close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feḣarace ‘alâ kavmihi fî zînetih(i)(s) kâle-lleżîne yurîdûne-lhayâte-ddunyâ yâ leyte lenâ miśle mâ ûtiye kârûnu innehu leżû hazzin ‘azîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken kavminin karşısına süslenip çıktı da dünya yaşayışını dileyenler, ne olurdu dediler, bize de Karun'a verilen verilseydi, şüphe yok ki o, dünya malından büyük bir nasibe sahip.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Karun) Böylece kendi ihtişamlı süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını (imrenip) istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun’a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir servet (üstün bir nimet ve fazilet) sahibidir" diye (imrenmişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kârûn, görkem ve debdebesi içinde, milletinin karşısına çıktı. Dünya hayatına gözünü dikenler: “Ne olurdu bize de, Karun'a verilenin bir benzeri verilseydi. Şüphe yok ki, o ne zengin, ne büyük devlet sahibi!” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Derken Karun ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: “Keşke Karun'a verilen servet kadar bize de verilseydi, doğrusu o çok talihli” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Süsünün içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: "Keşke Karun'a verilen şeylerin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o büyük bir pay sahibidir" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylelikle kendi ihtişamlı-süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: 'Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Derken bir gün Karûn) zînet ve ihtişamı içinde kavmine karşı çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “- Keşki Karûn'a verilen mal gibi, bizim de olsa! O, gerçekten büyük bir bahtiyardır.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine Karun süs ve debdebe içinde, kavminin yanına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: “Keşke Karun’a verilenlerin bir benzeri bize de verilseydi, şüphesiz o, büyük bir haz ve pay sahibidir.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kârûn, gösteriş içinde toplumun karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler, “Keşke Kârûn'a verildiği gibi bize de verilse; doğrusu o, büyük bir şans sahibidir” demişlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Karun, süsler içinde, ulusuna çıktığında, dünya dirliğini istiyenler dediler ki: «Ne olaydı Karun gibi biz de zengin olaydık, onun ne de büyük zenginliği var !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken (Karun, bir gün) bütün ihtişam ve şatafatıyla kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Kârûn ahâlîye ihtişâm ile göriniyordı. Ancak dünyâ emvâlini arzu idenler "Kâşki bizim de Kârûn gibi servetimiz ola idi" diyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Karun, ihtişam içinde milletinin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: "Karun'a verildiği gibi bizim de olsa; doğrusu o büyük bir varlık sahibidir" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kârûn, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kārûn gösterişli bir şekilde kavminin karşısına çıkardı. Dünya hayatını arzulayanlar, “Keşke Kārûn’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi! Doğrusu o çok şanslı!” derlerdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Derken, Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı! dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bir ara, tüm görkemiyle halkının arasına çıkmıştı. Dünya hayatını seçenler, "Keşke Karun'a verilenlerin bir benzeri bize de verilseydi. Gerçekten, o çok şanslı biri," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken Karun, ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, "Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı. Hakikat şu ki o, çok büyük devlet sahibidir" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken ziyneti içinde kavmına karşı huruç etti, Dünya hayati arzu edenler ah, dediler, ne olurdu şu Karûna verilen gibi bizim de olsa! O cidden büyük bir bahtiyar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bir gün Kârûn, en göz alıcı elbiselerini giyinerek,) ziynetler içerisinde, kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir!” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kârûn, ziynetli¹ bir şekilde halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına düşkünlüğü olanlar: “Keşke bizim de Kârûn gibi varlığımız olsaydı! Gerçekten o, çok kısmetli biri.” diye iç geçirdiler.
1- Gösterişli.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken zîneti (debdebesi) içinde kavminin karşısına çıkdı. Dünyâ hayâtını arzu edenler: «Nolurdu, dediler, Kaaruna verilen (şu servet) gibi bizim de (malımız) olsaydı. O, hakıykaten büyük nasîb saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken, ziyneti içinde (ihtişâmla) kavminin karşısına çıktı. Dünya hayâtını isteyenler dedi ki: “Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de olsa; şübhesiz o elbette büyük bir nasib sâhibidir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken (Karûn, bir gün) ziyneti ve görkemi içerisinde halkının karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Keşke Karûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir pay (servet) sahibidir” dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Karun bütün ziynetleriyle birlikte kavminin karşısına çıkmıştı. Dünya hayatını isteyenler “Keşke Karun’a verilenlerin benzerleri bize de verilmiş olsaydı. Gerçekten o çok büyük zevk sahibi” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir gün Karun bütün bezenekleriyle ulusunun karşısına çıktı. Dünya yaşayışını diliyenler dediler: "Ne olurdu. Karun’a verilen bize de verilseydi? Bakın, Karun ne varlıklı kimse!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O bir gün debdebe ve dârat ile kavmine görünmüştü, dünya diriliğini isteyenler «— Keşke Karun/a verildiği gibi bize de verilseydi. Çünkü Karun büyük bir devlet ve baht sahibidir» demişlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O (bir gün) görkemi ve takıları içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Karun’a verilenin aynısı bize de verilseydi? Şüphesiz o çok büyük bir servet sahibidir” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylelikle kendi ihtişamlı süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar, “Ah keşke Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı! Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken Karun, göz kamaştırıcı bir görkem ve gösteriş içindesoydaşlarının karşısına çıktı; dünya hayatına düşkün olanlar ona imrenerek, “Ah, keşke Karun’a verilen şu servet ve nîmetlerin bir benzeri bize de verilseydi; doğrusu o, gerçekten de çok şanslı biri!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Süslü gösteriş içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya Hayatı’nı isteyenler dedi ki: “Ah keşke Karun’a verilmiş olanların benzeri bize verilseydi! O, çok büyük bir hazz / pay sahibidir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kârûn, takıları takıp takıştırıp halkın karşısına çıkınca, dünya hayatına meyilli olanlar: " Keşke bizim de Kârûn gibi varlığımız olsa! Doğrusu çok şanslı bir adam " derlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Karun bütün zenginliğiyle ihtişamıyla toplumunun karşısına çıktı. O’nun bu zenginliğini bu ihtişamını görenler, "Keşke Karun’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi! Hakikaten Karun zenginlikten büyük pay almıştır!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Karun), süslü bir şekilde kavminin karşısına çıkmıştı. Dünya hayatını arzulayanlar, “Ah, keşke Karun’a verilenin benzeri bize de verilseydi! Şüphesiz ki o, çok büyük bir payın (servetin) sahibidir!” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bir gün) Kârûn, görkemli bir şekilde toplumunun karşısına çıktı. Sadece dünya hayatını isteyenler: “Keşke bizim de Kârûn’a verilen kadar servetimiz olsaydı. Doğrusu o, çok şânslı¹ bir adam!” dediler.
1 Bk. (Fussilet: 35)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Kârûn] işte böyle görkem ve gösteriş içinde soydaşlarının karşısına çıkardı. (Öyle ki,) yalnızca dünya hayatına gözünü dikenler (ona bakıp da): “Ah, n’olurdu” derlerdi, “Kârûn’a verildiği kadar bize de verilseydi! Çünkü o gerçekten çok talihli biri!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Karun bir gün bütün görkem ve gösterişi ile halkının karşısına çıkmıştı. Dünya hayatına düşkün olanlar: – Keşke biz de Karun gibi zengin olsaydık ne olurdu sanki. Gerçekten o ne kadar şanslı bir adammış, diye söylendiler. 14/2-3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve işte bu kişi kavminin karşısına tüm görkem ve gösterişi içinde çıkmıştı. Yalnızca dünya hayatını isteyenler (ona bakıp) “Ah keşke, ne olurdu Karun’a verilen kadar bize de verilseydi! Şu kesin ki o gerçekten de çok şanslı biriymiş!” derlerdi.[³⁴⁵⁶]
[3456] Kitlelerin servete şaşı bakışı: akıbeti düşünecek ufuktan yoksun olanlar, her şeyi ‘şimdi ve buradadan’ yola çıkarak değerlendirirler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Nitekim Kârun) Debdebe içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, "Keşke Kârun'a verilen servetin benzeri, bize de verilseydi, doğrusu o çok şanslı" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
(Kârûn) süsü, (debdebesi) içinde kavminin karşısına çıktı. dünyâ hayâtını isteyenler: "Keşke Kârûn’a verilenin bir benzeri de bize verilseydi, dediler, gerçekten o büyük bir zevkin içindedir!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken kavmine karşı ziynetiyle çıkıverdi. Dünya hayatını isteyenler dedi ki: «Keşke Karun'a verilmiş olan şeyin misli, bizim için de verilmiş olsa. Şüphe yok ki, o pek büyük bir baht sahibidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Karun bir gün, yine bütün ihtişam ve şatafatıyla halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına çok düşkün olanlar: “Keşke bizim de Karun'unki gibi servetimiz olsaydı. Adamın amma da şansı varmış, keyfine diyecek yok! ” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Karun) süsü, (debdebesi) içinde kavminin karşısına çıktı. dünya hayatını isteyenler: "Keşke Karun'a verilenin bir benzeri de bize verilseydi, dediler, gerçekten onun büyük şansı var!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kârûn bir gün zînet ve ihtişâmı ile kavmine çıkdı. Dünyâ hayâtını isteyenler: "Ne olurdı bize de Kârûn'a virilen mal giibi virile idi. Tahkîk onun büyük kısmeti vardır" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra bütün haşmetiyle halkının karşısına çıktı. Dünyalık arzusu içinde olanlar dediler ki, “Ah keşke Karun’a verilenin bir benzeri bizde de olsa? O gerçekten büyük bir paya sahip!”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kavminin karşısına süslü takılarıyla çıkmıştı. Dünya hayatını isteyenler:-Keşke Karun'a verilen gibi bize de verilseydi. O, gerçekten çok şanslı demişlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken, bütün debdebesiyle kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, “Keşke Karun'a verilenin benzeri bize de verilseydi,” dediler. “Gerçekten onun çok büyük bir nasibi var.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Karun, süsü-püsü içinde toplumunun karşısına çıktı. Şu iğreti dünya hayatını amaçlayanlar dediler ki: "Ah, Karun'a verilenin bir benzeri bize de verilseydi. Gerçekten o, çok nasipli bir adam!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çıķdı ķaarun ķavmı üzere bezeġi içinde eyitti anlar kim dilerlerdi yaķın dirliġi “iy keşke bizüm misse beñdeşi anuñ kim virinildi ķaarun! bayıķ ol baħt issidür ulu.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes çıḳdı Ḳārūn ḳavmi üstine bezenmegi içinde. Eyitdi ol kişiler ki dünyādirligin isterlerdi: N’ola‐y‐dı bize daḫı Ḳārūna virilen gibi virile‐y‐di.Taḥḳīḳ ol ulu naṣīblüdür, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bir gün Qarun) faxir libas geyib ö zinəti (ehtişamı) içində (dörd min vəznəli-çuxalı ə’yanın, qızıl-gümüş yəhərli atların müşayiətilə) qövmünün qarşısına çıxdı. Dünyaya həris olanlar dedilər: “Kaş ki, Qaruna verilən (dövlət) bizə də veriləydi. Həqiqətən, o, böyük bəxt (qismət) sahibidir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then went he forth before his people in his pomp. Those who were desirous of the life of the world said: Ah, would that unto us had been given the like of what hath been given unto Korah! Lo! he is lord of rare good fortune.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So he went forth among his people in the (pride of his wordly) glitter. Said those whose aim is the Life of this World: "Oh! that we had the like of what Qarun has got! for he is truly a lord of mighty good fortune!"(3410)
3410 When he was in the hey-day of his glory, worldly people envied him and thought how happy they would be if they were in his place. Not so the people of wisdom and discernment. They knew a more precious and lasting wealth, which is described in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَخَرَجَ
derken çıktı
عَلٰى قَوْمِه۪
kavminin karşısına
ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ
ihtişamıyla
قَالَ
dedi
الَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
يُر۪يدُونَ
istiyorlar
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
يَا لَيْتَ
keşke olsa
لَنَا
bizim için
مِثْلَ
benzeri
مَٓا
o şey ki
اُو۫تِيَ
verildi
قَارُونُۙ
Kârûn'a
اِنَّهُ
şüphe-siz o
لَذُو
elbette sahibidir
حَظٍّ
bir nasip
عَظ۪يمٍ
büyük
Derken (Kârûn tüm) ihtişamıyla kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler dedi ki: "Ah keşke Kârûn'a verilen (servet)in benzeri bize de verilseydi, şüphesiz o büyük bir nasip sahibidir."
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
زِينَة
İsim
ز ي ن
Ziynet, süs, ihtişam
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
لَيْت
Zamir
لَيْت
Keşke
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
قَارُون
Özel isim
قَارُون
Kârûn (Hz. Musa (a.s.)'ın kavminden olan ve azgınlık eden zengin biri. Kârûn şükretmeyip malıyla kibirlendiği için Allah onu ihtişamlı sarayıyla beraber yerin dibine geçirmiştir).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
حَظّ
İsim
ح ظ ظ
Nasip, pay, hisse
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam