ki Sen kudreti herşeye üstün olan sonsuz hikmet sahibisin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır. Ama onları bağışlarsan hiç kuşkusuz, sen tüm gücün sahibi, tüm hikmetlerin sahibisin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“eger 'aźāb eyleyeseñ anlara, bayıķ anlar ya'nį kāfirler ķullaruñdur. daħı eger yarlıġayasañ, bayıķ sensen güci yiter dürüst işlü dürüst sözlü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger ‘aẕāb eyleseñ anlara, pes anlar senüñ ḳullaruñdur ve eger ‘afv eyleseñanlardan, taḥḳīḳ sen ġālibsin emrüñe, ḥükm idicisin ḳullaruñ arasında.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər onlara əzab versən, şübhə yoxdur ki, onlar Sənin qullarındır. Əgər onları bağışlasan, yenə şübhə yoxdur ki, Sən yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibisən” (İstədiyin bəndəyə əzab verməyə, istədiyini bağışlamağa və hər hansı bir məsələni həkimanə həll etməyə qadir olan ancaq Sənsən!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If Thou punish them, lo! they are Thy slaves, and if Thou forgive them (lo! they are Thy slaves). Lo! Thou, only Thou art the Mighty, the Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"If Thou dost punish them, they are Thy servant: If Thou dost forgive them, Thou art the Exalted in power, the Wise."(832)
832 The Master can justly punish His servants for disobedience: no one can say to Him nay, for He is high above all. But if He chooses to forgive. He in His wisdom sees things that we mortals cannot see. This is the limit of intercession that men of God can make on behalf of sinners.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
eğer
تُعَذِّبْهُمْ
onlara azap edersen
فَاِنَّهُمْ
şüphe- siz onlar
عِبَادُكَۚ
Senin kullarındır
وَاِنْ
ve eğer
تَغْفِرْ
mağfiret edersen
لَهُمْ
onları
فَاِنَّكَ
yine şüp- hesiz Sen
اَنْتَ
Sensin
الْعَز۪يزُ
Azîz
الْحَك۪يمُ
Hakîm
"Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar Senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları mağfiret edersen, yine şüphe yok ki Sen Azîz'sin, Hakîm'sin (bütün şeref ve kudretin sahibi olan, her işinde hikmet ve hayır olansın)."
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
عَذَّبَ
Fiil-II
ع ذ ب
Azap etti, cezalandırdı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli