Ve eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsa, (dünya üzerinde bulunan) denizler de mürekkep olsa ve (bunlara) yedi deniz daha eklense, yine Allah’ın (ezelden ebede kadar varlık alemiyle ilgili) sözleri (yasaları) yazmakla tükenmez. Şüphesiz Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.*
(*) Örneğin milyarlaca yıl önce yüce Allah bu evreni yaratıp onun için fizik ve doğa kanunları koymuş ve bu yaratılış kanunları her an ve hergün bütün varlık âlemi üzerinde icra edilmektedir. Kıyamet kopup dünya hayatı bitince de yine ahiret hayatında da yüce Allah’ın o ebedi âlem üzerinde de onun kelimeleri/ söz ve yasaları sonsuza kadar devam edecektir. İşte bu nedenle bütün denizler mürekkep olsa ve ağaçlar da kalem olsa ve bunlarla yüce Allah’ın ezelden ebede kadar yaratılışla ilgili kelimeleri/yasaları yazılırsa, yine yüce Allah’ın kelimeleri, yani yaratılış yasaları bitmeyecektir. Zaten her an yüce Allah tarafından milyarlaca atomlar, atom altı parçacıklar, milyarlarca canlılar, bitkiler vs. yaratılmaktadır. İşte burada bu duruma vurgu yapılmakrtadır. Yani ayette geçen kelimeler, sadece vahiy yoluyla elçilere gönderilen ilahi kitaplardaki kelimeler değildir, bilakis yüce Allah’ın yaratılış âlemi ile ilgili bütün söz ve yasalarıdır. (الله اعلم) Not: Ayette geçen (البحر)’’el- bahr’’üzerindeki ‘’el’’takısı istiğrakı cins için olduğundan ‘’el- bahr’’ kelimesi tüm denizleri kapsar. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabili . : قوله ( والبحر يمده ) تعريف البحر باللام لاستغراق الجنس ، [ ص: 138 ] وكل بحر مداد ، ثم قوله : ( يمده من بعده سبعة أبحر ) إشارة إلى بحار غير موجودة ، يعني لو مدت البحار الموجودة بسبعة أبحر أخر ، وقوله : ( سبعة ). ليس لانحصارها في سبعة ، وإنما الإشارة إلى المدد والكثرة ولو بألف بحر ، والسبعة خصصت بالذكر من بين الأعداد ؛ لأنها عدد كثير يحصر المعدودات في العادة ، والذي يدل عليه وجوه : ( التفسير الكبير)