close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kıyâme Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve teżerûne-l-âḣira(te)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ahireti bırakırsınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz.
[Not: Yani genellikle insanlar; hazır ve peşin olan menfaat ve makamları istiyorlar, dünyalık umduklarına kavuşmak hususunda acele ediyorlar ve maalesef ahireti ve ebedi cenneti terk ediyorlar.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama öteki dünyayı ve hesap gününü hiç düşünmüyorsunuz!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âhireti, ebedî yurdu ihmal ediyor, bırakıyorsunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ahireti ise bırakıyorsunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve ahireti terkedip-bırakıyorsunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve ahireti bırakıyorsunuz. (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve sonra olan ahireti terk ediyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
20,21. Hayır! Öyle değil, doğrusu sizler bu dünyayı seviyorsunuz ve âhireti bırakıyorsunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Ahreti bırakırsınız !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ahireti gözardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).
Cemil Said
swap_vert close
20,21. Ey insânlar! Sizin zannınız gibi değildir, siz ’acele idiyorsunuz ve âhireti unutuyorsunuz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ahireti bırakırsınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
20,21. Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âhireti ise bir yana bırakıyorsunuz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
20, 21. Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ahireti ise önemsemiyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ahireti bırakıyorsunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Âhıreti bırakıyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
20-21. Hayır! (Ey hakkı inkâr edenler! Yeniden diriltilme ve âhiret hayatı yoktur şeklindeki iddiâlarınız bâtıldır.) Gerçek şu ki, siz peşin olanı (geçici dünya nimetlerini) seviyorsunuz da (ebedî olan) âhiret (nimetlerin) i bırakıyorsunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ahireti de umursamıyordunuz.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Âhireti bırakırsınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve âhireti bırakıyorsunuz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
20,21. Hayır! (Ey insanlar!) Doğrusu siz çarçabuk geçeni (dünya hayatını, nimetlerini ve göz önünde olanı) seviyorsunuz, ahireti de (ahiret için çalışmayı) terk ediyorsunuz. *
(*) Not: 20. Ayetten itibaren buradaki ilahi hitap ahirettekilere değil, dünyadaki insanlara yöneliktir. Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: ( بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ * وَتَذَرُونَ ٱلآخِرَةَ} على تعميمِ الخطابِ للكُلِّ أيْ بَلْ أنتُم يا بنِي آدمٍ لما خلقتُم مِنْ عجلٍ وجبلتُم عليهِ تعجلونَ في كُلِّ شيءٍ ولذلكَ تحبونَ العاجلةَ وتذرونَ الآخرةَ وقيلَ: كَلاَّ ردعٌ للإنسانِ عنْ الاغترارِ بالعاجلِ فيكونُ جمعُ الضميرِ في الفعلينِ باعتبارِ مَعْنى الجنسِ (إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم) يقول تعالى ذكره لعباده المخاطبين بهذا القرآن المؤثرين زينة الحياة الدنيا على الآخرة: ليس الأمر كما تقولون أيها الناس من أنكم لا تبعثون بعد مماتكم، ولا تجازون بأعمالكم (جامع البيان في تفسير القرآن  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ahireti de geri plana atıyorsunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
öbür dünyayı bırakıyorsunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Âhireti bırakırsınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ahireti de bırakıyorsunuz.⁷
7 Krş. İbrâhim, 14/3; İnsan, 76/27; A’lâ, 87/16-17  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve ahireti terk edip bırakıyorsunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve bu yüzden Kur’an’dan yüz çeviriyor, sonsuz nîmet ve azâbın bulunduğu âhiretgerçeğini göz ardı ediyorsunuz! O âhiret ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âhiret’i bırakıyorsunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
20,21. Yo siz, dünyayı sevip // ahreti bırakıyorsunuz!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Buna rağmen dünya hayatının sonunda başına gelecekleri hiç düşünmez. Ahiret hayatını bırakıp dünyaya dalar. Hâlbuki hesap günü geldiğinde gerçeklerle karşılaşacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ahireti bırakıyorsunuz. [*]
Benzer mesajlar: Kıyâmet 75:20-21; İnsân 76:26; A‘lâ 87:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve âhireti (bir kenara) bırakıyorsunuz.
Muhammed Esed
swap_vert close
ama öteki dünyayı [ve Hesap Günü’nü] hiç düşünmüyorsunuz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ahireti ise hiç hesaba katmıyorsunuz. 17/18-19, 45/34-35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve öteki dünyayı göz ardı ediyorsunuz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
20,21. (Ey müşrikler) Hayır!.. (Siz yaptığımız uyarılardan hiç ibret almıyorsunuz çünkü) Siz peşin olanı (dünya nimetlerini) istiyorsunuz da; ahireti (ahiret için gerekli sâlih amelleri) terk ediyorsunuz. (Ahiretteki cennet nimetlerinin dünya nimetlerinden kat kat üstün ve sonsuza dek süreceğine inanmıyorsunuz oysa)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve âhireti bırakıyorsunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ahireti bırakıverirsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onun için âhireti terk edip durursunuz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ahireti bırakıyorsunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve âhireti terk ve ihmâl idersiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonrasını düşünmüyordunuz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ahireti bırakıyorsunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âhireti bırakıyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve sonradan geleceği terk edersiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
20-21. degül eyle! belki seversiz ivmişi ya'nį dünyeyi daħı ķorsız āħireti.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ve āḫireti ḳoyarlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Axirəti isə tərk edirsiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And neglect the Hereafter.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And leave alone the Hereafter.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَتَذَرُونَ
ve bırakı-yorsunuz
الْاٰخِرَةَۜ
âhireti
Âhireti ise (göz ardı edip geriye) bırakıyorsunuz.
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)