close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 89. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme etbe’a sebebâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra, bir yol daha tuttu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra (yine) bir yol tuttu. (İlahi öğretiyle edindiği yüksek teknolojik vesileler ve harika yöntemlerle yol alıp durdu.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Zülkarneyn bir yol daha tuttu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak başka bir hedefe yöneldi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra yine bir yol tuttu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra (yine) bir yol tuttu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra Zül'-Karneyn (Doğuya doğru) bir yol tuttu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra yine bir sebebin ardına düşüp gitti. (Yeni bir yola girdi.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra yine bir yol tutup gitti.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra bir yol daha tuttu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
89-90. (Zülkarneyn) sonra (Doğu'ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman, kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.
Buradan anlaşıldığına göre; Zülkarneyn doğudaki gelişmiş bütün toplumları ziyaret ettikten sonra medeniyetin olmadığı vahşi ve güneşe karşı giyim-kuşam bilmeyen ev yapmayı dahi beceremeyen bir kavimle karşılaşmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Zü’l-Karneyn şarka doğrı yoluna devâm itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra yine bir yol tuttu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra yine bir yol tutup gitti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra yine bir yol tuttu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra bir yol tuttu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra da bir sebebi ta'kıb etti
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra (Zu’l-Karneyn, kendisine bahşettiğimiz imkânlar ile doğuya doğru) bir yol tuttu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra bir sebebe¹ tabi oldu.
1- Amacına ulaştıracak bir yola koyuldu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra o, başka bir yol tutdu.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra (başka) bir sebeb (doğuya doğru, bir yol) ta'kib etti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra (doğru sebep ve vesilelere başvurarak) başka bir hedefe yöneldi (yola koyuldu).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra bir sebepten dolayı yola çıktı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra o başka bir yol tuttu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra diğer bir yol tuttu.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra bir yol daha tuttu;
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra (Zülkarneyn yine) bir yol tutmuş oldu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, buradan ayrılıp doğu istikametine bir yol tuttu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine bir yol tuttu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zülkarneyn tekrar yollara düştü.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra yönünü güneşin battığı yerin tersine çevirdi. Uzun bir yol aldı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra (doğuya doğru) bir yol tutmuştu.
Mehmet Türk
swap_vert close
O, (yine) bir sebebe sarıldı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [Zulkarneyn, doğru bir amaca varmak için, böylece] bir kere daha ⁹⁰ doğru aracı seçti.
90 Sümme takısına verdiğimiz bu karşılık için bkz. 6. sure, 31. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra sahip olduğu imkânlarla yola koyuldu. 18/85
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonra o, yeni (amacına) ulaştıracak bir araca yine başvurdu.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O kavim imana gelmeyince, Zülkarneyn) Sonra başka bir yol takip etti.
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra yine (hadiselerin) sebeblerine tabi oldu
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra da başka bir yol takip etti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Zülkarneyn bu sefer yine bir yol tuttu.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra yine bir yol tuttu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra diğer bir yola tâbi' oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra o (Zülkarneyn), bir yola girdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra bir yol tuttu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra yine bir sebebi izledi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra bir sebebi daha izledi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan uydı maķsūda degürıci neseneye.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra sebebe uydı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra o, başqa bir yola (məşriqə) tərəf üz tutub getdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then he followed a road
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then followed he (another) way,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra yine
اَتْـبَعَ
takip
etti
سَبَباً
bir sebebi
Sonra (başka) bir yol tuttu (ve doğuya gitti).
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَتْبَعَ
Fiil-IV
ت ب ع
Peşine taktı, peşine düştü, tabi tuttu, uğrattı, takip etti, tabi kıldı
سَبَب
İsim
س ب ب
Bağ, sebep