close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kehf Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Verabatnâ ‘alâ kulûbihim iż kâmû fekâlû rabbunâ rabbu-ssemâvâti vel-ardi len ned’uve min dûnihi ilâhâ(en)(s) lekad kulnâ iżen şetatâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve kalplerini gerçeğe bağladık kalkıp da Rabbimiz, göklerin ve yeryüzünün Rabbidir, ondan başka bir mabuda tapmayız biz ve andolsun ki böyle bir şey söyledik mi gerçekten uzaklaşmış oluruz dedikleri zaman.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onların kalplerini rabıta ile (sağlam münasebet ve muhabbetle Hakka) bağlayıp güçlü ve metanetli kılmıştık. (Kâfir ve zalim Kralın önünde) Kalkıp dediler ki: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasını İlah diye çağırmayız (ve sizin bâtıl yollarınıza uymayız. Şayet öyle yaparsak) gerçekten saçmalamış ve sapıtmış oluruz!" (Böylece Kralın ve adamlarının şaşkınlık ve sapkınlık içinde olduklarını vurguluyorlardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kalplerini gerçeğe bağlamıştık. Öyle ki, kalkıp ayaklandıkları zaman yanlış yoldaki soydaşlarına veya mü'minlere zulmeden yöneticilerine: “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir” demişlerdi. “Biz asla O'ndan başka sahte ilahlara yalvarıp yakarmayacağız. Bunun aksini söylersek, çok çirkin birşey dile getirmiş oluruz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların akıllarını, kalplerini metin kıldık, sıkıntılara karşı iradelerini bileyledik. O yiğit gençler, ülkenin hükümdarının karşısına dikilerek: “Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir. Biz onun dışında, kulları durumundakilere tanrı deyip, asla yalvarmayız. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.” dediklerini insanlara hatırlat.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz onların kalplerini sağlam kılmıştık. (Kralın önünde) durduklarında şöyle dediler: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına tapmayacağız. Aksi takdirde, andolsun ki, çok saçma bir söz söylemiş oluruz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabtetmiştik; (Krala karşı) Kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: 'Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi'dir; ilah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, andolsun, gerçeğin dışına çıkarız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Padişah Dekyanos kâfirin huzurunda putlara tapmayı terkeden bu yiğitler), ayağa kalkıp da: “-Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir; asla ondan başkasına ilâh deyip tapmayız, o takdirde muhakkak saçma söylemiş oluruz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz onların kalplerini sağlamlaştırdık. Kalktılar, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmeyeceğiz. İşte o zaman (O’na eş koşarsak,) çok zulümlü, haksız bir söz söylemiş oluruz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların kalplerini sağlamlaştırdık. O yiğitler, o ülkenin hükümdarı karşısında ayağa kalkarak dediler ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına tanrı demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onların yüreklerin sağlamladık; kalktıklarında, dediler ki: «Bizim Tanrımız, göklerin de, yerin de Tanrısıdır, ondan özge bir Tanrıya dua etmeyiz, başka türlü dersek, biz taşkınlık ederiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kalplerini öyle sağlamlaştırmıştık ki, doğrulup (birbirlerine): “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz asla O'ndan başkasına kulluk etmeyeceğiz, yalvarıp yakarmayacağız, (eğer böyle bir şey yaparsak) çok çirkin bir şey yapmış oluruz!”
Cemil Said
swap_vert close
Kalblerini tahkîm itdik. Kalkdıkları vakit: "Bizim rabbimiz semâvâtın ve arzın rabbidir, Ândan başka Allâh’a tapmıyacağız. Yoksa bir cürüm işlemiş oluruz"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
13,14,15. Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah'ı bırakıp O'ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
14,15. Kalkıp da, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başkasına asla ilâh demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O’ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Haksızların karşısında) ayağa kalkıp şöyle derken onların yüreklerini güçlendirdik: “Bizim rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir; O’ndan başkasına asla tanrı deyip yakarmayız. Yoksa kesinlikle yanlış bir şey dillendirmiş oluruz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların kalplerini metîn kıldık. O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: «Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasına tanrı demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kalktıklarında kalplerini sağlamlaştırmıştık. "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başka tanrı edinmeyeceğiz. Yoksa, yanlış söz söylemiş oluruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Oranın hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasına ilâh deyip tapmayız, yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt ki kıyam ettiler de dediler: bizim rabbımız Göklerin ve Yerin rabbı, biz ıhtimali yok ondan başka bir ilâhe tapmayız, doğrusu o surette cidden saçma söylemiş oluruz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onların kalplerini (sabır ve metanet ile) kuvvetlendirdik. (Putlara tapmayı reddeden bu yiğitler, hükümdar Dakyanus kâfirine karşı) kıyam ettiklerinde, demişlerdi ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına ilâh demeyiz, (şayet) öyle bir şey yapacak olursak, haddi aşan bir söz söylemiş oluruz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların kalplerini pekiştirdik. Kıyam ederek¹: “Bizim Rabb'imiz, göklerin ve yeryüzünün Rabb'idir” dediler. Ondan başkasını asla ilah diye çağırmayız. Yoksa kesinlikle saçmalamış oluruz.
1- Müşrik yönetime başkaldırarak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
14,15. Ve (zaalim hükümdarın önünde) dikilib de: «Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına Tanrı demeyiz. (Dersek) o halde, andolsun ki, hakıykatden uzaklaşmış oluruz. Şunlar, şu bizim kavmimiz Ondan (Allahdan) başka Tanrılar edindiler. Bunların üzerine baari açık bir bürhan getirselerdi ya. Artık Allaha karşı yalan yere iftira edenlerden daha zaalim kimdir?» dedikleri zaman onların kalblerini (sabr ve sebat ile tamamen Hakka) bağlamışdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (kralın önünde) ayağa kalktıklarında onların kalblerini kuvvetlendirdik de şöyle dediler: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir! O'ndan başkasına aslâ ilâh olarak yalvarmayız! Yoksa yemîn olsun ki bâtıl söz söylemiş oluruz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onların gönüllerini (yurtlarından çıkıp gitmek üzere iman, sabır ve kararlılıkla) pekiştirmiştik de (zalim krala karşı) kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerkürenin (tüm evrenin) Rabbidir. İlah olarak biz O’ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, şüphesiz gerçeğin dışına çıkarız.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların “Rabbimiz göklerin ve yerinde Rabbidir. Biz ondan başkasını ilah edinip, asla o sahte ilahlara yardım etmesi için dua etmeyeceğiz. Eğer böyle yaparsak inandığımız doğrulardan uzaklaşmış oluruz” demişler ve inandıklarını yaşamlarına geçirdikleri için (kıyam etmişler), bizde onların kalplerinin doğru inançlarını pekiştirmiştik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yüreklerini de pekiştirmiştik. O gün onlar durup şunu demişlerdi: "Bizim çalabımız yerlerin, göklerin çalabıdır. Biz Onu bırakıp da başka bir tanrıya tapmayız. Eğer tapacak olursak ant olsun ki sınırları aşmış oluruz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, padişahlarının önünde durup şöyle söyledikleri zaman onların kalplerine kuvvet ve metanet vermiştik: «— Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. O/ndan başka hiçbir tapacağa tapmayız. Böyle [⁸] dersek küfürde haddi aşmış bir söz söylemiş oluruz».
[8] Tanrıdan başkasına taparız dersek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz onların kalplerinin üstüne (metânet) bağlamıştık/ kalplerini güçlü kılmıştık. (Müşrik baskılara karşı) kalktılar dediler ki: “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasına asla tanrı demeyiz. (Yoksa) Andolsun biz gerçeğe aykırı/saçma bir söz söylemiş oluruz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların kalplerini (sabır ve kararlılıkla) pekiştirmiştik de (krala karşı) kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. İlah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız, (eğer tersini) söyleyecek olursak, şüphesiz gerçeğin dışına çıkarız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve sarsılmaz bir cesaret ve kararlılıkla yüreklerini perçinlemiştik. Hani onlar, zâlim yöneticilerin karşısına dikilerek haykırmışlardı: “Bizim kendisine boyun eğeceğimiz biricik Efendimiz, göklerin ve yerin gerçek sahibi, yöneticisi ve Rabb’i olan Allah’tır!Bu yüzden biz, O’ndan başka bir ilahın egemenliğini asla tanımayacak; zulüm sistemini ayakta tutmak için uydurduğunuz o sahte ilahlarınıza hiçbir zaman yalvarıp yakarmayacağız! Aksi hâlde, Rabb’imizin asla razı olmayacağı saçma bir söz söylemiş oluruz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kıyam ettiklerinde / kalkıp diklendiklerinde kalblerine kuvvet verdik. Dediler ki: “Bizim rabbimiz Yer’in ve Gökler’in rabbidir. O’ndan başka bir ilaha asla yalvarmayacağız. O zaman haktan uzak / saçma söylemiş oluruz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
kalpleriyle bağlantı kurduk. Aralarında şöyle bir konuşma geçti: Biri: " bizim Tanrımız, göklerin ve yerin sahibidir. " Diğeri: " Ondan başka bir tanrıya asla el açmayız. " Öbürü: " O zaman biz de saçmalamış oluruz. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onları kalplerindeki endişelerden kurtardık. O yiğitler Rabbin için hayatlarını değiştirmişler, inandıkları dava uğruna ayağa kalkmışlardı. Toplumlarına karşı; “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasının yasalarına uyarak ilah kabul etmeyiz. Eğer sizin gibi kulların yasalarına uyarak ilahımız kabul edersek, saçma sapan konuşmuş oluruz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların kalplerini sağlam kılmıştık. Hani onlar ayağa kalkarak şöyle demişlerdi: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’nun peşi sıra hiçbir ilaha asla yalvarmayacağız. O takdirde şüphesiz ki saçma konuşmuş oluruz. [*]
Burada insanların harekete geçmesi için gerekli olan değerlere değinilmektedir. Önce “iman”, ardından “hidayet”, sonrasında “kalp ile irtibat” yani duygu katkısı sağlanmalıdır. Mağara delikanlılarından alınması gereken en önemli ders bu olsa gerektir (Şaban Ali Düzgün, [Kimliksiz Hakikatler], s. 152).  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve Biz, onların kalplerine metanet de verdik.¹ Onlar kıyam ettiklerinde: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbi’dir; biz Ondan başkasını ilâh kabul edip asla tapmayız. (Eğer bunun tersini) söyleyecek olursak işte o zaman, gerçekten saçmalamış oluruz.” dediler.
1 Konu ile ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 200)  
Muhammed Esed
swap_vert close
kalplerini pekiştirmiştik; öyle ki, doğrulup [birbirlerine]: ¹⁵ “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir”, demişlerdi “Biz asla O’ndan başkasına yalvarıp yakarmayacağız, [çünkü böyle bir şey yaparsak] çok çirkin bir şey dile getirmiş oluruz!
15 Lafzen, “kalktıkları/ayaklandıkları zaman” -yani, yanlış yoldaki soydaşlarının yahut müminlere zulmeden yöneticilerin karşısına dikildikleri zaman (bkz. 7. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve onların yüreğine cesaret vermiş ve şöyle demişlerdi: – Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir. O’ndan başka bir ilaha asla dua ile yalvarmayacağız. Aksi halde gerçeğe aykırı saçma sapan bir söz söylemiş oluruz. 6/56, 19/65, 21/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve yüreklerini (imanda) sabit kılmıştık. (Küfre) başkaldırdıkları zaman (aralarında) şöyle konuşmuşlardı: “Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir! Asla O’nu bırakıp da, ilâh diye başkalarına kulluk etmeyiz! Hadi böyle dedik diyelim, işte o zaman haktan uzaklaşıp haddi aşmış oluruz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların kalplerine sabır ve metanet aşılamıştık ki (o yerin zalim olan hükümdarının karşısında) ayağa kalkarak "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir, biz O'ndan başkasını ilah edinip asla tapmayız, aksi takdirde biz doğru yoldan uzaklaşmış oluruz" diyebilmişlerdi. (Hükümdar onlara ceza vermeden evvel bir hafta mühlet verince de, kendi aralarında)
Osman Fırat
swap_vert close
Kalblerini pekiştirmiştik. Kalkıp dediler ki: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasına ilah (ımız) demeyiz. Yoksa saçmalamış oluruz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onların kalplerini kuvvetlendirdik, o vakit ki kıyam ettiler de dediler ki: «Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir, O'ndan başkasına bir ilâh diye tapamayız. Diyecek olsak elbetteki haktan pek uzak bir söz söylemiş oluruz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kalplerine kuvvet ve metanet verdik de onlar ayağa kalkıp: “Rabbimiz, dediler, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başka hiçbir ilaha yönelmeyiz. Şayet böyle bir şey yapacak olursak, gerçek dışı, pek saçma bir söz söylemiş oluruz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kalblerinin üstüne metanet bağlamıştık. Kalktılar, dediler ki: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına Tanrı demeyiz. Yoksa saçma söylemiş oluruz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Zamânın meliki karşısında) durub: "Rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir. Ondan başka bir ilâha 'ibâdet itmeyiz, eğer 'ibâdet ideriz der isek yalan söylemiş oluruz" didikleri zamân biz onların kalblerine kuvvet ve cesâret virdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kalplerini de sağlamlaştırmıştık. Kalkıp demişlerdi ki "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir[*]. Biz onunla aramıza bir ilah koyup yalvarmayız. Öyle olsa gerçek dışı bir konuşma yapmış oluruz.
[*] Sahibidir  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayağa kalkarak:-Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başka bir ilaha dua etmeyeceğiz. Yoksa batıl söz söylemiş oluruz, dedikleri zaman onların kalplerini sağlamlaştırmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hükümdara karşı çıktıklarında, Biz onların kalplerine metanet verdik. Onlar “Rabbimiz, Göklerin ve Yerin Rabbidir,” dediler. “Biz ondan başka bir tanrıya dua etmeyiz; öyle birşey yaparsak saçmalamış oluruz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kalpleriyle aramızda bir bağ kurduk/kalplerini dayanıklı kıldık. Kalkıp şöyle dediler: "Rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir. O'ndan başka hiçbir ilaha yakarmayız. Aksini yaparsak saçma söz söylemiş oluruz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı baġladuķ göñülleri üzere ol vaķt kim ŧurdılar pes eyittiler “çalabumuz gökler çalabı’sıdur daħı yirüñ. hergiz oķımayavuz andan ayruķ Tañrı bayıķ eyittük eger ayruķ Tañrı oķırsavuz andan ḥaddan geçmek.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ṣabr eylemek bile berkitdük yüreklerini. Ol vaḳt ki muḥkem durdılarAllāh yolında. Eyitdiler: Bizi yaradan Tañrı gökleri ve yirleri yaradandur,didiler. Ṭapmaz‐biz andan özge bāṭıl ma‘būdlara. Ol vaḳtda biz ḥaḳdan ıraḳsöz itmiş olur‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (rum qeysəri bütpərəst Diqyanusun hüzurunda) durub: “Rəbbimiz göylərin və yerin Rəbbidir. Biz Ondan başqa heç bir tanrıya ibadət etməyəcəyik. Əks təqdirdə, (Allahdan başqasına tapınacağıq, - söyləsək, küfr) danışmaqda həddi aşmış (ifrata varmış) olarıq!” – dedikləri zaman onların ürəklərinə qüvvət (mətanət) vermişdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We made firm their hearts when they stood forth and said: Our Lord is the Lord of the heavens and the earth. We cry unto no god beside Him, for then should we utter an enormity.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We gave strength to their hearts:(2343) Behold, they stood up(2344) and said: "Our Lord is the Lord of the heavens and of the earth: never shall we call upon any god other than Him: if we did, we should indeed have uttered an enormity!
2343 So that they were not afraid to speak out openly, and protest the truth of the Unity which they clearly saw in their own minds and hearts. 2344 We may suppose them to have taken their stand and made a public protest before they betook themselves to the Cave (18:16). The story really begins at 18:13, and the verses 18:9-12 may be considered as introductory. As the emphasis is on spiritual lessons, the facts stated in the introductory part are passed over lightly in the story.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَرَبَطْنَا
ve rabtettik
عَلٰى قُلُوبِهِمْ
kalplerine
اِذْ
o va-kit ki
قَامُوا
ayağa kalktılar
فَقَالُوا
ve dediler
رَبُّنَا
bizim Rabbimiz
رَبُّ
Rabb- idir
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
لَنْ نَدْعُوَ۬ا
asla yalvarmayız
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başkasına
اِلٰهاً
ilâh olarak
لَقَدْ
and- olsun
قُلْـنَٓا
söyle- mişizdir
اِذاً
o tak- dirde
شَطَطاً
saçma sapan söz
(O yerin hükümdarı karşısında) Ayağa kalktıklarında onların kalplerine rabt(edip yönelerek tecelli) ettik de onlar şöyle dediler: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O'ndan başkasına asla ilâh deyip yalvarmayız. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz."
رَبَطَ
Fiil-I
ر ب ط
Rabt etti, pekiştirdi, bağladı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
شَطَط
İsim
ش ط ط
Saçma sapan