Kendilerine bundan önce de kitap vermiş bulunduğumuz kimseler buna [da] inan[mak zorundad]ırlar. ⁵²
52 Bu hem -Muhammed (s) zamanında ihtidâ eden (İslam’a dönen) Yahudi ve Hristiyanlarla ilgili- tarihsel olguya işaret eden bir ifadedir, hem de Yahudi ve Hristiyanlardan İslam’a dönenlerin olacağını bildiren ilahî bir müjdedir. Bununla birlikte, akılda tutulmalıdır ki, Allah’ın “kitap vermiş bulunduğu kimseler” ifadesi, bu anlam örgüsü içinde, önceki kitaplarla kendilerine ulaşan temel birtakım tevhidî ve ahlakî ilkelere, bu kitapların maruz kaldığı tahrifatın ötesinde, bilinçli ve samimî olarak bağlı kalan kimselere işaret etmektedir. Böylelerinin Kur’an’ın önceki kitaplarla aynı temel ahlakî gerçekleri vaz‘ettiğini anlamalarını sağlayan -ya da sağlayacak olan- da işte bu bilinç ve samimiyettir. (Karş. 26:196-197 ve ilgili 83-85 notlar.)