close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kâfirûn Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ eyyuhâ-lkâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey kafirler.
(İnkâr etmek anlamına gelen Cahd sûresi de denir. Müşriklerin bir kısmı, Hz. Muham-med (s.a.a)'e, bir yıl sen bizim putlarımıza tap, bir yıl biz senin Tanrına tapalım demişler, bu sûre bu olay üzerine vahyedilmiştir.)  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) De ki: "Ey kâfirler (kesinlikle bilin!)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Siz ey Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden inkârcılar!
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, nankörler!” diye ilan et.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey kâfirler!
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey kafirler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm! Sana, bir yıl bizim putlarımıza ibadet et; biz de senin İlâh'ına bir yıl ibadet edelim; diyen o kafirlere) de ki: “Ey Kâfirler!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ey kâfirler!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5. De ki: Ey kâfirler! Sizin taptıklarınıza ben tapmam. Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz. Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. [816] [817]
[816] Kâfirûn sûresi ve genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 401; 409.[817] İnanç, ibadet ve din özgürlüğü hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 405-407.  
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Kâfirler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resûl) De ki: “Ey inkârcılar!
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Ey kâfirler!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Ey inkarcılar!"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey Kâfirler!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey inkârcılar!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2. (Resûlüm!) De ki: Ey kâfirler! Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Ey inkarcılar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: Ey kâfirler
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki: ey kâfirler!
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: “Ey kâfirler!
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey kâfirler.¹
1- Kâfir ve küfür aynı kökten türemişlerdir. Küfür sözcüğünün birincil anlamı “örtmek” demektir. Kur'an, nankörlük etmeye “küfür” demektedir. Karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye de kâfir denmiştir. İmanın zıddı olan inançsızlığa da küfür denmektedir. Kefere fiilinin ism-i faili olan “kâfir” sözcüğü, sözcük anlamı olarak nankörlük etmek, örtmek, inkâr etmek demektir. En büyük küfür, şirktir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim şöyle) de: «Ey kâfirler»,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey kâfirûn (kâfirler)!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2. (Resulüm!) De ki: “Ey (gerçekleri reddetmekte ısrar eden) inkârcılar! Ben sizin kulluk (ibadet) ettiklerinize (asla) kulluk etmem (tapmam)!*
(*)… Kâfir; hakkı, hakikati, gerçekleri, birtakım menfaatler uğruna bâtıl ile örten ve reddedendir. Kâfurun sûresinde sözü edilen ’’ Ey inkâr edenler!’’ hitabı iç bağlam ve nüzul ortamı düşünüldüğünde yetimi itip kakan miskini doyurmaya teşvik etmeyip en ufak yardımı bile esirgeyen; imanın, insanî değerlerin, vicdanın, paylaşmanın üstünü, kendi rant ve çıkarları uğruna örtenler, hak ve hakikati reddedenler manasına gelmektedir. Kafîr bu tutumu ile yaşam tarzı ve dini yalanlamaktadır. (Bkz.Maun:1) (Kurandan Hayata) Aynı zamanda kâfirün, İnkâr ve nankörlüğü hayat tarzı edinenler anlamına da gelir. (Ayrıca tevhid ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sûrede Mekkeli müşriklerin şahsında bütün putperestlere ilân edilmek üzere iman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla ikisinin birlikte bulunmasının, iki inanç arasında bir uzlaşmaya gidilmesinin mümkün olmadığı kesin olarak ifade edilmiştir. 2-3. âyetlerde Hz. Peygamber’in şahsında müminlerin sadece bir Allah’a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah’a ortak koşanlarla gerek inanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. âyetlerde ise Hz. Peygamber’i kendi dinlerine döndürmek isteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla söz tekrar edilmiştir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey inkâr edenler!”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki : "Ey tanımazlar!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki: Kâfirler!
[9] Mekke'de nâzil olmuş, (6) âyettir. Sûre-yi Celile tevhid-i ameli-yi beyan eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Ey kâfirler!”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ey kâfirler!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Gerek servet, şöhret, makâm vs. vaadeden, gerek tehditler savuran, gerekse akla gelmez hesaplarla sinsice yanaşan, dinin temel ilkelerinden taviz vermen için sana teklifler sunan inkârcılara seslenerek, bu konuda bütün ümitlerini kırıp, daha ‘pazarlığa’ başlamadan son noktayı koymak için de ki:“Bakın,ey inkârcılar!”
Mekke döneminin başlarında, Mâûn sûresinden sonra indirilmiştir. Kâfirlere yönelik bir reddiye, onlara karşı ortaya konan bir tavır ve “haberiniz olsun; ben Müslümanım” şeklinde bir ültimatom niteliği taşıdığından bu adı almıştır. 6 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Ey KÂFİRLER!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " Ey inkarcılar!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hiç çekinme! Açık yüreklilikle hiçbir şeyden korkmadan de ki; “Ey Rabbimin vahiyle bildirdiği gerçekleri inkâr edenler!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ey kâfirler!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Siz ey şu (asla inanmayacak olan)¹ kâfirler!” de.²
1 Buradaki “kâfir” kelimesi belirli olduğu için bu ilave yapılmıştır. Sûrenin tamamına göre; kâfirlerle daha sonra savaşın emredilmesiyle, buradaki hükümlerin nesh edildiğini düşünmeye gerek kalmamıştır. Çünkü bunlar, asla inanmayacakları Allah tarafından kesinlikle bilinen malum kâfirlerdir. Buradaki emir, cihad telkin eder. Sûrenin devamında, “sizin dininiz size, benim dinim de banadır” demek, bir tavır koymak hattâ kâfirlere açıkça kafa tutmaktır. Allah burada; “Ey Allah’tan başkasına tapan ve asla îmana gelmeyecekleri Allah tarafından bilinen kâfirler!” demektedir.2 “Peygamber (s.a.v)’e kâfirler: “Bırak bu tuttuğun davayı, biz sana istediğin kadar servet verelim, kızlarımızdan dilediğinle evlendirelim ve seni üzerimize melik yapalım, eğer bunu yapmazsan gel bizim ilâhlarımıza tap, biz de senin ilâhına tapalım, müşterek olalım, hayır hangisinde ise ona hepimiz de ulaşmış oluruz” demişlerdi. Bir de, Rasulullah (s.a.v) Kâbe’yi tavaf ediyorken Esved b. Muttalib, Velid b. Muğire, Ümeyye b. Halef ve As b. Vâil önüne gerildiler. Bunlar kavimleri içinde yaşlı kimselerdi. Peygamber (s.a.v)’e: “Ey Muhammed! Gel, biz senin taptığına tapalım, sen de bizim taptığımıza tap. Biz ve sen bu işte müşterek olalım. Eğer senin taptığın bizimkinden hayırlı ise, biz ondan nasibimizi almış oluruz ve eğer bizim taptıklarımız seninkinden hayırlı ise, sen de nasibini almış olursun.” dediler. Allahu Teâlâ da onlar hakkında Kafirun sûresini tamamen indirdi. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ: “Siz ey hakikati inkar edenler!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
1-2. De ki: Ey Kâfirler! Ben asla kul olacak değilim kulluk ettiğinize. 17/73…75, 39/11..15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DE ki:[⁵⁹¹³] Siz, ey kâfirler![⁵⁹¹⁴]
[5913] Kendisinden önce inen on yedi sûrenin ardından, meydan okuma ve cevap verme vurgusunu da içinde barındıran ve “vahyi ilet” anlamına gelen ilk kul emri burada gelir. “De ki” emri ile, 1) Vahyin ilâhî bir İnşâ projesi olduğu; 2) Nebi’ye vahiyden dolayı gelmesi muhtemel tepkilere karşı “o emir kuludur, varsa bir itirazınız Allah’a iletin” meydan okuması demeye geldiği; 3) “De ki” emri ile sözün gerçek sahibinin Allah olduğu vurgulanır. Kur’an’da “de” emriyle başlayan diğer dört sûre İhlas, Felak, Nâs ve Cin sûreleridir. [5914] İsm-i failin kattığı yananlamla: “İnkâr ve nankörlüğü hayat tarzı edinenler”. Buradaki el-kâfirûn, farklı açılımlarla çevirilebilir. Fakat bu bağlamdaki vurgusunu kaybeder. Zira bu bağlam, inkârcı muhataplara yönelik azar ve onlardan teberri bağlamıdır. Bu yüzden biz de çeviride aslî telaffuzunu aynen koruduk.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: Ey (o, Allah'tan başkasına tapan ve bundan böyle imana gelmeyecekleri, Allah katında belirlenmiş olan) kâfirler.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: Ey kafirler!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey kâfirler!»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: Ey kâfirler!
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: Ey nankörler,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Ey kâfirler"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: “Ey kâfirler!
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Ey Kafirler!
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey kâfirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ey nankör kâfirler!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “iy kāfirler!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed kāfirlere ki yā kāfirler:
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Sənə - bir il bizim bütlərimizə ibadət et, bir il də biz sənin Rəbbinə ibadət edək – deyən müşriklərə) de: “Ey kafirlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: O disbelievers!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say : O ye that reject Faith!(6289)
6289 Faith is a matter of personal conviction, and does not depend on worldly motives. Worship should depend on pure and sincere Faith, but often does not: for motives of worldly gain, ancestral custom, social conventions or imitative instincts, or a lethargic instinct to shrink from enquiring into the real significance of solemn acts and the motives behind them, reduce a great deal of the world's worship to sin, selfishness, or futility. Symbolic idols may themselves be merely instruments for safeguarding the privileges of a selfish priestly class, or the ambitions, greed, or lust of private individuals. Hence the insistence of Islam and its Teacher on the pure worship of the One True God. The Prophet firmly resisted all appeals to worldly motives, and stood firm to his Message of eternal Unity.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَٓا اَيُّهَا
ey
الْـكَافِرُونَۙ
kâfirler
(Resulüm!) De ki: "Ey kâfirler!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler