close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kıyâme Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felâ saddeka velâ sallâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, ne birşeyi vermiştir sadaka olarak, ne namaz kılmıştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Fakat o (gafil ve kâfir), ne (Kur’an’ı) doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Artık son pişmanlık fayda vermez. Çünkü yaşadığı sürece hakikati kabul etmedi ve ne bir sadaka verdi ve ne de namaz kıldı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ne tasdik etti, ne sadaka verdi. Ne dua ve niyazda bulundu, ne peygamberi salât ü selâm ile andı, ne namaz kılmdı, ne de namaz kılanlara katıldı.
bk. el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 19/113; el-Lübâb, fî ulûmi’l-kitâb, 19/574..  
Ahmet Varol
swap_vert close
(O) ne (peygamberi) doğruladı, ne de namaz kıldı.
31-35.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerimeler Ebu Cehl hakkında indirilmiştir.Tefsirlerde bildirildiğine göre Ebu Cehl, Resulullah (a.s.)`ı inkâr etmesiyle övünüyor, inkârcıların başını çekmesinden dolayı büyükleniyor ve küfrünü sırf inadından dolayı sürdürüyordu. Yüce Allah da onun hakkında böyle buyurdu.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(O kâfir Ebu Cehil Kur'an'ı ve Peygamberi) tasdik etmedi, namaz da kılmadı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü o, hakkı doğrulamadı, namaz da kılmadı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
31,32,33,34,35. Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!
Besim Atalay
swap_vert close
Ne bir sadaka vermiş, ne de namaz kılmıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte o, (Peygamber'in getirdiğini) tasdik etmemiş, Allah'tan (Hak'tan) yana olmamıştı (yönünü Allah'a dönmemişti).
Cemil Said
swap_vert close
O insân (Ebû Cehil) inanmıyor ve ’ibâdet itmiyordı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
31,32,33. O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Vaktiyle o hakka inanmamış, namaz da kılmamıştı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte o, (Peygamber'in getirdiğini) doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı.
Edip Yüksel
swap_vert close
O ne doğruladı, ne de destekledi;
Bak 74:43.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat o ne sadaka verdi ne namaz kıldı
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (kâfir, hakkı) tasdik etmedi, namaz da kılmadı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat o, ne onayladı ne de salla yaptı.¹
1- Ayette yer alan “salla” sözcüğüne “namaz kılmak” anlamı verilmektedir. “Salla” sözcüğünün namaz kılmanın yanı sıra “sürekli destek olmak, izleyici kalmamak, sürekli ilgi duymak, yönelmek, tabi olmak” anlamları da bulunmaktadır. Ve “salla” sözcüğü, bu ayette “namaz kılmak” anlamını değil, destek olmak anlamını ifade etmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte o, (peygamberi ve Kur'ânı) tasdıyk etmemiş, namaz da kılmamış,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Çünki (o insan) ne (peygamberi ve Kur'ân'ı) tasdîk etti, ne de namaz kıldı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
31,32,33. Oysa o (inkârcı insan) ne (gerçeği, Kur’an’ı) tasdik etmiş ne de (Rabbine yönelerek dinine) destek olmuştu. Fakat (hak adına her şeyi) yalanlamış ve (doğrulara) sırt çevirmişti. Sonra da (sanki övünülecek bir şey yapmış gibi) böbürlenerek ailesine (yandaşlarına) gitmişti. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra o (diriliş gününü) doğrulamamış ve Rabbine boyun eğmemişdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O, ne onu doğru saymış, ne de yalvarıda bulunmuştur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnsan, ne sadaka vermiş [⁴] ! Ne namaz kılmış!
[4] Yahut ne Rabbini tasdik etmiş! Ne namazını kılmış!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, ne (peygamber’ini) tasdik etmiş ne de (Allah’a) yönelmişti/yaslanmıştı [sallâ]¹¹.
11 “Sallâ” fiili, yaygın anlamıyla “namaz kılmak” demektir. Ancak sûrenin ilk dönemlerde geldiğini dikkate alırsak, bu anlamı vermemiz zor olur. Maturidî bu kelimeye bu ayette “Ne de boyun eğdi” anlamını vermiştir. Biz de kelimenin etimolojisinden hareketle semantik olarak yukarıdaki manayı verdik.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve Rabb’in, onu sonsuz azâba mahkûm edecek! Çünkü o, ne ayetlerime iman etmiş, ne de Bana kulluk etmek üzere namaz kılmıştı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne tasdik etti (sadaka verdi), ne namaz kıldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onaylamadı, namaz niyaz bilmedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnanmayanlar Rabbini doğrulamamıştı. Kıyameti inkâr etmişti. Sonlarının geleceğini düşünmemişlerdi. İnançla, azimle, Allah’ın yolunu öğrenmemişler, Allah’ın yolunda yürümemişlerdi. Hâlbuki onlara salat-ı ikame ederek Allah’ın yolunda bilgiyle bilinçle yürüyün denilmişti. Hâlbuki onlara dünyada elde ettiklerinden yoksulların fakirlerin, ihtiyaç sahiplerinin haklarını verin denilmişti. Emrimizi yerine getirmediler. Akıllarını, zekâlarını, bilgilerini, bilinçlerini, mallarını, mülklerini, mevkilerini, makamlarını hep çıkarları için kullandılar. Hâlbuki bütün bunları insanlarla paylaşmaları gerekiyordu. İnsanlarla birlikte barış, huzur, esenlik içinde yaşamaları gerekiyordu. Onlar bencil davrandılar. Çıkarlarının peşinden gittiler. Ayetlerimizle bilgilenip bilinçlenmediler. Varlıklarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmadılar. Tam tersine varlıklarıyla insanlar arasında sınıflar ürettiler. Güçlerini kullanarak insanlara, hayvanlara, doğaya zarar verdiler. İhtiyaç sahiplerini görünce inandığınız Allah versin dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İnkârcı kişi, gerçeği) onaylamamış, (Allah’ın dinine) destek olmamıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
31,32. Hani o adam¹ (dünyada) sadaka vermediği, namaz kılmadığı gibi bir de inkâr edip, (hakka) arkasını dönüyordu.
1 Bu adam Ebû Cehil’dir. Tabiî ki onun kıyamete kadar ki takipçileri de bu hitâba muhâtaptır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Artık son pişmanlık fayda etmez: ¹³ ] çünkü [yaşadığı sürece] hakikati kabul etmedi ve [aydınlığa kavuşmak için] namaz kılmadı;
13 Ayetin devamını doğru olarak anlamak için gerekli olan bu parantez içi ifade, yukarıdaki pasaj ile açık bir bağlantı taşıyan 4:17-18’e dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet o, ne hakkı tasdik etti, ne de Rabbine namazla yöneldi. 43/74...80
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat o (insan) hakikati tasdik etmedi ve yönünü Allah’a dönmedi;[⁵⁴⁵⁷]
[5457] Lafzen: “Namaz kılmamıştı”. Burada namaz, bir sonraki âyette gelen “sırt dönmenin” mukabilidir ve “yönünü Allah’a dönmedi” vurgusu taşır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O (kâfir) ki, ne (peygamberin hak davetini) tasdik etti, ne de namaz kıldı.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbini ne tasdik etti, ne de değer verdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat ne tasdik etti ve ne de namaz kıldı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne dini tasdik eder, ne namaz kılardı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ne sadaka verdi, ne de namaz kıldı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O, ne îmân itdi ve ne namâz kıldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O kişi, doğruları kabul etmemiş, destek de vermemişti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Tasdik etmemiş, namaz kılmamış.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oysa o ne Peygamberi doğruladı,(3) ne namaz kıldı.
(3) Veya, “ne sadaka verdi.”  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ne tasdik etti ne sadaka verdi ne namaz kıldı/dua etti.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes girçek dutmadı daħı namāz ķılmadı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Zekāt virmedi, namāz ḳılmadı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Beləliklə, o (kafir Əbu Cəhl) nə (Qur’anı) təsdiq etdi, nə də namaz qıldı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
For he neither trusted, nor prayed
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So he gave nothing in charity, nor did he pray!- (5826)
5826 His indictment in this and the succeeding verse consists of four counts: (1) he neglected prayer; (2) he neglected charity; (3) he rejected Truth; and (4) he turned away. In 74:43-46, the four counts are: (1) neglecting prayer; (2) neglecting charity; (3) talking vanities; (4) denying the Day of Judgement; see n. 5803, Nos. (1) and (2) are identical in both places, and Nos. (3) and (4) are analogous. Rejecting the truth is equivalent to talking vanities and making an alliance with falsehoods. Denying the Day of Judgement means behaving as if no account was to be given of our actions. i.e., turning away from right conduct. An additional touch is found here in verse 33. See next note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَا صَدَّقَ
çünkü tasdik etmedi
وَلَا صَلّٰىۙ
ve desteklemedi
Çünkü o, (âyetlerimizi ve resulümüzü) ne tasdik etti ne de destekledi.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
صَدَّقَ
Fiil-II
ص د ق
Tasdik etti, doğru çıkardı, gerçekleştirdi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
صَلّٰى
Fiil-II
ص ل و
Namaz kıldı, dua etti, destekledi, salât etti