close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fentalekâ hattâ iżâ rakibâ fî-ssefîneti ḣarakahâ(s) kâle eḣaraktehâ lituġrika ehlehâ lekad ci/te şey-en imrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi. Musa, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece (anlaşınca) kalkıp birlikte yürüyüp gittiler. Nihayet (bir nehir, boğaz veya denizden karşıya geçmek üzere ve kendilerini parasız aldıkları halde) gemiye bindikleri vakit (Hz. Hızır) gemiyi (bir tarafından) delip hasar bıraktı. (Bunu gören ve sabredemeyen Hz. Musa: "Ne kötü ve tehlikeli) Hayret verici bir iş yaptın. İçindekileri batırıp boğmak için mi gemiyi yaralayıp delik açtın?!" diye (itiraza kalkıştı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken… Bu ikisi böylece yola koyuldular, sonunda bir kıyıya vardılar, onları karşı kıyıya taşıyan gemiden inecekleri zaman, o kimse gemide bir delik açtı. Musa bunu görünce: “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” diye çıkıştı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunun üzerine birlikte yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, Hızır su seviyesine yakın bir yerden gemide delik açtı. Mûsâ: “Gemiyi, yolcularını boğmak için mi deldin? Çok kötü, tehlikeli bir şey yaptın.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece ikisi de yola koyuldular. Nihayet gemiye bindiklerinde o, bunu deliverdi. (Musa): "Sen içindekileri boğmak için mi bunu deldin? Andolsun şaşılacak bir şey yaptın!" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: 'İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böylece kalkıp gittiler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, Hızır, gemiyi (bir balta ile delip) yaraladı. Mûsa, ona şöyle dedi: “- Geminin içindekileri boğasın diye mi onu deldin? Doğrusu çok büyük bir iş yaptın!”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve ikisi çıktılar. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, o abd gemiyi deldi. Musa: “İçindekileri batırmak için mi deldin? Andolsun! Sen korkunç bir iş yaptın” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o, gemiyi deliverdi. Mûsâ, “Gemidekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli bir iş yaptın!” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Yürüdüler, bir gemiye bindiler, gemiyi deldi o, «Gemide olanları batırmakçin mi deldin? Çok yaman bir iş yaptın!» deyince
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; (Kul,) onu (gemiyi) deldi. (Musa:) “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Her ikisi yola çıkdılar bir sefîneye râkib oldılar, O sefîneyi kırdı. Mûsâ "İçindekileri gark itmek içün mi sefîneyi kırdın? Bu garîb bir hareketdir" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: "Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, “Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın.” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine birlikte yürüdüler. Kıyıya ulaşıp gemiye bindikleri zaman o kul gemiyi deldi. Mûsâ, “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen çok kötü bir iş yaptın!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi. Musa: Halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen (ziyanı) büyük bir iş yaptın! dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece yürüdüler. Nihayet gemiye bindiklerinde, onda delik açtı. "Halkını boğmak için mi gemide delik açtın? Gerçekten müthiş bir iş yaptın," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: "Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine ikisi bir gittiler, nihayet gemiye bindiklerinde tuttu gemiyi yaraladı, â, dedi: ehalisini gark etmek için mi yaralandın onu? Alimallah müdhiş bir şey yaptın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Derken yola koyuldular. Nihâyet bir gemiye bindiklerinde, (Hızır) onu (gemiyi) deldi. (Bunu gören Mûsâ,) “Ne yaptın sen? Gemiyi, içindekilerini boğmak için mi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli/şaşılacak bir iş yaptın” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa: “İçindekilerini boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun üzerine gitdiler. Nihayet (bir) gemiye bindikleri zaman o, bunu deliverdi. (Musa) dedi ki: «Sâhiblerini (suda) boğasın diye mi onu deldin? Andolsun, sen büyük bir iş yapdın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine ikisi gittiler; nihâyet gemiye bindikleri zaman, (Hızır) onu (o gemiyi tehlikeli olmayacak yerinden) deldi. (Mûsâ:) “Onu, içinde bulunanları boğmak içinmi deldin? Gerçekten müdhiş bir şey yaptın!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken yola koyuldular. Nihayet (karşı kıyıya geçmek için), bir gemiye bindiklerinde (o kul) gemiyi (bir yerinden) deldi. (Musa bunu görünce:) "İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok vahim bir şey yaptın!" dedi
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bir gemiye bininceye kadar gittiler ve o kul bindikleri gemiyi yaraladı. Musa “İçindekileri boğmak için mi gemiyi yaraladın? Gerçekten çok tuhaf bir iş getirdin (yaptın)” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine ikisi de kalkıp gittiler. Sonunda bir gemiye bindiklerinde o kimse gemiyi deldi. Musa dedi: "İçindekiler boğulsun diye mi deldin sen onu? Doğrusu, çok korkunç bir işledin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık ikisi de kalkıp gittiler. Nihayet bir gemiye bindiler, O, gemiyi deldi, Musa «— İçindekilerini suda boğmak için mi gemiyi deldin * Korkunç, çok fena bir şey yaptın» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece ikisi yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde (beriki) gemiyi deldi (Musa), “Yolcuları boğmak için mi gemiyi deldin? Andolsun çok tehlikeli/kötü bir şey yaptın!”¹⁸ dedi.
18 Bu soru hukuki bir sorudur. Hz. Musa tarafından sorulmuştur. Fiilin hukuki yaptırımını söylemektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: “İçindekileri batırmak için mi onu deldin? Şüphesiz sen şaşırtıcı bir iş yaptın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, Hızır ile Mûsâ birlikte yola koyuldular; sahil boyunca yürürken, bir yolcu gemisine rast geldiler. Karşı kıyıya geçmek üzere gemiye bindiklerinde, tam denizin ortasındayken, Hızır gizlice gemide bir delik açtı. Bunu gören Mûsâ, hemen öfkeye kapılarak, “Ne yaptın sen? İçindeki yolcuları boğmak için mi deldin gemiyi?” diye çıkıştı, “Doğrusu sen, çok çirkin bir iş yaptın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine yola koyuldular. Sonunda, Gemi’ye bindikleri zaman onu deldi. (Musa): -“Onun ahâlisini / yolcu ve mürettebâtını suda boğmak için onu deldin ha? Gerçekten tehlikeli bir şey yaptın!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İkisi yolda giderlerken bir gemiye bindiler. Adam gemiyi deldi. Musa dayanamadı: " Yolcuları boğmak için mi deldin gemiyi !!? Amma iş yaptın haa! "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Anlaştıktan sonra birlikte yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; adam gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir iş yaptın!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yola çıkmışlardı. Sonunda gemiye bindikleri zaman (melek) gemiyi delmişti. (Musa) “Halkını boğmak için mi onu deldin? Şüphesiz ki sen çok çirkin (tehlikeli) bir iş yaptın!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece yola koyuldular. (Yolda) bir gemiye bindiklerinde, o (zat) gemiyi deldi. (Bunu gören Mûsa): “Gemiyi içerisindekileri boğmak için mi deldin? Gerçekten sen, çok kötü bir iş yaptın!” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu ikisi böylece yola koyuldular; sonunda [bir kıyıya vardılar; ve onları karşı kıyıya taşıyan] tekneden inecekleri zaman, bilge kişi ⁷⁵ teknede bir delik açtı, [Musa bunu görünce:] “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok vahim bir şey yaptın!” diye çıkıştı.
75 Lafzen, “o”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve böylece yola koyuldular ve bir gemiye bindiler. Bilge kişi durduk yerde gemide bir delik açtı. Musa ona: – Sen yolcuları boğmak için mi deldin? Sen gerçekten çok tehlikeli bir şey yaptın, dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Birlikte yola koyuldular (ve) nihayet bir gemiye bindiler. O, gemide bir delik açtı.[²⁴¹⁵] (Musa) dedi ki: “Yolcuları boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok tehlikeli bir şey yaptın!”
[2415] Meselin işaret ettiği hakikatin bir Hz. Musa’nın mücadelesine, bir de ilk muhatabı olan Allah Rasûlü’nün mücadelesine bakan yüzü vardır: Hz. Musa İsrâiloğullarını Firavun’dan kurtarmak için denize sürdü, onlar Musa’nın kendilerini boğacağını sandılar. Allah Rasûlü Mekke’yi tevhide davet etti, müşrikler bunu ekmek teknelerini batırmak olarak algılayıp ölümüne direndiler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine kalkıp gittiler.. bir gemiye bindiler. (Musa, nereye gittiklerini sormadı, sözünde durmuş oldu. Fakat ne zaman ki) Hızır gemiyi deldi. (Gemi su almaya başlayınca Musa dayanamadı) Hızır'a "Gemidekileri boğmak için mi deldin? Sen gerçekten zararlı bir iş yaptın, diye çıkıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın. " dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bunun üzerine gidiverdiler. Vaktâ ki bir gemiye bindiler, o, gemiyi yaraladı. Dedi ki: «Onu yaraladın mı ki, ahalisini garkediveresin? Doğrusu pek münker bir şey yaptın.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunun üzerine kalkıp gittiler. Nihayet bir gemiye rastlayıp ona bindiler ve o zat gemiyi deldi. Mûsâ duramayıp: “Ne yaptın öyle? ” dedi “İçindeki yolcuları denizde boğmak için mi yaptın bunu? Vallahi çok korkunç bir iş yaptın! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman gemiyi deliverdi. (Musa): "Halkını boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli bir iş yaptın!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Oradan gitdiler. Bir sefîneye râkib olduklarından Hızır gemiyi deldi. Mûsâ: "Gemide bulunanları denizde boğmak içün mi sefîneyi deldin? Tahkîk fenâ bir şey yapdın." didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine ikisi de kalkıp gittiler; derken bir gemiye bindiler. O kişi gemiyi deldi. Musa dedi ki "Onu, içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, çok garip bir durum meydana getirdin."
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa da bu şartı kabul etti. Bunun üzerine kalkıp yürüdüler. Sonunda bir gemiye bindiler. O kul, gemiyi deldi. Musa:-Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Acayip bir iş yaptın, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Böylece yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, o zat gemiyi batırdı. Musa, “İçindekileri boğmak için mi gemiyi batırdın?” dedi. “Doğrusu sen büyük bir iş yaptın.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İkisi birlikte yola koyuldular. Bir süre sonra gemiye bindiklerinde, tuttu gemiyi deliverdi. Mûsa dedi: "İçindekileri boğmak için mi deldin onu? Vallahi korkunç bir iş yaptın!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yüridiler. tā ķaçan bindiler gemiye deldi anı. eyitti “deldüñ mi anı tā ġarķ eyleyesin ķavumını bayıķ geldüñ neseneye ulu śarp iş!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes gitdiler, ḥattā ol vaḳt ki gemiye bindiler. Ḥıżr peyġamber deldi ol ge‐miyi Mūsā eyitdi: Gemiyi deldüñ mi içindekileri ġarḳ eylemeg‐içün? Taḥḳīḳsen bir ulu iş işledi‐sen, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bundan sonra onlar durub yola düşdülər. Gəmiyə mindikləri zaman (Xızır) onu deşdi (gəminin bir-iki taxtasını sındırıb çıxartdı). (Musa) dedi: “Sən gəmidə olanları suya qərq etmək üçünmü gəmini deşdin? Doğrusu, (günahı) böyük bir şey etdin (olduqca çirkin bir iş gördün)”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So the twain set out till, when they were in the ship, be made a hole therein. (Moses) said: Hast thou made a hole therein to drown the folk thereof? Thou verily hast done a dreadful thing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So they both proceeded: until, when they were in the boat, he scuttled it.(2417) Said Moses: "Hast thou scuttled it in order to drown those in it? Truly a strange thing hast thou done!"
2417 The explanation follows in 18:79.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَانْطَلَقَا۠قف
bunun üzeri- ne ikisi yürüdü
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o za- man ki
رَكِبَا
ikisi bindiler
فِي السَّف۪ينَةِ
gemiye
خَرَقَهَاۜ
onu deldi
قَالَ
dedi
اَخَرَقْتَهَا
onu deldin mi
لِتُغْرِقَ
boğmak için
اَهْلَهَاۚ
halkını
لَقَدْ
and- olsun
جِئْتَ
geldin
شَيْـٔاً
bir şeyle
اِمْراً
çok korkunç
(Mûsâ söylediklerini kabul etti) Bunun üzerine (kalkıp) yürüdüler. Nihayet (bir deniz kıyısına vardılar ve onları karşı kıyıya taşıyan) gemiye bindikleri zaman (Hızır) o gemiyi (batmayacak yerinden) deldi. (Mûsâ) "Sen onu, içindekileri boğmak için mi deldin? Andolsun ki sen çok korkunç bir iş yaptın!" dedi.
اِنْطَلَقَ
Fiil-VII
ط ل ق
Yürüdü, açıldı, gitti
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَكِبَ
Fiil-I
ر ك ب
Bindi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَفِينَة
İsim
س ف ن
Gemi
خَرَقَ
Fiil-I
خ ر ق
Uydurdu, yardı, deldi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
خَرَقَ
Fiil-I
خ ر ق
Uydurdu, yardı, deldi
اَغْرَقَ
Fiil-IV
غ ر ق
Boğdu
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِمْر
Sıfat
ا م ر
Korkunç, tuhaf, acaip