close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnehum in yazherû ‘aleykum yercumûkum ev yu’îdûkum fî milletihim velen tuflihû iżen ebedâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Çünkü anlarlar, duyarlarsa ya taşlarlar sizi, yahut da dinlerine döndürürler ve artık kesin olarak kurtulamazsınız onlardan.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Çünkü onlar (şehir halkı) üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi (tanıyıp) taşa tutarak (öldürürler) veya (bâtıl) dinlerine geri çevirirler; bu durumda ise ebedi olarak (felaha) kurtuluşa ulaşamazsınız."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü anlarlar ve duyarlarsa, sizi ya taşlayarak öldürürler yahut da kendi batıl dinlerine döndürürler ki, bu durumda bir daha asla kurtulamazsınız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onlar sizi, tanıyıp yakalarlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine döndürürler, hayat tarzlarını benimsetirler. O zaman bir daha ebediyyen iflâh olmazsınız, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezsiniz.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse taşa tutarlar veya kendi dinlerine döndürürler. O takdirde asla kurtuluşa eremezsiniz."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Çünkü 'durumunuzu bilip ele geçirirlerse' sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü şehir halkı, sizi, ellerine geçirirlerse, muhakkak sizi taşla öldürürler, yahud zorla dinlerine döndürürler. Bu takdirde ebediyyen kurtulamazsınız...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Çünkü onlar, eğer sizi görüp yakalarlarsa ya sizi recm ederler veya sizi milletlerine gerisin geriye katarlar. İşte o zaman asla felah bulamazsınız.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Doğrusu, eğer onlar sizi ele geçirirse ya taşlayarak öldürürler veya kendi yollarına döndürürler ve bu durumda asla kurtulamazsınız” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer sizi bulurlarsa, ya taşa gömerler, ya da kendi dinlerine sokarlar, ondan sonra artık hiç kurtulamazsız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya öldüresiye taşlarlar yahut kendi inanç sistemlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”
Cemil Said
swap_vert close
19, 20. Ândan sonra biri birilerini isticvâb itsünler diyu hepsini uyandırdık. Biri "Burada ne kadar kaldık?" diyu sordı, diğeri "Bir gün yâhud bir günden az" didi, diğerleri "Burada kaldığımız zamânın hesâbını Allâh herkesden iyi bilür. İçimizden birini dirhem [1] ile şehre gönderelim en iyi erzâkı olan yere gitsün bize ta’am getürsün ve ihtiyâtlı hareket itsün ki kimse bizim melce’imizi keşf idemesün çünki haberdâr olurlar ise bizi taşa tutarlar ve yine bizi dinlerine rücû’a icbâr iderler o vakit her sa’âdet bizim içün ebediyyen gâib olur" didiler.
[1] O vaktin parası  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Zira onların sizden haberi olacak olursa, ya taşlayarak öldürürler veya dinlerine döndürürler ve bu takdirde asla kurtulamazsınız."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çünkü onlar eğer sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler ya da kendi dinlerine döndürürler; işte o zaman ebediyen kurtuluşa eremezsiniz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Çünkü onlar eğer size muttali olurlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman ebediyyen iflah olmazsınız.»  
 Beyzâvî’nin naklettiğine göre şehre gönderilen adam, elindeki parayı harcamak üzere çıkarınca, şehir halkı, paranın üstündeki kral Dekyanos’un resmini görür ve adamın bir hazine bulduğunu sanarak kendisini devrin hükümdarına götürürler. Aradan uzun zaman geçmiştir. Artık bu hükümdar, tevhid akidesine bağlı bir hıristiyandır. Genç adam, krala başlarından geçeni anlatır. Hep birlikte mağaraya giderler ve gencin anlattıklarının doğruluğunu hayretler içinde görürler. Yeniden dirilmenin imkânını isbatlayan bu müşahededen sonra, Allah Teâlâ bu gençleri tekrar ebediyet uykusuna daldırır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onlar sizi farkederlerse sizi taşlarlar veya sizi zorla kendi dinlerine döndürürler ki bu durumda asla başarıya ulaşamazsınız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Çünkü şehir halkı, sizi ellerine geçirirlerse muhakkak sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman siz dünyada da ahirette de asla kurtuluşa eremezsiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü ellerine geçirirlerse sizi muhakkak recmederler yâhud milletlerine döndürürler ve bu takdirde ebedâ felâh bulamazsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
19-20. Böylece aralarında bir sorgulama yapsınlar (Allah’ın kudretine kendi gözleriyle şahit olsunlar ve diğer insanlara da güzel bir ibret olsunlar), diye onları dirilttik (uyandırdık). (O genç yiğitlerin) içlerinden biri dedi ki: “(Bu mağarada) ne kadar kaldınız?” (İçlerinden bir kısmı:) “Bir gün veya günün bir parçası kadar kaldık” dediler. (İçlerinden diğer bir kısmı da:) “Ne kadar kaldığımızı Rabbimiz daha iyi bilir, şimdi içinizden birini şu gümüş parayla şehre gönderin de baksın, yiyeceklerden en temizi (helâl olanı) hangisi ise, size ondan azık olarak alıp getirsin, (bunu yaparken) çok dikkatli davransın, sakın sizin burada bulunduğunuzu kimseye sezdirmesin. Şüphesiz ki onlar, (yerimizi öğrenip de) bizi yakalarlarsa, ya bizi taşlayarak öldürürler veya kendi (bâtıl) inançlarına döndürürler, bu durumda (onların bâtıl dinini kabul etmekle) ebedîyen kurtuluşa eremeyiz” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar sizi fark ederlerse, sizi taşa tutarlar veya kendi milletlerine¹ döndürürler. O zaman, kesinlikle ebediyen kurtuluşa eremezsiniz.
1- Yol, sünnet, inanç sistemi, uygarlık, yaşam biçimi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Çünkü onlar size galebe ederlerse sîzi ya taşla öldürürler, yahud sizi (zorla) kendi dînlerine döndürürler. Bu takdîrde ise ebedî felah bulmazsınız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Çünki onlar, sizden haberdâr olursa, sizi taşla(yarak öldürü)rler veya sizi dinlerine döndürürler; bu takdirde ebediyen kurtuluşa eremezsiniz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ki onlar, sizden haberdar olurlarsa sizi recmederler (kovarlar, kınayıp eziyet ederler) veya sizi kendi dinlerine çevirirler ki o zaman asla kurtulamazsınız. *
(*) Not: (رجم)’’recm’’ kelimesi taşlamak, öldürmek, kınamak, sövmek ve kovmak anlamlarında gelmektedir. Fakat bize göre hem burada hem de diğer ayetlerde geçen bu ifade kovmak anlamındadır. Örneğin: (أعوذ بالله من الشيطان الرجيم) dediğimizde ‘’ O kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım’’ diyoruz. İşte burada recm kovmak anlamındadır ve bunun asil anlamı da budur. والرَّجْمُ: الهِجْرانُ والرَّجْمُ الطَّرْدُ، (تعريف و معنى رجم في قاموس الكل. قاموس عربي عربي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Eğer o şehir halkı, sizin yerinizi açığa çıkartırlarsa, ya sizi taşlarlar ya da sizi dinlerine döndürürler ki, o zamanda ebediyen kurtuluşa kavuşamazsınız” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü eğer onlar sizi ele geçirecek olurlarsa ya taşlarlar, ya da kendi dinlerine döndürürler. Siz de artık hiç kurtulamazsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
19, 20. Bunun gibi [⁴] birbirlerinden soruşup hallerini bilmek için onları uyandırdık. Onlardan biri burada ne kadar vakit eğleştiniz dedi. Birkaçı bir gün veya ondan daha az eğleştik dediler. Birkaçı da şöyle dediler: Ne kadar eğleştiğinizi Rabbiniz daha iyi bilir, içinizden birinizi bu gümüş akça ile şehre gönderin, baksın, kimin yemeği daha pâk [⁵] ise size ondan yiyecek getirsin, nazikâne hareket etsin, hiçbir kimseye burada bulunduğunuzu haber vermesin [⁶]. Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlarlar veya cebren kendi dinlerine döndürürler. Bu halde ebediyyen felâh bulamazsınız.
[4] Onların uyumalarını kudretimize nişan kıldığımız gibi uyanmalarını da öyle nişan kıldık.[5] Veya helâl, ucuz, leziz.[6] Çabuk gitsin, çabuk gelsin. Ahaliye lûtf ile muamelede bulunsun. Kimseye kendisini bildirmesin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki onlar sizi ele geçirirlerse, taşlarlar veya kendi dinlerine [milletihim] döndürürler. O takdirde de ebediyen kurtuluşunuz olmaz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkü bizi ele geçirirlerse, hepimizi taşa tutup hunharca öldürürler; ya da baskı ve işkenceyle bizi o kendi bâtıl dinlerine geri döndürürler ki, o zaman asla kurtuluş yüzü göremeyiz!” Gönderilen genç, aradan uzun yıllar geçtiğinden habersiz, çarşıda dolaşmaya başladı. İnsanlar, antika paralarla alışveriş yapmaya çalışan genci görünce, merakla etrafına toplandılar. Sonra durum yöneticilere haber verildi. Hep birlikte mağaraya geldiler ve mağaradaki gençlerin durumunu görerek, hayret verici gerçeği öğrendiler. Bir süre sonra gençler, uyandıkları yerde Rabb’lerine ruhlarını teslim ettiler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onlar, eğer sizi ortaya çıkarırlarsa, sizi taşa tutarlar veya kendi milletlerine (dinlerine) döndürürler. Ebedî olarak o zaman asla kurtulamayacaksınız”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Öteki: " vallahi bir farkederlerse sizi ya taşa tutup öldürürler ya da, yeniden kendi dinlerine döndürürler bir daha da kurtulamazsınız... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Çünkü onlar bizi ele geçirirse; ya taşlayarak öldürürler ya da kendi düzenlerine (dinlerine) zorla döndürürler. O zaman haktan batıla dönerek, onların yasalarına uyduğumuz için kurtuluşa erişemeyiz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki onlar, sizden haberdar olurlarsa sizi taşlarlar (kovarlar) veya sizi kendi dinlerine çevirirler ki o zaman asla kurtulamazsınız.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Çünkü onlar, sizi ellerine geçirirlerse muhakkak ya öldürürler ya da kendi dinlerine döndürürler. İşte o zaman asla kurtuluşa eremezsiniz.” (dediler.)¹
1 Yani; öldürürlerse şehit olur kurtulursunuz. Fakat onların dinine dönerseniz dünyada kurtulamayacağınız gibi âhirette de asla kurtulamazsınız. Burada şöyle bir soru akla gelebilir: “Böyle ölüm tehdidi altında olmaları, bir mazeret değil midir? Mesela; bunlar kalplerindeki îmanı bozmadan görünüşte dönmüş olsalardı sorumlu olurlar mıydı?” Cevap olarak şunlar düşünülebilir: 1- Bunlar azimeti tercih eden kimseler olabilir. 2- Bu söz henüz zorlama halinde değil, ikrah durumuna düşmekten sakınmak için söylenmiş olabilir. 3- Küfre itaat ederek kalplerindeki îmanların sarsılma tehlikesinden sakındırmak için olabilir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü, bakın, sizin varlığınızı öğrenirlerse ya sizi taşlayarak öldürürler ya da zor altında sizi kendi dinlerine döndürürler ki, bu durumda, bir daha asla kurtulamazsınız!” ²⁶
26 “Uyku” sırasında Mağara İnsanları için zaman duygusu adeta yerinde saydığı için, dış dünyanın değişmediğini, yine kendileri için tehdit edici olduğunu sanıyorlar. Kıssa bu noktada âniden kesiliyor (çünkü, bilindiği gibi, Kur’an hiçbir zaman anlatımın özellikle olay akışıyla ilgilenmemektedir) ve sonraki ayetlerde bunun, ölümü, ölümden sonra kalkışı ve zamanın beşerî algılama tarzı içindeki izafîliğini dile getiren bir temsîl olduğu ortaya konuluyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
–Eğer onlar sizi ele geçirecek olurlarsa ya sizi taşlayarak öldürürler ya da zorla sizi kendi dinlerine geri döndürürler. İşte o zaman ebediyen iflah olmazsınız. 14/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Çünkü eğer onlar sizin varlığınızı öğrenirlerse, ya sizi öldüresiye taşlarlar, ya da sizi (zorla) kendi inançlarına döndürürler; o takdirde ise bir daha asla iflah olamazsınız.”[²³⁶⁵]
[2365] Bu anlatımda ilk muhatapların üslubuna uygun olarak “kaldınız”, “kaldığınızı”, “içinizden”, “gönderin”, “sizin varlığınızı”, “sizi”, “kurtulamazsınız” şeklinde ikinci şahıs kipi kullanılan kelimeler; “kaldık”, “kaldığımızı”, “içimizden”, “gönderelim”, “bizim varlığımızı”, “bizi”, “kurtulamayız” şeklinde birinci çoğul kipi olarak anlaşılmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Çünkü, onlar sizin halinizden haberdar olurlarsa, sizi ya taşla öldürürler, ya da sizi zorla kendi dinlerine döndürürler ki, o takdirde siz asla kurtuluşa eremezsiniz" dediler.
(Bu öneriyi kabul ettiler ve içlerinden birini şehre gönderdiler, fakat şehre gidenin elinde bulunan para onların ele geçmelerine sebep oldu)  
Osman Fırat
swap_vert close
Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse sizi taşlarlar ya da kendi dinlerine döndürürler ki, o takdirde ebediyen iflah olamazsınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şüphe yok ki, onlar eğer size galebe ederlerse sizi ya taşlayarak öldürürler, veya sizi kendi milletlerine (dinlerine) döndürürler ve o takdirde artık ebedîyyen felâh bulamazsınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
19, 20. İşte, onları nasıl uyuttuysak öylece de uyandırdık. Derken aralarında konuşmaya başladılar. Birisi: “Ne kadar uykuda kaldınız? ” diye sorunca bazıları: “Bir gün, belki bir günden de az! ” diye cevap verdiler. Diğerleri de: “Uykuda ne kadar kaldığınızı tam tamına ancak Rabbiniz bilir. ” dediler. “Siz onu bırakın da, açlığımızı gidermeye bakalım. Şu akçeyi verip içinizden birini şehre gönderin de baksın hangi yiyecek daha hoş ve helâl ise ondan size azık tedarik etsin. ”“Bir de gayet nazik ve tedbirli davransın, varlığınızı ve bulunduğunuz yeri sakın hiç kimseye hissettirmesin. ”“Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse ya taşa tutar, ya da kendi dinlerine döndürürler, bu takdirde de ebediyyen felah bulamazsınız. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler ki, o takdirde asla iflah olamazsınız.
Rivâyete göre gönderilen genç, çarşıda alışveriş yaparken, üzerinde elinden kaçtıkları Kral Dakyanus'un adı bulunan paraları verince, halk bu genci hazîne bulmuş sanarak kralın huzuruna götürdüler. Aradan çok zaman geçmiş, kent halkı hırıstiyan olmuştu. Kral da hırıstiyandı. Genç, krala kaçmaları olayını anlatınca kral ve kent halkı Mağaraya gittiler, onları bulup konuştular. Sonra onlar yeniden, ebedî uykuya daldılar. Kral onları Mağaranın içine gömdü ve üstlerine mescid (ma'bed) yaptırdı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer halk sizden haberdâr olurlarsa sizi taşla urarak öldirirler veyâhud kendi dinlerine döndirirler. O zamân hiç felâh bulamazsınız" didiler. [¹]
[1] İçlerinden Yemliha yimek getirmek üzerine şehre gitdi. Bir dükkana girüb ba'zı şeyler satın alarak parayı virdi. Dükkancı parayı görüb bunun bir define bulmuş oldığını zan ile hükümete haber virdi. Yemliha define bulmadıklarını bu paranın kendi paraları oldığını ve başlarına gelen ahvâli anlatdıkda herkes dûçâr-ı hayret olub onunla berâber mağaraya geldiler ve cümlesini hayâtda gördiler. Onlardan: Dikyanus zamânında kaçub mağaraya gizlenmiş olduklarını haber aldılar. Ashâb-ı Kehf bu ma'lûmâtı virdikden sonra yeniden uykuya daldılar. Bunun üzerine halk aralarında münâkaşa ve münâza'aya başladılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Çünkü ellerine geçirseler taşlayarak bizi öldürürler ya da kendi dinlerine döndürürler de sonsuza kadar umduğumuza kavuşamayız."
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer onların sizden haberi olacak olursa, taşa tutarlar veya sizi dinlerine döndürürler. O zaman asla kurtuluşa eremezsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Eğer bizi ele geçirirlerse taşlarlar; yahut kendi dinlerine çevirirler ki, o takdirde ebediyen iflâh olmayız.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler yahut da sizi kendilerinin milletine döndürürler. O takdirde bir daha asla kurtulamazsınız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ anlar eger ġālib olalar üzerüñüze depeleyeler sizi yā döndüreler sizi milletleri içine. daħı hergiz ķurtılmayasız andan hemįşe.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger anlar sizi görseler sizi ṭaşlarlar, yā ḳaytarurlar sizi dīnlerine. Daḫıhergiz iflāḥ olmazsız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Doğrusu, onlar sizi ələ keçirsələr ya sizi daşqalaq edəcək, ya da öz dinlərinə döndərəcəklər. Belə olacağı təqdirdə, siz (nə dünyada, nə də axirətdə) nicat tapa bilməzsiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
For they, if they should come to know of you, will stone you or turn you back to their religion; then ye will never prosper.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"For if they should come upon you, they would stone you or force(2355) you to return to their cult, and in that case ye would never attain prosperity."(2356)
2355 This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. 2356 This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing. This text is missing.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
اِنْ
eğer
يَظْهَرُوا
haberdar olurlarsa
عَلَيْكُمْ
sizden
يَرْجُمُوكُمْ
sizi taşlarlar
اَوْ
ve- ya
يُع۪يدُوكُمْ
sizi döndürürler
ف۪ي مِلَّتِهِمْ
kendi dinlerine
وَلَنْ تُفْلِحُٓوا
ve asla iflah olmazsınız
اِذاً
o tak- dirde
اَبَداً
ebediyen
"Çünkü onlar sizden haberdar olurlarsa, ya sizi (öldüresiye) taşlarlar veya kendi dinlerine döndürürler ki o zaman ebediyen iflah olmazsınız."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
ظَهَرَ
Fiil-I
ظ ه ر
Açığa çıktı, ortaya çıktı, zahir oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَجَمَ
Fiil-I
ر ج م
Taşladı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَعَادَ
Fiil-IV
ع و د
İade etti, geri döndürdü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِلَّة
İsim
م ل ل
Din
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَفْلَحَ
Fiil-IV
ف ل ح
Felaha erdi, iflah oldu, kurtuluşa erdi, felah buldu
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
اَبَدًا
Zaman zarfı
ا ب د
Hiçbir zaman, ebediyen, sürekli, asla