close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mâide Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-żkurû ni’meta(A)llâhi ‘aleykum iż hemme kavmun en yebsutû ileykum eydiyehum fekeffe eydiyehum ‘ankum(s) vettekû(A)llâh(e)(c) ve’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, anın Allah'ın nimetini size, hani bir kavim, size el uzatmaya niyetlenmişti de onların ellerini çektirmişti sizden ve çekinin Allah'tan ve inananların, ancak Allah'a dayanmaları gerek.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani (zalim ve kâfir) bir topluluk size ellerini uzatmaya (üzerinize saldırıp öldürmeye ve esir almaya) yeltenmişti de, (Allah) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. (O halde) Allah’tan korkup (şirkten ve nankörlükten) sakının. Mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül edip dayansınlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın, hani düşman bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. Yolunuzu Allah'ın kitabı ile bulun. Mü'minler yalnızca Allah'a güvensinler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini, kâfirlerden gelecek tecavüzü önlediğini hatırlayarak şükredin. Hani bir kavim size karşı güç kullanmaya, peygamberi ve yanında bulunan eshabı öldürmeye yeltenmişti de, Allah onların ellerini sizin üzerinizden çektirmişti. Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Mü'minler yalnızca Allah'a dayanıp güvensinler, işlerini O'na havale etsinler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 48/24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Bir topluluk size ellerini uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden alıkoymuştu [2]. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
11.İbnu Cerir`in İkrime ve Yezid Ebi Ziyâd`dan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.), Ebu Bekir (r.a.), Ömer (r.a.), Osman (r.a.), Ali (r.a.), Talha (r.a.) ve Abdurrahman bin Avf (r.a.) ile birlikte Ka`b bin Eşref ve Nudayr oğulları yahudilerinin yanına gitti. Onlardan bir diyet konusunda yardımcı olmalarını istedi. (Ka`b): "Olur ama önce bir otur sana yemek yedirelim sonra istediğini veririz" dedi. Bu sırada Hayy bin Ahtab arkadaşlarına Resulullah (a.s.)`ı öldürmek için iyi bir fırsat doğduğunu bu fırsatı değerlendirerek onun işini bitirmelerini istedi. Hemen büyük bir değirmen taşına sarılarak onu Resulullah (a.s.)`ın üzerine düşürmeye çalıştılar. Ama Yüce Allah onları buna muvaffak kılmadı. Bu sırada Cibril (a.s.) gelerek olayı Resulullah (a.s.)`a haber verdi. Resulullah (a.s.) da hemen kalktı. Bu ayeti kerime de bu olayla ilgili olarak indirildi. Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Diğer rivayetlerde daha başka suikast girişimlerinden sözedilmekte ve bu girişimler ayeti kerimenin iniş sebebi olarak gösterilmektedir. Tarihi kaynaklarda Resulullah (a.s.)`a karşı birden fazla suikast girişiminde bulunulduğu ve hepsinin başarısız kaldığı bilinmektedir. Dolayısıyla ayeti kerimenin bu farklı suikast girişimlerinin hepsiyle bağlantısı olabilir. Yahut bu konuda rivayetler nakleden sahabilerin her biri kendi yorumuyla farklı suikast girişimlerini bu ayeti kerimenin iniş sebebi olarak değerlendirmiş olabilir.2.Burada kastedilen mü`minlere el uzatmaya yeltenen topluluğun kim olduğu ve hangi olaya işaret edildiği konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bazı müfessirlere göre burada kastedilenler Kureyş müşrikleridir. Bazılarına göre ise Resulullah (a.s.)`ı ve sahabenin ileri gelenlerini öldürme planları kuran yahudilerdir. Yahudiler bu planlarını gerçekleştirmek için Resulullah (a.s.)`ı ve sahabilerin ileri gelenlerini bir yemeğe davet etmişlerdi ancak Resulullah (a.s.) onların planlarından haber aldığı için yemeklerine gitmemişlerdi. Ayetle ilgili olarak tefsir kitaplarında, bundan başka olaylardan da sözedilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan korkup-sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey mü'minler! Allah'ın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın. Hani bir kavim (Kureyş) size ellerini uzatmayı (sizi öldürmeyi) kurmuştu da Allah, bunların ellerini sizden menetmişti. Allah'dan korkun. Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın ki, bir toplum size saldırmaya yeltenirken, Allah onların ellerini sizden çekti. Allah’(ın azabın)dan sakının. Ve imanlı olanlar yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayınız; hani bir topluluk size el uzatmaya teşebbüs etmişti de, Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakınınız. Müminler sadece Allah'a güvensinler.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Allahın size olan nimetini anınız, hani size bir ulus el uzatmak istemişti, onların ellerini sizden uzaklaştırdı, Allahtan sakınınız, inanmışlar dayanalar Allaha
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın size bahşettiği (şu) nimeti hatırlayın! Hani (siz zayıf ve çaresiz durumdayken düşman) bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. (Allah'ın desteğini almaya devam etmek istiyorsanız) Allah'a karşı gelmekten sakının ve O'nun istediği şekilde hayatınıza devam edin). Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
Bu âyet, Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki inananların zayıflığına rağmen Allah’ın inayet ve korumasıyla inkârcılar karşısında güçlenmesine işaret ediyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler Allâh’ın ni’metlerini zikr idiniz müşrikler kollarını sizin üzerinize kaldırdıkları zamân Allâh ânların kollarını çekdi. Allâh’dan korkınız hakîki mü’minler Allâh’a tevekkül iderler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan sakının, inananlar Allah'a güvensinler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah’a karşı gelmekten sakının. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir kavim size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan korkun! Müminler yalnız Allah’a dayansınlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini unutmayın; hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun ve müminler yalnızca Allah'a güvensinler.  
 Bu âyetin nüzûl sebebi olarak, müşriklerin ve münafıkların tahriki ile Peygamberimizi öldürmeye teşebbüs eden bir silahlı adamın, Allah’ın inayet ve koruması ile bu emeline muvaffak olamaması zikredilmiştir. Suikast teşebbüsü Resûlullah’a yönelik bulunduğu halde «size el uzatmaya yeltenmişti» denilmesi, Allah Resûlü’nün, müminlerin canı ve hayatı mesâbesinde olmasındandır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar! ALLAH'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmağa yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. ALLAH'ı dinleyin. İnananlar ALLAH'a güvensin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Anın Allahın üzerinizdeki o ni'metini ki bir vakıt size bir kavm el uzatmayı kurmuştu da o bunların ellerini size dokunmaktan men'etmişti, siz hep Allaha korunun ve mü'minler yalnız Allaha dayansınlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani, (zâlim ve kâfir) bir topluluk size ellerini uzatmaya (üzerinize saldırıp sizi öldürmeye ve esir almaya) yeltenmişti de (Allah) onların ellerini sizden çektirmişti. (O hâlde yalnız) Allah’tan korkun. Mü’minler, yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir toplum size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, Allahın, üzerinizdeki ni'metini düşünün. Hani bir gurüh size ellerini uzatmayı kurmuşdu da o, bunların ellerini sizden itib çekmişdi. Allahdan korkun. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah'ın üzerinize olan ni'metini hatırlayın; hani bir kavim size(sû'-i kasd yapmak için) ellerini uzatmaya yeltenmişti de (Allah) onların ellerini sizdençekmişti. O hâlde Allah'dan sakının! Hem mü'minler, böylece ancak Allah'a tevekkül etsinler!(1)
(1)“İnsan zaîfdir, belâları çok. Fakirdir, ihtiyâcı pek ziyâde. Âcizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i zü’l-Celâl’e (celâl sâhibi, kudreti sonsuz olan Allah’a) dayanıp tevekkül etmezse (güvenmezse) ve i‘timâd edip teslîm olmazsa, vicdânı dâim azâb içinde kalır. Semeresiz (netîcesiz) meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder.” (Sözler, 6. Söz, 16)“Tevekkül (Allah’a güvenerek işin sonunu ona bırakmak), esbâbı (sebebleri) bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbâbı dest-i kudretin (Allah’ın kudretinin) perdesi bilip riâyet ederek (uyarak) esbâba teşebbüs ise, bir nevi‘ duâ-yı fiilî telakkī ederek, müsebbebâtı (netîceleri) yalnız Cenâb-ı Hakk’tan istemek ve netîceleri O’ndan bilmek ve O’na minnetdâr olmaktan ibârettir.” (Sözler, 23. Söz, 104)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın; vaktiyle (zalim, azgın ve inkârcı) bir topluluk size el uzatmaya (üzerinize saldırıp sizi öldürmeye ve esir almaya) teşebbüs etmişti de, Allah onların ellerini sizden alıkoymuştu. Öyleyse (Allah’ın desteğini almaya devam etmek istiyorsanız) Allah’a karşı gelmekten (şirkten ve kötü işlerden) sakının. Ve inananlar yalnız Allah’a (güvenip) tevekkül etsinler. *
(*) Bu âyet, Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki inananların zayıflığına rağmen Allah’ın inayet ve korumasıyla inkârcılar karşısında güçlenmesine işaret ediyor. Tevekkül: Sözlükte âcizliğini ortaya koymak ve başkasına güvenmek anlamına gelir. Dini terim olarak ise Tevekkül: Kulun sebepleri/ üzerine düşeni yerine getirdikten sonra, Allah’a karşı âcizliğini ve yalnız ona muhtaç olduğunu ortaya koyup, sadece ona dayanıp güvenmesidir. Not: Her ne kadar bazı müfessirler, bu ayet, Hz. Peygambere yapılan suikast girişimi ile alakalı olduğunu söyleseler de, bu görüş doğru olmaktan uzak olduğu açıktır. Zira ayetin mesajı genel olup müşriklerin Müslümanları öldürmeleri ve İslamın izini yok etmeleri için her fırsatta saldırmaya teşebbüs etmeleri ile ilgilidir. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. فالظاهر أن المراد به مطلق ما هم به المشركون من قتل المؤمنين وإمحاء أثر الاسلام ودين التوحيد.وما ذكره بعض المفسرين أن المراد به ما هم بعض المشركين من قتل النبي صلى الله عليه وآله وسلم أو ما هم به بعض اليهود من الفتك به - وسيجيء قصتهما - فبعيد من ظاهر اللفظ كما لا يخفى (الميزان في تفسير القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Hatırlayın Allah’ın size olan nimetini, hani bir zamanlar bir toplum sizi yakalamak için üzerinize geliyordu. Allah onların bu çabalarını boşa çıkardı da, sizden ellerini çektirdi. Allah’dan sakının. İnananlar Allah’a güvenip dayansınlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’ın size karşı olan bunca iyiliğini bir düşünün. Günün birinde bir ulus size el atmıya kalkışmıştı da biz onların ellerini sizin üzerinizden çektirmiştik. Allah’tan sakının. İnananlar yalnız Allah’a dayansınlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah/ın hakkınızdaki nimetini hatırlayın, hani size bir güruh el uzatmak kastinde bulunmuş idi de Allah onların ellerini sizden geri çekmişdi. Allah/tan sakının, mü/minler yalnız Allah/a mütevekkil olsunlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’ın üzerinize olan nimetini hatırlayınız; hani bir topluluk [kavm] size ellerini uzatmaya/ tecavüze/suikaste kalkmıştı da (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. O hâlde Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz ve mü’minler de yalnız Allah’a güvensinler [yetevekkel].
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın. Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakının ve iman edenler Allah'a güvensinler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın size bahşettiği şu nîmetini hatırlayın: Hani siz zayıf ve çaresiz durumdayken, düşmanlarınızdan bir grup size fenâlık etmek istemişti de, Allah sizi onların şerrinden korumuştu. Bu nîmetin devam etmesini istiyorsanız, Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda hayata yön vererek kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakının! Ve inananlar, başkasına değil, yalnızca Allah’a güvensinler.Bakın; Allah’a güvenen bir toplumun ne büyük lütuflara nâil olacağını, O’na tevekkül etmeyip ahdini bozan bir toplumun da başına neler geleceğini görmek için, şu iki örneği dikkatle dinleyin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın / anın! Hani, bir kavim size el uzatmayı tasarladı; onların ellerini size dokunmaktan engelledi. Allah’tan sakınıp korunun! Müminler sadece Allah’a tevekkül etsin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Allah'ın size yaptığı iyiliğin kadrini bilin: Büyük bir gücün size el kaldırdığı, Allah'ın da size kalkan bu elleri tuttuğu günleri hatırlayın. Allah'a karşı işinizi sağlama alın. Müminler, işlerini sağlama aldıktan sonra Allah'a havale etsinler…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk size tecavüze kalkışmıştı! Allah da sizi onlara galip getirmişti. Sakın siz tecavüz edenlere tecavüz etmeyin! Tecavüze kalkışırsanız zulmedersiniz. Allah zulmedenleri sevmez. Onun için Allah’a karşı gelmekten sakının! Müminler yalnız Allah’a güvensinler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın size olan (şu) nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. [*] Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Müminler yalnızca Allah’a güvensinler!
Yüce Allah’ın müminlere yönelik Mâide 5:7’de bildirdiği bazı nimetlerine ilave olarak, bu ayette de müminlere yönelik başka bir nimetini hatırlatmaktadır. Başta Hz. Muhammed olmak üzere müminleri ortadan kaldırmak üzere harekete geçen bir topluluğa karşı Allah, müminleri korumuş, düşmanlarının ellerini müslümanların üzerinden çekmelerini sağlamış ve böylece kâfirlerin amaçlarına ulaşmalarına engel olmuştur. Bilindiği gibi İslam’ın ilk yıllarında müşrikler galip, müslümanlar ise mağlup durumdaydı. Bu durumu fırsat bilen müşrikler, devamlı olarak müslümanlara zarar vermeyi, onları öldürmeyi ve mallarını mülklerini yağmalamayı istiyorlardı. Yüce Allah ise İslamiyet etkili olup, müslümanların gücü artıncaya kadar müşriklerin bu emellerine engel olmuştur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Allah’ın bir topluluğun size tecavüze yeltenmesi üzerine sizi onların ellerinden kurtarma nîmetini hatırlayın¹ Allah’a karşı hata etmekten sakının. Öyleyse îman edenler, sadece Allah’a tevekkül² etsinler.³
1 Âyetin bu bölümü yukarıda mecâzî anlamlar dikkate alınarak tercüme edilmiştir. Âyetin tercümesi kelime anlamıyla; “Ey îman edenler! Allah’ın bir topluluğun size el uzatmaya yeltenmesi üzerine onların ellerini sizden çekme nîmetini hatırlayın.” şeklinde olur. 2 Tevekkül: Lügatte âcizliğini ortaya koymak ve başkasına güvenmek anlamına gelir. Dini terim olarak ise Tevekkül: Kulun sebepleri yerine getirdikten sonra, Allah’a karşı âcizliğini ortaya koyup, sadece ona güvenmesidir. Konu ile ilgili olarak Bk. (Nisa: 122, İbrahim: 11 ve dipnotları)3 Bu âyet, Nadîr Yahûdîlerinin, Peygamber (s.a.v) ve bazı sahabeleri, yemeklerine zehir katarak öldürmek üzere tuzak kurmaları veya Zat’ür-Rika’ gazvesinde bir bedevînin, Peygamberimiz Semûre ağacı altında uyurken kılıcını çekip: “Seni benden kim kurtarabilir!” deyince, Peygamberimizin: “Allah kurtarır!” demesi üzerine Cebrâil’in gelip Peygamberimizi kurtarması olayı sonrasında nâzil olmuştur. (Buhari, Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ey imana ermiş olanlar! Hatırlayın [düşman] toplumun sizi altetmek üzere olduğu ²⁰ ve Allah’ın sizi onların elinden kurtardığı zaman bahşettiği nimeti. O halde Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: ve iman edenler yalnız Allah’a güvensinler.
20 Lafzen, “Size el atmak üzere olduğu”: Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki müminlerin zayıflığına ve -dolayısıyla- her dinî hareketin başlangıçtaki güçsüzlüğüne işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki şu nimetini bir düşünün, hani bir topluluk size saldırıp ortadan kaldırmaya kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah’a karşı gelmekten sakının. Öyleyse müminler, sadece Allah’a dayanıp güvensinler. 3/160, 58/10, 64/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ey iman edenler! Hatırlayın Allah’ın üzerinizdeki nimetini! Hani size bir toplum el uzatmaya kalkışmıştı da, onların elinden sizi kurtarmıştı? Şu hâlde Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Ve mü’minler artık yalnızca Allah’a güvensinler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah’ın size ihsan ettiği nimetini hatırlayın ki, bir topluluk size el uzatmaya (saldırmaya) kalkışmıştı da Allah (kalplerine korku düşürerek) onların ellerini üzerinizden çekmişti. Allah'tan (azabından) sakının, müminler sadece Allah’a güvenip dayansınlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler, Allâh’ın size olan ni’metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allâh) Onların ellerini sizden çekmişti. Alah’tan korkun. Mü’minler Allah’a dayansınlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân edenler! Sizin üzerinize olan nîmet-i ilâhiyeyi yâd ediniz ki bir vakit bir kavim size ellerini uzatmayı kurmuştu, onların ellerini Cenâb-ı Hak sizden menetti. Ve Allah Teâlâ'dan korkunuz ve mü'minler artık Allah Teâlâ'ya tevekkül etsinler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın size olan şu nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya, sizi öldürüp yok etmeye teşebbüs etmişti de O, bunların ellerini size zarar vermekten menetmişti. Allah'ın hukukuna haksızlık etmekten sakının! Müminler yalnız Allah'a dayansınlar. [48, 24]
Bi’r-i Meûne faciasından hemen sonra çok nazik bir ortamda ashabdan âmir ed-Damrî, kasdî olmaksızın, anlaşmalı Benî Âmir kabilesinden iki kişiyi öldürmüş, gergin bir durum ortaya çıkmıştı. Hz. Peygamber bizzat gidip Benî Nadîr Yahudilerinden diyet ödemede yardım istedi. Aslında onları göreve çağırdı. Zira sözleşme gereği, diyet konusunda yardımlaşma görevleri vardı. Bunlar içlerinden suikast planı hazırlamışlardı. Cibril haber verdi, iş anlaşıldı, Allah resûlünü korudu. Âyet, bu olaya işaret etmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allah) Onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Bir kavmin size el uzatmağı kasd iylediği zamân onların ellerini sizden çekdirmek ile üzerinize olan Allâh'ın ni'metini düşününüz. Allâh'dan ittikâ iderek sakınınız. Mü'minler ancak Allâh'a tevekkül itsünler.[¹]
[1] Rasûl-ü Ekrem efendimiz ashâbı ile " 'Asfân" nâm mevkî'de namâz kılıyorlardı. Müşrikler müslümânların üzerine birden hücûm içün müşâvere itdiler. Fakat o sırada namâz nihâyet buldığından hücûm fırsatını kaçırdılar ve ikindi namâzını kılarlar iken hücûm ideriz didiler. O esnâda salât-ı havf emr olundığından Rasûlullah ikindi namâzını o sûretle kılmağla küffâr bir şey yapamadılar. Bu âyet-i kerîmede beyân buyurulan bu vak'adır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler, Allah’ın üzerinizde olan nimetini hatırlayın; hani bir gün bir topluluk, içinize elini sokmaya çalıştı da Allah onları engelledi. Siz Allah’tan çekinin ve kendinizi koruyun. Müminler, yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani bir topluluk size saldırmaya kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan korkun. Müminler Allah'a güvensinler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Hatırlayın Allah'ın size olan nimetini ki, bir topluluk size sataşmaya niyetlenmişti de Allah onların elini sizden çekmişti. Allah'tan sakının. Mü'minler de ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya niyet etmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakının! Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! anuñ Tañrı ni'metini üzerüñüze ol vaķt kim ķaśd eyledi bir ķavm yard cuḥūdlar kim düşeyeler ya'nį uzadalar sizüñ yaña ellerini pes yıġdı ellerini [54a] sizden ya'nį size ħaber virmeg-ile. daħı śaķınuñ Tañrı’dan. daħı Tañrı’ya tevekkül eylesün mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, añuñuz Tañrı ni‘metlerini sizüñ üstüñüze ki ḳaṣdeyledi bir ḳavm ellerin uzatmaġa size sizi öldürmeg‐içün, men‘ eyledi elle‐rini anlaruñ sizüñ üstüñüzden. Ṣaḳınuñuz Tañrıdan, daḫı Tañrı Ta‘ālāya ṣıġınsun mü’minler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Allahın sizə olan lütfünü xatırlayın ki, (bir dəfə) bir tayfa (Məkkə müşriklərini və ya Bəni Sə’ləb qəbiləsi) sizə əl qaldırmaq (hücum etmək) niyyətində olduğu zaman Allah onlara maneçilik törətmişdi. Allahdan qorxun. Mö’minlər yalnız Allaha təvəkkül etsinlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Remember Allah's favour unto you, how a people were minded to stretch out their hands against you but He withheld their hands from you; and keep your duty to Allah. In Allah let believers put their trust.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Call in remembrance the favour of Allah unto you when certain men formed the design to stretch out their hands against you, but (Allah) held back their hands from you:(708) so fear Allah. And on Allah let believers put (all) their trust.
708 In the lifetime of the Prophet it happened again and again that the enemies of Islam stretched out their hands against him, his people, and his teaching. The odds were, from a worldly point of view, in their favour, but their hands were rendered inert and powerless because they were fighting against the truth of Allah. So does it happen always, now as it did then. True faith must take heart, and at the same time humbly recognise Allah's favour and mercy, and be grateful.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
اذْكُرُوا
hatırlayın
نِعْمَتَ
nimetini
اللّٰهِ
Allah'ın
عَلَيْكُمْ
üzerinizdeki
اِذْ
hani
هَمَّ
yelten- mişti
قَوْمٌ
bir topluluk
اَنْ يَبْسُطُٓوا
uzatmaları için
اِلَيْكُمْ
size
اَيْدِيَهُمْ
ellerini
فَكَفَّ
ve çekmişti
اَيْدِيَهُمْ
ellerini
عَنْكُمْۚ
sizden
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَۜ
Allah'a karşı
وَعَلَى اللّٰهِ
ve Allah'a
فَلْيَتَوَكَّلِ
o hâlde tevek- kül etsinler
الْمُؤْمِنُونَ۟
mü'minler
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Allah'ın üzerinizdeki (iman) nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk size (fenalık yapmak için) el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmiş (buna engel olmuş)tu. Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın)! O hâlde mü'minler, ancak Allah'a (güvenip) tevekkül etsinler.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
هَمَّ
Fiil-I
ه م م
Yüz tuttu, azmetti, yeltendi, meyletti
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَسَطَ
Fiil-I
ب س ط
Genişletti, uzattı, yaydı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
يَد
İsim
ي د ي
El
كَفَّ
Fiil-I
ك ف ف
Çekindi, önledi, savdı, çekti
يَد
İsim
ي د ي
El
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan