close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 63. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle eraeyte iż eveynâ ilâ-ssaḣrati fe-innî nesîtu-lhûte vemâ ensânîhu illâ-şşeytânu en eżkurah(u)(c) vetteḣaże sebîlehu fî-lbahri ‘acebâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mani olan da ancak Şeytan'dır; balık, şaşılacak bir surette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Asistanı) Dedi ki: "(Eyvah!) Gördün mü? (Dinlenmek ve yağmurdan korunmak üzere) Kayaya sığındığımız vakit, ben balığı (koyduğumuz yerde) unutmuşum. Onu hatırlamamı (veya sana söylememi) gerçekten şeytan bana unutturdu. (Ve balık) Şaşılacak biçimde denizde yolunu bulup sıvışmıştı."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Arkadaşı, “Gördün mü?” dedi. “Kayanın yanında oturduğumuz zaman, balığı unutmuştum. Onu bana unutturan ve sana söylememe engel olan da, ancak şeytandır. Tuhaf şey nasılda yol bulup suya ulaştı.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Genç arkadaşı, öğrencisi: “Gördün mü? Kayada istirahata çekildiğimiz vakit, ben balığı unutmuştum. Onu şeytandan başkası bana unutturmadı. O şaşılacak şekilde canlanıp denizde bir yol tutup gitmişti.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Genç) dedi ki: "Gördün mü! Biz o kayaya çekildiğimizde ben balığı unutmuşum. Bana onu hatırlamamı şeytandan başkası unutturmamıştır. O da şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tuttu."
Ali Bulaç
swap_vert close
(Genç-yardımcısı) Dedi ki: 'Gördün mü, kayaya sığındığımızda balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan'dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Genç arkadaş (Yûşa), Mûsâ'ya şöyle dedi: “- Gördün mü, (balığı canlı olarak bulmakla vaadedildiğimiz yerdeki) kayaya sığındığımız vakit, doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O tuhaf bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştu.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hizmetçi: “Gördün mü? Kayaya sığındığımız zaman, işte ben balığı unuttum. Onu bana yalnızca şeytan unutturdu. Balık da acayip bir şekilde denizde yol alıp gitti” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Genç adamı, “Gördün mü, kayaya sığındığımızda, balığı orada unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytan unutturdu. Balık, şaşılacak şekilde denizde yolunu bulup gitti” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Çömezi dedi ki: «Haberin var mı? Biz kayanın üzerinde dururken, balığı unutmuşum, onu bana unutturan ancak şeytandır, balık şaşılacak bir yol tutmuş denize»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Genç arkadaşı Musa'ya) dedi ki: “Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı. Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.
Onların unuttukları “balık”; muhtemelen, semboliktir ve zahirî ve batınî bilginin nihaî kaynağının Allah olduğu gerçeğini ifade eden bir söylemdir. Bir sonraki ayet de bu görüşü destekler niteliktedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Şâkirdi: "Bu kayanın yanında tevakkuf itdiğimiz vakit balığa dikkat itmedim. Sana haber virmemekliğim içün şeytân bana bunı unutdırdı. Balık denize doğrı gitdi, bu bir mu’cizedir" cevâbını virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O da: "Bak sen! Kayalığa vardığımızda balığı unutmuştum. Bana onu hatırlamamı unutturan ancak şeytandır. Balık şaşılacak şekilde denizde yolunu tutup gitmiş" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Genç, “Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Genç, “Gördün mü, dedi, o kayanın yanında konakladığımız zaman balığı unuttum! Onu sana söylemeyi bana unutturan, şeytandan başkası değildir.” Balık, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Genç adam:) Gördün mü! dedi, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
 Burada Hz. Musa’nın genç arkadaşına şaşkınlık veren, ölmüş bir balığın, bir mucize neticesinde canlanarak denize akıp gitmesidir. Bu mucizenin tahakkuk ettiği yer, Hz. Hızır’ın bulunduğu yer idi. Musa bunu bildiği için adamına, balığın canlanarak denize girmesi halinde bundan kendisini haberdar etmesini tenbihlemiş, fakat bir kayanın yanında istirahata çekildikleri ve belki de Hz. Musa’nın uykuya daldığı bir sırada balık denize sıçradığı halde adam haber verme görevini unutmuş, bir süre daha ilerleyip, Hz. Musa yemekten bahsedince arkadaşı balığın denize gittiğini hatırlatmıştı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "Bak gördün mü, o kayalığa vardığımızda balığı unuttum. Onu bana şeytan unutturdu ve böylece denizde yolunu tutup gitti. Ne kadar da ilginç!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Adam: "Gördün mü! dedi. Kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O denizde garip bir yol tutup gitmişti."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gördünmü? dedi: kayaya sığındığımız vakıt doğrusu ben balığı unuttum, ve bana onu söylememi her halde Şeytan unutturdu, o âcayib bir sûrette denizdeki yolunu tutmuştu
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hizmetinde bulunan genç,) “Gördün mü, (eyvah!) Kayaya sığındığımız sırada ben balığı (n canlanarak denize atladığını sana söylemeyi) gerçekten unuttum. Onu, sana söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. O (balık) şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben balığı unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Gene): «Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit ben balığı unutmuşum. Onu söylememi bana şeytandan başkası unutdurmadı. O, şaşılacak bir suretde deniz (e atıldı), yolunu tutub gitdi».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Yûşa':) “Gördün mü, kayaya sığındığımız sırada, artık doğrusu ben balığı(n canlanarak denize atladığını söylemeyi) unutmuşum! Bana onu hatırlamamı unutturan da, ancak şeytandır. Ve (balık) şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutmuştu!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Genç arkadaşı) dedi ki: “(Eyvah!) Gördün mü? (Dinlenmek ve yağmurdan korunmak üzere) kayaya sığındığımız vakit, (yeni avladığımızdan dolayı henüz canlı olan) balığı (su kenarında) unuttum. Onu hatırlamamı (ve sana söylememi) şeytandan başkası bana unutturmadı. Ve o (canlı balık), şaşılacak bir biçimde (suya sıçrayıp) denizde yol alıp gitti.’’*
(*) Yani her ikisinin de bir kayanın yanında istirahata çekildikleri ve belki de Hz. Musa’nın uykuya daldığı bir sırada, bozulmadan tazeliğini korusun diye su kabında canlı tutulan balık denize sıçradığı halde adam haber verme görevini unutmuş, bir süre daha ilerleyip, Hz. Musa yemekten bahsedince arkadaşı balığın sıçrayıp denize gittiğini hatırlatmıştı. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Arkadaşı “Gördün mü? Mola için sığındığımız kayanın yanında balığı unuttum. Şüphe yok ki sana bunu hatırlatmamı şeytan unutturdu, tuhaf bir şekilde balık denizin içinde kaybolup gitmişti” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Delikanlı Musa’ya dedi: "Gördün mü bak, o kayada barındığımız sırada balığı orada unutuvermişim. Onu bana unutturan da olsa olsa Şeytan olabilir. Balık nasıl oldu da denizin yolunu tuttu!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hadim «— Haberin var mı: Biz (Mecma/ul - bahreyn)/de kayanın yanında barındığımız zaman neler olmuştur? Ben balığın hâlini söylemeyi unuttum. Onu bana hatırlatmayı ancak şeytan unutturmuştur. Balık denizde acip bir yol tuttu» demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O da “Gördün mü bak! Kayalıkta mola verdiğimizde doğrusu balığı unutmuşum. Onu sana söylemeyi bana şeytandan başkası unutturmadı. Balık şaşılacak bir şekilde denizin yolunu tutmuş!” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Delikanlı) Dedi ki: “Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unutmuş oldum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak bir şekilde denizde kendi yolunu tuttu.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yardımcısı, “Tüh, gördün mü!” dedi, “Kayanın yanında mola verdiğimiz sırada balığın kaçıp gittiğini sana söylemeyi unutmuşum; bunu söylememi, herhâlde bana şeytan unutturdu; bir görseydin, balık nasıl da şaşılacak biçimde suya atlayıp denizde yolunu tutup gitmişti!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Gördün mü, Kayalıklar’a sığındığımız anda ben, Balığı unuttum! Onu bana Şeytan’dan başkası unutturmadı. Deniz’de yolunu tuttu. Hayret!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Aa dedi delikanlı! Gördün mü bak. Kayalığa vardık varacağız derken ben balığı unuttum. Onu hatırlama işini bana şeytan unutturdu herhalde. O mübarek de suda başını alıp gitmiş, eyi mi! "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Genç; "Gördün mü? Deniz kenarında kayaya oturduğumuz sırada balığı unutmuşum! Doğrusu O’nu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu! Balık şaşılacak bir şekilde denize gitmişti! Bunu sana söylemeyi unuttum!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Genç) “Gördün mü (bak şu işe)! Kayaya sığındığımız sırada balığı(n denize düştüğünü söylemeyi) unutmuşum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı.” demişti: O (balık), şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Hizmetçisi de:) “Biliyor musun? (Sahildeki) kayalığa vardığımızda ben balığı unutmuşum. Balığın denizde garip bir şekilde yol bularak kayboluşunu (sana) hatırlatmamı kesinlikle (bana) şeytan unutturdu.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Yardımcısı]: “Olacak şey mi, bu” ⁷⁰ dedi, “O kayanın yanında dinlenmek için durduğumuzda, nasıl olduysa, balığı unutmuşum. Bunu olsa olsa bana Şeytan unutturmuş olacak! ⁷¹ Tuhaf şey, nasıl da yol bulup suya ulaştı!”
70 Lafzen, “Gördün mü?” Bir soru olarak kurulmuş olmasına rağmen, bu deyimsel ifade çoğu zaman “olacak şey mi?” sözüyle aynı anlama gelmek üzere, beklenmedik ya da olmayacak bir olay karşısında duyulan şaşkınlığı yahut anî bir hatırlamayı ifade etmektedir.71 Lafzen, “hatırlamayayım diye onu bana unutturdu”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Gördün mü bak, hani biz kayanın dibinde mola vermiştik ya işte orada balığı unutmuşum, onu bana mutlaka şeytan unutturdu şaşılacak bir şekilde o da deniz de kaybolup gitti, dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Bak şu işe” dedi o, “hani dibinde din­lendiğimiz kaya vardı ya, işte orada balığı unutmuşum; bunu söylemeyi bana unutturan da şeytandan başkası olamaz: ama o (balık) , şaşırtıcı bir biçimde kendi yoluna koyulup gözden kaybolmuştu!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yardımcısı ise: "Gördün mü?" (başımıza gelenleri) Kayalığa vardığımızda balık (canlandı) ve şaşılacak şekilde bir yolunu bulup denize kaçtı, bunu sana söylememi ise, muhakkak şeytan bana unutturdu” diye cevap verdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturduBalık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(O genç de) Dedi ki: «Gördün mü? Kayaya çıktığımız vakit ben şüphe yok balığı unuttum. Onu söylemeyi bana şeytandan başkası unutturmuş olmadı.» O, denizde yolunu acaip bir surette tutmuştu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Gördün mü? ” dedi, “O kayanın yanında mola verdiğimizde, ben balığı unutmuşum! Muhakkak ki onu sana söylememi unutturan da şeytandan başkası değildir. Doğrusu balık, çok acayip bir şekilde canlanarak denizde yolunu tutup gittiydi. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Uşağı): "Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit balığı unuttum. Onu söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. (Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yuşa': "Gördün mi başıma geleni? Kayanın yanında oturdığımız zamân ben balığı unutdum -Onı bana ancak şeytân unutdırdı- Balık, şâyân-ı hayret bir sûretde denize gitdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Delikanlı dedi ki "Bakın şu işe; kayada barındığımızda balığı unutmuştum. Onu aklımdan çıkarmama sebep olan ve bana unutturan Şeytandan başkası değildir. Balık da tuhaf bir şekilde denize doğru yol alıp gitti. (Ama bunu sana söylemedim.)"
Şaban Piriş
swap_vert close
-Gördün mü, kayalığa sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu bana Şeytandan başkası unutturmadı. Şaşılacak şekilde o, denizde yol aldı, demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Genç, “Gördün mü?” dedi. “Kayalıkta mola verdiğimiz zaman ben balığı unutmuşum. Onu sana söylemeyi bana unutturan şeytandan başkası olamaz. Çünkü balık şaşılacak bir şekilde denizin yolunu tutmuştu.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Genç adam dedi: "Bak sen şu işe, hani kayaya sığınmıştık ya, işte o sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana unutturan, şeytandan başkası değildi. Balık, denizin içinde acaip bir biçimde yolunu tuttu."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “gördüñ mi ol vaķt kim yir duttuķ ulu [155b] ŧaşda bayıķ ben unıttum balıķı daħı unıtdurmadı baña anı illā şeyŧān kim añam anı. daħı duttı yolını deñizde ŧanlamaķ” ya'nį ŧañladum ŧanlamaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yūşa‘ eyitdi: Gördüñ mi, biz ol ṭaş yanında ḳonduḳda balıġı anda unutmı‐şam. Anı baña unutdurmadı, illā şeyṭān fikrüme gelmekden. Daḫı idindi yolını deñizde ‘acāyib yol.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O isə: “Görürsənmi, biz (həmin yerdə) qayanın yanında gizləndiyimiz zaman mən balığı unutdum. Doğrusu, onu xatırlamağı mənə yalnız Şeytan unutdurdu. (Balıq dirilib) əcaib bir şəkildə dənizə yollanmışdır!” – deyə cavab verdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: Didst thou see, when we took refuge on the rock, and I forgot the fish and none but Satan caused me to forget to mention it, it took its way into the waters by a marvel.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He replied: "Sawest thou (what happened) when we betook ourselves to the rock? I did indeed forget (about) the Fish: none but Satan made me forget to tell (you) about it:(2410) it took its course through the sea in a marvellous way!"
2410 The attendant actually saw the fish swimming away in the sea, and yet "forgot" to tell his master. In his case the "forgetting" was more than forgetting. Inertia had made him refrain from telling the important news. In such matters inertia is almost as bad as active spite, the suggestion of Satan. So new knowledge or spiritual knowledge is not only passed by in ignorance, but sometimes by culpable negligence.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
اَرَاَيْتَ
gördün mü
اِذْ
o va- kit ki
اَوَيْنَٓا
sığındık
اِلَى الصَّخْرَةِ
kayaya
فَاِنّ۪ي
şüphe- siz ben
نَس۪يتُ
unuttum
الْحُوتَۘ
balığı
وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ
ve bana onu unutturmadı
اِلَّا
an- cak
الشَّيْطَانُ
şeytan
اَنْ اَذْكُرَهُۚ
onu hatırlamamı
وَاتَّخَذَ
ve edindi
سَب۪يلَهُ
yolunu
فِي الْبَحْرِۗق
denizde
عَجَباً
şaşılacak bir şekilde
(O genç) "Gördün mü! (Az önce dinlenmek için denizin yanında duran) Kayaya sığındığımızda ben balığı(n canlanarak denize atladığını söylemeyi) unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı. (O balık) Şaşılacak bir şekilde denizde bir yol tutup gitti."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَوَى
Fiil-I
ا و ي
Sığındı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
صَخْرَة
İsim
ص خ ر
Kaya
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
حُوت
İsim
ح و ت
Balık
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْسٰي
Fiil-IV
ن س ي
Unutturdu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
عَجَب
İsim
ع ج ب
Şaşırtıcı, hayret verici