(Tercüman vasıtasıyla) “Ey Zülkarneyn!’’ dediler. “ Ye’cuc ve Me’cuc, (bozguncu olan iki topluluk) bu bölgede sürekli olarak (saldırılar düzenleyip) bozgunculuk yapmaktadırlar. Sana vergi versek de, bizimle onların arasına aşamayacakları bir set (engel) inşa etsen?” *
(*) Ye’cüc ve Me’cüc kavimlerinden, Kur’anın Kehf Suresi’nde ve bazı hadislerde bahsedilmektedir. Buhari’de geçen bir hadise göre, Yecüc ve Mecüc" Âdemoğulları"dır, İslam tarihinde ise moğollar yecüc mecüc olarak görülmüştür. Kur’an, ye’cüc ve me’cüc diye ifade ettiği bozguncu, fitneci, fesatçı, mütecaviz, vahşî, saldırgan, yağmacı, yıkıcı ve zalim iki milletin şerrinden ve saldırılarından medeni ve mazlum kavimleri korumak için Zülkarneyn bir sed inşa ettiğini bildiriyor. Bilimsel ve antropolojik verilerle Kur’an’ı tefsir etmeye çalışan Cemâleddin el-Kāsımî, Araplar’ın Kafkas dağlarının arkasında yaşayan Âkûk ve Mâkûk adlı iki kavimden söz ettiklerini ve onlara Yecûc ve Mecûc dedikleri kaydeder. (Meḥâsinü’t-teʾvîl, VII,100) Ayrıca Kehf sûresinde ye’cûc ve me’cûc’den zaman ve mekân belirtilmeden geçmişte yaşamış iki topluluk şeklinde söz edilmekte, onların etrafa zarar verdikleri ve Zülkarneyn’in yaptırdığı büyük sed sayesinde engellendikleri bildirilmektedir (18/93-97) Yani Zülkarneyn kıssasındaki Ye’cûc ve Me’cûc uzak geçmişteki bir tarihî hadiseyle ilgilidir ve bu hadisenin İslamiyet’in zuhurundan önceki zamanlarda vuku bulduğu şüphesizdir. Seddi Zülkarneyn? Ebü’l-Kelâm Âzâd’a göre Zülkarneyn Seddi, Derbend’de değil Kafkasya’yı iki ana bölgeye ayıran Daryal Geçidi’ndedir. Derbend ve Daryal geçitlerinin aynı bölgede ve birbirine yakın yerlerde bulunması sebebiyle bu ikisi birbirine karıştırılmıştır. Daryal Geçidi, Kur’an’daki tasvirlere uygun biçimde Hazar deniziyle Karadeniz arasındaki sıradağların doğal duvar oluşturduğu bir bölgede yer almakta ve bu geçitte iki yüksek dağın arasına demirden inşa edilmiş bir sed bulunmaktadır. Bu sed daha önce de zikredildiği gibi eski Ermeni kitâbelerinde Koreş Geçidi diye anılmaktadır (Aṣḥâb-ı Kehf: Ẕülḳarneyn, s. 114-118).