close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kevser Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne şâni-eke huve-l-ebter(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphesiz, sana buğzeden yok mu, odur nesli kesilen.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm! Sana ve davana hakaret ve hıyanet edenlere aldırma) Ki asıl "Ebter" (soyu ve nesebi kesik, şeref ve haysiyeti bitik) olan(lar), şüphesiz Sana (ve İslam’a buğzedip) kin tutanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böylece seninle alay eden, senden nefret edip sana kin besleyen düşmanlarının soyu sopu kalmayacak, nesli tükenecek, ardı arkası kesilip güdük kalacak olanlar onlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Asıl sana buğzedenlerin, hınç duyanların, senden uzaklaşanların işte onların soyları kurumuş, ocakları sönmüştür, dünyevî ve uhrevî hayırdan yoksundurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu asıl sonu kesik olan, sana kin besleyendir.
3.Bezzar ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre (yahudilerin ileri gelenlerinden olan) Ka`b ben Eşref Mekke`ye geldi. Mekke müşrikleri onun başına toplanarak: "Sen onların (yahudilerin) başısın. Şu çekilmez, kavminden kopmuşu görmüyor musun, kendisinin bizden üstün olduğunu ileri sürüyor! Oysa biz hacılara hizmet ediyor, onlara su veriyor ve Ka`be`nin hizmetlerine bakıyoruz" dediler. Ka`b bin Eşref de: "Siz ondan üstünsünüz" dedi. Bu olay üzerine (yani müşriklerin Resulullah (a.s.)`ı "sonu kesik" diye itham etmeleri üzerine) bu ayeti kerimeler indirildi. (Bu konuda ayrıca Nisa suresinin 51. ayeti kerimesinin iniş sebebine bakınız.)İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre de, bir kimsenin erkek çocukları öldüğünde Kureyşiler onun hakkında: "Filancanın sonu kesildi" derlerdi. Resulullah (a.s.)`ın oğlu ölünce de Asi bin Vâil: "Muhammed`in sonu kesildi" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Beyhaki de ed-Delail`de bunun benzeri bir rivayeti Muhammed bin Ali`den nakletmiş ve Resulullah (a.s.)`ın ölen erkek çocuğunun adının Kasım olduğunu ifade etmiştir. Yine Beyhaki`nin Mücahid`den rivayet ettiğine göre de bu ayeti kerime Asi bin Vail`in Resulullah (a.s.) hakkında: "Ben onun için bir ad bulacağım" demesi, ardından da Resulullah (a.s.) hakkında "sonu kesik (:ebter)" ibaresini kullanması üzerine indirilmiştir. (Asi bin Vail`in Resulullah (a.s.) hakkında ad bulmaya çalışması hakkında ayrıca Müddessir suresinin 11-26. ayeti kerimelerinin iniş sebeplerine bakınız.)Birbirinden farklı gibi görünen bu rivayetler aslında birbirlerini açıklamaktadır. Çünkü rivayetlerin ortak bir yanı bulunmaktadır; o da müşriklerin Resulullah (a.s.) hakkında: "Sonu kesik" veya "kavminden kopmuş" ibaresini kullanmaları üzerine bu ayeti kerimenin indiğidir.Bazı rivayetlerde müşriklerin Resulullah (a.s.) hakkında "ebter (:sonu kesik)" sözünü kullanmalarının onun İbrahim adlı oğlunun ölümünden sonra olduğu ifade edilmiştir. Ancak bunlar zayıftır. Çünkü Resulullah (a.s.)`ın İbrahim adlı oğlu Medine`de vefat etmiştir. Bu sure ise Mekke döneminde indirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu, sana (evlâdsız, nesli kesik deyip) dil uzatandır; hayırsız nesli kesik...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Asıl nesli kesik; hayırdan yoksun, maneviyat ve ibadeti olmayan, o sana kızan, sana düşman olan kişidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Asıl “nesli kesik” olan, sana buğzedendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Senin düşmanındır ardasız olan
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçek şu ki; senden uzak duran, nefret eden (her türlü iyilik ve güzellikten) tamamen kopmuştur.
Cemil Said
swap_vert close
sana ebter [1] diyen zürriyetsiz ölecekdir.
[1] Ebter erkek evlâdı olmayandır.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.[591]
Hz. Peygamberin oğlu Kâsım vefat edince, müşriklerden Âs b. Vâil Hz. Peygamber hakkında, “Bırakın şu soyu kesik adamı. Ölünce unutulup gidecek” demişti. Bunun üzerine bu sûre inmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Asıl soyu gelmeyecek olan, sana karşı nefret duyandır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3. (Resûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir.
 Bu sûrede kurban kesmek emredilmiştir. Kurban yakınlık demektir. Kurban kesmekten asıl maksat, bu ibadetle Allah’a yakınlık kazanmaktır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Asıl mahfolacak olanlar sana kin duyanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
doğrusu sana bugz edendir ebter
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, asıl soyu kesik olan (ve bütün hayırlardan mahrum kalan) sana buğzedendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz o sana buğzeden¹, sonu olmayanın ta kendisidir.²
1- Nefret eden, kin besleyen. 2- Sonu ebter/beter olacak olandır. Sonu kötü olacak olan odur.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sana buğzeden (yok mu? İşte asıl) zürriyetsiz olan şübhesiz Odur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu asıl ebter (nesli kesik) olan, sana kin besleyendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz asıl ebter (halktan kopuk, dünyevi ve uhrevi hayırdan yoksun) olan, sana (ve davana hakaret ve hıyanet eden, insanlığın hidayet, huzur ve barışına vesile olan İslama) kin besleyendir. *
(*) İkrime’den rivayet edildiğine göre, Hz. Muhammed’e vahiy geldiği zaman (yani Allah’tan vahiy alıp Allah’ın elçisi olduğunu ilan edince) Kureyşliler dediler ki, ‘’Artık Muhammed bizden (halkından) koptu’’ demeye başladılar. Yine İkrime’nin İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre, Medine’den Mekke’ye Kâ’b bin Eşref geldiği zaman Kureyşliler ona gelip şöyle dediler. Biz, ziyaret amacıyla kabe’ye gelenlere su dağıtır ve hizmet vs. verenleriz, sen ise Medinelilerin efendisi ve büyüğüsün, şimdi biz mi daha iyiyiz, yoksa bizden daha iyi olduğunu iddia eden, ama kimsesi ve gücü olmayan ve halkından kopmuş olan bu şahıs (Muhammed) mi? Bunun üzerine Kâ’b bin Eşref elbette siz daha iyi siniz dedi. والأبتر: هو ، والمراد به هنا: الإِنسان الذى لا يبقى له ذكر. ولا يدوم له أثر والمعنى: إن مبغضك وكارهك - أيها الرسول الكريم - هو المقطوع عن كل خير، والمحروم من كل ذكر حس(الوسيط في تفسير القرآن الكري) ...أو لما دعا قريشاً إلى الإيمان قالوا ابتتر منا محمد أي خالفنا وانقطع عنا فأخبر الله أنهم هم المبترون. (تفسير العز بن عبد السلام)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senin soyunun kesik olduğunu söyleyenlerin, kendi soyları kesiktir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sana hınç besliyen kimse yok mu, kısır olan işte odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonu gelmeyen, seni düşman tutan kimsedir. Yoksa sen değilsin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki sana kin besleyen, soyu kesik olanın [ebter]³ tâ kendisidir.
3 “Hayırdan nasibi kesik olan” diye de tercüme edilebilir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Senin düşmanın, asıl odur soyu kesik olan.
(Küfre sapanlardan söz ettiği için bu adı almıştır. Maun suresinden sonra Mekke’de nazil olmuştur ve 6 ayettir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanlığı bir tek Allah’a kulluk ve ibâdete çağırdığın için sana kin besleyenve hakikatin sesini kesmek, Allah’ın nurunu söndürmek için plânlar kuran, iman erlerine karşı amansız savaş başlatan zâlimler var ya; asıl onlardır,eninde sonunda işi bitirilecek, nesli kesilecek, defteri dürülecek ve her türlü hayırdan, güzellikten, bereketten mahrum kalarak silinip gidecek olanlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana kin besleyen, gerçek Ebter / Soyu Kesik odur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şunu bil ki, asıl ocağı sönecek olan, seni çekiştirip durandır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler senin çabalarının sonunun olmadığını söyleyecekler. Hatta diyecekler ki; boşuna her şeyini, bütün hayatını Rabbine kurban etti. Boşuna varını yoğunu Allah’a adadı. Bütün mal varlığını kaybetti. Sen onlara aldırma! Rabbin senin ne yaptığını görüyor biliyor. Onların da ne yaptığını görüyor biliyor. Unutma! Onların yaptıklarının sonu yok! Ama sen Rabbinin yoluna her şeyini adadığında Rabbin seni bolca nimetlendirir. İnanmayanların yaptıkları yok olur gider. Sakın onların dediğine üzülme! Sen yolumuzda azimle yürü!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki asıl (hayırdan yana) soyu kesik olan, sana kin duyandır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sana buğz eden var ya işte asıl sonu kesik olan,¹ odur.
1 Ebter: Arkası ve nesli kesik, adı-sanı kalmayacak olan demektir. Kuyruğu kesik hayvana da ebter denilir. Kuyruk arkada olduğu için arkası olmayan, yani zürriyeti olmayan, kendisinden sonra eseri kalmayan kimselere de istiâre yoluyla “ebter” denilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Şu gerçek ki, senden nefret eden, [her türlü iyilik ve güzellikten] kesilmektedir! ²
2 Lafzen, “kesilmiş olan (ebter) odur.” Parantez içindeki “iyilik ve güzellikten” ibaresi ise, Kâmûs’tan esinlenen bir açıklamaya dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Asıl sana dil uzatandır bu hayırdan mahrum kalacak olan. 6/33, 18/6, 74/11...31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir başka gerçek de şu ki; (hayırdan) tamamen kesilip kopmuştur senden nefret eden.[⁵⁹¹²]
[5912] el-Ebter, ilk âyetteki el-kevserin karşıtı bir vurguya sahiptir. Bizce bu Kur’an’ın çift/zıt kutupluluk özelliğinin (mesânî) bir göstergesidir. el-Kevser “çok hayır” mânasını taşıdığı için, el-ebter de “hayrın kaynağından tümüyle kopup kesilen” mânası taşır. Betera: kata’a (kesip kopardı), el-ebter: el-maktu’ (kesilip kopmuş) demektir. Yani, geriye ondan hiçbir iz kalmadığı için “vardı ama yok oldu” demeye bile gerek duyulmayan bir kopuş. Ebter soyut ve mânevî değerler için kullanılır. Ebtere kelimenin sonradan kazandığı “soyu kesik” mânası verenler, müşriklerin Allah Rasûlü’nün oğulları Kasım ve Abdullah’ın vefatının ardından “Onun soyu kesiktir” suçlamasından yola çıkarlar. Bu yoruma göre âyet bu suçlamayı kabul edip onu yapanlara iade etmiş olmaktadır. Oysa ki Kur’an’ın kendisi soy-sopla, evlat ve oğulla övünmeyi şiddetle kınar. Kur’an’a göre çocuksuzluk bir eksiklik değil bir imtihandır. Kaldı ki, bu sûrenin iniş nedeni olarak gösterilen Âs b. Vail’e mukabele ediliyorsa, bu mukabele gerçekleşmemiş demektir. Zira onun oğlu (Amr b. As), torunu Abdullah ve onun nesli yaşamıştır. Eğer ebter ile mânevî soyun kesikliğinin kastedildiği söylenecek olursa, iman gibi küfrün de hep varolacağı bedihi bir hakikattir. Kâfirler sadece dünyada var olmayacaklar, âhirette de (cehennemde) var olacaklardır. Yani küfrün ve kâfirin soyunun kesik olduğu şeklindeki bir anlayış da isabetli değildir. Ebter suçlamasının, Allah Rasûlü’nün “kavminin yolundan ayrılıp kopmasını” ifade ettiğini söyleyenler de olmuştur. Fakat hakikat yukarıda söylendiği gibidir ve âyetin meali de buna göre verilmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Şüphe yok ki, asıl ebter (nesli tükenmiş olan) sana buğz edenin (sana kin tutan, hınç besleyen o kâfirin) ta kendisidir (ki ardı arkası kesilecek, ne nesli ne de adı sanı kalacaktır!)
Osman Fırat
swap_vert close
Asıl soyu kesik olan, sana buğz edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki o sana buğz edendir, (asıl) ebter (olan).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Doğrusu, seni kötüleyendir ebter!
Kevser: Çok hayır demek olup risalet, Kur’ân, şefaat makamı, ilim gibi hususları da kapsar. Kevser, ayrıca cennette Peygamberimize verilen bir havuz olup onun ümmeti oradan su içecektir.Kâfirler; Efendimizin maddî, özellikle manevî neslinin kesileceğini, adının sanının unutulacağını bekleyerek böyle söylemişlerdi. Ama her nesilden yüz milyonlarca tâbii, başta Haremeyn-i Şerîfeyndeki mescidler olarak bütün dünyadaki milyonlarca mescidi dolduran Müslüman cemaat, bu sûrenin ifade ettiği ilahî bereketin pek çarpıcı bir örneğidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Asıl sonu kesik olan, sana buğzedendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sana ta'n iden kimsedir ki ebterdir. [²]
[2] Müşriklerden 'Âs bin Vâil bir gün Harem-i Şerîf'in kapusı önünde Rasûl-ü Ekrem ile mülâkât idüb biraz konuşdı. Fahr-i Kâinât gitdikden sonra 'Âs mescide girdi. Orada müşriklerden bir cemâ'at oturuyorlardı. Biri ona: "Kiminle konuşuyordun?" diye sordukda "Ebterle" cevâbını viirdi. 'Arablar erkek evlâdı olmayana tahkîr maksadıyla ebter nâmı virirlerdi. O zamân Hadîce'den olan Tâhir nâm oğulları vefât itmişdi. Rasûlullah bunı duyunca müteessir olduklarından Cenâb-ı Hak bu sûreyi inzâl ile kalb-i şerîflerini teselliyet buyurdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Unutulup gidecek[1] , senden nefret edendir[2].
[1] [2] "Sura üflendiğinde kâfirlerin arasında nesep bağı kalmaz, o gün birbirlerini arayıp sormazlar da" (Müminun 23/101)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Gerçek şu ki sana kin besleyen /düşmanının soyu kesiktir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Asıl soyu kesik olan, sana kin besleyendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kuşkun olmasın ki, ebter/soyu kesik, seni kötüleyenin ta kendisidir!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ düşmān dutıcı seni ol gücükdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Seni sevmegen ebterdür. Nesebi dünyāda kesilmişdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Oğlun Qasim, yaxud İbrahim vəfat etdiyi zaman sənə sonsuz, arxası kəsik, nəsli kəsilmiş deyən) sənin düşməninin (As ibn Vailin) özü sonsuzdur! (Sənin nəslin qiyamətə qədər törəyib artacaq, adına isə həmişə rəhmət oxunacaqdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! It is thy insulter (and not thou) who is without posterity.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For he who hateth thee,(6288) he will be cut off (from Future Hope).
6288 Hatred and spite are not constructive contributions to the work of this world, but its opposites. Abu Jahl and his Pagan confederates vented their personal spite and venom against the Prophet by taunting him with the loss of his two infant sons by Khadijah, but where were these venomous detractors a few years afterwards, when the divine Light shone more brilliantly than ever? It was these that were cut off from all future hope, in this world and the next.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüphe-siz ki
شَانِئَكَ
sana buğz eden
هُوَ
odur
الْاَبْتَرُ
ebter
Şüphesiz ki (ebedi hayatını kaybeden) ebter*, (sana verilen bu Kur'ân'dan dolayı) sana buğz edendir.
*Ebter; soyu kesik, adı anılmayan, kesilmiş, koparılmış manalarına gelir. Kur'ân-ı Kerim'de bu kelime sadece bu âyette geçmektedir ve buradaki manası "ebedi hayatını kaybeden" demektir; çünkü Resulullah (s.a.v.) Efendimiz'e buğz edenler zahiri olarak değil manevi olarak ebediyen kaybetmişlerdir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
شَانِئ
Etken fiil
ش ن ا
Buğz eden
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اَبْتَر
İsim
ب ت ر
Ebter olan (ebedi hayatını kaybeden)