close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veuhîta biśemerihi feasbeha yukallibu keffeyhi ‘alâ mâ enfeka fîhâ vehiye ḣâviyetun ‘alâ ‘urûşihâ veyekûlu yâ leytenî lem uşrik birabbî ehadâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken serveti mahvoldu da çardakları çökmüş, yerle bir olmuş bağında ellerini uğuşturarak keşke Rabbime hiçbir varlığı eş, ortak olarak tanımasaydım demeye başladı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Derken) Onun (gafil ve nankör kişinin) ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, (bağının bakımı) uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturuyordu. (Çünkü) O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, (ve artık) kendisi de şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmasaydım! (Ve nankörlük yapmasaydım!)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken o inkârcı kişinin bütün ürünleri yok edildi de, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağın karşısında, boşa giden emek ve sarfettiklerine içi yanarak, ellerini oğuştura oğuştura: “Ah ne olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım” demeye başladı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Derken onun serveti yok edildi. Böylece bağı uğruna yaptığı masraflardan dolayı ellerini ovuşturarak sabahı sabah etti. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Ah, keşke ben ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım.” diyordu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Derken ürünleri kuşatıldı ve onun için harcadıklarına (içi giderek) avuçlarını oğuşturmaya başladı. (Bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı. Kendisi de: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım" diyordu.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu. O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: 'Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet o kâfirin bütün serveti helâk edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masrafa karşı, avuçlarını oğuşturmaya durdu. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı. “Ah ne olaydım! Rabbime hiç bir ortak koşmamış olaydım.” diyordu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Belalar) her taraftan (öbürünün) malını kuşattı. Çardaklarıyla beraber yerle bir olmuş o bağın karşısına geçip, yaptığı masraflara üzülerek ellerini ovuşturup: “Keşke, Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım” demeye başladı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini ovuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Âh, keşke, Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!” diyordu.
Besim Atalay
swap_vert close
Yemişleri yok oldu, oraya harcadığı emekler karşısında elin oğuştururdu, çökmüştü çardakları bahçenin, «Ne olaydı Tanrım için, hiç kimseyi eş tutmamış olaydım» deseydi!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken bütün serveti birden yok edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturmaya başladı ve şöyle dedi: “Keşke ben (de) Rabbime (zenginliğimi, çoluk çocuğumu, bahçemi ve) hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!”
Cemil Said
swap_vert close
Zenginin bağçesi harâb oldı tekmil meyveleri mahv oldı, asmaların yalnız sırıkları kaldı. Kâfir ellerini oğuşturdı. İtdiği mesârife acıdı "Âh kâşki Allâh isteye idi de âna hiç bir şerîk koşmıya idim" diyu bağırdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nitekim, ürünleri yok edildi; bağın altüst olmuş çardakları karşısında, sarfettiği emeğe içi yanarak ellerini oğuşturup "Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım" diyordu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken bütün serveti helâk edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çok geçmeden adamın ürünleri (felâketlerle) kuşatıldı. Sahibi, çardakları yere çökmüş haldeki bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü çırpınmaya başladı. “Ah” diyordu, “Keşke ben rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olsaydım!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. «Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!»
Edip Yüksel
swap_vert close
Derken, ürünü yok edildi. Çardakları üzerine yığılmış olan bağına verdiği emekten ötürü matem tutmaya ve "Keşke Rabbime ortak koşmasaydım," demeye başladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken serveti yok edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masraflara karşı ellerini oğuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, "Ah Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım" diyordu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken bütün serveti istîlâ ediliverdi, bunun üzerine ona yaptığı masraflara kaarşı avuçlarını oğuşturup kaldı, o, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı, ah, diyordu, nolaydım rabbıma hiç bir şerik koşmamış olaydım
Emrah Demiryent
swap_vert close
Derken (kendisine verilen nimetlerin, Allah tarafından verildiğini unutarak, her şeyi kendinden bilen ve yeniden diriltilmeyi inkâr eden o kâfir kimsenin) bütün ürünleri (azabımız ile) yok edildi. O, çardakları yıkılmış (yerle bir olmuş bağının harap olmuş hâlini görünce) onun için harcadığına (emeğine/masrafına) yanarak ellerini ovuşturmaya (dövünmeye) başladı ve “Âh, keşke Rabbime hiç kimseyi/hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, “Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım.” diyordu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Nihayet) onun bütün serveti istilâya uğratıldı, (bağı) uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını uğuşdurakaldı! (o bağın) çardakları yere çökmüşdü. Diyordu ki: «Nolaydım, Rabbime hiçbir (şey'i) ortak tutmayaydım»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken (bütün) geliri (helâk ile) kuşatıldı; bunun üzerine oraya harcadıklarına karşı(yanarak) avuçlarını ovuşturmaya başladı; artık orası çardakları üzerine çökmüş bulunan(harâb olmuş) bir hâlde idi ve (o): “Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!” diyordu.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (gerçekten de o şımarık ve inkârcı kişinin bahçesi, bir gün bütün) ürünleri (kökünden silip süpüren bir afet tarafından çepeçevre) kuşatıldı da, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağın karşısında, boşa giden emek ve sarfettiklerine içi yanarak, ellerini ovuşturup dövünmeye başladı ve “Ah ne olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım” diyordu.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O adamın ürünleri kuşatılmış, altı üstüne gelmiş bahçeden elde ettiği nafakasının yok olması karşısında, ellerini ovuşturarak çaresizlik içerisinde “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım” demişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bütün ürünleri yok olmuştu. Bunun üzerine oraya harcadıklarını düşünüp çökmüş çardaklarını karşısında iki elini ovuşturmaya başladı da şunu söyledi: "Ne olurdu çalabıma hiçbir nesneyi eş koşmasaydım."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meyvesi felâkete uğradı [⁵]. Ertesi sabah o hâli görünce ona harcettiği paraya [⁶] karşı el oğuşturmaya başladı, bağın ise çardakları çökmüştü. «— Keşke Rabbime hiçbir ferdi ortak tutmayaydım!» diyordu.
[5] Meyvesi kül oldu.[6] Veya emeğe.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nihayet (bir gün bir âfet oldu) onun ürünü/serveti yok edildi. Çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağının karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini ovuşturmaya başladı ve “Ah! Keşke ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım” diyordu.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturup duruyordu. O bağ ürünlerden boşalmış, öylece ıpıssız kalıvermişti. Kendisi de şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve gerçekten de adamın bahçesi, bir gün bütün ürünleri kökünden silip süpüren bir afet tarafından çepeçevre kuşatıldı. O inkârcı adam, çardakları yerle bir olmuş bahçesinin bu acıklı hâlini görünce, onun için harcadığı emeğe yanarak ellerini ovuşturup dövünmeye başladı: “Ah, keşke Rabb’ime hiçbir varlığı ortak tanımasaydım! Ne olurdu, arkadaşımın tavsiyesini dinleyip yalnızca Rabb’ime kulluk etseydim!” diyordu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onun ürünleri kuşatıldı. Çardakları üzerinde bomboş kaldı. Orada harcadıkları boşa gitti. Diyor ki: -“Ah keşke rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir gün adamın tüm meyvesi bir anda kül oldu. Adam ise, çardağına oturmuş, yaptığı harcamalar için ah edip ellerini ovuşturuyor: " keşke Tanrı ile arama bir şey sokmasaydım " diye söyleniyordu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Derken bütün serveti helak edildi. Yanıp kül olmuş, çardakları üzerine çökmüş haldeki bağını görünce; yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturarak şöyle diyordu. "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım! Sadece Rabbimin yasalarına uyarak yaşasaydım! Şımarık, kibirli, burnu büyük olmasaydım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(O şımarık kişinin) serveti kuşatılmıştı (yok edilmişti). Böylece, çardakları üzerine yıkılmış hâlde (bahçesiyle ilgili) yaptığı harcamalar yüzünden ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: “Ah, eyvah, keşke Rabbime kimseyi ortak koşmamış olsaydım!”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Derken) o adamın serveti helâk ediliverdi. O (bağın) çardakları alt üst olmuş durumdayken (adam) bahçesine yaptığı masraflara yanarak:¹ “Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım.” diyordu.
1 “Pişmanlıktan ellerini çırpmak” demek mecâzen, “yaptığı masraflara yanmak” anlamında olduğu için tercüme bu şekilde yapılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [gerçekten de böyle oldu:] ürünlerle dolup taşan bahçeleri çepeçevre târümâr edildi; ve o [bahçenin] târümâr olmuş çitleri, çardakları karşısında, boşa giden emeğine yanarak ellerini oğuştura oğuştura: “Ah, n’olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım!” demekten başka söyleyecek bir şey bulamadı.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet bir afet geldi ve onun varını yoğunu aldı götürdü. Adam tarumar olmuş bağına girince boşa giden emeklere, çökmüş çardaklara bakıp ellerini ovuşturarak pişmanlığını şöyle dile getiriyordu “Ah keşke Rabbime hiç kimseyi ortak ederek şirk koşmasaydım.” 56/63...70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nihayet, berikinin bütün serveti mahvedildi; kökü göğe gelip tarumar olmuş o bağın karşısında durmuş, heba olan emeğine yanıp ellerini ovuşturarak diyordu ki: “Ah n’olaydım, keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmamış olaydım!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Derken, onun bütün serveti kuşatılıp yok edildi; harcadığı emeklere içi yanarak iki avucunu oğuşturmaya başladı. O bağın çardakları yere çökmüştü. (Çok pişman olmuştu) "Ah, ne olaydı da Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olaydım" diye yanıp yakınıyordu.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve ürünü yok edildi, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan(bağ)ın karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini uğuşturmağa başladı: "Âh nolaydı, ben Rabbime kimseyi ortak koşmamış olaydım!" diyordu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve meyvesini (servetini) helâk kapladı. Artık ona sarfettiği şeylerden dolayı iki avucunu ovuşturmaya başladı. O (bağ) ise çardakları üzerine çökmüş idi ve diyordu ki: «Ne olurdu ben Rabbime bir ferdi şerik koşmamış olsaydım!»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çok geçmeden, bütün serveti kül oldu. . . Sahibi bu halini görünce, bağın çökmüş çardakları karşısında, yaptığı masraflarına, harcadığı emeklere acıyıp avuçlarını oğuştura kaldı! “Ah! ” diyordu, “n'olaydım, Rabbime ibadette hiçbir şeyi ortak yapmamış olaydım! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Derken (o inkarcı kişinin) ürünü yok edildi, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan(bağ)ın karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini uğuşturmağa başladı: "Ah nolaydı, ben Rabbime kimseyi ortak koşmamış olaydım!" diyordu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Diğeri bostanının meyvesi mahv oldığından ve çardakları yıkılub yere düşdiğinden ona sarf iylediği vakit ve nakdi düşünerek ellerini uğuşdırır ve: "Âh kâşki rabbime kimseyi şerîk itmeye idim." dirdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ve ürünü kuşatıldı. Bahçe, çardakları üzerinde boş bir yığın halini aldı. Yaptığı harcamaya karşılık ellerini ovuşturup şöyle demeye başladı: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak saymasaydım.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir sabah kalktığında ürünleri yok edilmiş, çardakları ise çökmüştü:-Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım, diyerek; ona sarfettiği emeğe avuçlarını ovuşturuyordu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nitekim onun bütün ürünü birgün felâkete uğrayıverdi. O ise, bağının alt üst olmuş çardakları karşısında, harcadığı paraya ve emeğe yanarak ellerini birbirine vuruyor, “Ne olurdu, Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!” deyip duruyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derken bütün ürününe el kondu. Bağ sahibi, çardakları üzerine çökmüş bulunan bağ için harcadıklarına vahlanarak avuçlarını ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Ne olurdu, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı helāk oldı yimişleri pes oldı döndürür iki ayasını anuñ üzere kim ħarc eyledi anda ol düşiciyiken [154a] baranaları üzere ya'nį üzüm çubuķlar daħı eydür “iy keşke ben ortaķ eylemeyedüm çalabuma kimseyi'.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Helāk oldı barça mālı, pes elin biri birine vurup ḳaldı ḥasretden ḫarc itdügi māl‐ıçun. Ol bostān üstine ol düşmiş‐iken aşaġası yuḳaru olup. Daḫı ey‐dürdi: Kāşki ben şirk getürmeye‐y‐düm beni yaradan Tañrıya birnesne.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Beləliklə, (gecə göydən gələn bir ildırım vasitəsilə) onun (bağının) meyvəsi (bütün var-dövləti) tələf edildi. (Səhər o kafir bağa gəldiyi zaman onu bu vəziyyətdə görüb bağa) qoyduğu xərcə görə (peşmançılıqdan) əllərini ovuşdurmağa başladı. Bağın talvarları yerə çöküb viran qalmışdı. O (qarşısındakı mənzərəyə baxaraq): “Kaş Rəbbimə heç kəsi şərik qoşmayaydım!” – deyirdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And his fruit was beset (with destruction). Then began he to wring his hands for all that he had spent upon it, when (now) it was all ruined on its trellises, and to say: Would that I had ascribed no partner to my Lord!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So his fruits (and enjoyment) were encompassed (with ruin), and he remained twisting and turning his hands over what he had spent(2382) on his property, which had (now) tumbled to pieces to its very foundations, and he could only say, "Woe is me! Would I had never ascribed partners to my Lord and Cherisher!"(2383)
2382 "Fruits", "spent", "twisting of the hands", should all be understood in a wide metaphorical sense, as well as the literal sense. He had great income and satisfaction, which were all gone. What resources he had lavished on his property! His thoughts had been engrossed on it; his hopes had been built on it; it had become the absorbing passion of his life, if he had only looked to Allah, instead of to the ephemeral goods of this world! 2383 In this case, in his mind, there was his own Self and his Mammon as rivals to Allah!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاُح۪يطَ
ve kuşatıldı
بِثَمَرِه۪
serveti
فَاَصْبَحَ
böylece oldu
يُقَلِّبُ
ovuştu- ruyor
كَفَّيْهِ
iki avu- cunu
عَلٰى مَٓا
o şeylere karşı ki
اَنْفَقَ
harcadı
ف۪يهَا
ona
وَهِيَ
ve o
خَاوِيَةٌ
çökendir
عَلٰى عُرُوشِهَا
çardakları üzerine
وَيَقُولُ
ve diyordu
يَا لَيْتَن۪ي
keşke ben
لَمْ اُشْرِكْ
şirk koşma- saydım
بِرَبّ۪ٓي
Rabbime
اَحَداً
hiçbir kimseyi
Derken onun (bütün) serveti kuşatıl(ıp yok edil)di. Böylece bağı uğruna harcadıklarından ötürü (pişmanlık içinde çaresizce) ellerini ovuşturup durmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı. O ise, "(yazıklar olsun bana) keşke ben Rabbime hiç kimseyi şirk koşmasaydım!" diyordu.
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
ثَمَر
İsim
ث م ر
Meyve, faydalanılan mal, servet
اَصْبَحَ
Fiil-IV
ص ب ح
Oldu, sabahladı
قَلَّبَ
Fiil-II
ق ل ب
Ters çevirdi, ovuşturdu, evirip çevirdi
كَفَّي
İsim
ك ف ف
Avuç
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
خَاوِيَة
Etken fiil
خ و ي
Çökmüş, çöken, içi boş
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
لَيْت
Zamir
لَيْت
Keşke
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir