close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hunâlike-lvelâyetu li(A)llâhi-lhakk(i)(c) huve ḣayrun śevâben ve ḣayrun ‘ukbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte bu makamda yardım ve nusret, ancak Allah'ındır ve ona itaat, hem mükafat bakımından daha hayılıdır, hem son bakımından daha hayırlı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) sadece Cenab-ı Hakkındır. O, sevap bakımından da en hayırlı, sonuç bakımından da en hayırlıdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte bunun içindir ki, her zaman ve her yerde koruyucu ve kayırıcı güç, tamamen Allah'a aittir. Hak edilen karşılığı vermekte de, sonucun ne olacağını belirlemekte de en hayırlı olan O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte, bu noktada, yardım ve dostluk, sığınılacak devlet, otorite, varlığında şüphe olmayan Hak ilâh Allah'a aittir. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel akıbeti sağlayan yine O'dur.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/90-91; 40/84.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte burada velayet (dostluk, yardım) Hakk olan Allah'ındır. O'nun vereceği sevap da daha hayırlı, sonuç da daha hayırlıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir. O, sevap bakımından hayırlı, sonuç bakımından hayırlıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bu halde, yardım ve hâkimiyyet, hak olan Allah'a mahsustur. O, mükâfatça da hayırlıdır, âkıbetçe de hayırlıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte böyle bir durumda gerçekten sahip çıkmak, Hak olan Allah’a mahsustur. O, mükâfatlandırmak ve sonuçlandırmak açısından çok daha yararlıdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur. Ödülü en iyi olan O, en güzel sonucu veren yine O'dur.
Besim Atalay
swap_vert close
Böyle bir yerde dostluk, hak olan Allahındır; odur hayırlı sevap, hayırlı sonuç veren de
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte bunun içindir ki; koruyucu, yardımcı güç bütünüyle tek ve gerçek ilah olan Allah'a aittir. En iyi mükâfatı da en güzel sonucu da veren O'dur.
Bkz. 10/90-91, 40/84Muhteşem bir örnekle insanlar için yegâne koruyucunun ve yardımcının sadece Allah olduğu çok açık ve net bir biçimde ortaya konuyor. 32. Âyette verilen örnekte biri zengin diğeri fakir olan iki farklı kişiden bahsediliyor. Bu örnekte Allah’a koşulan eş servettir, zenginliktir, bağdır, bahçedir. Vurgulanmak istenen; sevgide, ilgide, güvende bunların Allah’ın önüne geçirilmesidir. Demek Allah’ın verdiği nimetlere sevdalanmak ve onları amaç haline getirmek de bir nevi şirktir. Allah kendisinden başkasına kulluk edilmesini istemiyor. Eğer yalnızca zengin olmayı hedeflemişsek zenginliğe kul olmaya hazırız demektir, sadece şöhreti amaçlamışsak şöhret olmayı tanrılaştırmışız demektir, gayemiz sadece para kazanmaksa paranın kulu olmuşuz demektir. “… Eğer kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah'tan, O'nun resulünden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın (azap) emri gelinceye kadar bekleyin.” (Tevbe 9/24) “O gün ne malın bir faydası olur ne de evlâdın. Yalnızca Allah'ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaktır)!” (Şuara 26/88-89)  
Cemil Said
swap_vert close
Himâye ancak Hak te’âlâdan gelir. Herkesden iyi mükâfât ve en hayırlı ’âkıbet ancak o ihsân ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte burada kudret ve hakimiyet, varlığı gerçek olan Allah'ındır. Mükafatlandırma bakımından hayırlı olan da, sonuçlandırma yönünden hayırlı olan da O'dur.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah’a mahsustur. O’nun mükâfatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah’a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O’dur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O'dur.
Edip Yüksel
swap_vert close
O an, velayet (güç ve egemenlik) tümüyle gerçek olan ALLAH'ındır. O, en iyi ödülü ve en iyi sonucu verendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte burada yardım, yalnız hak olan Allah'a aittir. O'nun verdiği mükâfat da daha hayırlıdır, netice de daha hayırlıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte burada velâyet elhak, Allahındır, o sevabca da hayır, ukbaca da hayırdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İnsan; malına mülküne, evladına, makamına ya da kendisine arka çıkan bir topluluğa değil, ancak Allah’a güvenmelidir.) İşte bunun içindir ki, velâyet (yardım etme ve koruyuculuk) yalnızca, (tek) hak (ilâh) olan Allah’a mahsustur. O (kendisine itaat eden kullarına) en iyi mükâfatı ve en güzel akıbeti verendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte bu durumda velilik¹, gerçek olarak yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır. Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Çevirilerde “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğüne “dost” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamıyla dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetme, koruma, gözetilme anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bu makamda (ve bu halde) nusret ve haakimiyyet, hak olan Allahındır. O, sevabca da hayırlı, aakıbetce de hayırlıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte orada (kıyâmet gününde) yardım, ancak hak olan Allah'a mahsustur.(Mü'minlere) sevabca en hayırlı, âkıbetce de en hayırlı olan (ve kullarını en güzel ni'metlere kavuşturan) O'dur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte bu durumda velayet (himaye, koruyuculuk, güç ve egemenlik tümüyle) yalnızca (varlığı) gerçek olan Allah’a mahsustur. O’nun mükâfatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır. *
(*) Yüce Allah önceki âyetlerde inanmayanların cehennemdeki durumlarıyla inananların cennetteki durumlarını anlattıktan sonra, burada da bu iki grubun hallerine uygun olarak biri imanın, diğeri ise küfrün temsilcisi durumundaki iki adamın inanç ve davranış özelliklerini örnek vermiştir. Âyetlerden anlaşıldığına göre küfrün temsilcisi olan şahıs büyük bir servete sahiptir; imanın temsilcisi ise fakir ve zayıftır. Servet sahibi olan şahıs Allah’a iman edip verdiği nimete şükredeceği yerde, servetini fakir arkadaşına karşı böbürlenme ve nankörlük vesilesi yapmıştır. Malının yok olmayacağına ve kıyametin kopmayacağına inanmaktadır; kopsa bile âhirette Allah katında dünyadakinden daha iyi bir durumda olacağını iddia etmektedir. Âhirete inanan arkadaşı ise iman ve sâlih amel konusunda ona öğüt vermiş, kendisini topraktan (toprağın içinde bulunan muhtelif organik ve inorganik maddelerden) yaratıp çeşitli safhalardan geçirdikten sonra mükemmel bir insan haline getiren Allah’a ortak koşarak nankörlük etmesinin uygun olmadığını, âhireti inkâr etmenin bir bakıma Allah’ı inkâr etmek olduğunu bildirmiştir. Zenginlik de yoksulluk da birer imtihan aracıdır. Bu âyetlerde imtihanı kazanan ile kaybeden iki örnek canlı bir üslûp içinde, karşılaştırma yöntemiyle verilmektedir… Bu olay inananla inanmayan insanın iç dünyalarını anlatan bir temsildir. Burada inanmanın insan ruhuna verdiği güven ve huzur ile inançsızlığın sebep olduğu güvensizlik ve huzursuzluk anlatılarak zengin müşriklerle yoksul müslümanların ruh halleri tasvir edilmiştir. Yoksul insanlarla beraber oturmaya tenezzül etmeyen zenginlerin tutumlarını kınayan ve Hz. Peygamber’e onların sözlerine uymamasını emreden âyetlerden sonra bu misalin getirilmesi, müşriklerin sonunun o bahçe sahibi zenginin sonuna benzeyeceğine işaret etmektedir. Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şimdi şu anda sığınılacak tek gerçek ilah, Allah’dır. En hayırlı karşılığı veren ve en adil cezayı veren de O dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böyle bir günde yardım ancak gerçek olan Allah’tan gelebilir. Allah kullarına iyilik vermekten yana yeydir, son biçmekten yana da yeydir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Öyle bir yerde dostluk [⁹] ancak hak olan Allah/a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan, en iyi akıbet veren O/dur.
[9] Veya yardım etmek, iş görmek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte bu durumda yardım ve himaye [velayet] yalnızca Hak olan Allah’a mahsustur. O’nun mükâfatı [sevâb] da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte burada velayet (egemenlik), hak olan Allah'a aittir. O, sevap bakımından daha hayırlı, sonuç bakımından da daha iyidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte o anda anladı ki, hüküm verme ve egemenlik yetkisi, tek ve gerçek tanrı olan Allah’a aittir. O’nun yardım ve inâyetine sığınmadan, dünyada da, âhirette de kurtuluşa ulaşmak mümkün değildir. Evet, en güzel ödül ve en hayırlı sonuç, yalnız O’nun katındadır. O’na yürekten bağlanıp hükümlerine boyun eğmek, bu dünyada alınacak mükâfât açısından da, âhirette elde edilecek sonuç bakımından da en güzelidir. Fakat insanlar, aceleci davranıp cenneti dünyada yaşamak istiyorlar. O hâlde, ey Müslüman!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte burada Gerçek Velayet / Yönetim, Hakk olan Allah’ındır. O, sevap (yatırım) bakımından en hayırlıdır, akıbet (sonuç) bakımından da en hayırlıdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İşte tam burada, tam yetki Allah’ın elindedir, çünkü en iyi karşılığı ve sonucu o verebilir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Anlayın ki her türlü kötülüğe karşı sadece Allah tam bir koruma yapar! Bunu iyi kavrayın! Sizin kendi kendinize korumalar tutmanız! Tedbirler almanız yetmez! Elbette elinizden geleni yapacaksınız! Ancak biz korunmak için gerekli tedbirleri aldık diye kendinizi güvende saymayın! Çünkü kötülüklerin nereden, nasıl geleceğini bilemezsiniz! Onun için hem tedbirlerinizi alın, hem kötülüklerden Allah’a sığının! Allah’a sığınan, yasalarına göre yaşayanların mükâfatı daha hayırlıdır! Allah’ın dünya hayatından sonraki hayatta vereceği şeyler daha hayırlıdır! Unutmayın! Dünyadakiler dünyada kalır!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte burada yardım ve dostluk gerçek olan [*] Allah’a aittir. O sevap bakımından hayırlı olandır; son bakımından da hayırlı olandır.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:62; Yûnus 10:30, 32; Hacc 22:6, 62; Mü’minûn 23:116; Nûr 24:25; Lokmân 31:30.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte bu durumda, koruyuculuk ve egemenlik¹ mutlak doğru olan Allah’a aittir. Mükâfatlandırma bakımından en hayırlı olan da neticelendirme bakımından en hayırlı olan da Odur.
1 Velâyet: Başkası üzerinde ister-istemez sözünü geçirmektir. Sözlük manası sevgi ve yardım demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte bunun içindir ki, koruyucu-kayırıcı güç bütünüyle, Tek ve Gerçek Tanrı olan Allah’a aittir. Hak edilen karşılığı vermekte de, sonucun ne olacağını belirlemekte de en iyi olan ⁴⁸ O’dur.
48 Lafzen, “sonuç olarak en iyi”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte orada ve o anda yar ve yardımcı olmak da gerçek ilah olan Allah’a aittir. Zira O, en iyi ödülü verendir ve en iyi sonucu belirleyendir. 3/25-195, 4/40, 16/97, 89/15...30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte orada -o anda dahi,-[²³⁹⁸] gerçek anlamda yâr ve yardımcı olma gücü, sadece mutlak gerçeğin ta kendisi olan Allah’a aittir: O, hem hak edilen karşılığı vermede hem de nihaî akıbeti belirlemede rakipsizdir.
[2398] Hunâlike zarfına verdiğimiz bu çifte anlam için 7:119’un ilgili notuna bkz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bu durumda yardım ve hakimiyet, hak olan Allah’ındır, mükafatı hayırlı olan O, en güzel akıbeti veren de O'dur.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte bu durumda velayet (koruyucu dostluk) yalnızca Allah’a mahsus bir haktır. O’nun vereceği sevâp da sonuç da daha hayırlıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Böyle bir vaziyette velâyet, ancak hak olan Allah'a mahsustur. O sevapca en hayırlıdır ve akibetce de en hayırlıdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Öyle bir yerde himaye ve yardım, sadece hak ve hakikatin ta kendisi alan Allah'a mahsustur. En iyi mükâfatı da, en güzel âkıbeti de veren O'dur. [40, 84; 10, 90-91]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte o durumda velilik (koruyuculuk) yalnız hak olan Allah'a mahsustur. O'nun vereceği sevap da daha hayırlıdır, sonuç da daha hayırlıdır.
Öyle durumlarda insanı yalnız gerçek kudret sâhibi olan Allah koruyup kurtarabilir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu gibi hâlâtda velâyet ve nusret, hak olarak Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur. O, sevâb cihetinden hayırlı oldığı gibi 'âkıbet cihetinden de hayırlıdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böyle kara bir günün dostu, gerçeğin kendisi olan Allah'tır. En hayırlı karşılığı verecek olan da işlerin sonunu hayırlı kılacak olan da odur.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte burada hakimiyet, şüphesiz Allah'ındır. En iyi mükafatı O verir. En iyi cezayı da O verir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bundan da anlaşılıyor ki, velâyet,(6) bütünüyle, gerçek tanrı olan Allah'ındır. Ödülün hayırlısını O verir; âkıbetin hayırlısını da O nasip eder.
(6) Dostluk ve yardımcılık, bir kimsenin üzerindeki güç ve egemenlik, onun hakkında tasarrufta bulunma yetkisi.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte böyle bir durumda, dostluk ve koruma, hak olan Allah'tandır. O, karşılık verme bakımından da hayırlıdır, iş sonuçlandırma bakımından da hayırlıdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunda, arķa virmek Tañrı’nuñdur girtü. ol yigrekdür yanuddın yaña daħı yigrekdür śoñradın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳtda nuṣret‐i ḥaḳ Tañrınuñdur. Ol yigrekdür ẟevāb virmekde. Daḫıyigrekdür pādişahlıḳda.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belə bir vəziyyətdə kömək göstərmək (və ya hökm,) ancaq haqq olan Allaha məxsusdur. Mükafat verməkdə də, aqibət qismət etməkdə də ən xeyirlisi Odur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
In this case is protection only from Allah, the True. He is best for reward, and best for consequence.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There, the (only) protection comes from Allah, the True One. He is the Best to reward, and the Best to give success.(2385)
2385 All else is vanity, uncertainty, the sport of Time. The only hope or until is from Allah. Other rewards, and other success are illusory; the best Reward and the best Success come from Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هُنَالِكَ
işte orada
الْوَلَايَةُ
velayet
لِلّٰهِ
Allah'a aittir
الْحَقِّۜ
Hakk olan
هُوَ
O'dur (veren)
خَيْرٌ
en hayırlı
ثَوَاباً
mükâfatı
وَخَيْرٌ
ve en hayırlı
عُقْباً۟
âkıbeti
İşte bu durumda velayet (yardım ve dostluk), Hakk olan Allah'a mahsustur. O, en hayırlı mükâfatı verendir ve en hayırlı âkıbeti veren (de yine) O'dur.
هُنَالِك
Zaman zarfı
هُنَالِك
Orada, şurada, işte orada, işte o durumda
وَلَايَة
İsim
و ل ي
Velayet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
ثَوَاب
İsim
ث و ب
Sevap, mükâfat, karşılık
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
عُقْب
İsim
ع ق ب
Âkıbet