close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 83. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Tilke-ddâru-l-âḣiratu nec’aluhâ lilleżîne lâ yurîdûne ‘uluvven fî-l-ardi velâ fesâdâ(en)(c) vel’âkibetu lilmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte ahiret yurdu; biz onu, yeryüzünde yücelik ve bozgunculuk dilemeyenlere veririz ve sonuç, çekinenlerindir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte ahiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde (Allah’a iman ve itaat davetine karşı) büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan) kılarız. Ve (güzel) sonuç (elbette) takva sahiplerinin olacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama ahiret yurduna gelince, biz orayı yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere ayırmış bulunuyoruz. Çünkü sonuç, yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlarındır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte âhiret yurdu, ebedî yurt denilen nihaî hedef budur. Biz onu, yeryüzünde, ülkede böbürlenmeyi, zorbalığı, diktatörlüğü ve bozgunculuğu gönlünden geçirmeyen kimselere nasip ederiz. En güzel âkıbet müttakilerindir, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerindir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklenmeyi ve bozgunculuğu istemeyenlere veririz. Sonuç (Allah'ın azabından) sakınanlarındır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte ahiret yurdu; biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan) kılarız. (Güzel) Sonuç takva sahiplerinindir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şu ahiret yurdunu (cenneti) biz, yeryüzünde ne bir zulüm, ne de bir fesad istemiyen kimselere veririz. İyi akıbet (cennet, Allah'ın razı olmadığı şeylerden) sakınanlarındır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte şu ahiret yurdu! Onu, yeryüzünde üstünlük kurmak istemeyen ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere nasip ederiz. Ve hayırlı sonuç, kendi (ruhunu) koruyanlarındır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte âhiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere veririz. Sonuç, takvâ sahiplerinindir.
Besim Atalay
swap_vert close
İşbu son yurt, yeryüzünde kasalarak, fesatçılık yapmak istemiyenlerin; sonuç sakınçlarındır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara veririz. Güzel sonuç, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır.
Cemil Said
swap_vert close
Cennetde mekânı; biri birinin fevkine çıkmağa kalkışmayan, fesâd çıkarmayan âdemlere vireceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte âhiret yurdu. Onu yeryüzünde haksız üstünlük kurmak ve bozgunculuk çıkarmak istemeyenler için hazırlamış bulunuyoruz. İyi son, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) âkıbet, takvâ sahiplerinindir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemiyenlere ayırdık. Sonuç erdemlilerindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O Âhıret evi (son yurd) biz onu öyle kimselere veririz ki yer yüzünde ne bir kibir ne de bir fesad istemezler, ve o akıbet korunan müttekılerindir
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte âhiret yurdu (cennet)! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere veririz. (En güzel) akıbet, Allah’ın razı olmadığı şeylerden sakınanlarındır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Onu, yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk yapmayan kimseler için ayırdık. Gelecek takva¹ sahiplerinindir.
1- Allah'ın buyruklarına içtenlikle uymak, erdemli ve sorumluluk sahibi olmak. Yaptığı iyi işlerle kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya almak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte âhiret yurdu! Biz onu yer (yüzün) de ne teğallüb, ne fesâd arzusuna düşmeyeceklere veririz. (İyi) sonuç (Allahın ıkaabından) sakınanlarındır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte âhiret yurdu! (Biz) onu yeryüzünde büyüklenmeyi ve fesâdı istemeyenlere veririz. (Güzel) âkıbet ise, takvâ sâhiblerinindir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte o ahiret yurdunu, (oradaki ebedi mükâfat, cennet ve güzel nimetler) yeryüzünde büyüklük taslamayanlar ve bozgunculuk yapmayanlar için tahsis ederiz. Güzel akıbet ise (kötülükten) sakınan kimseleredir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece ahiret yurdunu, yeryüzünde büyüklük taslamayanlar ve bozgunculuk yapmayanlar için hazırladık. Gelecek Allah’dan korunanlarındır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte öbür dünya evi! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamak , karışıklık çıkarmak istemiyenlere veririz. İyi son, sakınanlarındır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu âhiret sarayını, yeryüzünde nâs/ı hiçe saymamayı ve bozukluğunu istemeyen kimselere veririz. İyi akıbet sakınanlarındır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayanlara ve bozgunculuk çıkarmayanlara tahsis ederiz. Güzel son [âkibet], Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanlar içindir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ahiret yurdunu ise, yeryüzünde büyüklenmeyi ve bozgunculuk yapmayı istemeyenlere (armağan) kılarız. (Güzel) Sonuç da takva sahiplerinindir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte âhiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde büyüklük taslamaktan ve bozgunculuk çıkarmaktan sakınan kimselere ebedî yurt kılacağız. O hâlde, müjdeler olsun size: Mutlu son, Allah’a karşı saygılı ve itaatkâr davranan kimselerin olacaktır! Şöyle ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte Âhiret Yurdu! Onu Yeryüzü’nde ululuk ve bozgunculuk istemeyen kimseler için hazırlıyoruz. Akıbet, Müttakîler / Sakınıp Korunanlar içindir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, ahret yurdunu, dünya hayatında aşırılık ve dengesizlik yapmayanlar için inşa ediyoruz. Çünkü sonuç, sağlamcılarındır
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyen, bozgunculuk yapmayan, yasalarımıza uyarak yaşayanlara veririz. Dünya hayatından sonraki en güzel sonuç; inanıp yasalarımıza uygun yaşayanlarındır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O ahiret yurduna gelince, biz onu yeryüzünde kibirlenmek ve bozgunculuk (yapmak) istemeyenler için hazırlıyoruz. [*] (Mutlu) son, [muttakî]ler (duyarlı olanlar) içindir.
Cennetin hazırlanmasıyla ilgili ayetler bu ayet ışığında anlaşılmalıdır. Çünkü burada cennetin hazırlanmakta olduğu bildirilerek bunu insanların salih amellerinin belirleyeceği, bu yüzden hazırlanmanın son insan kalana, bu dünya hayatının sonuna kadar devam edeceği bildirilmek istenmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte Biz âhiret yurdu (olan cenneti), yeryüzünde büyüklük taslamak ve kargaşa çıkarmak istemeyen (kimse)lere veririz. Ve (o mutlu) gelecek (Allah’tan) hakkıyla sakınanlarındır.¹
1 Hatim et-Taî’nin oğlu Adiy, Peygamberimizin huzuruna geldiğinde kendisine serilen bir yer minderine oturdu. Bunun üzerine Peygamberimiz, “ben şahadet ederim ki sen, yeryüzünde kargaşa çıkarmak ve büyüklük taslamak arzu etmiyorsun” buyurdu. Bunun üzerine Adiy, derhal Müslüman oldu. Halîfe Ömer b. Abdülaziz vefatına kadar bu âyeti tekrar tekrar okur dururdu. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
(Ama) ahiret yurduna gelince, Biz orayı yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmak istemeyen kimselere ayırmış bulunuyoruz; çünkü gelecek Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselerindir. ⁹²
92 Bu son cümle, manevî değerlere varmak amacıyla insanın dünyevî varlık ve itibarın peşine düşmekten, ayartıcı, baştan çıkarıcı şeylere düşkünlük göstermekten kaçınmasının, anlamsız bir ilgisizlik ya da fırsat yoksunluğunun sonucu değil, fakat bilinçli olarak yapılan ahlakî bir seçimin sonucu olması gerektiğini açıklığa kavuşturmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk yapmayan kimseler için hazırladık. Mutlu son azgınlık ve fesattan sakınanlarındır. 38/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte orada (bir de) âhiret yurdu var ki; Biz orayı yeryüzünde büyüklük taslamayan ve fesat çıkarmak istemeyen kimselere tahsis ederiz: zira mutlu son sorumlu davrananların olacaktır.[³⁴⁶⁰]
[3460] Kur’an’ın inşâ ettiği bir medeniyet tasavvurunda tahrip ve tahakküme, sömürü ve tekebbüre geçit yoktur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte ahiret yurdu!.. (Sonsuza dek sürecek cennet nimetleri) Biz onu, yeryüzünde böbürlenmeyen ve bozgunculuktan hoşlanmayan kimselere veririz. Güzel sonuç, takva sahiplerinindir. (Rablerinin emir ve yasaklarına harfiyyen riayet edip, sâlih ameller işleyenlerindir)
Osman Fırat
swap_vert close
İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte ahiret yurdu, Biz onu yeryüzünde ne ululanmak ve ne de fesat çıkarmak istemeyen kimselere veririz ve akibet muttakîler içindir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama âhiret diyarına gelince: Biz orayı dünyada büyüklük taslamayanlara, fesatçılık ve bozgunculuk peşinde olmayanlara veririz. Hayırlı âkıbet, günahlardan sakınanlarındır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte ahiret yurdu: Onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz. (Güzel) sonuç, (günahlardan) sakınanlarındır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz dâr-ı âhiret, arzda yükseklik ve fesâdı umûrad itmeyenlere tahsîs iyledik. 'âkıbet muttakîleredir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte son yurt!.. Orası yeryüzünde büyüklük taslama arzusunda olmayanlar içindir. İyi son, korunanlar içindir.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte ahiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyen ve bozgunculuk istemeyenlere veririz. Sonuç, takva sahiplerinindir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte şu âhiret yurdunu, Biz yeryüzünde büyüklük taslayıp bozgunculuk yapmak istemeyen kimselere nasip ederiz. Âkıbet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte âhiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde üstünlük taslamayanlarla bozgunculuk peşinde koşmayanlara veririz. Sonuç, takva sahiplerinindir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol śoñraġı sarāy! ya'nį uçmaķ. eyleyevüz anı anlaruñ kim dilemezler yücelik yir yüzinde ne daħı fesād. daħı iş śoñı ķorķıcılaruñdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol āḫiret evini biz naṣīb ḳıluruz ol kişilere ki yücelik istemezler yir yüzin‐de, fesād daḫı istemezler. ‘Āḳıbet‐i maḥmūde müttaḳīler‐çün.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz bu axirət yurdunu yer üzündə təkəbbürlük etməyənlərə və fitnə-fəsad törətməyənlərə qismət edərik. (Ən gözəl) aqibət ancaq Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərindir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
As for that Abode of the Hereafter We assign it unto those who seek not oppression in the earth, nor yet corruption. The sequel is for those who ward off (evil).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That Home of the Hereafter We shall give to those who intend not high- handedness or mischief on earth:(3413) and the end is (best) for the righteous.
3413 High-handedness or arrogance, as opposed to submission to the Will of Allah, Islam. Mischief, as opposed to doing good, bringing forth fruits of righteousness. It is the righteous who will win in the end.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تِلْكَ
işte
الدَّارُ
yurdu
الْاٰخِرَةُ
âhiret
نَجْعَلُهَا
onu kılarız
لِلَّذ۪ينَ
o kimse-lere ki
لَا يُر۪يدُونَ
istemezler
عُلُواًّ
büyüklük taslamak
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَلَا فَسَاداًۜ
ve ne fesad çıkarmak
وَالْعَاقِبَةُ
ve âkıbet
لِلْمُتَّق۪ينَ
takvâ sahip-lerinindir
İşte âhiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve fesad çıkarmayan kimselere (has) kılarız. (En güzel) Âkıbet ise takvâ sahiplerinin (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanların)dır.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
عُلُوّ
İsim
ع ل و
Yükseliş, yücelik, kibir, büyüklük taslamak
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَسَاد
İsim
ف س د
Fesad çıkarma, bozgunculuk yapma
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri