close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Lokmân Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ḣaleka-ssemâvâti biġayri ‘amedin teravnehâ(s) veelkâ fî-l-ardi ravâsiye en temîde bikum vebeśśe fîhâ min kulli dâbbe(tin)(c) veenzelnâ mine-ssemâ-i mâen feenbetnâ fîhâ min kulli zevcin kerîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gökleri direksiz yaratmıştır, onları görüp durursunuz ve yeryüzüne de sallanıp sizi sarsmaması için metin dağlar koymuştur ve oraya bütün mahlukatı yaymıştır ve gökten yağmur yağdırmıştır da yerde her çeşit güzelim nebatı, çifterçifter bitirmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gördüğünüz gibi O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, Arz’da (Dünya’da) da, sizi (hızla dönerken) sarsıntıya uğratmasın diye ağırlık baskısı (ve denge ayarı) dağlar bırakmış ve orada her canlıdan türetip yayıvermiştir. (Ayrıca) Biz gökten su (yağmur) indirdik de, böylelikle orada her güzel olan çiftten (nice) bitki bitirdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Allah ki, gökleri gözle görünür destekler olmadan yarattı, sizi sarsmasın diye yeryüzünü de metin dağlarla donattı ve yeryüzüne her çeşitten canlıyı da yaydı. Ve biz gökyüzünden sular indirip, bununla yeryüzünde her türlü güzelim bitkileri, çifter çifter bitirip yetiştirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah gökleri, görebildiğiniz direkler koymadan, denge ve çekim kanununu işleterek yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirdi. Ve orada her çeşit canlının üremesini sağlayıp yaygınlaştırdı. Biz gökten su indirdik, her faydalı bitkiden çift çift yetiştirdik.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 51/49.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O, gökleri gördüğünüz üzere bir direk olmadan [1] yarattı, sizi sarsar diye yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi ve orada her canlıdan yaydı. Gökten de su indirip onunla her güzel çiftten bitirdik.
1.Veya: "Sizin görebildiğiniz bir direk olmadan."  
Ali Bulaç
swap_vert close
O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, gökleri, gördüğünüz şekilde direksiz yarattı. Arza da, sizi sarsmaması için, (kazıklar halinde) büyük dağlar yerleştirdi. O arzda her bir canlıdan üretti. Hem biz, gökten bir yağmur indirdik de (onun sebebiyle), yeryüzünde her sınıftan güzel nebatlar bitirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, gördüğünüz direkler olmadan gökleri yaratandır. Sizi sarsmasın diye, yeryüzünün üstüne dağları atmıştır. Onda bütün canlıları yaratıp dağıtmıştır. Ve gökten bir su indirdik. O su içinde her türlü güzel çifti bitirdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, gökleri, görebileceğiniz direkler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzüne sabit dağlar koydu ve orada her çeşit canlının çoğalmasını sağladı. Biz, gökyüzünden su indirip orada her türlü faydalı bitkiler yetiştirmişizdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Gördüğünüz üzere, direksiz yarattı Allah gökleri, sizi sarsmasın diye, yüce dağlar da koydu, her çeşit canlıyı orada yaydı, gökten su indirerek güzel şeyler bitirdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, gökleri görünür destekler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Yine Biz, gökyüzünden yağmuru indiririz ve onunla yeryüzünde her türlü faydalı bitkiyi yetiştiririz.
Ayette geçen “zevc” terimi Şuara suresinin 7. ayetinde olduğu gibi “tür/çeşit” anlamında kullanılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtı ve arzı sütunlara istinâd itdirmeksizin yaratdı, sizinle berâber yürümesün diyu arzın üzerinde sâbit dağlar yaratdı, her cinsden hayvânât halk iyledi. Gökden su inzâl idiyoruz, ânınla her cins nebâtdan güzel bir çift husûle getüriyoruz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah gökleri gördüğünüz gibi direksiz yaratmış, sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip orada her hoş çiftten yetiştirmişizdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, gökleri görebileceğiniz herhangi bir destek olmadan (duracak şekilde) yarattı, sizi dengede tutması için yere sağlam dağlar yerleştirdi, orada her türlü canlının çoğalmasını sağladı. Biz, gökten su indirip (bununla) yeryüzünde her türden faydalı bitkiler bitirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı, sizi sarsmasın diye yere de ulu dağlar koydu ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik.  
 Göklerin görülür bir direği olmaksızın yaratılmasından, gökleri tutup onların birbirine çarpmasını önleyen görünmez manevi bir direğin bulunduğu manası çıkarılmakta ve bu direğin «çekim kanunu» olduğu belirtilmektedir. Âyetin aynı kısmına, «O, gökleri, -gördüğünüz üzere- direksiz yarattı» ve «O, görüp durduğunuz gökleri direksiz yarattı» manaları da verilmiştir. Âyetin son kısmında ise, bitkilerin erkekli dişili yaratıldığı gerçeğine işaret edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gökleri, gördüğün bir direk olmadan yaratmıştır. Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar atıp yerleştirdi ve orada her çeşit yaratığı yaydı. Gökten bir su yağdırdık ve orada her güzel çifti bitirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem biz gökten bir su indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler yetiştirdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gökleri direksiz yarattı onları görüyorsunuz Arza da sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı ve onda her bir hayvandan öretti, hem Gökten bir su indirdik de her hoş çeşitten yetiştirdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de sizi sarsmasın, diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de (bulutlar vasıtasıyla) yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gördüğünüz gibi gökleri direksiz yarattı. Yeryüzüne de sizi sarsmaması için ağır baskılar yerleştirdi. Orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten su indirip, orada her kerim¹ çiftten bitki bitirdi.
1- Cömert.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, (şu) görüb durduğunuz gökleri direksiz yaratdı. Yere, sizi sarsar diye, ağır baskılar koydu. Orada (yerde) her bir canlıdan (nice çeşidler) yaydı. Biz gökden de su indirdik de (yerde) her sınıf (dan) güzel nebatlar yetişdirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendisini görmekte olduğunuz o gökleri, bir direk olmaksızın (O) yarattı; sizi sarsar diye de yeryüzünde sâbit dağlar koydu ve orada hareket eden her çeşit canlıyı yaydı. Hem gökten bir su indirdik de, orada her cins güzel bitkiden yetiştirdik.(3)
(3)“Evet, arzın (dünyanın) evvel-i hılkatine (ilk yaratılışına) bakıyoruz ki: Mâyi‘ (sıvı) hâline gelen bir madde-i seyyâleden (akıcı maddeden) taş ve taştan toprak halk edilmiş (yaratılmış). Mâyi‘ kalsa idi, kābil-i süknâ (yerleşmeye müsâid) olmazdı. O mâyi‘, taş olduktan sonra demir gibi sert olsa idi, kābil-i istifâde(faydalanmaya müsâid) olmazdı. Elbette buna bu vaziyeti veren, yerin sekenelerinin hâcetlerini (üzerinde yaşayanların ihtiyaçlarını) gören bir Sâni‘-i Hakîm’in (herşeyi san‘atlı ve hikmetli yaratan Allah’ın) hikmetidir. Sonra tabaka-i türâbiye (toprak tabakası), dağlar direği üzerine atılmış, tâ içindeki dâhilî inkılâblardan (iç hareketlerden) gelen zelzeleler dağlarla teneffüs edip, zemîni hareketinden ve vazîfesinden şaşırmasın. Hem denizin istilâsından toprağı kurtarsın. Hem zîhayatların (canlıların) levâzımât-ı hayâtiyesine (hayâtî ihtiyaçlarına) birer hazîne olsun. Hem havayı tarasın. Gâzât-ı muzırradan (zararlı gazlardan) tasfiye etsin(temizlesin). Tâ teneffüse kābil (müsâid) olsun. Hem suları biriktirip iddihâr etsin (depolasın). Hem zîhayâta lâzım olan sâir ma‘denlere menşe’ (kaynak) ve medâr (vesîle) olsun.” (Mektûbât, 33. Mektûb, 329)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Zatım olan) Allah, bütün semaları (gezegenler ve arz dâhil bütün gök cisimlerini gözle) görebileceğiniz bir destek olmaksızın (görülmeyen bir destek olan kütle çekim kuvvetiyle dengede tutulacak şekilde) yaratmıştır. Ve sizinle düzensiz (dengesiz) hareket eder (dengesiz hareket etmesin ve yerkabuğunun genel dengesi sağlansın) diye Arzda da (yerkabuklarını hareket ettirerek, orojenik hareketlenmelere yol açarak kökleri yerin derinliklerine inen) ağır baskılar (dağlar) yerleştirdi ve orada her çeşit canlıyı üretip yaydı. (Ayrıca) Biz, semadan (bulutlardan) da su (yağmur) indirip (onunla) orada her türlü faydalı bitkiler yetiştirmişizdir. (*)
(*) Kütle Çekim Kuvveti! Bu kuvvet, çok büyük kütlelerin birbirini çekmelerini sağlar. Evrendeki galaksilerin, yıldızların birbirlerinin yörüngelerinde kalmalarının nedeni bu kuvvettir. Dünyanın ve diğer gezegenlerin Güneş’in etrafında belirli bir yörüngede kalabilmelerinin nedeni de yine kütle çekimi kuvvetidir. Bizler bu kuvvet sayesinde yeryüzünde yürüyebiliriz. Bu kuvvetin değerlerinde bir azalma olursa yıldızlar yerinden kayar, dünya yörüngesinden kopar, bizler dünya üzerinden uzay boşluğuna dağılırız. En ufak bir artma olursa da yıldızlar birbirine çarpar, dünya güneşe yapışır ve bizler de yer kabuğunun içine gireriz. Tüm bunlar çok uzak ihtimaller olarak görülebilir, ama bu kuvvetin şu an sahip olduğu şiddetinin dışına çok kısa bir süre dahi çıkması, bu sonlarla karşılaşmak için yeterlidir. "Semâvât"kelimesi uzayda kendi yörüngelerinde hareket eden bütün yıldızları, güneş sistemi ve galaksileri ifade eder. فالسماء تشمل كل ما فوقنا مما نشاهده وما غاب عنا من الكواكب والنجوم والمجرات Ayrıca ayetteki (بغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَها)‘’bi gayri amedin teravneha’’ cümlesinin anlamı ise, hem aşağıdaki (إسلام ويب ) sitesinde açıklandığı gibi, hem de İbn Abbas ve Mücahid gibi müfessirlerden gelen rivayetlere göre ‘’Allah, bütün semavi cisimleri göremediğiniz manevi bir destekle (kütle çekim kanunuyla) yaratmıştır.’’şeklindedir. Bügün bilimsel olarak buna ‘’Kütle Çekim Kuvveti veya Çekim Kanunu’’diyoruz. İşte asırlar önce Kur’an bu bilimsel hakikate vurgu yapmıştır. (عن مجاهد وعن ابن عباس (بغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَها) قالا أي أنها بعمد لا ترونها (تفسير الطبري ) ولعل الأعمدة التي تمسك السماء وهي لا ترى هي الجاذبية التي تجعل لكل شيء مداراً ثابتاً بقدرة الخالق سبحانه دون أن ينهار الكون وتصطدم الشمس والقمر والارض والكواكب بعضها ببعض وتتناثر في الفضاء ... والحاصل أن هذه الاية وما أشبهها تشير الي بعض مظاهر قدرة الله في الكون ... ذلك أن الجازبية لم تكشف الا بعد نزول القران بمئاة السنين ، وهي كذلك دليل قاطع وبرهان واضح على أن هذا القرآن منزل من عند الله - وأنه معجزة الإسلام الخالدة يتجلى صدقه وإعجازه في الكون والنفس والآفاق وقد أشار إلى هذا المعنى بعض العلماء المعاصرين (إسلام ويب ويب) Yani yüce Yaratıcı (Allah), bu evrensel çekim kanununu oluşturmakla gök cisimlerinin sonsuz olarak birbirlerinden uzaklaşmalarını veya birbiri üzerine düşmelerini önlemektedir. Ayrıca ayette geçen ( أن تميد ) ‘’en temiyde’’nin anlamı aşağıdadır. El-meydü (masdar, kök) Arapçada sağa sola meyleden (yalpalayan) düzensiz bir hareket manasındadır. Yani Allâh’ın kitabında zikredilen “zelzele ve recf’’ yani deprem veya sarsıntı’’manasına gelmez. Bakınız (Hac suresi 22/1 ve Zilzal suresi 99/1) … Dolayısıyla ilgili ayetlerdeki anlam Allah dağları yeryüzündeki zelzeleleri veya sarsıntıları engellemek için yarattı anlamına gelmez. Aksine ‘’yeryüzü veya yerkabuğu düzensiz hereket etmesin ve yeryüzünde insanlar hayatlarını güvenli bir şekilde devam ettirebilmesi için yaratmıştır. Yani ayetlerde zikredilen ‘’elmeydü’’Arapça sözlüklerinin tamamında ‘’düzensiz hareket’’ manasındadır. Arapçada bir gemi sağa sola düzensiz hareket ediyorsa ona “temîdü es-sefîne” denilir. Yani burada el-meydü sabit kalmayı, hareketsizliği değil düzensiz bir hareketi ifade eder. ا ويكون المعني الصحيح للعبارة الكريمة “أن تميد بكم” أو “أن تميد بهم” هو { أن لا تضطرب حركتها بكم}، وتتحرك بكم حركة منتظمة لا تحسون بها. ويعني هذ : إن القرآن يصرح بطريقة مباشرة في هذه الآيات الكريمة بحركة الأرض. فلو لم تكن الأرض تتحرك؛ لما كان الحديث عن مَيَّدَانِها ﴿ أن تميد بكم ﴾ (هل ينص القرآن صراحة على حركة الارض أم علي ثباتها؟ بحث في التفسير الخ) Dağların fonksiyonu: Yerkabuğu aslında sıvı bir ortamın üzerinde yüzer durumdadır. Yerkabuğunun kalınlığı çoğunlukla 5 km civarındadır. Oysa dağların altındaki kalınlık 35 km gibi değerlere ulaşmaktadır. Bunun sebebi dağların kazıklar gibi yerin altında bir köke sahip olmalarıdır. Dağlar yerkabuğunu meydana getiren tabakaların çarpışmaları, bir tabakanın diğerinin altına girmesi sonucu oluşmuştur. Üstte kalan tabaka kıvrılıp dağları oluşturmuştur. Alttaki tabaka da derine doğru uzanan dağın kökünün oluşmasını sağlamıştır. Böylece dağlar yeraltına doğru uzanan kökleriyile yerkabuğu tabakalarının birbirlerine kaynaşmasını sağlar…Dağların yerkabuğunun genel dengesini sağlamadaki etkisi izoztesi (isostasi) diye tanımlanır. Webster’s New Twentieth Century Dictionary’de (Webster’ın Yeni 20. yüzyıl sözlüğü) Yani dağlarla ilgili ayetlerden, ilk yaratıldığı jeolojik devirlerde bütün bir küre olarak yerde meydana gelen dengesizliği anlamak gerekir, yoksa şimdiki sarsıntı ve depremleri değil. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın gökleri direksiz olarak yaratmış olduğunu görürsünüz. Yeryüzüne, size referans olsun diye dağları dikmiş ve her türlü canlıdan yaymış, gökten su indirerek, yeryüzünde her türlü çiftten, nefis bitkiler çıkarmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yaratmış, yeryüzüne, sizi sarsmasın diye yüksek dağları yerleştirmiş, onun üzerine hayvanların her türlüsünü dağıtmıştır. Gökten su indirip yeryüzünde güzel bitkilerin her türlüsünü bitirdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, gökleri, gördüğünüz veçhile direksiz [³] yaratmış, yere de sizi sarsmamak için sabit ve ulu dağlar koymuş, orada her çeşit yürüyen hayvanları dağıtmıştır. Biz gökten yağmur indirdik, yeryüzünde işe yarar [⁴] her çeşit ot bitirdik.
[3] Veya görünür bir direk bulunmaksızın yani kudret direği ile yaratmıştır.[4] Veya iyi mi iyi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, gördüğünüz gibi, gökleri direksiz yaratmış, yeryüzünde çalkalanmamanız/sarsıntıları daha az hissetmeniz için, sağlam dağlar [revâsi] yerleştirmiş ve orada her çeşit canlıyı yaymıştır. Gökten su indirdik ve orada her türden nice güzel [kerîm] bitkiler bitirdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik de orada her yüce (cömert ve bereketli) çiftten yetiştirdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, gökleri ve onu süsleyen Güneş, Ay ve gezegenler başta olmak üzere, uçsuz bucaksız uzay boşluğunda yüzen milyarlarca gök cismini, görebileceğiniz bir direk olmadan ve birbirlerine çarpmayacak şekilde, boşlukta ve dengede duran mükemmel bir sistem hâlinde yaratmıştır. Ayrıca, sizi sarsmasın diye yeryüzüne kazık vazifesi gören sapasağlam dağlar çakmış, orada her türden canlıyı üretip yaymış ve gökten indirdiği suyla, orada her renk ve her çeşitten erkekli dişili çiftler hâlinde nice güzelim bitkiler yetiştirmiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gökler’i direksiz olarak yarattı; onları görüyorsunuz. Sizi çalkalar / sarsar diye Yeryüzü’ne ağır baskılar bıraktı. Orada her bir dâbbeden / hareketliden yaydı. Bir de Gök’ten su indirdik. Orada her bir seçkin çiftten bitki bitirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gördüğünüz gibi o, göğü direksiz yaratmış, sizi silkeleme ihtimaline karşı yeryüzünü dağlarla sağlamlaştırmış, yeryüzüne her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indiren de biziz. Nitekim su sayesinde muhteşem çiftler ürettik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara şöyle de; “Rabbiniz gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzüne ulu dağlar koydu. Yeryüzünde her çeşit canlıyı yarattı. Gökyüzünden su indirip, yeryüzünde her türlü yararlı bitkilerden çiftler halinde yarattı. Her yarattığına bir yasa koydu! Yaratılan her varlık kendi yasasıyla varlığını sürdürüyor. Rabbinizin yasasında bir değişik bulamazsınız. Her şey tabi olduğu yasa doğrultusunda düzen içindedir. Hiç biri diğerine müdahale edemez. Koyduğumuz düzeni bozarsak her şey birbirine girer. Her şey yok olur.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmıştır. [*] Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar yerleştirmiştir. [*]Orada (yerde) her çeşit canlıyı yaymıştır. Biz gökten su indirip, orada (yerde) her değerli çiftten yetiştirmekteyiz.
Bu cümle “O, gökleri direksiz yaratmıştır; (nitekim) siz de (onların direksiz olduğunu) görüyorsunuz” şeklinde de tercüme edilmektedir. Bizim tercümedeki tercihimiz, göklerin bizim göremeyeceğimiz şekilde olsa da direklerinin bulunduğu sonucunu vermektedir. Zaten [teravnehâ] cümlesindeki [hâ] zamiri “direkler” anlamındaki [‘amed] kelimesine gitmektedir. Benzer mesaj: Ra‘d 13:2 Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve O (Allah) görüp durduğunuz gökleri direksiz olarak¹ yaratmış, sizi sarsmasın diye, yeryüzüne dağları bırakmış ve orada her tür canlıyı çoğaltmıştır. Ve Biz, gökten suyu indirir, o (yeryüzünde) her türlü güzel bitkiden de çifter çifter yetiştiririz.
1 Âyetin bu bölümü: “...görünmez direklerle...” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, gökleri görünür destekler olmadan yarattı; ⁷ sizi sarsmasın diye ⁸ yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Biz ⁹ gökyüzünden sular indirir ve bununla yeryüzünde ¹⁰ her türlü faydalı [canlı]nın yetişip büyümesini sağlarız.
7 Bkz. 13:2, not 4.8 Bkz. 16:15, not 11.9 Burada, Allah’a işaret eden şahıs zamirinin âniden değişmesinin -bu örnekte “O”ndan “Biz”e geçilmesi gibi- birçok örneğinden birini görüyoruz. Bu değişme, bakî olan Allah’ın yaratılmış fanî varlıklar için geçerli olan herhangi bir zamir ile ifade edilemeyeceğini ve bu zamirlerin O’na atıfta bulunmasının bütün beşerî lisanların sınırlılığını yansıtmaktan başka bir anlam taşımayacağını gösterir.10 Lafzen, “orada”. Zevc terimi, 26:7’de olduğu gibi, burada da “tür/çeşit” anlamına gelir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yaratan ve sarsılırsınız diye yeryüzünde kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştiren ve orada her türlü canlı varlığın üreyip çoğalmasını sağlayan Allah’tır. Biz gökten su indirerek onunla her türden güzel bitkilerin çift çift yeşermesini sağladık. 26/7, 30/48...50, 13/2, 16/15-16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O gökleri, gördüğünüz bir direk olmaksızın yarattı; ve O sizi sarsar diye yeryüzüne sağlam ve sarsılmaz dağlar yerleştirdi ve orada her çeşit canlı varlığın üremesini sağladı. İşte Biz, gökten yağmuru (böyle) indiririz, akabinde orada her tür ve cinsten yararlı varlığı (böyle) yetiştiririz.[³⁶³⁸]
[3638] Âyette Allah’ı gösteren üçüncü tekil zamirler (halaka, elkâ, besse) birden birinci çoğul (Biz) zamirine geçiveriyor. Zımnen bu, Allah’ın insan zihninde kişileştirilemezliğinin ve hiçbir beşeri dilin imkânlarının O’nu olduğu gibi tavsife güç yetiremeyeceğinin ifadesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Elbette, Rabbiniz) Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz (hiçbir direğe muhtaç olmadan eşsiz kudretiyle, eşsiz bir nizam kurarak) yarattı, (hareket ederken) sizi sarsmasın diye, yeryüzüne ağır baskılar (dağlar) yerleştirdi. Orada her çeşit hayvan -yarattı- yaydı. (Ey müşrikler, görmez misiniz) Biz gökten su indirip yeryüzünde size yarar sağlayan her bitkiden, çift çift bitirdik. (Nasıl oluyor da, Rabbinizin bu nimetlerine şükredeceğiniz yerde, O’na ortak koşabiliyorsunuz)
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve ikramlı olan bitki bitirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Gökleri direksiz olarak yaratmıştır ki, onları görürsünüz ve yerde de sizi sarsmasın diye yüksek dağlar bırakmıştır ve orada her yürüyen hayvanlardan dağıtmıştır. Ve Biz gökten su indirdik, artık orada her fâideli nev'iden nebatlar bitirdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yarattı. Yere de, sizi sarsmaması için, ağır baskılar, yani ulu dağlar koydu ve orada her türlü canlıyı üretip yaydı. Gökten de bir su indirdik, orada her güzel çifti yetiştirdik. [51, 49]
Diğer muhtemel mâna: “O, gökleri, görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah), gökleri görebildiğiniz bir direk olmadan yarattı, sizi sarsar diye yere de sağlam ve yüksek dağlar attı ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her güzel çifti bitirdik.
Önce geçen bu anlamdaki âyetlerde belirttiğimiz gibi, göklerin, görülür bir direk olmadan yaratılması (yükseltilmesi), gökleri tutup onların birbirine çarpmasını önleyen, görünmez ma'nevî bir direğin var olduğunu anımsatır. Bu ma'nevî direk, cisimler arası itme ve çekme yasasıdır. Âyetin son bölümü de ayrı bir doğa olayına işâret etmektedir: Dünyâda bütün bitkiler, erkekli, dişilidir, çifttir. Bitkide erkek ve dişi tohumlar vardır. Bundan dolayı burada ve birçok yerde bitkilerin çift olarak yaratıldığı anlatılır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gökleri gördiğiniz gibi direksiz yaratdı ve temkîni içün arzda dağlar yapdı. Ve onda her dürlü hayvânı yapdı. Ve semâdan su inzâl idüb onunla arzda her dürlü menfa'atli otlar bitirdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmış, sizi çok sarsmasın diye yerin içine sabitleyen dağlar yerleştirmiş ve orada her türlü (hareketli) canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip bereketli çiftlerin (erkek ve dişi bitkilerin) hepsinden bitirmiştir[*].
[*] İltifat Bakara 2/64  
Şaban Piriş
swap_vert close
Gördüğünüz gibi, gökleri direksiz yaratmış, yeryüzünde de, sizi sarsar diye köklü dağlar koymuştur. Orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten su indirip, onunla orada her çift güzel bitkiler, yetiştirdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O, gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yarattı;(2) sizi sarsmasın diye yere sağlam dağlar dikti;(3) onda her türlü canlıyı yaydı. Biz gökten de bir su indirdik ve orada her güzel çiftten(4) bitkiler bitirdik.
(2) 13:2’nin açıklamasına bakınız.(3) 16:15’in açıklamasına bakınız.(4) 13:3’ün açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gökleri direksiz-desteksiz yarattı; görüyorsunuz onları. Ve yeryüzüne, sizi çalkalayıp sendeletmesin diye ağırlıklar, dayanaklar bıraktı ve orada her çeşit hayvanı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her türlü cömert ve bereketli çifti filizlendirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yarattı gökleri direksüz görürsiz anları daħı bıraķdı yirde yüce ŧaġlar kim egmesüñ diyü sizi daħı ŧaġıtdı anuñ içinde her cānaverden. daħı indürdük gökden śu pes bitürdük anuñ içinde her bir dürlüden görklü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yaratdı gökleri direksüz. Görürsiz anı. Daḫı bıraḳdı yir yüzinde ulu ṭaġlarıtā ki meyl idüp sizi helāk itmeye. Daḫı yaratdı yir yüzinde dürlü cānverler‐den. Daḫı indürdük gökden ṣuları, bitürdük anuñla her menfa‘atlu otlar‐dan iki çift.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah gördüyünüz göyləri dirəksiz yaratmış (yaxud O, göyləri görə bildiyiniz bir dirək olmadan xəlq etmiş), sizi yırğalamasın (atıb-tutmasın) deyə, yerdə möhkəm durmuş dağlar bərqərar etmiş və ora (yer üzünə) cürbəcür heyvanlar səpələmişdir. Biz göydən yağış yağdırdıq və (onunla) yerdə növbənöv gözəl (bitkilər, meyvələr) yetişdirdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He hath created the heavens without supports that ye can see, and hath cast into the earth firm hills, so that it quake not with you; and He hath dispersed therein all kinds of beasts. And We send down water from the sky and We cause (plants) of every goodly kind to grow therein.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He created the heavens without any pillars that ye(3587) can see; He set on the earth mountains(3588) standing firm, lest it should shake with you; and He scattered through it beasts of all kinds.(3589) We send down rain(3590) from the sky, and produce on the earth every kind of noble creature, in pairs.(3591)
3587 Cf. 13:2 and n. 1800. 3588 Cf. 16:15 and n. 2038. 3589 Cf. 2:164 and n. 166. 3590 Note the change of the pronoun at this stage in the verse. Before this, Allah was spoken of in the third person. "He", and the acts of Creation referred to were acts that, in the main, were completed when the universe as we see it came into being, though its slow age-long evolution continues. After this, Allah speaks in the first person "We "-the plural of honour, as explained before (see n. 56 to 2:38); and the processes spoken of are those that go on continually before us, as in the case of rain and the growth of the vegetable kingdom. In some way the creation of the heavens and the earth and animal life on it may be considered impersonal to man, while the processes of rain and vegetation may be considered in special personal relationship to him. 3591 I think that sex life in plants is referred to, as in 13:3, where see n. 1804, though the pairs here may refer to animals also. "Noble" (karim) may refer to the more beneficent plants and trees (and animals), which Allah has created for man's use.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
خَلَقَ
yarattı
السَّمٰوَاتِ
gökleri
بِغَيْرِ
olmadan
عَمَدٍ
bir direk
تَرَوْنَهَا
onu görü- yorsunuz
وَاَلْقٰى
ve bıraktı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
رَوَاسِيَ
sabit dağlar
اَنْ
diye
تَم۪يدَ بِكُمْ
sizi sarsar
وَبَثَّ
ve yaydı
ف۪يهَا
orada
مِنْ كُلِّ
hepsinden
دَٓابَّةٍۜ
hareketli canlının
وَاَنْزَلْنَا
ve indirdik
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مَٓاءً
bir su
فَاَنْبَتْنَا
ki bitirdik
ف۪يهَا
orada
مِنْ كُلِّ
hepsinden
زَوْجٍ
çiftin
كَر۪يمٍ
kerim
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı, sizi sarsar diye yeryüzünde de sabit dağlar yerleştirdi ve orada hareket eden her çeşit canlıyı yaydı. Bir de Biz, gökten bir su indirdik de orada her kerim çiftten (insanlara ikram edilmek üzere yaratılmış birbirine benzeyen; ama aslında bambaşka olan) bitkiler bitirdik.
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
عَمَد
İsim
ع م د
Direkler, sütunlar
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
رَوَاسِيَ
Etken fiil
ر س و
Sabit dağlar
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
مَادَ
Fiil-I
م ي د
Sarstı, salladı
بِكُمْ
Zamir
بِكُمْ
Sizin için, kendinize, size karşı
بَثَّ
Fiil-I
ب ث ث
Yaydı, saçtı, dağıttı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
دَٓابَّة
İsim
د ب ب
Hareketli, canlı, dâbbe
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
اَنْبَتَ
Fiil-IV
ن ب ت
Bitirdi, yetiştirdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı