close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekuli-lhakku min rabbikum(s) femen şâe felyu/min vemen şâe felyekfur(c) innâ a’tednâ lizzâlimîne nâran ehâta bihim surâdikuhâ(c) ve-in yesteġîśû yuġâśû bimâ-in kelmuhli yeşvî-lvucûh(e)(c) bi/se-şşerâbu vesâet murtefekâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve de ki: Kur'an Rabbinizden hak ve gerçek olarak inmiştir, artık dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Şüphe yok ki biz, zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki etrafındaki duvarlar, onları çepeçevre kuşatır, susayıp su istedikleri zaman irin gibi bir su sunulur onlara ve bu su, yüzlerini bile yakıp kavurur, ne de kötü bir sudur ve orası, ne de kötü dayanılacak, oturulacak yerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Hakk Rabbinizdendir. (Allah’tan başkası, sizin için haklı ve hayırlı olacak dini ve düzeni bilemez ve gösteremez...) Artık (Hakk geldikten ve Kur’an’a davet edildikten sonra) isteyen iman etsin, isteyen inkâr etsin. Şüphesiz Biz zalimlere bir ateş hazırlamışız ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Eğer onlar feryat edip yardım isterlerse, (erimiş maden misali) katı bir sıvı gibi yüzleri kavurup-yakan (pis ve acı) bir su ile (güya) yardım edilirler. (Oysa) O ne kötü (ve bayağı) bir içecektir ve ne kötü (ve aşağılayıcı) bir destektir!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Gerçekleri içeren bu Kur'ân, Rabbinizden gelmiştir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. Şüphe yok ki biz, zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, etrafındaki alev duvarlar onları çepeçevre kuşatır. Susayıp su istedikleri zaman kaynamış katran gibi bir su ikram edilir de, bu su yüzlerini bile kavurur gider. Ne kötü bir sudur o, ne kötü bir dayanacak koltuktur orası.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Toplumda hakça bir düzen gerçekleştirecek olan hak kitap, Kur'an Rabbiniz tarafından gelmiştir. Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, kendi iradesi ve tercihini isabetli kullanan İslâm'a ve Kur'ân'a iman etsin. Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, kendi iradesi ve tercihini isabetli kullandığını zanneden de bu hak dini inkâr etsin.” de. Biz inkâr ile isyan ile Kur'ân'ı hafife alan zâlimlere, duvarları, alevi, dumanı kendilerini saracak bir ateş hazırladık. Feryat edip yardım isteyecek olsalar, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile imdatlarına yetişilir. O ne kötü bir meşrubat ve orası insanların hür iradeleriyle tercih ettikleri ne kötü bir dost meclisi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 47/15; 55/44.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Hak Rabbinizdendir. Artık isteyen inansın, isteyen inkar etsin." Şüphesiz biz zalimlere duvarları kendilerini çepeçevre kuşatacak bir ateş hazırladık. Yardım istediklerinde kendilerine erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile kendilerine yardımda bulunulur. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir duraktır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve de ki: 'Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Şüphesiz biz zalimlere bir ateş hazırlamışız, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Eğer yardım isterlerse, katı bir sıvı gibi yüzleri kavurup-yakan bir su ile yardım edilirler. Ne kötü bir içkidir o ve ne kötü bir destektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasulüm), de ki: “- Kur'ân Rabbinizden gelen bir hakdır. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun. Çünkü biz, zalimler için böyle bir ateş hazırladık ki, onun kalın duvarları kendilerini kuşatmaktadır.” Onlar, susuzluktan imdad istedikçe, erimiş maden tortusu gibi kaynar su ile imdad edilirler ki, o, yüzleri kavurur. O ne fena içkidir ve o ateş de ne kötü konuklama yeridir!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve de ki: “Hak ve doğru olan, Rabbinizden gelen bilgidir. Artık isteyen inansın, isteyen inkâr etsin. Çünkü Biz, zalimler için, sınırları kendilerini kuşatan bir ateş hazırladık. Yardım dileyecek olurlarsa, yüzleri kızartan, maden eriği gibi bir su ile imdatlarına gidilir. Ne kötü bir içecek ve ne kötü bir ortamdır o!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. Biz, zâlimlere öyle bir cehennem hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Susuzluktan imdat dileyecek olsalar imdatlarına, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir kalma yeri!”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Bu Tanrınız katından gelmiş olan bir haktır, istiyen inansın, istiyen inanmasın!»; etekleri zalimleri kaplayan bir ateş hazırladık, susuzluktan bağrışırlarsa, yüzleri kavuran katran gibi bir su verilir, o ne kötü içecek, ne de kötü dayanak
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve de ki: “(Kur'an) Rabbinizden gelen bir Haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, erimiş maden tortusu gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilecektir. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir barınaktır!
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Hakîkat Allâh’dan gelir inanmak isteyen inansun kâfir olmak isteyen olsun. Biz kâfirlere kendilerini her tarafdan ihâta idecek ateş hazırladık imdâd istedikleri vakit eritilmiş ma’den gibi sıcak su virecekler yüzlerini yakacakdır. Ne müdhîş su ve ne fenâ ikâmetgâh!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Gerçek Rabbinizdendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Şüphesiz zalimler için, duvarları çepeçevre onları içine alacak bir ateş hazırlamışızdır. Onlar yardım istediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su kendilerine sunulur. Bu ne kötü bir içecek ve cehennem ne kötü bir duraktır!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.[328]
Bu âyette, inanıp inanmama konusunda insanların tamamıyla hür irade sahibi oldukları vurgulanmaktadır. Yoksa, inanmamanın bir sorumluluk getirmeyeceği kastedilmiş değildir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve de ki: Gerçek, rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin. Biz, zalimler için alevleri kendilerini çepeçevre kuşatan bir ateş hazırladık. (Susuzluktan) imdat dileyecek olsalar buna, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir barınak!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve de ki: Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Biz, zalimlere öyle bir cehennem hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepe çevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) imdat dileyecek olsalar imdatlarına, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir kalma yeri!
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Bu gerçek senin Rabbindendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Biz zalimler için onları çepeçevre saracak bir ateş hazırladık. Onlar her ne zaman feryad ederek yardım isteseler, derişik asit gibi yüzleri haşlayan bir su sunulur. Ne kötü bir içecek, ne kötü bir son!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve de ki: O hak Rabbimizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Çünkü biz zalimler için öyle bir ateş hazırlamışız ki, duvarları, çepeçevre onları içine alacaktır. Eğer feryad edip yardım isteseler, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. O ne kötü bir içecek ve ne kötü bir dayanma yeri!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve de ki: o hak rabbınızdandır, artık dileyen iyman etsin, dileyen küfr, çünkü biz, zalimler için öyle bir ateş müheyyâ kılmışızdır ki sertakları kendilerini kuşatmaktadır ve eker istigase ederlerse erimiş cesed gibi bir su ile imdad edilirler, yüzleri civirir, o ne fena içki ve o ne fena kurultay!
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O müşriklere) De ki: “Hak (olan bu Kur’an), Rabbinizdendir. (Ben tebliğ vazifemi yerine getirdim, sizi tek hak din olan İslâm dinine davet ettim.) Artık dileyen (cüz’î irâdesini haktan yana kullanarak) îmân etsin, dileyen (hakkı) inkâr etsin. Biz (imtihân gereği, insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunup da îmân etmeleri için zorlayacak değiliz, ancak şunu unutmasınlar ki; cüz’i irâdeleri ile küfrü/inkârı tercih eden) zâlimlere (kâfirlere) öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, (müstahak oldukları üzere) kendilerine (ancak) erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile yardım edilir! O ne kötü bir içecektir (ve o ateş) ne kötü bir ağırlanma yeridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Hakk¹ Rabb'inizdendir. O halde dileyen iman etsin, dileyen küfretsin.” Kuşkusuz Biz, zalimler için bir ateş hazırladık. Çadır gibi onları kuşatan. Eğer yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su yağdırılır. O ne kötü bir içecektir! Ve ne kötü bir barınma yeridir.
1- Gerçeği kesin olarak bildiren mesaj.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «O (Kur'an) Rabbimizden (gelen bir) hakdır. Artık dileyen îman etsin, dileyen gâvur olsun. Hakıykat biz, zaalimlere öyle bir ateş hazırladık ki (etrafını saran) dıvar (lar) ı çepçevre kendilerini kuşatmış (kuşatacak) dır. Eğer onlar (susuzlukdan) feryâd ve istimdâd ederlerse (kaynamış ve) kalın bir mâyi'a benzeyen, yüzleri kavuran bir su ile imdâd olunacaklardır. O, ne fena içecekdir! (O ateş) ne kötü bir dayanakdır!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (onlara bir tehdîd olarak) de ki: “Hak Rabbinizdendir; artık dileyen böylece îmân etsin, dileyen de inkâr etsin!” Çünki biz, zâlimler için öyle bir ateş hazırlamışızdır ki,(çadırın etrâfındaki) duvarı (gibi alevden perdeler) onları çepeçevre kuşatmıştır. Ve (onlar)yardım isterlerse, erimiş ma'den gibi yüzleri haşlayan bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü içecektir! Ve (o Cehennem) ne kötü bir kalma yeridir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve de ki: Hak (gerçekleri içeren bu Kur’an), Rabbinizden gelmiştir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. Şüphesiz (ahiret günü geldiğinde) biz zalimlere öyle bir ateş hazırlamış (olacağ)ız ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmış (olacak)tır. Ve eğer (susuzluktan) yardım isterlerse, erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir suyla yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Ve (o ateş) ne kötü bir barınma yeridir.*
(*) Buna göre kişi ya imanı seçer ya da inkârı. Yani iman ve inkâr kişinin iradesiyle gerçekleşir. Hiçbir kimse ne iman etmeye ne de inkâr etmeye zorlanmaz. Ama ahirette kendi iradesiyle seçtiğinin sonucuna katlanacaktır. Ayrıca bunda, iman, inkâr, itaat ve isyanın, kulun meşietine/iradesine ve tercihine/dayalı olduğuna dair bir delil de vardır. Yani bütün bunlar kulun tercih ve iradesiyle gerçekleşmektedir. والثاني: يقول: إني بلغت الرسالة إليكم فلا أكرهكم أنا على الإسلام ولا أحد سواي، فمن شاء منكم فليؤمن ومن شاء فليكفر، فإنه إنما يؤمن باختياره ومشيئته، ومن كفر فإنما يكفر باختياره ومشيئته لا يكره على ذلك. (تأويلات أهل السنة - الماتريدي) وقال في الكشاف: الحق خبر مبتدأ محذوف والمعنى جاء الحق وزاحت العلل فلم يبق إلا اختيار الإيمان أو الكفر، وفيه دليل على أن الإيمان والكفر والطاعة والمعصية كلها مفوّضة إلى مشيئة العبد واختياره (غرائب القرآن و رغائب الفرقان)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Gerçekler (doğrular) yalnızca Rabbinin belirledikleridir. Dileyen bu doğrulara iman etsin, dileyende reddedip inkâr etsin. (Ama şunu unutmayın ki) Biz inkâr ederek kendilerine zulmedenler için içerisine girdiklerinde, oluşturacağı dalgaların onları çepe çevre kuşatacağı bir ateş hazırladık. Onlar orada (susuzluklarını gidermek için) yardım istediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri dağlayan su onlara verilecektir. O su ne kadar kötü bir içecek ve orası ne kadar kötü kalınacak yer.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Doğru olan, Allah’ın bildirdiğidir." Artık isteyen inansın, istemeyen tanımasın. Çünkü Biz tanımazlar için öyle bir ateş düzdük ki onları dört bir yanından saracaktır. Onlar yardıma çağırdıkça da kendilerine erimiş maden gibi bir su verilecek, bu su onları kavuracaktır. O ne kötü içecek, o ne kötü yerdir!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki: hak Rabbiniz tarafındandır [¹]. Dileyen inansın, dileyen gâvur olsun bize ne!. Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki onun etrafına çekilen kalın perdeleri [²] kendilerini kaplar. Eğer susuzluktan feryat ederlerse onların feryadına zeytin yağı tortusu [³] gibi bir su verilir ki ağızlarına götürürken yüzlerini kavurur. Bu, ne fena içecektir! O, ne fena kurulacak yerdir!
[1] Kur'an veya hüküm Allah'tandır, havadan değildir. Veya Kur'an, Rabbiniz tarafından hak bir sözdür.[2] Veya kalın duvarları, ateşten duvarları, çadırları, dumanları onları kaplamıştır. Ateşin etraflarını aldıklarını temsildir.[3] Veya erimiş bakır, kan ve irin gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yine) De ki: “Hak/gerçek Rabbinizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin! Biz zalimlere duvarları çepeçevre içine alan bir ateş hazırladık. Onlar (susuzluktan) yardım istediklerinde, onlara erimiş maden gibi (sıcaklığı) yüzleri kavuran bir su ile yardım edilir, O ne kötü bir içecektir! Ne kötü bir konaklama/yaslanma yeridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve de ki: “Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın. Şüphesiz biz zalimlere bir ateş hazırlamışız ve ateş çadırları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Eğer onlar yardım isterlerse, maden eriyiği gibi yüzleri kavurup yakan bir su ile suvarılırlar. O pek de kötü bir içkidir ve pek de kötü bir dayanaktır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İslâm’ın kendilerine muhtaç olduğunu zanneden bu câhillere de ki: “İşte size Rabb’inizden, hakîkatin ta kendisi olan Kur’an geldi! Artık dileyen ona inansın, dileyen inkâr etsin. Ama şunu bilsinler ki: Gerçekten Biz, hakkı inkâr eden bu zâlimlere, çevrelerini duman ve alevden duvarlarla kuşatan korkunç bir ateş hazırladık; öyle ki, onlar feryat edip su istediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan kaynar bir su içirilecek onlara. Ne kötü bir içecek; ne kötü bir barınak! Öte yandan:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Hakk (Gerçek) rabbinizdendir; kim dilemişse inansın, kim dilemişse nankörlük etsin! Biz, duvarları onları çepeçevre kuşatmış bir ateşi, Zâlimler için hazırladık. Yardım yağmuru isterlerse, Yüzler’i yakıp kavuran Asit Yağmuru gibi bir su ile yardım edilir(!). Ne kötü İçecek! Bir destek yardımı olarak kötü oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " Doğru olan, Rabb'inizden gelenlerdir. Bundan böyle isteyen inanır, isteyen inkar eder. " Biz inkarcılar için duvarları ateş tuğlasıyla örülmüş bir fırın hazırladık. Oradakiler su dedikçe yüzleri buruşturan katran gibi su verilir,. Artık iç içebilirsen, dayan dayanabilirsen bu berbat yere.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Seninle tartışanlara de ki; "Gerçekler sizin dediğiniz gibi değildir. Gerçekler Rabbimizin katındadır. Gerçek ancak Rabbimizin bildirdiklerindedir. Artık dileyen kendi yalanlarına inanır. Dileyen Rabbimin bildirdiklerine inanır! Allah’a inananlar Allah’tan bir bilgi olmadan boşu boşuna tartışıp durmazlar. Allah’a inananlar ancak Allah’ın bildirdiklerine inanırlar. Allah size mağarada kaç kişi olduğunu bildirdi mi? Onların mağarada ne kadar süre kaldıklarını bildirdi mi? Hayır! Niye atıp tutuyorsunuz o zaman? Niçin bilmediğiniz konularda tartışıyorsunuz o zaman?” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Ateş içinde yanarken yardım edin diye feryat ederler. Ateşte kavruldukça su diye bağırırlar. Onlara maden eriyiği gibi yüzleri yakıp kavuran bir su verilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Hak (gerçek), Rabbinizdendir.” [*] Öyle ise dileyen iman etsin; dileyen inkâr etsin! [*] Biz, zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki (ateşten) duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Yardım dileyecek olsalar, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile yardım edilir. Ne fena bir içecektir o ve ne kötü bir kalma yeridir orası!
Yûnus 10:32’de belirtildiği gibi bu ayette de ilahi gerçeklerin ötesinde geriye sapkınlıktan başka bir şey kalmayacağına işaret edilmektedir.,Benzer mesajlar: Teğâbun 64:2; İnsân 76:3. Bu ayetlerde inanç özgürlüğüne dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve: “Mutlak doğru (olan bu Kur’an,) Rabbinizdendir. Artık dileyen (ona) îman etsin, dileyen (de onu) inkâr etsin.” de. Şüphesiz Biz, duvarları içerisindekileri çepeçevre kuşatacak olan cehennemi, zâlimler için hazırladık. Eğer onlar, orada feryat edip yardım isterlerse, onlara erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile yardım edilir. O ne kötü bir içecek ve (cehennem) ne kötü bir makamdır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve de ki: “(Bu) hak, Rabbinizden [gelmiş]tir: Artık ona dileyen inansın, dileyen reddetsin”. Gerçek şu ki, Biz, [sunduğumuz hakikati teperek kendi kendilerine] yazık edenler ³⁹ için dalga dalga yükselen alev katmanlarıyla ⁴⁰ onları çepeçevre kuşatacak bir ateş hazırladık; öyle ki, onlar su istediklerinde ergimiş kurşunu andıran ve yüzlerini kavuran bir su verilecek onlara: ne korkunç bir sudur o ve ne kötü bir duraktır orası!
39 Râzî, ez-zâlimûn (lafzen, “zalimler”) ifadesini böyle tefsir etmektedir.40 Bizim, çeviride “dalga dalga yükselen alev katmanları” ifadesiyle aktardığımız sürâdik tabiri sözcük anlamıyla çadırın tentesi ya da dış örtüsü demektir; burada ise günahkarları çepeçevre kuşatacak olan “alev/duman katmanları” anlamındadır (Zemahşerî): onların cehennem azabından kurtulmayacağını dile getiren sembolik bir ifade tarzı (Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve de ki: – Hak Rabbinizden gelen Kuran’dır, artık dileyen iman edip mümin olsun, dileyen inanmasın kâfir olsun. Ama şunu iyi bilsin ki bu mesaja karşı yanlışta ısrar eden zalimler için kendilerini alevden duvarların çepeçevre kuşattığı bir ateş hazırladık. Susuzluktan kavrulup su istediklerinde kendilerine suratlarını yakıp kavuran demir eriği gibi bir su sunulacak. Ne kötü bir içecektir o ve ne korkunç bir yerdir orası. 2/176-213, 10/108, 17/105...107
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve de ki: “Mutlak hakikate (atıf olan bu mesaj) Rabbinizdendir:[²³⁸⁰] Artık isteyen iman etsin, isteyen inkâr etsin!”[²³⁸¹] İşin gerçeği Biz, (nefislerine kıyan) o zalimler için kendilerini kat kat sarıp sarmalayacak bir ateş hazırladık;[²³⁸²] öyle ki, onlar susayıp da su istediklerinde, suratlarını kavuran yanık yağ tortusu gibi bir su sunulur: ne berbat bir içecektir o ve ne fena bir konaktır orası...
[2380] Veya: “mutlak hakikate (atıf olan bu mesaj) Rabbinizden size ulaşmış bulunuyor.” [2381] İlâhî bilgi, insanın iradesiyle seçme yeteneğini yok sayma pahasına savunulamaz. Zaten Allah’ın da buna ihtiyacı yoktur. [2382] Surâdık, “çadırın gölgeliği, çok katlı tente ve çardak”. Burada cezanın ağırlık ve kuşatıcılığını ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, onlara) De ki: Hak Rabbinizdendir. (Size getirdiğim Kur'an ve ondaki Ashab-ı Kehf gibi kıssalar gerçeğin ta kendisidir.) Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin. Kuşkusuz biz zalimler için, -hudutları kendilerini çepeçevre kuşatan- bir ateş hazırladık. Eğer onlar susuzluktan feryâd edecek olurlarsa kendilerine, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. O ne fena bir içecektir, orası (cehennem) ne kadar kötü bir kalınacak yerdir!
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Bu gerçek, Rabbinizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. " Çünkü biz zâlimlere öyle bir ateş hazırladık ki, (ateş) çadırı onları kuşatmıştır. Eğer (susuzluktan) feryâd edip yardım isteseler erimiş mâden gibi yüzleri haşlayan bir su ile kendilerine yardım edilir! O ne kötü bir içecektir ve ne kötü bir dayanacak(koltuk)dur!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve de ki: «Hak Rabbinizdendir. Artık kim dilerse imân etsin ve kim dilerse inkâr eylesin.» Şüphe yok ki, Biz zalimler için bir ateş hazırlamışızdır. Onun perdeleri kendilerini kuşatmıştır. Ve eğer istimdatta bulunacak olurlarsa katran gibi bir su ile imdat olunurlar ki, yüzleri kavurur. O ne fena içki, ne fena rahat edilecek bir yer!
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “İşte Rabbiniz tarafından gerçek geldi. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. ”Şu da bir gerçektir ki Biz o zalimlere, duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmış olan müthiş bir ateş hazırladık. Eğer susuzluktan feryad edecek olurlarsa kendilerine erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. O ne fena bir içecektir ve cehennem ne fena bir barınaktır! [47, 15; 55, 44]
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Bu gerçek, Rabbinizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkar etsin." Çünkü biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, çadırı onları kuşatmıştır. Eğer (susuzluktan) feryad edip yardım isteseler erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile kendilerine yardım edilir! O ne kötü bir içecektir ve ne kötü bir dayanacak(koltuk)dur!
Başka bir tefsîre göre dumanı veya duvarı  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Hak ve doğrı rabbinizdendir. İsteyen îmân itsün ve isteyen küfür itsün. Biz zâlimler içün cehennemi izhâr itdik ki onun divarları onları ihâta ider. Onlar su isteseler zeytunyağı tortusı gibi bir su virilür, içerken yüzlerini (pek sıcak oldığından) kavurır. Ne fenâ meşrûb ve ne fenâ mekândır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki "Bu doğrular Rabbinizdendir. İmanı tercih eden inanıp güvensin, görmezlikten gelmeyi tercih eden de kâfir olsun[1]. Yanlış yapanlar için perdesi kendilerini kuşatacak[2] bir ateş hazırladık. Yardım isterlerse onlara, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. Ne kötü içecektir o; ne kötü yerdir orası!
[*] Müteşabih Bakara 2/81  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Hak Rabbinizdendir. Dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin. Biz zalimler için, duvarları kendilerini çepeçevre kuşatan bir ateş hazırladık. Yardım isterlerse, onlara erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardım edilir. O, ne kötü biriçecektir, ne kötü bir dayanaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Hak, Rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Zalimler için Biz bir ateş hazırladık ki, duvarları onları çepeçevre kuşatmıştır. Su için feryat edecek olsalar, feryatlarına, erimiş maden gibi, yüzleri kavuran bir suyla cevap verilir. Ne kötü bir içecektir o! Ve yerleşilecek ne fena bir yerdir orası!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve de ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin." Biz, zalimler için öyle bir ateş hazırladık ki, çadırı/duvarı/dumanı onları çepeçevre kuşatmıştır. Eğer yardım dileseler, erimiş maden gibi yüzleri pişiren bir su ile yardımlarına koşulur. O ne kötü içecek, o ne kötü sığınak/dayanak!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyit “ḥaķdur çalabuñuzdan pes her kim diler ise įmān getürsüñ daħı her kim diler ise kāfir olsun.” bayıķ biz yaraķladuk žālimler içün od ķapladı anları anuñ ḥıyātı. daħı eger feryād irmek isteyeler feryād irinileler śu-y-ıla erimiş baķır gibi bişürür yüzleri. ne yavuz oldı içesi nesene daħı ne yavuz oldı tekye uracaķ yirdin yaña!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ḥaḳ budur, sizi yaradan Tañrıdan. Kim ki dile‐se mü’min olsun, kim ki dilese kāfir olsun. Taḥḳīḳ biz yaraḳladuḳ ẓālimlerebir od ki ḳaplamışdur anları cehennemüñ perdeleri ve eger ṣu isteseler,meded isteseler, meded yitişür, ṣu virilür anlara ḳaṭrān gibi. İssisinden yüzlerigöyündürür. Ne ḳatı yaman içmekdür ol, daḫı ne yaman varacaḳ yirdür ol.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və de: “Haqq Rəbbinizdəndir. Kim istəyir inansın, kim də istəyir inanmasın (kafir olsun). Biz zalımlar üçün elə bir atəş hazırlamışıq ki, onun pərdələri (dumanları) onları bürüyəcəkdir. (Cəhənnəmin qalın divarları zalımları əhatə edəcəkdir). Onlar imdad istədikdə onlara qətran (yaxud yaradan axan irin-qan) kimi üzlərini büryan edən bir su ilə kömək ediləcəkdir. O, nə pis içki, o (Cəhənnəm) necə də pis məskəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: (It is) the truth from the Lord of you (all). Then whosoever will, let him believe, and whosoever will, let him disbelieve. Lo! We have prepared for disbelievers Fire. Its tent encloseth them. If they ask for showers, they will be showered with water like to molten lead which burneth the faces. Calamitous the drink and ill the resting place!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say, "The truth is from your Lord": Let him who will believe, and let him who will, reject (it):(2371) for the wrong-doers We have prepared a Fire whose (smoke and flames), like the walls and roof of a tent, will hem them in: if they implore relief they will be granted water like melted brass, that will scald their faces, how dreadful the drink! How uncomfortable a couch to recline on!
2371 Our choice in our limited Free will involves a corresponding personal responsibility. We are offered the Truth: again and again it is pressed on ovir attention. If we reject it, we must take all the terrible consequences which are prefigured in the Fire of Hell. Its flames and roof will completely enclose us like a tent. Ordinarily there is water to quench the heat of thirst: here the only drink will be like molten brass, thick, heavy, burning, sizzling. Before it reaches the mouth of the unfortunates, drops of it will scald their faces as it is poured out.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقُلِ
ve de ki
الْحَقُّ
hak
مِنْ رَبِّكُمْ
Rabbinizdendir
فَمَنْ
artık kim
شَٓاءَ
dilerse
فَلْيُؤْمِنْ
artık iman etsin
وَمَنْ
ve kim
شَٓاءَ
dilerse
فَلْيَكْفُرْۙ
artık inkâr etsin
اِنَّٓا
şüphe-siz Biz
اَعْتَدْنَا
hazırla- mışızdır
لِلظَّالِم۪ينَ
zalimler için
نَاراًۙ
bir ateş ki
اَحَاطَ
çepeçevre kuşatmıştır
بِهِمْ
onları
سُرَادِقُهَاۜ
duvarları
وَاِنْ
ve eğer
يَسْتَغ۪يثُوا
yardım isterlerse
يُغَاثُوا
yardım edilirler
بِمَٓاءٍ
bir su ile
كَالْمُهْلِ
erimiş maden gibi
يَشْوِي
haşlar
الْوُجُوهَۜ
yüzleri
بِئْسَ
ne kötü
الشَّرَابُۜ
içecektir
وَسَٓاءَتْ
ve ne kötü
مُرْتَفَقاً
bir kalma yeridir
Ve de ki: "Hak Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin." Şüphesiz Biz, (resulümüzü ve âyetlerimizi inkâr eden) zalimlere (kıyamet günü) öyle bir ateş hazırladık ki onun (alevden) duvarları (cehennemde) kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Eğer onlar (susuzluktan feryat edip) yardım isteyecek olsalar erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile onlara yardım edilir. O, ne kötü içecektir ve (o ateş) ne kötü bir kalma yeridir!
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَعْتَدَ
Fiil-IV
ع ت د
Hazırladı
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
سُرَادِق
İsim
س ر د ق
Duvar
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِسْتَغَاث
Fiil-X
غ و ث
Yardım istedi, yardımına sığındı
يُغَاثُ
Fiil-IV
غ و ث
Yardım edilir
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
مُهْل
İsim
م ه ل
Erimiş maden
يَشْوِى
Fiil-I
ش و ي
Haşlar
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
بِئْسَ
Fiil-I
ب ا س
Ne kötü!
شَرَاب
İsim
ش ر ب
İçecek, şarap
سَٓاءَ
Fiil-I
س و ا
Çok kötü, ne kötü, hoşuna gitmedi, kaygılandı, kötü etti, kötüleşti
مُرْتَفَق
Edilgen fiil-VIII
ر ف ق
Kalma yeri